Fakat onlara iyilik geldiği zaman, "Bu bizimdir, (biz çalışıp kazandık)" derler. Eğer başlarına bir kötülük gelirse, Musa ve beraberindekilerin uğursuzluğuna yorarlardı. İyi bilin ki, onların uğursuzluk sebebi ancak Allah katında (yazılı)dır. Fakat çokları bilmezler.

فَاِذَا جَاءَتْهُمُ الْحَسَنَةُ قَالُوا لَنَا هٰذِهِ وَاِنْ تُصِبْهُمْ سَيِّئَةٌ يَطَّيَّرُوا بِمُوسٰى وَمَنْ مَعَهُ اَلَٓا اِنَّمَا طَائِرُهُمْ عِنْدَ اللّٰهِ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ

fe iƶā cā'ethumu l-Hasenetu ḳālū lenā hāƶihi ve in tuSibhum seyyietun yeTTayyerū bi mūsā ve men meǎhu elā innemā Tāiruhum ǐnde (a)llahi ve lākinne ekṧerahum lā yeǎ'lemūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1فَاِذَاfe iƶāzaman
2جَاءَتْهُمُcā'ethumuج ي اgelmek/yapmak, işlemek, (bi edatıyla) getirmek, üretmek, (2:275) almakonlara geldiği
3الْحَسَنَةُl-Hasenetuح س نYakışıklı olmak, iyi olmak, iyi/güzel/hoş/memnun edici görünmek, mükemmel olmak, bir şeyi iyi veya güzel yapmak/kılmak, bir şeyi güzelleştirmek/süslemek/bezemek, iyilikte çabalamak veya rekabet etmek, iyi yapmak veya iyi davranmak, bir kişiye karşı iyilikle veya hoş bir şekilde davranmak, bir kişiye fayda veya faydalar sağlamak, bir kişiyle nazik davranmak, bir şeyi iyi bilmek, kendini güzelleştirmek/süslemek/bezemek, bir kişiyi iyi/güzel/hoş olarak görmek/saymak/değerlendirmek.bir iyilik
4قَالُواḳālūق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelederler
5لَنَاlenābizimdir
6هٰذِهِhāƶihibu
7وَاِنْve ineğer
8تُصِبْهُمْtuSibhumص و بdökmek, isabet etmek, inmek. asaaba - yetişmek, başına gelmek, üzerine düşmek, irade etmek, etkilemek, felakete uğratmak, maksatlamak, dilemek. sawaabun - doğru şey, doğru yol. musiibun - başına gelen şey. musiibatun - felaket.kendilerine ulaşırsa
9سَيِّئَةٌseyyietunس و اeşit, düz, beraber, denk, aynı, birlikte, eşit olmak, düzleşmekbir kötülük
10يَطَّيَّرُواyeTTayyerūط ي رUçmak, acele etmek, öncü olmak, sevmek, bağlanmak, ünlü olmak, düşünmek/tasarlamak, dağılmak/saçılmak, şansuğursuz sayarlardı
11بِمُوسٰىbi mūsāبموسىMusa
12وَمَنْve menkimseleri
13مَعَهُmeǎhuve beraberindeki
14اَلَٓاelāiyi bilinki
15اِنَّمَاinnemāancak
16طَائِرُهُمْTāiruhumط ي رUçmak, acele etmek, öncü olmak, sevmek, bağlanmak, ünlü olmak, düşünmek/tasarlamak, dağılmak/saçılmak, şansonların uğursuzluğu
17عِنْدَǐndeع ن دEdat: burada, ile, tarafından, noktasında, hakkında, -den/-dan, huzurunda. Kelime yakınlık fikrini ifade eder, ister sahiplik anlamında fiili olsun ister düşünsel olsun, ayrıca rütbe veya haysiyet veya görüş, zaman ve yer anlamını ifade eder. Doğru yoldan çıkmak, gerilemek, sapmak, asi olmak, zorba, karşı çıkan, inatçı direnmek, sınırları aşmak.katındadır
18اللّٰهِ(a)llahiAllah
19وَلٰكِنَّve lākinnefakat
20اَكْثَرَهُمْekṧerahumك ث رSayı veya miktar olarak aşmak, artmak, çoğalmak, sık sık olmak, bol, zenginlik; Çok olmak, sayıca fazla olmak, kalabalık olmak, ataları çok olan veya iyi işleri çok olan bir insan. Çok iyiliğe sahip olan insan, diğer nehirlerin aktığı cennetteki nehir, konuşkan kişi.çokları
21لَا
22يَعْلَمُونَyeǎ'lemūneع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebilmezler

