Oraya atıldıklarında, onun kaynarken çıkardığı korkunç uğultuyu işitirler.
اِذَٓا اُلْقُوا فِيهَا سَمِعُوا لَهَا شَهِيقًا وَهِيَ تَفُورُ
iƶā ulḳū fīhā semiǔ lehā şehīḳan ve hiye tefūru
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Oraya atıldılar mı duyarlar ki cehennem, kesik kesik nefes almada ve coşup kaynıyor o.
Abdulkadir Gölpınarlı
Oraya atıldılar mı duyarlar ki cehennem, kesik kesik nefes almada ve coşup kaynıyor o.
Adem Uğur
Oraya atıldıklarında, onun kaynarken çıkardığı uğultuyu işitirler.
Ahmed Hulusi
Onun içine atıldıklarında, o kaynayarak fışkırırken, onun gümbürtüsünü işitirler!
Ahmet Tekin
Onlar Cehennem’e atıldıklarında, onun kaynarken çıkardığı uğultuya, homurtuya kulak verirler.
Ahmet Varol
Oraya atıldıklarında onun kaynarken çıkardığı korkunç sesini duyarlar.
Ali Bulaç
İçine atıldıkları zaman, kaynayıp feveran ederken onun korkunç homurtusunu işitirler.
Ali Fikri Yavuz
İçine atıldıkları zaman, cehennemin korkunç sesini işitirler ki, (kendilerini) kaynatıyordur.
Ali Rıza Safa
İçine atıldıklarında, onun kaynarken çıkardığı uğultuyu duyacaklardır.
Bayraktar Bayraklı
Onlar cehenneme atıldıklarında, onun kaynarken çıkardığı sesi duyacaklar.
Bekir Sadak
Oraya atildiklari zaman, onun kaynarken cikardigi ugultuyu isitirler.
Celal Yıldırım
Oraya itilip atılacakları zaman kaynayıp uğuldamanın kötü sesini işitirler.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Oraya atıldıklarında, onun kaynarken çıkardığı uğultuyu işitirler.
Diyanet İşleri
Oraya atıldıklarında, onun kaynarken çıkardığı korkunç uğultuyu işitirler.
Diyanet İşleri (eski)
Oraya atıldıkları zaman, onun kaynarken çıkardığı uğultuyu işitirler.
Diyanet Vakfi
Oraya atıldıklarında, onun kaynarken çıkardığı uğultuyu işitirler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Oraya atıldıklarında, onun kaynarken çıkardığı uğultuyu işitirler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
İçine atıldıklarında onun kaynarken çıkan hıçkırışını işitirler.
Elmalılı Hamdi Yazır
İçine atıldıkları vakıt onun öyle bir hıçkırışını işidirler ki feveran ediyordur.
Erhan Aktaş
Oraya atıldıklarında, onun kaynayan korkunç sesini duyarlar
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Oraya atıldıklarında, onun kaynayan korkunç sesini duyarlar
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Oraya atıldıklarında, onun kaynayan korkunç sesini duyarlar.
Fizilal-il Kuran
Oraya atıldıklarında onun kaynarken çıkardığı uğultuyu işitirler.
Gültekin Onan
İçine atıldıkları zaman, kaynayıp feveran ederken onun korkunç homurtusunu işitirler.
Hamdi Döndüren
Oraya atıldıkları zaman, onun kaynarken çıkardığı öfkeli homurtuyu işitirler.
Hasan Basri Çantay
Onun içine atıldıkları zaman onun kaynar haldeki bed sesini işitdiler (işidirler).
Hasib Asutay
Oraya atıldıklarında, onun kaynarken uğultusunu işitirler. (3) (3. Burada ve bundan sonra, metinde 'dili geçmiş' kullanılması, gerçekleşmenin ilahi ilimde kesin olması yüzündendir.)
Hayrat Neşriyat
Oraya atıldıkları zaman, onun şiddetli homurdanmasını işitirler; çünki o kaynıyordur!
İbni Kesir
Oraya atıldıklarında; onun kaynarken çıkardığı uğultuyu işitirler.
Mehmet Okuyan
Onlar oraya atıldıklarında, kaynarken (cehennemin) korkunç sesini duyacaklardır.
Muhammed Esed
Onlar, (cehennem)e atıldıklarında, onun kaynarken çıkardığı sesi duyacaklar,
Mustafa İslamoğlu
Onlar oraya atıldıklarında, onun kaynayış homurtusunu işitecekler;
Ömer Nasuhi Bilmen
Oraya atıldıkları zaman onun için bir hıçkırık işitmiş olurlar ve o, kaynar bir haldedir.
Ömer Öngüt
Oraya atıldıklarında, onun kaynarken çıkardığı korkunç uğultusunu işitirler.
Suat Yıldırım
Onlar oraya atılınca, cehennemin müthiş homurtusunu, kaynaya kaynaya çıkardığı uğultuyu işitirler.
