Neredeyse cehennem öfkeden çatlayacaktır! Oraya her bir topluluk atıldıkça oranın bekçileri onlara, "Size bir uyarıcı gelmemiş miydi?" diye sorarlar.

تَكَادُ تَمَيَّزُ مِنَ الْغَيْظِ كُلَّمَا اُلْقِيَ فِيهَا فَوْجٌ سَاَلَهُمْ خَزَنَتُهَا اَلَمْ يَأْتِكُمْ نَذِيرٌ

tekādu temeyyezu mine l-ğayZi kullemā ulḳiye fīhā fevcun seelehum ḣazenetuhā e lem ye'tikum neƶīrun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1تَكَادُtekāduك و دneredeyse, az daha (?)neredeyse
2تَمَيَّزُtemeyyezuم ي زBir şeyi ayırmak, uzaklaştırmak veya kenara koymak, bir şeyi çıkarmak veya ayırmak, koparmak, ayırt etmek/ayrım yapmak/ayırt etmek/farklı olmak, parçalamak, bir şeyden çekilmek, kaydırmak veya ayrılmak.çatlayacak
3مِنَmine-den
4الْغَيْظِl-ğayZiغ ي ظkızdırmak, öfkelendirmek, kışkırtmak, kafasını karıştırmak, sinirlendirmek, öfke, hiddet, şiddet, sıkıntı; tencereöfke-
5كُلَّمَاkullemāك ل ل1. Tüm, bütün, tamlık, bütünlük 2. babasını ve çocuğunu kaybetmek, doğrudan mirasçısı bulunmamak, bitkin düşmek, yorgun, zayıf olmak; sadece uzak ilişkileri bulunmak Türkçe’ye girmiş türevler : küllî, külli yevmin, külliyat, külliye, külliyen, külliyet, külliyetliher biri
6اُلْقِيَulḳiyeل ق يKarşılaşmak, bir şeyle karşılaşmak, rastlamak, bulmak, bir şeyin farkına varmak, görmek, tesadüfen rastlamak, tecrübe etmek, uğramak, maruz kalmak, katlanmak, yaslanmak, almak, yüzleşmek, bir şeyin yönüne doğru gitmek veya yönünde ilerlemek.atıldıkça
7فِيهَاfīhāonun içine
8فَوْجٌfevcunف و جŞişmanlamak/yağlanmak/iri/büyük olmak. Naqatun fai'jun - şişman ve iri bir dişi deve. Faujun - kişilerin topluluğu, parti/birlik/topluluk/grup/kalabalık/bant/ordu, bir lideri takip eden insanlar, topluluk.topluluk
9سَاَلَهُمْseelehumس ا لakmak, dökülmek, sızmak, akıtmak, soruşturmak, sormak, dilenmekonlara sordu(lar)
10خَزَنَتُهَاḣazenetuhāخ ز نBir şeyi bir yerde saklamak/depolamak/korumak/muhafaza etmek, bir şeyi birinden saklamak veya gizlemek, fakirlikten sonra zengin/yeterli olmak, bir şeyin en yakınını almak.onun bekçileri
11اَلَمْe lem
12يَأْتِكُمْye'tikumا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmeksize gelmedi mi?
13نَذِيرٌneƶīrunن ذ رadamak, adak adamak, uyarmak, ikazda bulunmak, sakındırmak, gönüllü olarak söz vermek, hediye sunmak. nadhiir - uyarıcı, felaketten haberdar eden ve uzak tutan, uyaran ve tedbirli olmaya sevk eden.bir uyarıcı

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Neredeyse hışmından patlayıp dağılacak; ona, her bölük atıldıkça muhâfız memûrları onlara sorarlar: Size bir korkutucu gelmedi mi?

Abdulkadir Gölpınarlı

Neredeyse hışmından patlayıp dağılacak; ona, her bölük atıldıkça muhâfız memûrları onlara sorarlar: Size bir korkutucu gelmedi mi?

