"Allah'ın kulu (Muhammed), O'na ibadet etmek için kalktığında cinler nerede ise (Kur'an'ı dinlemek için kalabalıktan) onun etrafında birbirlerine geçiyorlardı.

وَاَنَّهُ لَمَّا قَامَ عَبْدُ اللّٰهِ يَدْعُوهُ كَادُوا يَكُونُونَ عَلَيْهِ لِبَدًا

ve ennehu lemmā ḳāme ǎbdu (a)llahi yed'ǔhu kādū yekūnūne ǎleyhi libeden

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاَنَّهُve ennehuve şüphesiz
2لَمَّاlemmāne zaman ki
3قَامَḳāmeق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhkalktığında
4عَبْدُǎbduع ب دhizmet etmek, ibadet etmek, tapmak, bir şey etkisini kabul etmek, teslimiyetle veya tevazu ile itaat etmek, onaylamak, uygulamak, adamak, itaat etmek, köle, kontrol altına almak, bir araya getirmek, esir etmekkulu
5اللّٰهِ(a)llahiAllah'ın
6يَدْعُوهُyed'ǔhuد ع وaramak, arzu etmek, istemek, talep etmek, seslenmek, çağırmak, atfetmek, haykırmak, seslenmek, dua etmek, yalvarmak, dilekçe vermek, ihtiyaç duymak, çağırmak, davet etmek, iddia etmek, yardım etmekO'na yalvarınca
7كَادُواkādūك و دneredeyse, az daha (?)nerdeyse
8يَكُونُونَyekūnūneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinoluyorlardı
9عَلَيْهِǎleyhionun üzerine
10لِبَدًاlibedenل ب دYere/şeye yapışmış/sabitlenmiş, sabit/dengeli kalıp bakmak veya düşünmek, bir yerde kalmak/devam etmek/ikamet etmek, iç içe geçmek/sıkışmak/tutarlı olmak, birlikte yapmak, keçeleşmek, çömelmek, sürü halinde olmak, bunaltıcı kalabalık, sıkıca paketlenmiş olan, bol/çok.keçe gibi birbirlerine geçecek

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve şüphe yok ki Allah'ın kulu, ona çağırmaya kalktı mı cinler, öylesine toplanıyorlardı etrafına ki neredeyse birbirlerini ezeceklerdi.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve şüphe yok ki Allahʼın kulu, ona çağırmaya kalktı mı cinler, öylesine toplanıyorlardı etrafına ki neredeyse birbirlerini ezeceklerdi.

Adem Uğur

Allah'ın kulu, O'na yalvarmaya (namaza) kalkınca, neredeyse onun etrafında keçe gibi birbirlerine geçeceklerdi.

Ahmed Hulusi

Ne zaman Abdullah (Allah kulu - Hz. Muhammed), O'na yönelerek kalksa, çevresinde çullanıyorlar!

Ahmet Tekin

Allah’ı ilâh tanıyan, candan müslüman olarak Allah’a bağlanan saygılı kulu Muhammed, tebliğ için ne zaman meydanlara çıkıp, davete başlasa, âşikâre ibadet etse, Allah’a dua ve niyazda bulunsa, cinler dinlemek için üşüşürler, neredeyse, onun üzerinde keçeleşecekler, müşrikler de peygamberleri engellemek için etrafını kuşatırlar.

Ahmet Varol

Gerçekten Allah'ın kulu O'na ibadet için kalktığında onun üzerine üşüşerek neredeyse keçe gibi olacaklardı.

Ali Bulaç

Şu bir gerçek ki, Allah'ın kulu (olan Muhammed,) O'na dua (ibadet ve kulluk) için kalktığında, onlar (müşrikler,) neredeyse çevresinde keçeleşeceklerdi.

Ali Fikri Yavuz

Şu gerçek de var: Allah’ın kulu (Hz. Peygamber), kalkmış O’na ibadet ederken, nerde ise cinler (Kur’an’ı dinleyelim diye peygamberin) etrafında üstüste yığılıyorlardı.

