O münafıklara, "Gelin, Allah'ın Resulü sizin için bağışlama dilesin" denildiği zaman başlarını çevirirler ve sen onların büyüklük taslayarak uzaklaştıklarını görürsün.

وَاِذَا قِيلَ لَهُمْ تَعَالَوْا يَسْتَغْفِرْ لَكُمْ رَسُولُ اللّٰهِ لَوَّوْا رُؤُ۫سَهُمْ وَرَاَيْتَهُمْ يَصُدُّونَ وَهُمْ مُسْتَكْبِرُونَ

ve iƶā ḳīle lehum teǎālev yesteğfir lekum rasūlu (a)llahi levvev ru'ūsehum ve raeytehum yeSuddūne ve hum mustekbirūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاِذَاve iƶāve zaman
2قِيلَḳīleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveledendiği
3لَهُمْlehumonlara
4تَعَالَوْاteǎālevع ل وYüksek olmak, yükseltilmiş olmak, yüce olmak, yüceltilmek, yükselmek, üstesinden gelmek, gururlu olmak, üstünde olmak, yukarı çıkmak, yükselmek, rütbe veya onurda yükselmek, kaldırmak, yukarı almak, binmek, üstüne çıkmakgelin
5يَسْتَغْفِرْyesteğfirغ ف رkorumak, örtmek, gizlemek, siper etmek, miğfer, affetmek, bağışlamak, koruma/af dilemekmağfiret dilesin
6لَكُمْlekumsizin için
7رَسُولُrasūluر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risaleElçisi
8اللّٰهِ(a)llahiAllah'ın
9لَوَّوْاlevvevل و يBükmek, eğmek, döndürmek, çarpıtmak, saptırmak, inhiraf etmek, yalpalamak, yoldan çıkmakçevirirler
10رُؤُ۫سَهُمْru'ūsehumر ا سBaş, reis/komutan/hükümdar/vali/prens, kafasına vurmak, birini yönetici yapmak, yüksek rütbe/duruma gelmek, en yüksek veya en üst kısım, paranın ana/temel miktarı, başlangıç veya ilk kısım, kalabalık ve güçlü insan topluluğu.başlarını
11وَرَاَيْتَهُمْve raeytehumر ا يgörmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir). tara'ni - tara fiili ve ni zamirinden oluşan bileşik kelime - sen beni görürsün. badi al-ra'yi - yüzeysel görüş sahibi, dış görünüş, ilk düşünce, görünüşte, uygun değerlendirme olmadan. ra'yal'ain - çıplak gözle görmek, görsel yargı. ri'yun - dış görünüş, gösteriş yapmak. ru'ya - görüntü rüya. a'lam tara - işte! bak! ri'aun - ikiyüzlülük, gösteriş, görünmek için. tara'a - birbirini görmek, değerlendirmek, birbirinin görüş alanına girmek. yura'una - ikiyüzlüce aldatırlar, sahte bir görünüm takınarak.ve onları görürsün
12يَصُدُّونَyeSuddūneص د دUzaklaştırmak, saptırmak, engellemek, önlemek. Sadiidan - bir şeyden kaçınmak, geri çekilmek, yükseltmek, gürültü yapmak, bağırmak, yüksek sesle haykırmak. Saddun - engelleme, saptırma veya uzaklaştırma eylemi. Sadiid - itici olan herhangi bir şey, sıcak veya kaynar su.yüz çevirdiklerini
13وَهُمْve humve onlar
14مُسْتَكْبِرُونَmustekbirūneك ب رSert olmak, büyümek, büyük/geniş/iri olmak, ergenliğe ulaşmak, saygınlık veya rütbece yükselmek, bir şeyi büyütmek, büyüklük konusunda biriyle rekabet etmek/çekişmek, kendini yüceltmek, gururlu/kibirli/küstah davranmak, kendini mükemmel görmek, başkalarının eylemlerini aşmak, övünmek, büyük olmaya çabalamak/çalışmak, bir şeyi küçümsemek, bir şeyden küçümseyerek uzaklaşmak, kendini bir şeyden üstün tutmak.büyüklük taslarlar

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve onlara, gelin de Allah'ın Peygamberi size yarlıganma dilesin denirse başlarını sallarlar alay ederek ve görürsün ki ululuk satarak dönüp gitmedeler.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve onlara, gelin de Allahʼın Peygamberi size yarlıganma dilesin denirse başlarını sallarlar alay ederek ve görürsün ki ululuk satarak dönüp gitmedeler.

