Dediler ki: "Bizi büyülemek için her ne getirirsen getir, biz sana inanacak değiliz."

وَقَالُوا مَهْمَا تَأْتِنَا بِهِ مِنْ اٰيَةٍ لِتَسْحَرَنَا بِهَا فَمَا نَحْنُ لَكَ بِمُؤْمِنِينَ

ve ḳālū mehmā te'tinā bihi min āyetin li tesHaranā bihā fe mā neHnu leke bi mu'minīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَقَالُواve ḳālūق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveleve dediler ki
2مَهْمَاmehmāne kadar
3تَأْتِنَاte'tināا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmekgetirsen de bize
4بِهِbihi
5مِنْminbir
6اٰيَةٍāyetinا ي يİmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder; öyleki, onu algıladığımızda, normalde kendi kendine algılayamayacağımız diğer şeyi de onun vasıtasıyla algılamış oluruz.mu'cize
7لِتَسْحَرَنَاli tesHaranāس ح رBüyü yapmak, sihir yapmak, büyülemek, aldatmak, göz boyamak, hipnotize etmek, etkilemek, baştan çıkarmak, kandırmak, şafak vakti, tan vakti, seher vaktibizi büyülemek için
8بِهَاbihāonunla
9فَمَاfe mādeğiliz
10نَحْنُneHnubiz
11لَكَlekesana
12بِمُؤْمِنِينَbi mu'minīneا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaninanacak

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Bizi büyülemek, kandırmak için hangi delili gösterirsen göster demişlerdi, biz sana inanmayacağız.

Abdulkadir Gölpınarlı

Bizi büyülemek, kandırmak için hangi delili gösterirsen göster demişlerdi, biz sana inanmayacağız.

Adem Uğur

Ve dediler ki: "Bizi sihirlemek için ne mucize getirirsen getir, biz sana inanacak değiliz."

Ahmed Hulusi

Ve dediler ki: "Bizi büyülemek için her ne mucize getirirsen getir, biz sana iman etmeyiz!"

Ahmet Tekin

Onlar: 'Bizi büyüleyerek aklımızı etki altına almak için ne tür bir mûcize getirirsen getir, biz sana itimat edecek, peygamberliğini tasdik edecek değiliz' dediler.

Ahmet Varol

Yine dediler ki: 'Sen bizi büyülemek için ne kadar mucize getirirsen getir biz yine de sana iman edecek değiliz.'

Ali Bulaç

Onlar: "Bizi büyülemek için mucize (ayet) olarak her ne getirirsen getir, yine de biz sana inanacak değiliz" dediler.

Ali Fikri Yavuz

Bir de: “- sen bizi büyülemek için her ne mu’cize getirsen, asla sana inanacak değiliz, biz” dediler.

Ali Rıza Safa

Dediler ki: "Bizi büyülemek için, ne denli mucize getirirsen getir; artık, sana inanacak değiliz!"

Bayraktar Bayraklı

Dediler ki: "Bizi büyülemek için ne mucize getirirsen getir, biz sana inanacak değiliz."

Bekir Sadak

Firavun ailesi: «Bizi sihirlemek icin ne mucize gosterirsen goster, sana inanmayacagiz» dediler.

Celal Yıldırım

Musa'ya dediler ki: «Bizi büyülemek için ne kadar âyet (mu'cize) getirirsen getir, sana inanıcılar değiliz!»

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Ve dediler ki: “Bizi büyülemek için ne işaret getirirsen getir, biz sana inanacak değiliz.”

Diyanet İşleri

Dediler ki: "Bizi büyülemek için her ne getirirsen getir, biz sana inanacak değiliz."

Diyanet İşleri (eski)

Firavun ailesi: 'Bizi sihirlemek için ne mucize gösterirsen göster, sana inanmayacağız' dediler.

Diyanet Vakfi

Ve dediler ki: «Bizi sihirlemek için ne mucize getirirsen getir, biz sana inanacak değiliz.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

«Ve sen büyülemek için her ne mucize getirirsen getir, biz sana inanacak değiliz,» dediler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve: "Sen bizi büyülemek için her ne mucize getirirsen getir, asla sana inanacak değiliz." derlerdi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve sen bizi büyülemek için her ne ayet getirsen imkanı yok sana inanacak değiliz derlerdi

Erhan Aktaş

"Bizi büyülemek için ne kadar ayet getirirsen getir, biz sana asla inanacak değiliz." dediler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Bizi büyülemek için ne kadar ayet getirirsen getir, biz sana asla inanacak değiliz." dediler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Bizi büyülemek için ne kadar ayet getirirsen getir, biz sana asla inanacak değiliz." dediler.

