(11-12) Şüphesiz, (Nuh zamanında) su bastığı vakit, sizi gemide biz taşıdık ki, bu olayı sizin için bir uyarı yapalım ve belleyecek kulaklar da onu bellesin.
اِنَّا لَمَّا طَغَا الْمَاءُ حَمَلْنَاكُمْ فِي الْجَارِيَةِ لِنَجْعَلَهَا لَكُمْ تَذْكِرَةً وَتَعِيَهَا اُذُنٌ وَاعِيَةٌ
innā lemmā Tağā l-māu Hamelnākum fī l-cāriyeti / li nec'ǎlehā lekum teƶkiraten ve teǐyehā uƶunun vāǐyetun
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Şüphe yok ki akıp giden gemide taşıdık sizi sular köpürüp coşunca.
Abdulkadir Gölpınarlı
Şüphe yok ki akıp giden gemide taşıdık sizi sular köpürüp coşunca.
Adem Uğur
Şüphesiz, su bastığı vakit sizi gemide biz taşıdık;
Ahmed Hulusi
Muhakkak ki o su, kontrol dışı yükseldiğinde, sizi akıp gidenin içinde biz taşıdık!
Ahmet Tekin
Doğrusu, sular kabarınca, sizi gemilerde biz taşıdık.
Ahmet Varol
Su kabardığında biz sizi akıp giden gemide taşıdık.
Ali Bulaç
Gerçek şu ki, su taştığı zaman, o gemide biz sizi taşıdık;
Ali Fikri Yavuz
Gerçekten biz, (Nûh zamanında) su taştığı vakit, sizi (varlığınıza sebep olan atalarınızı) gemide biz taşıdık;
Ali Rıza Safa
Aslında, su taştığı zaman, akıp gidenle sizi taşıdık.
Bayraktar Bayraklı
Şüphesiz, su bastığı zaman sizi gemide biz taşıdık.
Bekir Sadak
(11-12) Su tastigi vakit, size bir ibret olmak uzere, anlayisli kulaklar anlasin diye suzulen gemide, sizi Biz tasimisizdir.
Celal Yıldırım
(11-12) Doğrusu biz, su iyice kabarıp taştığında size ibret ve öğüt kılmamız için ve anlayabilen kulaklar anlasın diye sizi yüzüp giden gemide taşıdık.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Bir zamanlar sular coştuğu vakit sizi gemide kuşkusuz biz taşıdık;
Diyanet İşleri
(11-12) Şüphesiz, (Nuh zamanında) su bastığı vakit, sizi gemide biz taşıdık ki, bu olayı sizin için bir uyarı yapalım ve belleyecek kulaklar da onu bellesin.
Diyanet İşleri (eski)
(11-12) Su taştığı vakit, size bir ibret olmak üzere, anlayışlı kulaklar anlasın diye süzülen gemide, sizi Biz taşımışızdır.
Diyanet Vakfi
Şüphesiz, su bastığı vakit sizi gemide biz taşıdık;
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Kuşkusuz, sular kabarınca sizi gemide biz taşıdık.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Oysa Biz, o su kabardığı zaman sizi akan gemide taşıdık.
Elmalılı Hamdi Yazır
Halbuki biz o su tuğyan ettiği vakıt sizi akan gemide taşıdık
Erhan Aktaş
Suyun taştığı günde, sizi o akıp gidende Biz taşıdık.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Suyun taştığı günde, sizi o akıp gidende Biz taşıdık.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Suyun taştığı günde, sizi o akıp gidende Biz taşıdık.
Fizilal-il Kuran
Sular kabarınca biz sizi akıp giden (gemide) taşıdık ki;
Gültekin Onan
Gerçek şu ki, su taştığı zaman, o gemide biz sizi taşıdık.
Hamdi Döndüren
Gerçekten Biz, (Nuh tufanında) sular kabarıp taşınca, sizi gemide taşıdık.
Hasan Basri Çantay
Hakıykat, (her yanı) su basdığı (mu'tad haddini aşdığı) zaman sizi gemide biz taşıdık.
Hasib Asutay
Şüphesiz su kabardığı zaman, o gemide biz sizi taşıdık; (4) (4. Nuh tufanı zamanında.)
Hayrat Neşriyat
(Nûh tûfânında her tarafı) su bastığında, şübhesiz ki biz sizi akıp giden (gemi)de taşıdık.
İbni Kesir
Gerçekten su bastığı zaman sizi; Biz, taşıdık gemide.
Mehmet Okuyan
Şüphesiz ki su azgınlaştığı zaman sizi gemide biz taşımıştık.
Muhammed Esed
(Ve) bakın: (Nuh tufanının) suları bütün bentleri aşıp patladığında sizi o gemi ile Biz (güvenli bölgelere) taşıdık,
Mustafa İslamoğlu
Şüphesiz o su çığrından çıkıp tuğyan ettiğinde sizi gemide taşıyan Bizdik;
Ömer Nasuhi Bilmen
(11-12) Şüphe yok ki, su taştığı zaman sizi o akan gemiye Biz yükledik. Onu (o necâtı) sizin için bir ibret kılmamız için ve hıfzeden kulakların onu anlamaları için (öyle yaptık).
Ömer Öngüt
Su iyice kabarıp taştığı vakit, şüphesiz ki yüzüp giden gemide sizi biz taşıdık.