Adem Uğur

Onlara: Gelin, Allah'ın Peygamberi sizin için mağfiret dilesin, denildiği zaman başlarını çevirirler ve sen onların, büyüklük taslayarak uzaklaştıklarını görürsün.

Ahmed Hulusi

Onlara: "Gelin, Rasulullah sizin için mağfiret dilesin" denildiği vakit, başlarını çevirdiler; sen onların kendini beğenmiş benlik sahipleri olarak yüz çevirdiklerini görürsün.

Ahmet Tekin

Onlara: 'Gelin, Allah’ın Rasulü işlediğiniz günahlardan dolayı sizin için bağışlanma, koruma kalkanına alınma dilesin.' denildiği zaman, başlarını çevirirler. Büyüklük taslayarak çekip gittiklerini görürsün.

Ahmet Varol

Onlara: 'Gelin, Allah'ın Peygamberi sizin için bağışlanma dilesin' dendiğinde başlarını çevirirler ve onların büyüklük taslayarak yüz çevirdiklerini görürsün.

Ali Bulaç

Onlara: "Gelin Allah'ın Resulü sizin için mağfiret (bağışlanma) dilesin," denildiği zaman başlarını yana çevirdiler. Sen, onların büyüklük taslamışlar olarak yüz çevirmekte olduklarını görürsün.

Ali Fikri Yavuz

O münafıklara: “-Gelin, Allah’ın Rasûlü sizin için mağfiret dileyiversin.” denildiği zaman, başlarını bükerler ve görürsün ki, kibir taslayarak, (tevbeye ve özür dilemeye yanaşmıyarak) yüz çevirirler.

Ali Rıza Safa

Üstelik onlara, "Gelin; Allah'ın elçisi, sizin için bağışlanma dilesin!" denildiğinde başlarını çevirirler. Ve büyüklük taslayarak, yüz çevirdiklerini görürsün.

Bayraktar Bayraklı

Onlara, "Geliniz, Allah'ın Peygamberi sizin affınızı dilesin" dendiğinde, sinirlenerek başlarını salladıklarını, yüz çevirip kibirlendiklerini görürsün.

Bekir Sadak

Onlara: «Gelin de Allah'in peygamberi sizin icin magfiret dilesin» dendigi zaman, baslarini cevirirler; buyukluk taslayarak yuz cevirdiklerini gorursun.

Celal Yıldırım

Onlara, gelin de Allah'ın Peygamberi sizin için bağışlanma dilesin, denilince, başlarını çevirirler, büyüklük taslayarak yüzlerini döndürdüklerini görürsün.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Onlara “Gelin, Allah’ın resulü sizin için bağışlama dilesin” dendiğinde başlarını çevirirler ve büyüklük taslayarak uzaklaştıklarını görürsün.

Diyanet İşleri

O münafıklara, "Gelin, Allah'ın Resulü sizin için bağışlama dilesin" denildiği zaman başlarını çevirirler ve sen onların büyüklük taslayarak uzaklaştıklarını görürsün.

Diyanet İşleri (eski)

Onlara: 'Gelin de Allah'ın Peygamberi sizin için mağfiret dilesin' dendiği zaman, başlarını çevirirler; büyüklük taslayarak yüz çevirdiklerini görürsün.

Diyanet Vakfi

Onlara: Gelin, Allah'ın Peygamberi sizin için mağfiret dilesin, denildiği zaman başlarını çevirirler ve sen onların, büyüklük taslayarak uzaklaştıklarını görürsün.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Onlara: «Gelin, Allah'ın Resulü sizin için mağfiret dilesin.» denildiği zaman başlarını çevirirler ve onların, büyüklük taslayarak yüz çevirdiklerini görürsün.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlara: "Gelin Allah'ın Resulü sizin için bağışlanma dilesin!" denildiği zaman da başlarını bükerler ve görürsün ki büyüklük taslayarak yan çizip giderler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Onlara gelin Resulullah sizin için istiğfar ediversin denildiği zaman da başlarını bükerler ve görürsün ki kibir taslıyarak yan çizer giderler.

