(1-2) (Ey Muhammed!) De ki: "Bana cinlerden bir topluluğun (Kur'an'ı) dinleyip şöyle dedikleri vahyedildi: "Şüphesiz biz doğruya ileten hayranlık verici bir Kur'an dinledik de ona inandık. Artık, Rabbimize hiç kimseyi asla ortak koşmayacağız."

قُلْ اُو۫حِيَ اِلَيَّ اَنَّهُ اسْتَمَعَ نَفَرٌ مِنَ الْجِنِّ فَقَالُوا اِنَّا سَمِعْنَا قُرْاٰنًا عَجَبًا يَهْدِي اِلَى الرُّشْدِ فَاٰمَنَّا بِهِ وَلَنْ نُشْرِكَ بِرَبِّنَا اَحَدًا

ḳul ūHiye ileyye ennehu stemeǎ neferun mine l-cinni fe ḳālū innā semiǎ'nā ḳur'ānen ǎceben / yehdī ilā r-ruşdi fe āmennā bihi ve len nuşrike bi rabbinā eHaden

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قُلْḳulق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelede ki
2اُو۫حِيَūHiyeو ح يİşaret etmek/ortaya çıkarmak/önermek, belirtmek, bir şeyi (zihne) yerleştirmek, haberci göndermek, ilham vermek, gizlice konuşmak, acele etmek, işaret yapmak, hızlıca işaret etmek, süratle önermek, yazmak, sadece dinleyenin duyabileceği fısıltı tonunda bir şey söylemek ama yanında duran kişinin duyamayacağı şekilde.vahyolundu
3اِلَيَّileyyebana
4اَنَّهُennehugerçekten
5اسْتَمَعَstemeǎس م عduymak, işitmek, kulak vermek, işitme gücü, ses duyma, fark etme, dinlemek, anlamak(Kur'an) dinledikleri
6نَفَرٌneferunن ف رSavaştan kaçmak, herhangi bir işten çekilmek (savaştan olduğu gibi), yürümek, vahşileşmek, huysuzlaşmak.bir topluluğun
7مِنَmine-den
8الْجِنِّl-cinniج ن نörtülü/gizli/kapalı/saklı/korumalı (örn. kumaş, zırh, mezar, kalkan), görünmez, karanlık/ele geçirilmiş olmak, gece karanlığı, akıldan yoksun, deli/çılgın/aklı başında olmayan, karışıklık/şaşkınlıkcin(ler)-
9فَقَالُواfe ḳālūق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveleve dedikleri
10اِنَّاinnāşüphesiz biz
11سَمِعْنَاsemiǎ'nāس م عduymak, işitmek, kulak vermek, işitme gücü, ses duyma, fark etme, dinlemek, anlamakdinledik
12قُرْاٰنًاḳur'ānenق ر اOkumak; derlemek, biriktirmek, yığmak, biriktirip dağıtmak; anlatmak, açıklamak, izah etmek, nakletmek; araştırmak, soruşturmak, incelemek. Türkçe’ye girmiş türevler : kari, kuran, kıraat, kıraathanebir Kur'an
13عَجَبًاǎcebenع ج بHayret etmek, şaşırmak, hayran kalmak, şaşırmak, mutlu etmek, memnun etmek, hayranlık duymak, çarpıcı, hayret vericiharikulade güzel
1يَهْدِيyehdīه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.iletiyor
2اِلَىilā
3الرُّشْدِr-ruşdiر ش دDoğru yolu takip etmek, iyi yönlendirilmiş olmak, gerçek yön, doğru hareket kuralı, dürüstlük, bir çocuğun/zekanın olgunluğu, kişinin işlerini yönetme kapasitesi.doğru yola
4فَاٰمَنَّاfe āmennāا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamanve inandık
5بِهِbihiona
6وَلَنْve lenartık
7نُشْرِكَnuşrikeش ر كyoldaş/ortak olmak, paylaşmak. şirkun - paylaşma, katılım, çok tanrıcılık, putperestlik, Allah'a ortak koşmak. şerik (çoğul: şüreka) - ortak, partner, paylaşımcı. İkinci çekim isimleri, bitişik zamirlerle takip edildiğinde üç çekim alır: şüreka, şürekai, şürekaa. şarek (fiil 3) - paylaşmak. eşreke (fiil 4) - ortak/eş koşmak, (Allah'a) ortak vermek, çok tanrıcı veya putperest olmak. eşrektumuni - beni ortak koştunuz. müşrik - Allah'a ortak koşan, çok tanrıcı. müşterik (fiil 8) - katılan veya paylaşan kişi.ortak koşmayacağız
8بِرَبِّنَاbi rabbināر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbimize
9اَحَدًاeHadenا ح دBir yapmak/saymak, birlik, herhangi biri/herhangi bir şey.hiç kimseyi

