Münafikun Suresi 6. Ayet — Elfaz
Onlara bağışlama dilesen de, dilemesen de onlar için birdir. Allah, onları asla bağışlamayacaktır. Çünkü Allah, fasıklar topluluğunu doğru yola iletmez.
2عَلَيْهِمْǎleyhimonlaraHarf-i Cer+Zamir
3اَسْتَغْفَرْتَe steğfertemağfiret dilesen deTesviye (Eşitlik) Edatı+Mazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Muhatab · İstif'âl Bâbıغ ف رkorumak, örtmek, gizlemek, siper etmek, miğfer, affetmek, bağışlamak, koruma/af dilemek
4لَهُمْlehumonlar içinHarf-i Cer+Zamir
5اَمْemya daBağlaç
6لَمْlemHarf-i Nefi
7تَسْتَغْفِرْtesteğfirmağfiret dilemesen deMuzari FiilFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Muhatab · İstif'âl Bâbıغ ف رkorumak, örtmek, gizlemek, siper etmek, miğfer, affetmek, bağışlamak, koruma/af dilemek
8لَهُمْlehumonlar içinHarf-i Cer+Zamir
9لَنْlenaslaHarf-i Nefi
10يَغْفِرَyeğfirabağışlamayacaktırMuzari FiilFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Gaibغ ف رkorumak, örtmek, gizlemek, siper etmek, miğfer, affetmek, bağışlamak, koruma/af dilemek
11اللّٰهُ(a)llahuAllahLafza-i Celal
12لَهُمْlehumonlarıHarf-i Cer+Zamir
13اِنَّinneçünküHarf-i Nasb
14اللّٰهَ(a)llaheAllahLafza-i Celal
15لَاlāHarf-i Nefi
16يَهْدِيyehdīyola iletmezMuzari FiilFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Gaibه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.
17الْقَوْمَl-ḳavmetopluluğuMarife (Belirlilik Takısı)+İsimق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâh
18الْفَاسِقِينَl-fāsiḳīneyoldan çıkanMarife (Belirlilik Takısı)+Sıfatف س قİtaatsizlik yapmak, yoldan çıkmak, emre karşı gelmek, ahlaksızca yaşamak, düzensizlik içinde olmak, kötü olmak, ahlaksız olmak, ahlaksızlık yapmak, sapkın olmak, dinsiz olmak, kötülük yapmak.