Tüm mealler

Meal seçin (79 / 79 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Onlara bir iyilik gelince hakkımızdı bu zâten derler, bir kötülük geldi mi Mûsâ'nın ve onunla berâber bulunanların uğursuzluğuna verirlerdi. İyice bil ki uğradıkları uğursuzluk, Allah'tandı, fakat çoğu bilmezdi bunu.

Adem Uğur

Onlara bir iyilik (bolluk) gelince, "Bu bizim hakkımızdır" derler; eğer kendilerine bir fenalık gelirse Musa ve onunla beraber olanları uğursuz sayarlardı. Bilesiniz ki, onlara gelen uğursuzluk Allah katındandır, fakat onların çoğu bunu bilmezler.

Ahmed Hulusi

Onlara bir iyilik geldiğinde: "Bu bizim getirimizdir" dediler. . . Onlara bir kötülük geldiğinde de, Musa ve onunla beraber olanların uğursuzluğuna yordular. . . Dikkat edin, onların uğursuzluk kabul ettiği, ancak Allah indindedir. . . Fakat onların çoğunluğu bunu kavrayamaz!

Ahmet Tekin

Kendilerine bir iyilik, bolluk gelince: 'Bu bizim hakkımızdır' dediler. Başlarına bir kötülük gelince de, bunu Mûsâ ile beraberindekilerin uğursuzluğundan saydılar. Şunu unutmayın, onların uğurları ve uğursuzlukları, hayır ve şerden payları, Allah katında yazılıdır. Fakat onların çoğu bunu bilmezler.

Ahmet Varol

Onlara bir iyilik geldiğinde: 'Bu bizim hakkımızdır' derlerdi. Başlarına bir kötülük geldiğinde de Musa ve beraberindekilerin uğursuzluğuna yorarlardı. İyi bilin ki, onların uğursuzluğu Allah katındandır [8], ancak çoğu bunu bilmez.

Ali Bulaç

Onlara bir iyilik geldiği zaman "Bu bizim için" dediler; onlara bir kötülük isabet ettiğinde (bunu da) Musa ve beraberindekilerin bir uğursuzluğu olarak yorumlarlardı. Haberiniz olsun, Allah katında asıl uğursuz olanlar kendileridir; ama onların çoğu bilmezler.

Ali Fikri Yavuz

Fakat onlara (firavun ailesine) iyilik ve bolluk geldiği zaman: “- Bu bizim hakkımızdır.” dediler. Başlarına bir fenalık geldiği zaman da, beraberindekilerin uğursuzluğuna yoruyorlardı. Dikkat edin! İyilik ve kötülüğü yaratmak ancak Allah’ın kudretiyledir. Fakat onların çoğu (bunu) bilmezler.

Ali Rıza Safa

Onlara bir iyilik geldiğinde, "Bu bizimdir!" derlerdi. Bir kötülük geldiğinde ise Musa'nın ve Onunla birlikte olanların uğursuzluğuna verirlerdi. İyi bilin ki, Allah'ın katında uğursuz olanlar onlardır. Fakat onların çoğu bilmez.

Bayraktar Bayraklı

Onlara bir iyilik, bolluk gelince, "Bu bizim hakkımızdır" derler; eğer kendilerine bir fenalık gelirse, Musa ve onunla beraber olanların uğursuzluğuna sayarlardı. Bilesiniz ki onlara gelen uğursuzluk Allah katındandır, fakat onların çoğu bunu bilmezler.

Bekir Sadak

Onlara bir iyilik geldigi zaman; «Bu bizden oturudur» derler, bir fenaliga ugrarlarsa da, Musa ve onunla beraber olanlarin ugursuzluguna verirlerdi. Bilin ki, kendilerinin ugradigi ugursuzluk Allah katindandir, fakat cogu bunu bilmezler.