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

De ki: Bana vahyedildi bu gerçekten de; cinlerin bir topluluğu, beni dinlediler de şüphe yok ki dediler, biz, şaşılacak bir Kur'ân duyduk.

Abdulkadir Gölpınarlı

De ki: Bana vahyedildi bu gerçekten de; cinlerin bir topluluğu, beni dinlediler de şüphe yok ki dediler, biz, şaşılacak bir Kurʼân duyduk.

Adem Uğur

(Resûlüm!) De ki: Cinlerden bir topluluğun (benim okuduğum Kur'an'ı) dinleyip de şöyle söyledikleri bana vahyolunmuştur: Gerçekten biz, hârikulâde güzel bir Kur'an dinledik.

Ahmed Hulusi

De ki: "Bana vahyolunana göre; Cin'den bir topluluk (Kur'an) dinleyip de: 'Muhakkak ki biz, hayrete düşüren bir Kur'an işittik!' demişler. "

Ahmet Tekin

'Bana, cinlerden kalabalık bir ekibin Kur’ân’ı dinlediği, herkesi hayretler içinde bırakan, bütün ilâhî kitaplardaki dinî-ilmî esasları içeren, okunan bir kitap, Kur’ân dinledik, dedikleri vahyedildi.' de.

Ahmet Varol

De ki: 'Bana vahyedildiğine göre cinlerden bir grup (Kur'an'ı) dinledi ve şöyle dediler: 'Doğrusu biz hayret verici bir Kur'an dinledik.

Ali Bulaç

De ki: "Bana gerçekten şu vahyolundu: Cinlerden bir grup dinleyip de şöyle demişler: -Doğrusu biz, (büyük) hayranlık uyandıran bir Kur'an dinledik"

Ali Fikri Yavuz

(Ey Rasûlüm, Mekke kâfirlerine) de ki: “-Bana, şu gerçek vahy olundu: Bir takım cinler (sabah namazında Kur’an okuduğumu) işittiler de (kavimlerine döndükleri zaman) dediler ki, biz çok hoş bir Kur’an dinledik;

Ali Rıza Safa

De ki: "Cinlerden bir topluluğun dinledikleri; sonra, şöyle dedikleri bana bildirildi: ‘Hayranlık veren Kur'an'ı dinledik!' "

Bayraktar Bayraklı

- De ki: Cinlerden bir grubun, Kur'an'ı dinleyip toplumlarına şöyle dedikleri bana vahyolundu: "Biz, doğru yola ileten eşsiz bir Kur'an dinledik. Bu yüzden ona inandık. Artık Rabbimize hiçbir şeyi ortak koşmayacağız."

Bekir Sadak

(1-2) De ki: «Cinlerden bir toplulugun Kuran'i dinledigi bana vahyolundu; onlar soyle demislerdir.» «Dogrusu biz, dogru yola goturen, hayrete dusuren bir Kuran dinledik de ona inandik; biz, Rabbimize hicbir seyi ortak kosmayacagiz.»