Adem Uğur

Neredeyse cehennem öfkesinden çatlayacak! Her ne zaman oraya bir topluluk atılsa, onun bekçileri onlara: Size, (bu azap ile) korkutucu bir peygamber gelmemiş miydi? diye sorarlar.

Ahmed Hulusi

Gayzından (şiddetli taşmasından) neredeyse çatlayacak haldedir! Onun içine her bir bölük atıldıkça, muhafızları onlara: "Size bir uyarıcı gelmedi mi?" diye sorar.

Ahmet Tekin

Neredeyse cehennem öfkesinden, hışmından çatlayacak. Her grubun cehenneme atılışında, cehennemin bekçileri onlara: 'Size, sorumluluğu, hesabı ve cezayı hatırlatan uyarıcı, peygamber gelmedi mi?' diye sorarlar.

Ahmet Varol

Öfkesinden nerdeyse çatlayacaktır. Her bir topluluk oraya atıldıkça bekçileri onlara: 'Size bir uyarıcı gelmedi mi?' diye sorarlar.

Ali Bulaç

Öfkesinin şiddetinden neredeyse patlayıp parçalanacak. Her bir grup içine atıldığında, bekçileri onlara sorar: "Size bir uyarıcı gelmedi mi?"

Ali Fikri Yavuz

Nerde ise (kâfirlere) öfkesinden çatlayacak olur. (Kâfirlerden) bir topluluk, onun içine her atıldıkça, cehennem bekçileri o kâfirlere sorarlar: “- Size, azab ile korkutan bir peygamber gelmedi mi?”

Ali Rıza Safa

Öfkesinden neredeyse çatlayacak gibidir. Her küme oraya atıldığında, onun bekçileri soracaklar: "Size uyarıcı gelmedi mi?"

Bayraktar Bayraklı

Neredeyse öfkeden çatlayacak! Her ne zaman oraya bir grup atılsa, onun bekçileri onlara, "Size uyarıcı bir peygamber gelmemiş miydi?" diye soracaklar.

Bekir Sadak

Nerede ise ofkesinden paralanacak! Icine her bir toplulugun atilmasinda, bekcileri onlara: «Size bir uyarici gelmemis miydi?» diye sorarlar.

Celal Yıldırım

Neredeyse öfkeli köpürmesinden patlayıp paralanacak. Oraya ne kadar bir bölük insan itilip atılırsa, bekçileri onlara : «Size bir uyarıcı peygamber gelmedi mi ?» derler.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Cehennem neredeyse öfkesinden çatlayacak! Oraya her bir grup atıldıkça, muhafızları onlara, “Size bir uyarıcı gelmemiş miydi?” diye sorarlar.

Diyanet İşleri

Neredeyse cehennem öfkeden çatlayacaktır! Oraya her bir topluluk atıldıkça oranın bekçileri onlara, "Size bir uyarıcı gelmemiş miydi?" diye sorarlar.

Diyanet İşleri (eski)

Nerede ise öfkesinden paralanacak! İçine her bir topluluğun atılmasında, bekçileri onlara: 'Size bir uyarıcı gelmemiş miydi?' diye sorarlar.

Diyanet Vakfi

Neredeyse cehennem öfkesinden çatlayacak! Her ne zaman oraya bir topluluk atılsa, onun bekçileri onlara: Size, (bu azap ile) korkutucu bir peygamber gelmemiş miydi? diye sorarlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Az daha öfkeden çatlayacak. Her ne zaman oraya bir topluluk atılsa, onun bekçileri onlara: «Size korkutucu bir peygamber gelmemiş miydi?» diye sorarlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hemen hemen öfkeden patlayacak gibi bir hale gelir, içine bir alay atıldıkça her defasında onun bekçileri onlara: "Size gocundurucu (uyarıcı) bir peygamber gelmedi mi?" diye sorarlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hemen hemen öfkeden patlıyacak gibi bir hale gelir, içine bir alay atıldıkça her def'asında onlara onun bekçileri "size kocundurucu bir Peygamber (bir nezir) gelmedi mi?" diye sorarlar.