Celal Yıldırım

Kendilerine iyilik geldiği zaman, «bu bize lâyıktır» derlerdi. Bir kötülük dokununca, Musa ve onunla beraber olanların uğursuzluğuna yorumlarlardı. Haberiniz olsun ki, onların uğursuzlukları Allah katındadır, ne var ki çoğu bunu bilmezler.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Onlara bir iyilik (bolluk, bereket) gelince “Bu bizim hakkımızdır” derler, eğer başlarına bir felâket gelirse bunu Mûsâ ve onunla beraber olanların uğursuzluğuna bağlarlardı. Bilesiniz ki başlarına gelenler Allah katındandır; fakat onların çoğu bunu bilmez.

Diyanet İşleri

Fakat onlara iyilik geldiği zaman, "Bu bizimdir, (biz çalışıp kazandık)" derler. Eğer başlarına bir kötülük gelirse, Musa ve beraberindekilerin uğursuzluğuna yorarlardı. İyi bilin ki, onların uğursuzluk sebebi ancak Allah katında (yazılı)dır. Fakat çokları bilmezler.

Diyanet İşleri (eski)

/.Onlara bir iyilik geldiği zaman; 'Bu bizden ötürüdür' derler, bir fenalığa uğrarlarsa da, Musa ve onunla beraber olanların uğursuzluğuna verirlerdi. Bilin ki, kendilerinin uğradığı uğursuzluk Allah katındandır, fakat çoğu bunu bilmezler.

Diyanet Vakfi

Onlara bir iyilik (bolluk) gelince, «Bu bizim hakkımızdır» derler; eğer kendilerine bir fenalık gelirse Musa ve onunla beraber olanları uğursuz sayarlardı. Bilesiniz ki, onlara gelen uğursuzluk Allah katındandır, fakat onların çoğu bunu bilmezler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Fakat kendilerine iyilik geldiği zaman, işte bu bizim hakkımızdır, dediler, başlarına bir kötülük gelince de, işte bu Musa ile yanındakilerin uğursuzluğu yüzünden, dediler. İyi bilin ki, onların uğursuzluğu Allah katındandır. Lâkin çoğu bunu bilmezler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Fakat kendilerine iyilik geldiği zaman: "İşte bu bizim hakkımızdır." dediler. Başlarına bir kötülük gelirse Musa ile yanındakilerin uğursuzluğuna verirlerdi. Uğursuzluk kuşları ise Allah'ın yanındadır. Fakat çoğu bilmezlerdi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Fakat kendilerine iyilik geldiği zaman ha, bu bizim hakkımız dediler, ve başlarına bir kötülük gelirse Musa ile ma'ıyyetindekilerden teşe'üm ediyorlardı, şum kuşları ise ancak Allah yanındadır ve lakin ekserisi bilmezlerdi

Erhan Aktaş

Onlara bir iyilik geldiği zaman, "Bu bizdendir." derler. Bir kötülük isabet ettiği zaman da Musa ve onunla birlikte olanları uğursuz sayarlardı. İyi bilin ki onların uğursuzluğu ancak Allah katındadır. Ancak çokları bunu bilmez.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlara bir iyilik geldiği zaman, "Bu bizdendir." derler. Bir kötülük isabet ettiği zaman da Musa ve onunla birlikte olanları uğursuz sayarlardı. İyi bilin ki onların uğursuzluğu ancak Allah katındadır. Ancak çokları bunu bilmez.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlara bir iyilik geldiği zaman, "Bu bizdendir." derler. Bir kötülük isabet ettiği zaman da Musa ve onunla birlikte olanları uğursuz sayarlardı. İyi bilin ki onların uğursuzluğu ancak Allah katındadır. Ancak çokları bunu bilmez.

Fizilal-il Kuran

Onlar bir iyilikle karşılaşınca «bu kendimizden kaynaklanıyor» derler. Fakat eğer başlarına bir kötülük gelecek olursa, bunu Musa ile arkadaşlarının uğursuzluğuna yorarlar. Oysa onların kaderlerini belirleme yetkisi sırf Allah'ın tekelindedir, fakat çoğu bunu bilmiyor.

Gültekin Onan

Kendilerine bir iyilik geldiği zaman, "Bu bizim için (biz bunu hakettik)" dediler; onlara bir kötülük isabet ettiğinde (bunu da) Musa ve beraberindekilerin bir uğursuzluğu olarak yorumlarlardı. Haberiniz olsun, Tanrı katında asıl uğursuz (kötülük kaynağı) olanlar kendileridir.