Celal Yıldırım

De ki: Cinlerden birkaç tanesinin (gelip Kur'ân) dinledikleri ve sonra da : «Biz, hayranlık uyandıran bir Kur'ân dinledik» dedikleri, bana vahiy yoluyla bildirildi.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(1-2) De ki: Cinlerden bir topluluğun (Kur’an’ı) dinleyip şöyle söyledikleri bana vahyolundu: “Biz, doğru yolu gösteren harika bir okuma dinledik ve ona iman ettik. Artık kesinlikle rabbimize kimseyi ortak koşmayacağız.

Diyanet İşleri

(1-2) (Ey Muhammed!) De ki: "Bana cinlerden bir topluluğun (Kur'an'ı) dinleyip şöyle dedikleri vahyedildi: "Şüphesiz biz doğruya ileten hayranlık verici bir Kur'an dinledik de ona inandık. Artık, Rabbimize hiç kimseyi asla ortak koşmayacağız."

Diyanet İşleri (eski)

(1-2) De ki: 'Cinlerden bir topluluğun Kuran'ı dinlediği bana vahyolundu; onlar şöyle demişlerdir;' 'Doğrusu biz, doğru yola götüren, hayrete düşüren bir Kuran dinledik de ona inandık; biz, Rabbimize hiçbir şeyi ortak koşmayacağız.'

Diyanet Vakfi

(1-2) (Resûlüm!) De ki: Cinlerden bir topluluğun (benim okuduğum Kur'an'ı) dinleyip de şöyle söyledikleri bana vahyolunmuştur: Gerçekten biz, doğru yola ileten hârikulâde güzel bir Kur'an dinledik de ona iman ettik. (Artık) kimseyi Rabbimize asla ortak koşmayacağız.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

De ki: Hakikat bir takım cinnin Kur'ân dinleyip de şöyle dedikleri bana vahyedildi. Şüphesiz biz, hayret verici bir Kur'ân dinledik.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

De ki: "Cinlerden bir grubun (Kur'an'ı) dinleyip de şöyle dedikleri bana vahyolundu: "İnan olsun biz acaip bir Kuran dinledik.

Elmalılı Hamdi Yazır

De ki: Vahy olundu bana hakıkat bir takım cinnin dinleyip de şöyle dedikleri: inan olsun biz acaib bir Kur'an dinledik.

Erhan Aktaş

De ki: "Bana, cinlerden bir topluluğun dinledikten sonra gidip; biz gerçekten hayranlık uyandıran bir kur'an dinledik, dedikleri, vahyolundu."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

De ki: "Bana, cinlerden bir topluluğun dinledikten sonra gidip; biz gerçekten hayranlık uyandıran bir kur'an dinledik, dedikleri, vahyolundu."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

De ki: "Bana, cinlerden bir topluluğun dinledikten sonra gidip; biz gerçekten hayranlık uyandıran bir kur'an dinledik, dedikleri, vahy vahyedildi."

Fizilal-il Kuran

Ey Muhammed de ki: «Bana vahiy yolu ile bildirildi ki bir grup cin, Kur'ân'ı dinledi ve arkasından şöyle dedi: Biz harikulâde bir Kur'an dinledik.

Gültekin Onan

De ki: "Bana gerçekten şu vahyolundu: Cinlerden bir grup dinleyip de şöyle demişler: "Doğrusu biz, (büyük) hayranlık uyandıran bir Kuran dinledik."

Hamdi Döndüren

De ki: Bana, cinlerden bir topluluğun Kur’an dinledikleri ve şöyle dedikleri vahyolundu: “Biz, olağanüstü güzellikte bir Kur’an dinledik.

Hasan Basri Çantay

(Habibim) de ki: "Bana şu hakıykat (ler) vahy olunmuşdur: Cin den bir zümre (benim Kur'an okuyuşumu) dinlemiş de (şöyle) söylemişler: — Biz, hakıyki hayranlık veren bir Kur'an dinledik.