Erhan Aktaş

Ve onlara, "Gelin, Allah'ın Resul'ü sizin için bağışlanma dilesin." dendiği zaman; tersleyerek, büyüklük taslayıp, çekip gittiklerini görürsün.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ve onlara, "Gelin, Allah'ın Resul'ü sizin için bağışlanma dilesin." dendiği zaman; tersleyerek, büyüklük taslayıp, çekip gittiklerini görürsün.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ve onlara, "Gelin, Allah'ın Rasul'ü sizin için bağışlanma dilesin." dendiği zaman; tersleyerek, büyüklük taslayıp, çekip gittiklerini görürsün.

Fizilal-il Kuran

Münafıklara: «Gelin de Allah'ın Rasulü sizin için bağışlanma dilesin denildiği zaman, başlarını çevirirler ve onların, büyüklük taslayarak yüz çevirdiklerini görürsün.

Gültekin Onan

Onlara: "Gelin Tanrı'nın Resulü sizin için mağfiret (bağışlanma) dilesin" denildiği zaman başlarını yana çevirdiler. Sen, onların büyüklük taslamışlar olarak yüz çevirmekte olduklarını görürsün.

Hamdi Döndüren

Onlara, “Gelin, Allah’ın elçisi sizin için mağfiret dilesin!” denildiği zaman başlarını çevirirler. Sen, onların büyüklük taslayarak uzaklaştıklarını görürsün.

Hasan Basri Çantay

Onlara "Gelin, Allahın peygamberi sizin için istiğfar ediversin" denildiği zaman başlarını çevirdiler. Gördün ki onlar (özür dilemeyi bile) kibirlerine yediremeyerek haala yüz döndürüyorlar.

Hasib Asutay

(Resulüm!) Onlara, 'Gelin, Allah'ın peygamberi size bağışlama dilesin ' denildiği zaman başlarını çevirirler ve onların, büyüklük taslayarak yüz çevirdiklerini görürsün.

Hayrat Neşriyat

Hem onlara (o münâfıklara): 'Gelin! Allah’ın Resûlü sizin için mağfiret dilesin!' denildiği zaman, başlarını çevirirler. Ve (sen) onları görürsün ki, kendileri büyüklük taslayan kimseler olarak yüz çeviriyorlar!

İbni Kesir

Onlara; gelin, Allah'ın peygamberi sizin için mağfiret dilesin, denildiği zaman; başlarını çevirdiler. Ve sen, onların büyüklük taslayarak yüz çevirdiklerini görürsün.

Mehmet Okuyan

Onlara “Gelin, Allah’ın Elçisi sizin için bağışlanma dilesin.” dendiği zaman başlarını çevirirler ve sen onların kibirlenerek yüz çevirdiklerini görürsün.

Muhammed Esed

Çünkü onlara: "Gelin, Allah'ın Elçisi bağışlanmanız için (Allah'a) dua edecek!" dendiği zaman başlarını çevirirler ve sen onların sahte bir kibirle nasıl çekip gittiklerini görürsün.

Mustafa İslamoğlu

Ve onlara: "Gelin, Rasulullah size mağfiret dilesin!" denildiğinde, başlarını çevirirler; ve sen onların küstahça bir kibir içinde çekip gittiklerini görürsün.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve onlara: «Geliniz, sizin için Allah'ın peygamberi istiğfarda bulunsun,» denildiği zaman başlarını çevirmiş olurlar ve onları görürsün ki, onlar böbürlenir kimseler olarak irâz ederler.

Ömer Öngüt

Onlara: "Geliniz, Resulullah sizin için mağfiret dilesin!" denildiği zaman, başlarını çevirirler ve sen onların büyüklük taslayarak uzaklaştıklarını görürsün.

Suat Yıldırım

Onlara: "Gelin, Resulullahın huzuruna varın, sizin için dua etsin, Allah’tan size af dilesin!" denildiğinde, (açıktan bir şey söyleyemediklerinden), kibirlerinden ötürü başlarını sağa sola büker, içten içe homurdanırlar ve onların kibirli bir şekilde yan çizdiklerini görürsün.

Süleyman Ateş

Onlara: "Gelin, Allah'ın Elçisi sizin için mağfiret dilesin" dendiği zaman başlarını çevirirler ve onların, büyüklük taslayarak yüz çevirdiklerini görürsün.

Süleymaniye Vakfı

Onlara: "Gelin, Allah'ın elçisi sizin için (Allah'tan) bağışlanma dilesin!" denildiğinde başlarını çevirirler. Onların kibirli bir halde uzaklaştıklarını görürsün.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Gelin, Allah'ın elçisi bağışlanmanız için dua etsin" dense başlarını çevirirler. Bakarsın ki kibirli bir halde geri çekiliyorlar.