Fizilal-il Kuran

Musa'ya bizi büyülemek üzere ne kadar mucize gösterirsen göster, sana kesinlikle inanmayacağız dediler.

Gültekin Onan

Onlar: "Bizi büyülemek için ne kadar ayet getirirsen getir, biz sana inançlı olacak değiliz" dediler.

Hamdi Döndüren

Onlar (Musa’ya), “Bizi büyülemek için hangi mucizeyi getirirsen getir, biz yine de sana inanacak değiliz.” dediler.

Hasan Basri Çantay

Dediler: "Bizi büyülemek için her ne mu'cize getirsen sana iman ediciler değiliz biz".

Hasib Asutay

Ve dediler ki: 'Bizi büyülemek için ne mucize getirirseniz getirin, (yine de) biz sana inanacak değiliz.'

Hayrat Neşriyat

Ve dediler ki: 'Bizi kendisiyle sihirlemek için her ne olursa olsun onu bize mu'cize getirsen de biz sana îmân edici kimseler değiliz.'

İbni Kesir

Dediler ki: Bizi büyülemek için ne kadar mucize gösterirsen göster; biz, sana inananlardan olmayacağız.

Mehmet Okuyan

(Mısırlılar) şöyle demişlerdi: “Kendisiyle bizi büyülemen için her ne ayet (mucize) getirirsen (getir), biz sana asla inanacak değiliz.”

Muhammed Esed

(Musaya) şöyle dediler: "Bizi büyülemek için her ne işaret ortaya koyarsan koy, sana inanmayacağız!"

Mustafa İslamoğlu

(Musa'ya) dediler ki: "Bizi büyülemek için hangi delili getirirsen getir yine sana inanmayacağız."

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve dediler ki: «Kendisiyle bize sihir etmek için bize her ne mûcize getirirsen getir, biz sana imân edecek değiliz.»

Ömer Öngüt

Ve dediler ki: “Bizi sihirlemek için ne mucize gösterirsen göster, sana iman etmeyeceğiz. ”

Suat Yıldırım

Ve şöyle derlerdi: "Bizi büyülemek için sen hangi mûcizeyi getirirsen getir, imkânı yok, sana inanacak değiliz!"

Süleyman Ateş

Ve dediler ki: "bizi büyülemek için ne kadar mu'cize getirirsen getir, biz sana inanacak değiliz!"

Süleymaniye Vakfı

Dediler ki "Bizi büyülemek için hangi mucizeyi getirirsen getir, sana inanacak değiliz."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Derlerdi ki "Bizi büyülemek için hangi mucizeyi (ayeti) getirirsen getir, sana inanacak değiliz."

Şaban Piriş

-Bizi, kendisiyle büyülemek için her ne zaman bize bir mucize getirirsen, biz sana inanacak değiliz, dediler.

Tefhim-ul Kuran

Onlar: «Bizi büyülemek için bize mucize (ayet) olarak her ne getirirsen getir, yine de biz sana inanacak değiliz» dediler.

Ümit Şimşek

Diyorlardı ki: 'Bizi büyülemek için hangi mucizeyi getirirsen getir, biz sana inanacak değiliz.'

Yaşar Nuri Öztürk

Şunu da söylediler: "Bizi büyülemek için, bize istediğin kadar ayet getir. Sana inanmayacağız."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Kafirlər dedilər: “Sən bizi sehrləmək üçün nə qədər möcüzə gətirsən də, biz sənə inanan deyilik!”

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Firʼon adamları Musaya) dedilər: ″Sən bizi ovsunlamaq üçün nə möʼcüzə gətirsən də, yenə sənə iman gətirən deyilik!″

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sie sagten: ʺDu könntest uns so viele Zeichen bringen wie du willst, um uns zu bezaubern, wir werden dir auf keinen Fall glauben.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Und sie sagten: ʺWelches Zeichen du uns auch vorbringen magst, um uns damit zu bezaubern, so werden wir dir nicht glauben.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Und sie sagten: ʺWas du uns auch immer für ein Zeichen bringen magst, um uns damit zu bezaubern, wir werden dir doch nicht glauben.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Und sie sagten: ʺEgal welche Aya du uns vollbringst, um uns damit zu verzaubern, wir werden dir keinen Iman schenken .ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Being arrogant, obstinate men of little intelligence they said to Mussa: "No matter how impressive and exciting the signs may be never shall we be convinced nor shall you be able to bring us to acknowledge the truth of your mission".