Hamdi Döndüren

Sonra kendilerine iyilik gelince, onlar, “Bu, bizim hakkımızdır.” dediler. Başlarına bir kötülük geldiğinde ise, bunu Musa ve onunla birlikte olanların uğursuzluğuna yordular. Oysa gerçek şudur ki, onların uğursuzluğu ancak Allah katındandır. Fakat onların çoğu bunu bilmezler!

Hasan Basri Çantay

Fakat onlara iyilik gelince: "Bu, bizim hakkımızdır" dediler. Eğer kendilerine bir fenalık da gelirse Musa ile onun beraberindekilere uğursuzluk yüklerlerdi. Gözünüzü açın ki onların uğursuzluğu ancak Allah tarafındandır. Fakat çokları bilmezler.

Hasib Asutay

Onlara bir iyilik (bolluk) gelince, 'Bu bizim hakkımızdır' derler. Eğer kendilerine bir kötülük (darlık) gelirse, Musa ve onunla beraber olanları uğursuz sayarlardı. Bilin ki, onların uğursuzluğu Allah katındandır. Fakat çokları bilmezler.

Hayrat Neşriyat

İşte onlara iyilik geldiği zaman: 'Bu bizim (hakkımız)dır' derler. Ama onlara bir kötülük isâbet ederse, Mûsâ ve onunla berâber olanları uğursuz sayarlardı. Dikkat edin! Onların uğursuzluğu (kendi amellerinden olup) ancak Allah katındandır; fakat onların çoğu bilmezler.

İbni Kesir

Onlara bir iyilik geldiğinde: Bu, bizim içindir, dediler. Şayet kendilerine bir kötülük gelirse; Musa ile beraberindekilere uğursuzluk yüklerdi. Dikkat edin, onların uğursuzluğu ancak Allah katındadır, fakat çoğu bilmezler.

Mehmet Okuyan

Onlara bir iyilik geldiğinde “Bu, sadece bizim hakkımızdır.” demişlerdi. Kendilerine bir kötülük geldiğinde onu da Musa ve beraberindekiler nedeniyle (gelen) uğursuzluğa bağlarlar(dı). Dikkat edin! Onların uğursuzluğu Allah katında(n)dır fakat çoğu bilmez.

Muhammed Esed

Fakat onlar, kendilerine ne zaman bir iyilik erişse "Bu (zaten) bizim hakkımızdı!" derler, ne zaman da başları dara düşse bunu Musa ve onun yandaşlarının uğursuzluğuna verirlerdi. Yoo! Şüphesiz, onların uğur(suzluk)ları Allah tarafından öngörülmüştür; ne var ki, çoğu (bunu) bilmez.

Mustafa İslamoğlu

Oysa ki onlar, kendilerine ne zaman bir iyilik ulaşsa "Bu (zaten) bizim hakkımızdı" derler; fakat ne zaman da bir kötülük dokunsa, Musa ve onunla birlikte olanların uğursuzluğuna yorarlardı. Yoo! Onların uğursuzluğa yordukları (şey) Allah katındandır; fakat onların çoğu bunun farkında değiller.

Ömer Nasuhi Bilmen

Fakat onlara güzellik gelince, «Bu bizim hakkımızdır» dediler. Onlara bir kötülük isabet ederse Mûsa ile ve O'nunla beraber olanlar ile teşe'ümde bulunurlardı. Haberiniz olsun ki, onların şeameti ancak Allah tarafındandır. Fakat onların pek çokları bilmezler.

Ömer Öngüt

Onlara bir iyilik geldiği zaman: “Bu bizim hakkımızdır. ” derlerdi. Bir kötülük dokununca, Musa ve onunla beraber olanların uğursuzluğuna yorarlardı. İyi bilin ki, kendilerinin uğradığı uğursuzluk Allah katındandır, fakat çoğu bunu bilmezler.

Suat Yıldırım

Onlara iyilik, bolluk geldiğinde: "Hâ işte bu bizim hakkımız! Kendi becerimizle bunu elde ettik!" derlerdi. Eğer kendilerine bir kötülük gelirse onu, Mûsa ile beraberindeki müminlerin uğursuzluklarına verirlerdi. Dikkat edin, iyiliği olduğu gibi kötülüğü de yaratmak, ancak Allah’ın kudretiyledir fakat onların çoğu bilmezler.