Erhan Aktaş

Neredeyse öfkesinden çatlayacak gibi olur. Oraya her grup atıldığında, onun bekçileri onlara: "Size uyarıcı gelmedi mi?" diye sorar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Neredeyse öfkesinden çatlayacak gibi olur. Oraya her grup atıldığında, onun bekçileri onlara: "Size uyarıcı gelmedi mi?" diye sorar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Neredeyse öfkesinden çatlayacak gibi olur. Oraya her grup atıldığında, onun bekçileri onlara: "Size uyarıcı gelmedi mi?" diye sorar.

Fizilal-il Kuran

Neredeyse cehennem öfkesinden çatlayacak! Her topluluk onun içine atıldıkça cehennem bekçileri onlara; «Size bir uyarıcı gelmedi mi?» diye sorarlar.

Gültekin Onan

Öfkesinin şiddetinden neredeyse patlayıp parçalanacak. Her bir grup içine atıldığında, bekçileri onlara sorar: "Size bir uyarıcı gelmedi mi?"

Hamdi Döndüren

Cehennem neredeyse öfkesinden çatlayacak! Her topluluk oraya atılınca, onun bekçileri onlara, “Size bir uyarıcı gelmedi mi?” diye sorarlar.

Hasan Basri Çantay

Öfkesinden hemen hemen çatlayacak gibi olur o. (Onlardan) her güruh, içine atıldıkça kendilerine bekçileri sordular (sorarlar): "Size, (bu) azab ile korkutan (bir peygamber) gelmedi mi?"

Hasib Asutay

Neredeyse (cehennem) öfkesinden çatlayacak! Her ne zaman oraya bir topluluk atılırsa, onun bekçileri onlara, 'Size bir uyarıcı gelmemiş miydi?' diye sorarlar.

Hayrat Neşriyat

Nerede ise öfkeden çatlayacak! Ne zaman oraya bir topluluk atılsa, (Cehennemin)bekçileri onlara: 'Size (bu azâbı haber veren) bir korkutucu gelmedi mi?' diye sorar.

İbni Kesir

Nerede ise öfkesinden çatlayacak gibi olur. Her bir topluluk ona atıldığında, bekçileri onlara sorarlar: Size bir uyarıcı gelmedi mi?

Mehmet Okuyan

(O cehennem) neredeyse öfkeden çatlayacak! Oraya (cehenneme) her bir grup atıldığında, (cehennemin) bekçileri onlara “Size bir uyarıcı gelmemiş miydi?” diye soracaklar.

Muhammed Esed

neredeyse öfke ile patlarcasına (çıkardığı sesi); (ve) her grup (günahkarın) oraya her atılışında, bekçiler onlara soracak: "Size hiç uyarıcı gelmemiş miydi?"

Mustafa İslamoğlu

neredeyse öfkeden patlayacak... Günahkarların atıldığı her seferinde bekçiler, "Size bir uyarıcı gelmemiş miydi?" diye soracaklar.

Ömer Nasuhi Bilmen

(8-9) Az kalır ki, (cehennem) öfkesinden dolayı parçalansın, her ne vakit, içine bir tâife atılınca onlara cehennem bekçileri sormuş olurlar ki: «Sizlere bir korkutucu (Peygamber) gelmedi mi?» Derler ki: «Evet.. Muhakkak ki bize bir korkutucu (peygamber) geldi, fakat biz tekzîp ettik ve dedik ki: «Allah bir şey indirmemiştir.» «Siz başka değil, ancak büyük bir sapıklık içindesiniz.»

Ömer Öngüt

Cehennem neredeyse öfkesinden çatlayacak! Her topluluk onun içine atıldıkça, onun bekçileri onlara: "Size bir uyarıcı gelmemiş miydi?" diye sorarlar.

Suat Yıldırım

Cehennem, öfkesinden neredeyse çatlayacak haldedir. Ne zaman oraya yeni bir kafile atılsa, oranın bekçileri: "Sizi uyaran bir peygamber dâveti size ulaşmadı mı?" diye sorarlar.