Suat Yıldırım
(11-12) Unutmayın ki Nûh zamanında, sular taştığı vakit, sizi (varlığınıza vesile olan atalarınızı) emniyetli gemide Biz taşımıştık! Onu sizin için hem bir ibret vesilesi kılalım, hem de can kulağı ile dinleyip ders alanlar iyice bellesinler diye böyle yapmıştık.
Süleyman Ateş
Su(lar) kabarınca biz sizi, akıp giden (gemi)de taşıdık.
Süleymaniye Vakfı
(Yeryüzünü) sular basınca sizi /sizin atalarınızı gemide biz taşıdık.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Sular kabarınca (Nuh'un halkından) sizin gibi olanları gemide Biz taşıdık.
Şaban Piriş
Sular taştığı zaman sizi gemide biz taşıdık.
Tefhim-ul Kuran
Gerçek şu ki, su taştığı zaman, o gemide biz sizi taşıdık:
Ümit Şimşek
Sular taştığında sizi gemiye bindirdik:
Yaşar Nuri Öztürk
Su azıp köpürdüğünde, biz sizi o akıp gidende taşıdık,
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Su aşıb-daşdıqda Biz sizi üzən gəmidə daşıdıq.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Həqiqətən, hər tərəfi su basdığı zaman (Nuhun tufanı qopduqda) sizi gəmiyə Biz daşıdıq.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Als das Wasser bei der Sintflut über das Maß anstieg, trugen Wir eure Vorfahren auf der Arche dahin,
Almanca — Der Edle Quran
Gewiß, als das Wasser das Maß überschritt, trugen ja Wir euch auf dem fahrenden (Schiff),
Almanca — M. A. Rassoul
Siehe, als das Wasser schwoll, da trugen Wir euch auf dem Schiff
Almanca — Muhammad Zaidan
Gewiß, als das Wasser überflutete, trugen WIR euch in der Schwimmenden,
English (26)
Abdel Khalek Himmat
When the water gained advantage on the kingdom of the shore and inundated the land, We carried you in the Ark which We kept afloat;
Abdul Haleem
But when the Flood rose high, We saved you in the floating ship,
Abdullah Yusuf Ali
We, when the water (of Noah's Flood) overflowed beyond its limits, carried you (mankind), in the floating (Ark),
Abul A'la Maududi
Verily when the water rose to great heights, We bore you upon a floating vessel (i.e. the Ark)
Aisha Bewley
When the waters rose We carried you in the ship
Al-Hilali & Khan
Verily, when the water rose beyond its limits [Nûh’s (Noah) Flood], We carried you (mankind) in the floating [ship that was constructed by Nûh (Noah)]
Ali Quli Qarai
Indeed when the Flood rose high, We carried you in a floating ark,
Amatul Rahman Omar
(Similarly Noah was disobeyed) and no sooner did the water (begin to) rise high than We carried (people like) you in the floating Ark.
Arthur John Arberry
Lo, when the waters rose, We bore you in the running ship
Bijan Moeinian
Remember the favor of your Lord Who carried you on the Arc (of Noah) as the water rose high as a reminder. …
E. Henry Palmer
Verily, we, when the water surged, bore you on it in a sailing ship,
Edip-Layth
When the water flooded, We carried you on the vessel.
George Sale
When the water of the deluge arose, We carried you in the ark which swam thereon;
Hamid S. Aziz
Surely We bore you (mankind) up in the Ark when the water rose high,
Mahmoud Ghali
Surely, as soon as the water (s) overflowed, (Literally: was inordinate) We carried you in the running ship.
Marmaduke Pickthall
Lo! when the waters rose, We carried you upon the ship
Mohamed Ahmed - Samira
When the water rose in flood, We bore you in the ark,
Muhammad Asad
[And] behold: when the waters [of Noah's flood] burst beyond all limits, it was We who caused you to be borne [to safety] in that floating ark,
Mustafa Khattab
Indeed, when the floodwater had overflowed, We carried you[1] in the floating Ark ˹with Noah˺,
Progressive Muslims
And when the water flooded, We carried you on the vessel.
Sahih International
Indeed, when the water overflowed, We carried your ancestors in the sailing ship
Sam Gerrans
When the water had burst all bounds, We bore you in the ship
Shabbir Ahmed
Behold! When waters topped the levels, We carried you upon the watercraft.
Syed Vickar Ahamed
Verily, when the water (of Nuh's Flood) overflowed beyond its limits, We carried you (mankind) in the floating Ark,
Taqi Usmani
When the water overflowed (in the Deluge of NūH), We let you (O mankind,) board the floating ship,
The Monotheist Group
And when the water flooded, We carried you on the vessel.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Cʹest Nous qui, quand lʹeau déborda, vous avons chargés sur lʹArche
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Birastî gava avê (her alî) da ber xwe û bilind bû, Me hûn di keştiyê de hilgirtin…
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Maar toen het water overstroomde droegen Wij jullie op het vaartuig
Hollandaca — Salomo Keyzer
Toen het water van den zondvloed steeg, bewaarden wij u in de drijvende ark,
Hollandaca — Siregar
Voorwaar, toen het water overstroomde, droegen Wij jullie (voorvader Nôeh en zijn familie) in het vaartuig (de ark).
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Поистине, Мы [Аллах], когда вода стала разливаться (во время большого потопа), понесли вас [ваших предков] в плавучей [в ковчеге],
Rusça — Osmanov
Воистину, когда вода стала разливаться, Мы посадили вас в ковчег,
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
När vattenmassorna sprängde alla hinder lät Vi arken bära er.