Ali Rıza Safa

Aslında, Allah'ın kulu, O'na yakarışlarda bulunmak için kalktığında, Onun çevresinde neredeyse üst üste yığılıyorlardı.

Bayraktar Bayraklı

Allah'ın kulu, Allah'a dua etmek üzere kalktığında, müşrikler/kafirler neredeyse üzerine çullanacaklardı.

Bekir Sadak

Allah'in kulu Muhammed, O'na yalvarmak, namaz kilmak icin kalkinca, nerdeyse, cevresinde kecelesirler, birbirlerine girerlerdi. *

Celal Yıldırım

Doğrusu Allah'ın kulu (Muhammed), O'na duâ ve ibâdet etmek için kalkınca, onlar (inkarcı müşrikler) neredeyse üzerine çullanıyorlardı.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Allah’ın kulu O’na ibadet etmek üzere kalktığında üstüne çıkarcasına etrafına üşüşüyorlar.

Diyanet İşleri

"Allah'ın kulu (Muhammed), O'na ibadet etmek için kalktığında cinler nerede ise (Kur'an'ı dinlemek için kalabalıktan) onun etrafında birbirlerine geçiyorlardı.

Diyanet İşleri (eski)

Allah'ın kulu Muhammed, O'na yalvarmak, namaz kılmak için kalkınca, nerdeyse, çevresinde keçeleşirler, birbirlerine girerlerdi.

Diyanet Vakfi

Allah'ın kulu, O'na yalvarmaya (namaza) kalkınca, neredeyse onun etrafında keçe gibi birbirlerine geçeceklerdi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Allah'ın kulu (Hz. Peygamber) kalkmış O'na dua ederken, neredeyse (cinler) onun etrafında keçe gibi birbirlerine geçeceklerdi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah'ın kulu kalkmış O'na dua ederken neredeyse onun etrafında keçeler gibi birbirlerine geçeceklerdi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve filhakıka o Allahın kulu kalkmış ona dua ederken üzerine keçeleneyazdılar

Erhan Aktaş

O Allah'ın kulu, O'na çağrıda bulunmaya kalktığı zaman, neredeyse çevresinde keçe gibi oluyorlardı.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

O Allah'ın kulu, O'na çağrıda bulunmaya kalktığı zaman, neredeyse çevresinde keçe gibi oluyorlardı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

O Allah'ın kulu, O'na çağrıda bulunmaya kalktığı zaman, neredeyse çevresinde keçe gibi oluyorlardı.

Fizilal-il Kuran

Allah'ın kulu Muhammed, Rabbine yalvarmaya durunca müşrikler birbirlerine abanarak keçe gibi çevresini sararlardı.

Gültekin Onan

Şu bir gerçek ki, Tanrı'nın kulu (olan Muhammed), O'na dua için kalktığında, onlar (müşrikler) neredeyse çevresinde keçeleşeceklerdi.

Hamdi Döndüren

Allah’ın kulu (Muhammed), O’na dua etmek üzere kalkınca, onlar (cinler) neredeyse üzerine üşüşecekler!

Hasan Basri Çantay

(Bana) şu hakıykat de (vahyedilmişdir:) Allahın kulu Ona ibadet için (namaza) kalkdığı zaman nerdeyse onlar, etrafında keçeler (gibi dertop) oluyorlardı.

Hasib Asutay

Allah'ın kulu (8), O'na yalvarmaya (namaza) kalkınca, neredeyse onun çevresinde keçe gibi birbirlerine geçeceklerdi. (8. Hz. Muhammed (s.a.v.))

Hayrat Neşriyat

Şu da muhakkak ki, Allah’ın kulu (o peygamber) O’na ibâdet etmek üzere (namaza)kalkınca, (okuduğu Kur’ân’ı dinlemekte olan cinler) nerede ise onun etrâfında keçe gibi birbirlerine geçeceklerdi (öyle üşüştüler).

İbni Kesir

Doğrusu Allah'ın kulu, kalkıp O'na yalvarınca; neredeyse çevresinde keçe gibi oluyorlardı.

Mehmet Okuyan

Allah’ın kulu, O’na davet için kalktığında (yoldan sapanlar) neredeyse onun üzerine çullanırlardı.