Süleyman Ateş
Oraya atıldıkları zaman onun öfkeli homurtusunu işitirler, kaynıyor:
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Oraya atıldıklarında, alevler saçarken çektiği havanın uğultusunu işitirler.
Şaban Piriş
Oraya atıldıkları zaman, onun kaynarken çıkardığı uğultuyu duyarlar.
Tefhim-ul Kuran
İçine atılıp bırakıldıkları zaman, o kaynayıp feveran ederken onun korkunç homurtusunu işitirler.
Ümit Şimşek
Oraya atıldıklarında Cehennemin gürleyişini işitirler ki, kaynayıp duruyor.
Yaşar Nuri Öztürk
Onun içine atıldıklarında, onun derinden gelen sesini işitirler. Feveran etmektedir o.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Onlar oraya vasil ediləndə onun dəhşətli uğultuyla qaynadığını eşidəcəklər.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Onlar (özləri kimi kafirlərlə) qaynayan Cəhənnəmə atıldıqları zaman onun dəhşətli uğultusunu eşidəcəklər!
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Wenn sie hineingeworfen werden, hören sie ihr schreckliches Heulen, wie sie brodelt und überkocht.
Almanca — Der Edle Quran
Wenn sie hineingeworfen werden, hören sie von ihr stoßweises Aufheulen, während sie brodelt.
Almanca — M. A. Rassoul
Wenn sie hin eingeworfen werden, dann werden sie sie aufheulen hören, während sie in Wallung gerät.
Almanca — Muhammad Zaidan
Wenn sie in sie hineingeworfen werden, hören sie von ihr Geschrei, während sie überkocht.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
When cast therein they hear it breathing vengeance with fierceness and rage.
Abdul Haleem
They will hear it drawing in its breath when they are thrown in. It blazes forth,
Abdullah Yusuf Ali
When they are cast therein, they will hear the (terrible) drawing in of its breath even as it blazes forth,
Abul A'la Maududi
When they will be cast into it, they will hear it roar as it boils,
Aisha Bewley
When they are flung into it they will hear it gasping harshly as it seethes.
Al-Hilali & Khan
When they are cast therein, they will hear the (terrible) drawing in of its breath as it blazes forth.
Ali Quli Qarai
When they are thrown in it, they hear it blaring, as it seethes,
Amatul Rahman Omar
When they are cast therein they will hear its roaring and a loud moaning while it heaves up (boiling with them).
Arthur John Arberry
When they are cast into it they will hear it sighing, the while it boils
Bijan Moeinian
Anytime that the disbelievers are thrown into Hell they will hear its roaring as it boils up.
E. Henry Palmer
When they shall be cast therein they shall hear its braying as it boils -
Edip-Layth
When they are thrown therein, they hear its furor as it boils.
George Sale
When they shall be thrown thereinto, they shall hear it bray like an ass; and it shall boil,
Hamid S. Aziz
When they shall be cast therein, they shall hear a loud gasp as it swells,
Mahmoud Ghali
When they are cast into it, they will hear it sighing, as it is boiling over.
Marmaduke Pickthall
When they are flung therein they hear its roaring as it boileth up,
Mohamed Ahmed - Samira
When they are cast into it, they will hear it roar and raging
Muhammad Asad
When they are cast into that [hell], they will hear its breath indrawing as it boils up,
Mustafa Khattab
When they are tossed into it, they will hear its roaring as it boils over,
Progressive Muslims
When they are thrown therein, they hear its furor as it boils.
Sahih International
When they are thrown into it, they hear from it a [dreadful] inhaling while it boils up.
Sam Gerrans
When they are cast therein, they hear its inhaling as it boils up,
Shabbir Ahmed
When they are flung into Hell, they will hear and feel its fury as it fumes.
Syed Vickar Ahamed
When they are cast therein, they will hear the (terrible) sighing of its breath even as it blazes forth,
Taqi Usmani
When they will be thrown in it, they will hear a terrible sound from it, and it will be boiling,
The Monotheist Group
When they are cast therein, they hear its furor as it boils.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Quand ils y seront jetés, ils lui entendront un gémissement, tandis quʹil bouillonne.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Gava ew (kafir) di cehnemê tên werkirin, dengekî bihêrs î kirêt jê tê û ew di nav xwe de dikele.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Wanneer zij erin geworpen worden horen zij het gekreun ervan terwijl zij overkookt.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Als zij daarin zullen geworpen worden, zullen zij het hooren balken als een ezel, en het zal vreeselijk branden. (En indien zij vernietigd konden worden, zou zijne woede hen vernietigen).
Hollandaca — Siregar
En wanneer zij daarin geworpen worden, dan horen zij een afschrikwekkend gebrul ervan, terwijl zij (de Hel) raast.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Когда бросают их [этих неверующих] в нее [Геенну], слышат они ее (злобный) рев, и она кипит (огнем).
Rusça — Osmanov
Когда их бросают в ад, они слышат, как ревет огонь,
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Och när de kastas i detta (helvete) hör de det rossla och ryta, kokande av vrede,