Süleyman Ateş

Onlara bir iyilik geldiği zaman: "Bu, bizimdir (kendi becerimizle bunu elde ettik)" derler; kendilerine bir kötülük ulaşırsa, Musa ve onunla beraber olanları uğursuz sayarlar(onların yüzünden belaya uğradıklarını sanırlar)dı. İyi bilinki, onların uğursuzluğu Allah katındadır, fakat çokları bilmezler.

Süleymaniye Vakfı

Başlarına iyi bir şey gelince "Bu bizim hakkımızdır!" derlerdi. Onlara bir kötülük dokunursa o zaman da "Bu uğursuzluk Musa'nın ve yanındakilerin yüzündendir." derlerdi. Bilesiniz ki onlara gelen her uğursuzluk sadece Allah katındandır ama onların çoğu bunu bilmiyor.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İşleri iyi gidince "Biz bunu hak ettik." derler, sıkıntı bastırdı mı onu da Musa'nın ve beraberindekilerin uğursuzluğuna bağlarlardı. Bakın, onlar için asıl uğursuzluk Allah katında olandır. Ama çokları bunu bilmez.

Şaban Piriş

Onlara bir iyilik geldiği zaman "bu bizim hakkımızdır" derler, onlara bir kötülük dokunduğu zaman onu Musa ve onun yanındakilerin uğursuzluğuna verirlerdi. Dikkat edin, onların uğursuzluğu sadece Allah katındandır. Fakat onların çoğu bilmiyorlar.

Tefhim-ul Kuran

Onlara bir iyilik geldiği zaman «Bu bizim için» dediler; onlara bir kötülük de isabet ettiğinde (bunu da) Musa ve beraberindekilerin bir uğursuzluğu olarak yorumlarlardı. Haberiniz olsun, Allah katında asıl uğursuz olanlar kendileridir; ama onların çoğu bilmezler.

Ümit Şimşek

Başlarına bir iyilik gelince 'Bu bizim hakkımız' der, kötülük gelince de Musa ile beraberindekilerin uğursuzluğuna yorarlardı. Heyhat! Onların uğursuzluğu Allah katındandı da çoğu bunu bilmiyordu.

Yaşar Nuri Öztürk

Onlara bir iyilik geldiğinde, "bu bizimdir" derlerdi. Kendilerine bir kötülük dokunduğunda ise Musa ve beraberindekilerin uğursuzluğuna yorarlardı. Gözünüzü açın! Onların uğursuzluk kuşu Allah katındadır. Fakat çokları bilmiyorlar.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlara bir yaxşılıq üz verəndə: “Bu, bizə məxsusdur!”– deyərdilər. Onlara bir pislik üz verdikdə isə, Musa və onunla birlikdə olanları uğursuzluq əlaməti sayardılar. Əslində onların uğursuzluğu Allah yanındadır, lakin onların çoxu bunu bilmir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onlara bolluq qismət olduğu zaman: ″Bu bizim (haqqımızdır)!″ – deyər, bir pislik üz verdikdə isə bunu (bir uğursuzluq, nəhslik kimi) Musadan və yanındakılardan görərdilər. Agah olun ki, onların başına gələn uğursuzluq (nəhslik) Allahdandır, lakin onların əksəriyyəti (bunu) bilməz!

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Wenn ihnen Gutes geschah, meinten sie: ʺDas gebührt uns.ʺ Wenn ihnen Schlimmes widerfuhr, schrieben sie Moses und seinem Volk ein böses Omen zu. In Wirklichkeit ist ihr Omen in Gottes Hand, doch die meisten wissen nichts.