Şaban Piriş

Onlara: -Allah'ın Resulü sizin için bağışlanma dilesin, denildiği zaman başlarını çevirip, büyüklenerek yüz çevirdiklerini görürsün.

Tefhim-ul Kuran

Onlara: «Gelin Allah'ın Resulü sizin için mağfiret (bağışlanma) dilesin,» denildiği zaman başlarını yana çevirdiler. Sen, onların büyüklük taslamışlar olarak yüz çevirmekte olduklarını görürsün.

Ümit Şimşek

Onlara 'Gelin, Allah'ın Resulü sizin için Allah'tan af dilesin' dendiği zaman başlarını çevirirler; sen onların kasılarak uzaklaştıklarını görürsün.

Yaşar Nuri Öztürk

Onlara, "Hadi gelin, Allah resulü sizin için af dilesin!" dendiğinde kafalarını öteye çevirirler. Ve sen onların böbürlenmiş bir halde dönüp gittiklerini görürsün.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlara: “Gəlin Allahın Elçisi sizin üçün bağışlanma diləsin!”– deyildiyi zaman başlarını yelləyir və sən onların özlərini dartaraq üz döndərdiklərini görürsən.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onlara: ″Gəlin Allahın Peyğəmbəri (Rəbbinizdən) sizin bağışlanmağınızı diləsin!″ –deyildiyi zaman (istehza ilə) başlarını bulayar və sən (Ya Rəsulum!) onların təkəbbürlə üz çevirdiklərini görərsən.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wenn ihnen gesagt wird: ʺKommt, damit der Gesandte Gottes um Vergebung für euch bittetʺ, drehen sie die Köpfe spöttisch um, und du siehst, wie sie sich hochmütig abwenden.

Almanca — Der Edle Quran

Und wenn zu ihnen gesagt wird: ʺKommt her, damit Allahs Gesandter für euch um Vergebung bittetʺ, drehen sie ihre Köpfe zur Seite, und du siehst sie sich hochmütig abwenden.

Almanca — M. A. Rassoul

Und wenn zu ihnen gesprochen wird: ʺKommt her, der Gesandte Allahs will für euch um Verzeihung bittenʺ, dann wenden sie ihre Köpfe zur Seite, und du siehst, wie sie sich in Hochmut abkehren.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und wenn ihnen gesagt wird: ʺKommt, damit ALLAHs Gesandter für euch um Vergebung bittet!ʺ, wenden sie ihre Köpfe weg. Und du siehst sie sich abwenden, während sie sich in Arroganz erheben.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

When they -the hypocrites- are told to come back to the Messenger to invoke, on their behalf Allah's mercy and forgiveness, they turn their heads in contempt and you see them objecting with inordinate self- esteem.

Abdul Haleem

They turn their heads away in disdain when they are told, ‘Come, so that the Messenger of God may ask forgiveness for you,’ and you see them walking away arrogantly.

Abdullah Yusuf Ali

And when it is said to them, "Come, the Messenger of Allah will pray for your forgiveness", they turn aside their heads, and thou wouldst see them turning away their faces in arrogance.

Abul A'la Maududi

When it is said to them: "Come, Allah's Messenger will seek forgiveness for you," they (contemptuously) shake their heads and you see them holding back in pride.

Aisha Bewley

When they are told, ‘Come, and the Messenger of Allah will ask forgiveness for you,’ they turn their heads and you see them turn away in haughty arrogance.

Al-Hilali & Khan

And when it is said to them: "Come, so that the Messenger of Allâh may ask forgiveness from Allâh for you," they twist their heads, and you would see them turning away their faces in pride.[1]

Ali Quli Qarai

When they are told, ‘Come, that Allah’s Apostle may plead for forgiveness for you,’ they twist their heads, and you see them turn away while they are disdainful.

Amatul Rahman Omar

And when it is said to them, `Come so that the Messenger of Allâh may ask forgiveness for you,' they turn their heads aside (by way of refusal and out of scorn and pride). And you see them keeping others (also) back, while they swell big with pride.

Arthur John Arberry

And when it is said to them, 'Come now, and God's Messenger will ask forgiveness for you,' they twist their heads, and thou seest them turning their faces away, waxing proud.

Bijan Moeinian

When people advise them to ask the messenger of God to beg God’s forgiveness for them, they make cutting remarks which indicate their false pride.