Hasib Asutay

(Resulüm!) De ki: Cinlerden bir topluluğun (Kur'an'ı) dinleyip de şöyle dedikleri bana vahyolundu: ' Doğrusu biz, hayranlık veren bir Kur'an dinledik.

Hayrat Neşriyat

(Ey Resûlüm!) De ki: 'Bana vahyolundu, şu şübhesiz ki, cin’lerden bir topluluk (ben Kur’ân okurken) dinlemiş de: 'Doğrusu biz, hârikulâde güzel bir Kur’ân dinledik!’ demişler.'

İbni Kesir

De ki: Bana vahyolundu ki; cinnlerden bir topluluk onu dinlemiş ve; doğrusu biz, hayrete düşüren bir Kur'an dinledik, demişlerdir.

Mehmet Okuyan

De ki: “Cinlerden bir grubun (beni) dinlediği ve şöyle söyledikleri bana vahyolunmuştur: Şüphesiz ki doğruya götüren harikulade bir Kur’an dinledik ve ona inandık. Artık Rabbimize hiç kimseyi ortak koşmayacağız.

Muhammed Esed

De ki: "Tanınmayan/bilinmeyen varlıklardan bir kısmının (bu ilahi kelama) kulak verdikleri ve sonra (arkadaşlarına şöyle) söyledikleri bana vahyedildi: 'Biz olağanüstü güzellikte bir hitabe dinledik,

Mustafa İslamoğlu

De ki: "Bana vahyedildi ki, cinlerden bir kısmı (bu mesaja) kulak vererek, (dostlarına) şöyle dediler: "Gerçekten de biz olağanüstü güzellikte bir hitap dinledik;

Ömer Nasuhi Bilmen

De ki: Bana vahyolundu ki şüphe yok ki, cinden bir tâife (Kur'anı) dinlemiş de demişler ki, «Muhakkak biz, bir acâib (bedî') bir Kur'an işittik.»

Ömer Öngüt

Resulüm! De ki: "Bana cinlerden bir topluluğun Kur'an dinlediği vahyolundu. " Onlar şöyle demişlerdir: "Gerçekten biz hayranlık veren çok hoş Kur'an dinledik. "

Suat Yıldırım

(1-7) De ki: Bana vahyolunduğuna göre bir cin cemaati Kur’ân’ı dinledikten sonra şöyle dediler: "Biz gerçekten, doğru yolu gösteren harikulade bir Kur’ân dinledik. Bundan böyle Rabbimize asla bir şerik tanımayacağız. Rabbimizin şanı çok yücedir, O ne eş, ne de çocuk edinmiştir. Meğer içimizden birtakım cahiller, Allah hakkında gerçek olmayan sözler söylüyormuş! Biz de saf saf, insanları ve cinleri, Allah hakkında yalan söylemez sanmışız! Meğer bir kısım insanlar cinlerden bazılarına sığınıp, böylece onları daha da azgın hale getirmişler! Onlar da, sizin zannettiğiniz gibi, Allah’ın ölen hiçbir kimseyi diriltmeyeceğini zannetmişler.

Süleyman Ateş

De ki: Cinlerden bir topluluğun Kur'an dinleyip şöyle dedikleri bana vahyolundu: "Biz harikulade güzel bir Kur'an dinledik.

Süleymaniye Vakfı

De ki: "Bana, bir grup cinin beni dinleyip (diğer cinlere) şöyle dedikleri vahyedildi: 'Biz hayranlık uyandıran bir kur'an /ayet kümesi dinledik.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

De ki "Bana şunlar vahyedildi: Cinlerin bir kısmı beni dinlemiş ve şöyle demişler: Biz hayranlık uyandıran bir Kur'an (bir söz kümesi), dinledik.

Şaban Piriş

De ki: Bir grup cinin, dinleyip şöyle dediği bana vahyedildi: -Biz, hayret verici bir okuma duyduk.