Abdul Haleem

They said, ‘We will not believe in you, no matter what signs you produce to cast a spell on us,’

Abdullah Yusuf Ali

They said (to Moses): "Whatever be the Signs thou bringest, to work therewith thy sorcery on us, we shall never believe in thee.

Abul A'la Maududi

And they said to Moses: 'Whatever sign you might produce before us in order to enchant us, we are not going to believe you.'

Aisha Bewley

They said, ‘No matter what kind of Sign you bring us to bewitch us, we will not have iman in you. ’

Al-Hilali & Khan

They said [to Mûsâ (Moses)]: "Whatever Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations, etc.) you may bring to us, to work therewith your sorcery on us, we shall never believe in you."

Ali Quli Qarai

And they said, ‘Whatever sign you may bring us to bewitch us, we are not going to believe you. ’

Amatul Rahman Omar

And they said (to Moses), `Whatsoever sign you may bring to us to cast a spell upon us with it, we will not be believers in you at all. '

Arthur John Arberry

And they said, 'Whatsoever sign thou bringest to us, to cast a spell upon us, we will not believe thee. '

Bijan Moeinian

They said to Moses: "No matter how many miracles you come up with, we will never believe in you!"

E. Henry Palmer

And they said, 'Whatever thou dost bring us as a sign to enchant us therewith, yet will we not believe in thee. '

Edip-Layth

They said, "No matter what you bring us of a sign to bewitch us with, we will never acknowledge you."

George Sale

And they said, 'Whatever Sign thou mayest bring to us to bewitch us with, we will not submit to thee. '

Hamid S. Aziz

And they said, "Whatever Sign you bring to enchant us, we will not put faith in you. "

Mahmoud Ghali

And they said, "No matter what sign you come up with to us to bewitch us, then in no way are we believers with you. "

Marmaduke Pickthall

And they said: Whatever portent thou bringest wherewith to bewitch us, we shall not put faith in thee.

Mohamed Ahmed - Samira

They said: "Whatsoever the sign you have brought to deceive us, we shall not believe in you. "

Muhammad Asad

And they said [unto Moses]: "Whatever sign thou mayest produce before us in order to cast a spell upon us thereby, we shall not believe thee!"

Mustafa Khattab

They said, "No matter what sign you may bring to deceive us, we will never believe in you."

Progressive Muslims

And they said: "No matter what you bring us of a sign to bewitch us with, we will never believe in you. "

Sahih International

And they said, "No matter what sign you bring us with which to bewitch us, we will not be believers in you. "

Sam Gerrans

And they said: “Whatever proof thou bring us wherewith to bewitch us, we will not believe thee.”

Shabbir Ahmed

They kept telling Moses, "Whatever the Verses might say, whatever bad omens you could bring, or bewitch us with your logic, we will not believe in you" (and will not consider moral reformation).

Syed Vickar Ahamed

They said (to Musa): "Whatever are the Signs that you will bring, to work your magic on us with them, we will never believe in you. "

Taqi Usmani

They said, "Whatever sign you bring to us to enchant us with, we are not going to believe in you."

The Monotheist Group

And they said: "No matter what you bring us of a sign to bewitch us with, we will never believe in you."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et ils dirent: ʺQuel que soit le miracle que tu nous apportes pour nous fasciner, nous ne croirons pas en toiʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Dîsa (ji Mûsa re) Gotin: Tu çi mûcizeyê bînî da ku tu pê sêrê li me bikî, de bîne, vêca em ne ew in ku bawerî bi te bînin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En zij zeiden: ʺWat jij ons ook voor teken brengt om ons ermee te betoveren, wij zullen jou toch niet geloven.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

En zij zeiden tot Mozes: Welk wonder gij ons ook toont, om ons daarmede te betooveren, wij zullen daaraan niet gelooven.

Hollandaca — Siregar

Zij zeiden: ʺMet wat voor Tekenen jij ook tot ons komt om ons daarmee te betoveren, wij zullen daardoor niet in jou zeloven.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И сказали (люди Фараона) (пророку Мусе): «Сколько бы ты ни приводил нам знамений, чтобы околдовать нас ими, мы тебе не поверим!»

Rusça — Osmanov

[Люди Фирʹауна] говорят: ʺКакие бы ты ни приводил нам знамения, чтобы заворожить нас ими, мы не уверуемʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och de sade (till Moses): ʺVilka tecken du än gör inför oss för att förvända synen på oss, kommer vi inte att tro på dig!ʺ