E. Henry Palmer

And when it is said to them, 'Come, and the Apostle of God will ask forgiveness for you!' they turn away their heads, and thou mayest see them turning away since they are so big with pride!

Edip-Layth

If they are told: "Come and let the messenger of God ask for your forgiveness," they turn aside their heads, and you see them walking away in pride.

George Sale

And when it is said unto them, come, that the apostle of God may ask pardon for you; they turn away their heads, and thou seest them retire big with disdain.

Hamid S. Aziz

And when it is said to them, "Come, the Messenger of Allah will ask forgiveness for you", they turn back their heads and you may see them turning away while they are inflated with pride.

Mahmoud Ghali

And when it is said to them, "Come. The Messenger of Allah will ask forgiveness for you, " they twist their heads, and you see them barring (themselves), and they are waxing proud.

Marmaduke Pickthall

And when it is said unto them: Come! The messenger of Allah will ask forgiveness for you! they avert their faces and thou seest them turning away, disdainful.

Mohamed Ahmed - Samira

When you tell them: "Come, let the Apostle of God ask forgiveness for you," they turn their heads, and you see them turning away with arrogance.

Muhammad Asad

for, when they are told, "Come, the Apostle of God will pray [unto God] that you be forgiven", they turn their heads away, and thou canst see how they draw back in their false pride.

Mustafa Khattab

When it is said to them, "Come! The Messenger of Allah will pray for you to be forgiven," they turn their heads ˹in disgust˺, and you see them ˹O Prophet˺ turn away in arrogance.

Progressive Muslims

And if they are told: "Come and let the messenger of God ask for your forgiveness, " they turn aside their heads, and you see them walking away in pride.

Sahih International

And when it is said to them, "Come, the Messenger of Allah will ask forgiveness for you," they turn their heads aside and you see them evading while they are arrogant.

Sam Gerrans

And when it is said to them: “Come, the messenger of God will ask forgiveness for you,” they turn aside their heads; and thou seest them turning away, waxing proud.

Shabbir Ahmed

And when it is said to them, "Come! Allah's Messenger will ask for your forgiveness", they shake their heads, and you see them pause, and then draw back in false pride.

Syed Vickar Ahamed

And when it is said to them, "Come, that the Messenger of Allah may pray for your forgiveness (from Allah) for you," they turn aside their heads, and you could see them turning away their faces in arrogance.

Taqi Usmani

And when it is said to them, "Come on, so that Allah’s Messenger may pray for your forgiveness", they twist their heads (in aversion), and you see them turning away in arrogance.

The Monotheist Group

And if they are told: "Come and let the messenger of God ask for your forgiveness," they turn aside their heads, and you see them walking away in pride.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et quand on leur dit: ʺVenez que le Messager dʹAllah implore le pardon pour vousʺ, ils détournent leurs têtes, et tu les vois se détourner tandis quʹils sʹenflent dʹorgueil.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Gava ji wan re bê gotin: Werin, bila pêxemberê Xwedê ji bo we lêborînê bixwaze, serê xwe dihejînin û tu wan dibînî ku berê xwe (ji heqiyê) vedigerînin û xwe mezin didêrin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En wanneer tot hen gezegd wordt: ʺKomt, dan zal Gods gezant voor jullie om vergeving vragenʺ dan wenden zij hun hoofden af en dan zie jij hen zich in hun hoogmoed afkeren.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En als er tot hen wordt gezegd: Komt, opdat Gods gezant vergiffenis voor u moge vragen, dan wenden zij hunne hoofden af, en gij ziet hoe zij zich met verontwaardiging verwijderen.

Hollandaca — Siregar

En als tot hen gezegd wordt: ʺKomt, dan zal de Boodschapper van Allah vergeving voor jullie vragen,ʺ dan buigen zij hun hoofden en zie jij hen (de verkondiging) tegenhouden, terwijl zij hoogmoedig zijn.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Когда говорится им [лицемерам]: «Приходите, (чтобы) посланник Аллаха попросил для вас прощения!» – они отворачивают свои головы (показывая что это им не нужно), и ты видишь, как они отворачиваются, проявляя при этом высокомерие.

Rusça — Osmanov

Когда же им говорят: ʺПриходите, чтобы посланник Аллаха попросил прощения для васʺ, - они крутят головой, и ты видишь, что они отворачиваются в гордыне.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

När de uppmanas: ʺKom (och låt) Guds Sändebud be att Han förlåter er!ʺ vänder de bort huvudet och du ser dem dra sig undan, fulla av högmod.