Süleyman Ateş

Neredeyse öfkeden çatlayacak. Her topluluk onun içine atıldıkça onun bekçileri, onlara: "Size bir uyarıcı gelmedi mi?" diye sordu(lar).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sanki öfkesinden çatlayacak gibidir. Her bir bölük Cehenneme atılırken bekçiler onlara: "Size bir uyarıcı gelmedi mi?" diye sorarlar.

Şaban Piriş

Neredeyse öfkeden paramparça olacak, ne zaman oraya bir grup atılsa, oranın bekçileri onlara sorar: -Size bir uyarıcı gelmedi mi?

Tefhim-ul Kuran

Öfkesinin şiddetinden neredeyse patlayıp parçalanacak. Her bir grup içine atıldığında, bekçileri onlara sorar: «Size bir uyarıcı, korkutucu gelmedi mi?»

Ümit Şimşek

Öfkeden parçalanacak gibi! Herbir bölük oraya atıldıkça, bekçileri onlara sorar: 'Size uyarıcı gelmemiş miydi?'

Yaşar Nuri Öztürk

Öfkesinden çatlayacak hale gelir. İçine bir güruh atıldıkça, onun bekçileri bunlara sorarlar: "Size hiçbir uyarıcı gelmedi mi?"

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Cəhənnəm, qəzəbindən az qala parçalansın. Hər dəfə bir dəstə oraya atılarkən Cəhənnəmin gözətçiləri onlardan soruşacaqlar: “Məgər sizə xəbərdarlıq edən bir peyğəmbər gəlməmişdi?”

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

O, (kafirlərə olan) qeyzindən az qala parça-parça olsun. Hər hansı bir tayfa ora (Cəhənnəmə) atıldıqca onun gözətçiləri onlardan (məzəmmətlə): ″Məgər sizə (Allahın əzabı ilə) qorxudan bir peyğəmbər gəlməmişdimi?″ – deyə soruşacaqlar.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Fast würde sie zerbersten vor Wut. Wenn eine neue Gruppe hineingeworfen wird, werden die Höllenhüter sie fragen: ʺIst kein Warner zu euch gekommen?ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Beinahe würde sie vor Grimm bersten. Jedesmal, wenn eine Schar hineingeworfen wird, werden ihre Wärter sie fragen: ʺIst zu euch denn kein Warner gekommen?ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Fast möchte sie bersten vor Wut. Sooft eine Schar hineingeworfen wird, werden ihre Wächter sie fragen: ʺIst denn kein Warner zu euch gekommen?ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Beinahe platzt sie vor Wut. Immer wieder wenn eine Gruppe in sie hineingeworfen wird, werden diese von ihren Beauftragten gefragt: ʺKam zu euch etwa kein Warner?!ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Almost boiling in resentment in the rage of distemper; as often as a fresh group is thrown within, its keepers ask them: "did you not receive Messenger who was a spectacle and a warning to you all?"

Abdul Haleem

almost bursting with rage. Its keepers will ask every group that is thrown in, ‘Did no one come to warn you?’

Abdullah Yusuf Ali

Almost bursting with fury: Every time a Group is cast therein, its Keepers will ask, "Did no Warner come to you?"

Abul A'la Maududi

as though it will burst with rage. Every time a multitude is cast into it, its keepers will ask them: "Did no warner come to you?"

Aisha Bewley

It all but bursts with rage. Each time a group is flung into it its custodians will question them: ‘Did no warner come to you?’

Al-Hilali & Khan

It almost bursts up with fury. Every time a group is cast therein, its keeper will ask: "Did no warner come to you?"

Ali Quli Qarai

almost exploding with rage. Whenever a group is thrown in it, its keepers will ask them, ‘Did there not come to you any warner?’

Amatul Rahman Omar

It almost bursts with the intense fury (of the fire). As often as a host (of wrongdoers) is cast into it, its wardens will ask them, `Did no Warner come to you (from the Lord)?'

Arthur John Arberry

and wellnigh bursts asunder with rage. As often as a troop is cast into it, its keepers ask them, 'Came there no warner to you?';

Bijan Moeinian

The Hell Keepers will ask them in rage: "Did not anybody warn you of this moment?"