Tefhim-ul Kuran

De ki: «Bana gerçekten şu vahyolundu: «Cinlerden bir grup dinleyip de şöyle demişler: -Doğrusu biz, (büyük) hayranlık uyandıran bir Kur'an dinledik.

Ümit Şimşek

De ki: Bana, cinlerden bir topluluğun Kur'ân dinlediği ve sonra da şöyle dediği vahyedildi: 'Biz harikulâde bir Kur'ân dinledik.

Yaşar Nuri Öztürk

De ki: "Cinlerden bir topluluğun dinleyip şunu söyledikleri bana vahyolundu: 'Gerçekten biz, hayranlık verici bir Kur'an dinledik."

Azerice (1)

Azerice — Alihan Musayev

De: “Mənə vəhy olundu ki, cinlərdən bir dəstə Quranı dinlədikdən sonra öz tayfalarına qayıdıb dedilər: “Həqiqətən, biz heyrətamiz bir Quran dinlədik!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sprich: ʺMir wurde offenbart, daß eine Schar Dschinn mir zuhörten und zu ihren Angehörigen sagten: ʺWir haben einen wunderbaren Koran gehört,

Almanca — Der Edle Quran

Sag: Mir ist (als Offenbarung) eingegeben worden, daß eine kleinere Schar Ginn zuhörte. Sie sagten: ʺWir haben einen wunderbaren Qurʹan gehört,

Almanca — M. A. Rassoul

Sprich: ʺEs wurde mir offenbart, daß eine Schar der Ginn zuhörte und dann sagte: ʺWahrlich, wir haben einen wunderbaren Quran gehört

Almanca — Muhammad Zaidan

Sag: ʺMir wurde als Wahy zuteil, daß doch eine Gruppe von den Dschinn zuhörten.ʺ Dann sagten sie: ʺGewiß, wir vernahmen einen wunderbaren Quran.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Say to the people: " I have been inspired by Allah that a certain number of the Jinn listened to the recital of the sacred revelations and said: "we have heard an exceptional Quran"

Abdul Haleem

Say [Prophet], ‘It has been revealed to me that a group of jinn once listened in and said, "We have heard a wondrous Quran,

Abdullah Yusuf Ali

Say: It has been revealed to me that a company of Jinns listened (to the Qur'an). They said, 'We have really heard a wonderful Recital!

Abul A'la Maududi

Say, (O Prophet), it was revealed to me that a band of jinn attentively listened to (the recitation of the Qur'an) and then (went back to their people) and said:

Aisha Bewley

Say: ‘It has been revealed to me that a band of the jinn listened and said, "We have heard a most amazing Recitation.

Al-Hilali & Khan

Say (O Muhammad صلى الله عليه وسلم): "It has been revealed to me that a group (from three to ten in number) of jinn[1] listened (to this Qur’ân). They said: ‘Verily, we have heard a wonderful Recitation (this Qur’ân)!

Ali Quli Qarai

Say, ‘It has been revealed to me that a team of the jinn listened [to the Qur’ān], and they said, "Indeed we heard a wonderful Qur’ān,

Amatul Rahman Omar

Say, `It has been revealed to me that a party of the jinn (- the non-Arab Jews of Nasîbîn, called Jinn because of their being strong, sharp and effective in affairs) listened (to the Qur'ân), so they said (to their people on their return), "Surely, we have heard a wonderful Qur'ân,

Arthur John Arberry

Say: 'It has been revealed to me that a company of the jinn gave ear, then they said, "We have indeed heard a Koran wonderful,

Bijan Moeinian

O’ Mohammad, declare that: "God has informed me that in an occasion a group of Jinns have listened to the recital of the Qur’an and have found it amazing. "

E. Henry Palmer

Say, 'I have been inspired that there listened a company of the ginn, and they said, "We have heard a marvellous Qur'an

Edip-Layth

Say, "It has been inspired to me that a group of Jinn were listening." They said, "We have heard an interesting recitation/quran!"