Almanca — M. A. Rassoul

Doch als dann Gutes zu ihnen kam, sagten sie: ʺDas gebührt uns.ʺ Und wenn sie ein Übel traf, so schrieben sie das Unheil Moses und den Seinigen zu. Nun liegt doch gewiß ihr Unheil bei Allah allein, jedoch die meisten von ihnen wissen es nicht.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und als sie Gutes traf, sagten sie: ʺDies ist unser (Verdienst)!ʺ Und wenn Schlechtes sie berührte, prophezeiten sie von Musa und von denen, die mit ihm waren, Unheilvolles. Ja! Das von euch (prophezeite) Unheilvolle ist doch nur von ALLAH, aber die meisten von ihnen wissen es nicht.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Whenever they had good fortune on their side they attributed it to their merit, and whenever they were befallen with a misfortune or wedded to a calamity, they attributed it to Mussa and his people who were esteemed birds of evil omen presaging some direful calamity. Indeed, events portending good or evil and all that is destined to happen, rest in the hands of Allah, notwithstanding the mould of a man's fortune is in himself, and the event when justified is sanctioned by Allah, but most of them fail to perceive this fact.

Abdul Haleem

then, when something good came their way, they said, ‘This is our due!’. When something bad came, they ascribed it to the evil omen of Moses and those with him, but their ‘evil omen’ was really from God, though most of them did not realize it.

Abdullah Yusuf Ali

But when good (times) came, they said, "This is due to us;" When gripped by calamity, they ascribed it to evil omens connected with Moses and those with him! Behold! in truth the omens of evil are theirs in Allah's sight, but most of them do not understand!

Abul A'la Maududi

But whenever prosperity came their way, they said: 'This is our due.' And whatever hardship befell them, they attributed it to the misfortune of Moses and those who followed him. Surely, their misfortune had been decreed by Allah - but most of them do not know that.

Aisha Bewley

Whenever a good thing came to them, they said, ‘This is our due. ’ But if anything bad happened to them, they would blame their ill fortune on Musa and those with him. No indeed! Their ill fortune will be with Allah. But most of them did not know.

Al-Hilali & Khan

But whenever good came to them, they said: "Ours is this." And if evil afflicted them, they ascribed it to evil omens connected with Mûsâ (Moses) and those with him. Be informed! Verily, their evil omens are with Allâh but most of them know not.

Ali Quli Qarai

But whenever any good came to them, they would say, ‘This is our due. ’ And if any ill visited them, they took it for ill omens attending Moses and those who were with him. (Look! Indeed the cause of their ill omens is with Allah, but most of them do not know.)

Amatul Rahman Omar

But when something good came their way, they said, `This is ours (as we deserved it),' and if something adverse befell them they would attribute their ill luck to Moses and his companions. Beware! surely, their deeds are (recorded) with Allâh but most of them do not know (this).

Arthur John Arberry

So, when good came to them, they said, 'This belongs to us'; but if any evil smote them, they would augur ill by Moses and those with him. Why, surely their ill augury was with God; but the most of them knew not.

Bijan Moeinian

Whenever something good happened to them, they would consider it as their own achievement and whenever a misfortune overtook them, they would blame Moses and his people for it. What they did not realize was that all those misfortunes were sent to them by God [to humble them.]

E. Henry Palmer

but when there came to them a good thing they said, 'This is ours;' and if there befell them an evil, they took the augury from Moses and those with him; - is not their augury only in God's hands? - but most of them know not.

Edip-Layth

When any good comes to them, they say, "This is ours," and when any bad afflicts them, they blame it on Moses and those with him. Their blame is with God, but most of them do not know.

George Sale

But whenever good befell them, they said, 'This is for us. ' And if evil afflicted them, they ascribed the evil fortune to Moses and those with him. Now, surely, the cause of their evil fortune was with Allah. But most of them know not.

Hamid S. Aziz

But whenever good (times) came to them they said, "This is due to our effort. " And if evil befell them, they ascribed it to the evil influences of Moses and those with him. Surely, the evil influence is only in the hands of Allah. But most of them know not.

Mahmoud Ghali

Then when the fair (reward) came to them, they said, "This belongs to us, " and in case an odious (thing) afflicted them, they would augur ill by Mûsa (Moses) and the ones with him. Verily their bird (of augury) is surely only in the Meeting with Allah, but most of them did not know.

Marmaduke Pickthall

But whenever good befell them, they said: This is ours; and whenever evil smote them they ascribed it to the evil auspices of Moses and those with him. Surely their evil auspice was only with Allah. But most of them knew not.

Mohamed Ahmed - Samira

Yet when good came their way they said: "It is our due;" but when misfortune befell them they put the omen down to Moses and those who were with him. But surely the omen was with God, yet most of them did not understand.