E. Henry Palmer

it will well-nigh burst for rage! Whenever a troop of them is thrown in, its treasurers shall ask them, 'Did not a warner come to you?'

Edip-Layth

It almost explodes from rage. Whenever a group is thrown therein, its keepers would ask them: "Did you not receive a warner?"

George Sale

and almost burst for fury. So often as a company of them shall be thrown therein, the keepers thereof shall ask them, saying, did not a warner come unto you?

Hamid S. Aziz

Almost bursting for fury. Whenever a group is cast into it, its keeper shall ask them, "Did there not come to you a Warner?"

Mahmoud Ghali

It would almost burst (asunder) with rage. Whenever a troop is cast into it, its keepers ask them, "Has no Warner come up to you?"

Marmaduke Pickthall

As it would burst with rage. Whenever a (fresh) host is flung therein the wardens thereof ask them: Came there unto you no warner?

Mohamed Ahmed - Samira

As though it would burst with fury. Every time a crowd is thrown into it, its wardens will ask: "Did no warner come to you?"

Muhammad Asad

well-nigh bursting with fury; [and] every time a host [of such sinners] is flung into it, its keepers will ask them, "Has no warner ever come to you?"

Mustafa Khattab

almost bursting in fury. Every time a group is cast into it, its keepers will ask them, "Did a warner not come to you?"

Progressive Muslims

It almost explodes from rage. Whenever a group is thrown therein, its keepers would ask them: "Did you not receive a warner"

Sahih International

It almost bursts with rage. Every time a company is thrown into it, its keepers ask them, "Did there not come to you a warner?"

Sam Gerrans

Almost bursting with rage. Whenever a crowd is cast therein, the keepers thereof ask them: “Came there not to you a warner?”

Shabbir Ahmed

As if it would burst with rage. Whenever a group is cast in it, the guardians of Hell will ask them, "Did you not receive a Warner?"

Syed Vickar Ahamed

It almost flares up in fury: Every time a group is cast therein, its keepers will ask, "Did no warner come to you?"

Taqi Usmani

seeming as if it will burst out of fury. Whenever a group is thrown into it, its keepers will say to them, "Had no warner come to you?"

The Monotheist Group

It almost explodes from rage. Whenever a group is thrown therein, its keepers would ask them: "Did you not receive a warner?"

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Peu sʹen faut que, de rage, il nʹéclate. Toutes les fois quʹun groupe y est jeté, ses gardiens leur demandent: ʺQuoi! ne vous est-il pas venu dʹavertisseur?ʺ

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Cehenem ji hêrsa xwe hindik dimîne ku xwe bixwe û ji hev biteqe! Çi gava melayîket komekê ji kafiran diavêjinê, zebaniyên wê ji wan dipirsin; erê ma ji bo we pêxamber nehatibûn (ku ji ezabê vê rojê we bitirsînin)?

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zij barst bijna van woede. Telkens als er een groep in wordt geworpen vragen haar bewakers: ʺIs er geen waarschuwer tot jullie gekomen?ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zoo dikwijls eene schaar van hen daarin geworpen zal worden, zullen de wachters der hel hun vragen: Kwam er geen gezant?

Hollandaca — Siregar

Haast barst zij van woede. Telkens wanneer een groep erin wordt geworpen, vragen de wakers ervan hen: ʺIs er geen waarschuwer tot jullie gekomen?ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Готова она [Геенна] лопнуть [чуть не лопнет] от гнева (на неверующих); каждый раз, когда сбрасывается [сталкивается] в нее толпа (людей), спрашивают ее стражи [ангелы] (у них, ругая их): «Разве к вам не приходил (предостерегающий об этом наказании) увещеватель [пророк от Аллаха]?»

Rusça — Osmanov

он готов извергнуться от ярости. Каждый раз, когда туда заключают толпу людей, стражи спрашивают их: ʺРазве к вам не приходил увещеватель?ʺ

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

ja, nära att sprängas i stycken av ursinne; och varje gång en hop (syndare) störtas ned i det skall vakterna fråga dem: ʺKom ingen till er för att varna er?ʺ