Muhammed Esed

Ama ne zaman Allah'ın bir kulu O'na ibadet etmek için ayağa kalksa, o (hakikati inkar ede)nler hep birlikte etrafını telaşla kuşatırlardı.

Mustafa İslamoğlu

Ne var ki Allah'ın kulu O'na davete kalkmaya görsün; hemen yek vücut olup üzerine çullanıverirlerdi.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve muhakkak ki, Allah'ın kulu vaktâ ki kalktı, O'na dua eder oldu, az kaldı ki, onun üzerine toplaşmış cemaatler oluversinler.

Ömer Öngüt

Allah'ın kulu, O'na yalvarmak, (namaz kılmak) için kalkınca, (cinler) neredeyse çevresinde keçeleşirler, birbirine girerlerdi.

Suat Yıldırım

Ne tuhaftır ki, işi tam tersine çevirip, Allah’ın has kulu, bir olan Allah’a ibadete kalkınca, başına öyle bir üşüştüler ki nerdeyse birbirlerini çiğneyeceklerdi.

Süleyman Ateş

Allah'ın kulu kalkıp O'na yalvarınca (hayretten, hepsi) onun üzerine üşüşüp nerdeyse keçe gibi birbirlerine geçeceklerdi.

Süleymaniye Vakfı

Allah'ın kulu (Muhammed) ona duaya durunca, (cinler,) neredeyse birbirlerini ezerek onun başına üşüştüler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah'ın kulu (Muhammed) ona duaya kalkınca, cinler (ne yaptığını görmek için) birbirlerini ezecek gibi oldular.

Şaban Piriş

Nitekim Allah'ın kulu, ona dua/ibadet için ayağa kalktığında az kalsın üzerine çullanacaklardı.

Tefhim-ul Kuran

Şu bir gerçek ki, Allah'ın kulu (olan Muhammed,) O'na dua (ibadet ve kulluk) için kalktığında, onlar (müşrikler,) neredeyse çevresinde keçeleşeceklerdi.

Ümit Şimşek

Allah'ın kulu kalkıp da Rabbine dua etmeye başlayınca, birbirine girercesine onun başına üşüştüler.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah'ın kulu kalkmış O'na yakarırken, onlar onun üzerine keçeleşir gibi üşüşüyorlardı.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Allahın qulu qalxıb Allaha dua etdikdə cinlər az qala onun dövrəsində bir-birinə keçib çəpər yaradırdılar.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Allahın bəndəsi (Muhəmməd əleyhissəlam) Ona ibadət etmək (namaz qılmaq) üçün qalxdıqda (cinlər) az qalmışdı ki, onun ətrafında keçə kimi bir-birinə keçsinlər (izdihamın çoxluğundan bir-birinin üstünə minsinlər).

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Als Gottes Diener (Muhammad) aufstand und Gott anbetete, bildeten die Dschinn dichte Kreise um ihn und hörten mit Bewunderung zu.

Almanca — Der Edle Quran

Und als Allahs Diener aufstand, um Ihn anzurufen, hätten sie ihn (alle) beinahe erdrückt.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Und als der Diener Allahs aufstand, um zu Ihm zu beten, da umdrängten sie ihn, so daß sie sich fast erdrückten.

Almanca — Muhammad Zaidan

ʺUnd gewiß, als ALLAHs Diener aufstand, an Ihn Bittgebete zu richten, beinahe wären sie ihn Niederdrückende.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

When the Messenger invoked Allah and recited the Quran, the Pagans among mankind and the Jinn beset him on all sides to suppress the flow of the new faith.

Abdul Haleem

yet when God’s Servant stood up to pray to Him, they pressed in on him.

Abdullah Yusuf Ali

"Yet when the Devotee of Allah stands forth to invoke Him, they just make round him a dense crowd."

Abul A'la Maududi

and when Allah's servant stood up to call on Him, they well-nigh swarmed him.

Aisha Bewley

When the slave of Allah stands calling on Him, they almost swarm all over him.