Muhammad Asad

But whenever good fortune alighted upon them, they would say, "This is [but] our due"; and whenever affliction befell them, they would blame their evil fortune on Moses and those who followed him. Oh, verily, their [evil] fortune had been decreed by God-but most of them knew it not.

Mustafa Khattab

In times of prosperity, they said, "This is what we deserve," but in adversity, they blamed it on Moses and those with him.[1] Surely all is destined by Allah. Yet most of them did not know.

Progressive Muslims

When any good comes to them, they Say: "This is ours," and when any bad afflicts them, they blame it on Moses and those with him. Their blame is with God, but most of them do not know.

Sahih International

But when good came to them, they said, "This is ours [by right]. " And if a bad [condition] struck them, they saw an evil omen in Moses and those with him. Unquestionably, their fortune is with Allah, but most of them do not know.

Sam Gerrans

And when good came to them, they said: “This is ours.” And if evil befell them, they thought Moses and those with him an evil omen; in truth, their evil omen was but with God, but most of them knew not.

Shabbir Ahmed

(Instead of reflecting and taking corrective action, they sought the easy way out. ) All good that came along, they ascribed it to their own worthiness, and any affliction that struck them, they blamed it on the bad omen of Moses and his companions. Most people know not that there is no such thing as a bad omen or a good omen. People determine their destiny according to Allah's Laws. In that sense, then, omens are with Allah alone.

Syed Vickar Ahamed

But when good (times) came, they said: "This is due to us;" When overcome by hardship, they made the reason for it to evil omens connected with Musa (Moses) and those with him! Look! In truth the omens of the evil are theirs, in Allah’s sight, but most of them do not understand!

Taqi Usmani

When good times came to them, they said, "This is our right." And if an evil touched them, they took it as an ill omen of Mūsā and those with him. Listen, their ill omen lies with Allah only, but most of them do not know.

The Monotheist Group

When any good came to them, they said: "This is ours," and when any bad afflicted them, they blamed it on Moses and those with him. Their blame is with God, but most of them do not know.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et quand le bien-être leur vint, ils dirent: ʺCela nous est dûʺ et si un mal les atteignait, ils voyaient en Moïse et ceux qui étaient avec lui un mauvais augure. En vérité leur sort dépend uniquement dʹAllah? Mais la plupart dʹentre eux ne savent pas.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Dema qenciyek bi ser wan de bihata, digotin: Ev a hatî ji ber me ye, eger nerindiyek bi ser wan de bihata, nebî Mûsa û yên pê re dikirin sebebê bêoxiriya li ser xwe. Agahdar bin! Bêguman çi tiştê ji xweşî û nexweşiyê ku bigihîje wan ew ji cem Xwedê ye, lê belê pirên wan nizanin.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Wanneer dan iets goeds tot hen kwam zeiden zij: ʺDit komt ons toe.ʺ Maar als hen iets slechts trof, zagen zij een slecht voorteken in Moesa en hen die met hem waren. Toch was hun slechte voorteken alleen maar bij God, maar de meesten van hen weten het niet.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Toen zij weder voorspoedig werden, zeiden zij: Dit komt ons toe; maar indien er kwaad over hen komt, schrijven zij het aan den tegenspoed van Mozes toe en van hen die met hem waren. Was niet hun tegenspoed van God afkomstig? Maar de meesten van hen wisten het niet.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Когда приходило к ним [к Фараону и его народу] добро [обильный урожай], они говорили: «Это – из-за нас». А когда постигало их зло [засуха и неурожай], они связывали его с Мусой и теми, кто был с ним [что произошло это из-за Мусы и верующих]. О да! Ведь их связывания событий у Аллаха [это произошло по воле Аллаха, из-за их неверия], но большая часть их не знает (этого) (по причине своего невежества и заблуждения)!

Rusça — Osmanov

Когда у них был добрый урожай, они говорили: ʺЭто - намʺ. А если их постигал неурожай, то они приписывали [бедствие] Мусе и его последователям. На деле же все не так Их злосчастие - от Аллаха, но большинство их не ведает об этом.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

men när de upplevde goda tider sade de: ʺDetta är vad som med rätta tillkommer ossʺ, och när dåliga tider kom sköt de skulden på Moses och dem som följde honom. Deras öde låg helt i Guds hand, men de flesta av dem visste (det) inte.