George Sale

Say, it hath been revealed unto me that a company of genii attentively heard me reading the Koran, and said, verily we have heard an admirable discourse;

Hamid S. Aziz

Say, "It has been revealed to me that a company of the jinn listened, and they said, "Surely we have heard a wonderful Recital (Quran),

Mahmoud Ghali

Say, "It has been revealed to me that a batch of the jinn listened; then they said, ‘Surely we have heard a wondrous Qur'an,

Marmaduke Pickthall

Say (O Muhammad): It is revealed unto me that a company of the Jinn gave ear, and they said: Lo! we have heard a marvellous Qur'an,

Mohamed Ahmed - Samira

SAY: "I HAVE been informed that a number of jinns had listened; then said: 'We have heard the wondrous Qur'an,

Muhammad Asad

SAY: "It has been revealed to me that some of the unseen beings gave ear [to this divine writ], and thereupon said [unto their fellow-beings]: "'Verily, we have heard a wondrous discourse,

Mustafa Khattab

Say, ˹O Prophet,˺ "It has been revealed to me that a group of jinn listened ˹to the Quran,˺ and said ˹to their fellow jinn˺: ‘Indeed, we have heard a wondrous recitation.

Progressive Muslims

Say: "It has been inspired to me that a group of Jinn were listening. " They said: "We have heard a magnificent Quran!"

Sahih International

Say, [O Muúammad], "It has been revealed to me that a group of the jinn listened and said, 'Indeed, we have heard an amazing Qur'an.

Sam Gerrans

Say thou: “It is revealed to me, that a band of the domini listened in, and they said: ‘We have heard an amazing recitation

Shabbir Ahmed

Say (O Prophet): It has been revealed to me that a tribe of nomads listened, and then they said, "Behold, we have heard a marvelous Recital. " (46:29).

Syed Vickar Ahamed

Say: "It has been revealed to me that an assembly of jinns' listened (to the Quran). They said, ‘Verily, we have really heard a Wonderful Recitation (this Quran)!

Taqi Usmani

Say, "It has been revealed to me that a group from Jinn has listened (to the Qur’ān), and said (to their people), ‘Indeed we have heard an amazing Recital (Qur’ān)

The Monotheist Group

Say: "It has been inspired to me that a group of Jinn were listening." They said: "We have heard a magnificent revelation!"

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Dis: ʺIl mʹa été révélé quʹun groupe de djinns prêtèrent lʹoreille, puis dirent: ʺNous avons certes entendu une Lecture (le Coran) merveilleuse,

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Ya Muhemmed!) Bibêje: Ji bo min wehî hat ku civatek ji cinan (li Quranê) guhdarî kir. Vêca (piştî ku li qewmê xwe vegeriyan) gotin: Birastî me li Quraneke balkêş guhdarî kir…

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zeg: ʺAan mij is geopenbaard dat er een groep djinn geluisterd heeft en dat zij toen zeiden: ʹWij hebben een wonderbaarlijke Koran gehoord

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zeg: Het is mij geopenbaard, dat een aantal geniussen mijne lezing van den Koran aandachtig hebben aangehoord, en zeiden: Waarlijk, wij hebben een bewonderenswaardig gesprek gehoord.

Hollandaca — Siregar

Zeg (O Moehammad): ʺHet is aan mij geopenbaard dat een aantal Djinnʹs heeft meegeluisterd, waarop zij zeiden: ʺVoorwaar, Wij hebben een verbazingwekkende Koran gehoord.

Rusça (1)

Rusça — Ebu Adel

Скажи (о, Пророк) (своему народу): «Внушено мне откровением (от Аллаха), что несколько джиннов услышали (чтение Корана) (и уверовали в него), и (затем) сказали они (своему народу): «Поистине, слышали мы удивительный (по содержанию, ясности, мудрости и красноречию) Коран,

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Säg (Muhammad): ”Det har uppenbarats för mig att en skara av osynliga väsen fick lyssna till (Koranen), och (att) de sade (till de sina): ʹVi har lyssnat till en märklig uppläsning,