Al-Hilali & Khan

And when the slave of Allâh (Muhammad صلى الله عليه وسلم) stood up invoking Him (his Lord - Allâh) in prayer they (the jinn) just made round him a dense crowd as if sticking one over the other (in order to listen to the Prophet’s recitation).

Ali Quli Qarai

When the servant of Allah rose to pray to Him, they almost crowded around him.

Amatul Rahman Omar

And when (- Muhammad) Allâh's servant stands up calling to Him these (- disbelievers) crowd upon him, well nigh suffocating him (to stifle and smother his voice).

Arthur John Arberry

When the servant of God stood calling on Him, they were wellnigh upon him in swarms.

Bijan Moeinian

What a disgusting scene it was when a servant of God stood in the mosque to worship his Lord, the ignorant crowd stifled him almost to death.

E. Henry Palmer

and that when God's servant stood up to pray they called out to him and well-nigh crowded upon him.

Edip-Layth

When God's servant stood up to call on Him, they nearly banded to oppose him.

George Sale

When the servant of God stood up to invoke Him, it wanted little but that the genii had pressed on him in crouds, to hear him rehearse the Koran.

Hamid S. Aziz

And yet when the servant of Allah stood up in prayer to Him, they crowded almost stifling him.

Mahmoud Ghali

And that as soon as the bondman of Allah rose up invoking Him, they almost densely packed upon him.

Marmaduke Pickthall

And when the slave of Allah stood up in prayer to Him, they crowded on him, almost stifling.

Mohamed Ahmed - Samira

When the devotee of God stood up to invoke Him (the jinns) crowded upon him (to listen).

Muhammad Asad

Yet [thus it is] that whenever a servant of God stands up in prayer to Him, they [who are bent on denying the truth] would gladly overwhelm him with their crowds.

Mustafa Khattab

Yet when the servant of Allah[1] stood up calling upon Him ˹alone˺, the pagans almost swarmed over him.

Progressive Muslims

And when God's servant stood up to call on Him, they nearly banded to oppose him.

Sahih International

And that when the Servant of Allah stood up supplicating Him, they almost became about him a compacted mass. "

Sam Gerrans

“And that, when the servant of God stood up, calling to Him, they were almost a compact mass about him.”

Shabbir Ahmed

Yet whenever a servant of Allah stands up with invitation to Him, they crowd on him in hostility (22:72).

Syed Vickar Ahamed

"And when the one devoted (the Prophet) to Allah stands forward to pray to Him, they (the jinns') just make around him a dense crowd as if sticking to one over the other (to listen). "

Taqi Usmani

and that when Allah’s servant stood invoking Him, they almost rushed on him in crowds."

The Monotheist Group

And when the servant of God stood up to call on Him, they nearly banded to oppose him.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et quand le serviteur dʹAllah sʹest mis debout pour Lʹinvoquer, ils faillirent se ruer en masse sur lui.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Çi dema bendeyê Xweda (Muhemmed) rabû ku peyama Xwedê bang hildêre, cin li hawirdora wî kom bûn, hindik mabû ku herin ser milên hev (da li Quranê guhdarî bikin).

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En: ʹToen Gods dienaar opstond om Hem aan te roepen zaten zij bijna boven op hem.?ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Toen Gods dienaar opstond om hem aan te roepen, had het weinig gescheeld, of de geniussen hadden hem doodgedrongen, om hem den Koran te hooren opzeggen.

Hollandaca — Siregar

En voorwaar, wanneer de dienaar van Allah (Moehammed) in de shalât staat en Hem aanroept, dan bedelven zij (de Djinnʹs) hem bijna.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И (скажи) (о, Пророк) (своему народу: «Внушено мне откровением от Аллаха),что когда поднялся раб Аллаха [пророк Мухаммад], обращаясь к Нему (с мольбой) [когда совершал молитву], то они [джинны] (собрались в таком множестве, что) чуть не столпились вокруг него [Пророка] наваливаясь кучей друг поверх друга (услышав чтение Корана).

Rusça — Osmanov

Когда раб Аллаха (т. е. Мухаммад) поднялся [в мечети], чтобы воззвать с мольбой к Аллаху, то они (т. е. джинны) столпились вокруг него.