Yeminlerini kalkan yaptılar da insanları Allah'ın yolundan çevirdiler. Gerçekten onların yaptıkları şey ne kötüdür!

اِتَّخَذُٓوا اَيْمَانَهُمْ جُنَّةً فَصَدُّوا عَنْ سَبِيلِ اللّٰهِ اِنَّهُمْ سَاءَ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ

itteḣaƶū eymānehum cunneten fe Saddū ǎn sebīli (a)llahi innehum sā'e mā kānū yeǎ'melūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اِتَّخَذُٓواitteḣaƶūا خ ذeline almak, almak/edinmek, türetilmek/çıkarılmak/kabul edilmek, kabul etmek, bir anlaşmayı kabul etmek, etkilenmek/etkilendirilmek, ezici etki, esir almak, üstünlük kazanmak/öldürmek/yok etmek, büyülemek/cezbetmekyaptılar
2اَيْمَانَهُمْeymānehumي م نSağ taraf, sağ, sağ el, yemin, kutsama, sağa yönlendirmek, bereket sebebi olmak, müreffeh/şanslı/talihli.yeminlerini
3جُنَّةًcunnetenج ن نörtülü/gizli/kapalı/saklı/korumalı (örn. kumaş, zırh, mezar, kalkan), görünmez, karanlık/ele geçirilmiş olmak, gece karanlığı, akıldan yoksun, deli/çılgın/aklı başında olmayan, karışıklık/şaşkınlıkkalkan
4فَصَدُّواfe Saddūص د دUzaklaştırmak, saptırmak, engellemek, önlemek. Sadiidan - bir şeyden kaçınmak, geri çekilmek, yükseltmek, gürültü yapmak, bağırmak, yüksek sesle haykırmak. Saddun - engelleme, saptırma veya uzaklaştırma eylemi. Sadiid - itici olan herhangi bir şey, sıcak veya kaynar su.engel oldular
5عَنْǎn-ndan
6سَبِيلِsebīliس ب لyol, yöntem, araç, vesile, geçit, patika, yollar, çare, olanak, sebepyolu-
7اللّٰهِ(a)llahiAllah'ın
8اِنَّهُمْinnehumelbette onların
9سَاءَsā'eس و اeşit, düz, beraber, denk, aynı, birlikte, eşit olmak, düzleşmekne kötüdür
10مَاşeyler
11كَانُواkānūك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinoldukları
12يَعْمَلُونَyeǎ'melūneع م لiş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel, suistimal), mamul, muamele, teamül, imalatyapmış

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Antlarını kalkan edinmişler de halkı, Allah yolundan çıkarmışlardır; şüphe yok ki ne de kötüdür bu yaptıkları şey.

Abdulkadir Gölpınarlı

Antlarını kalkan edinmişler de halkı, Allah yolundan çıkarmışlardır; şüphe yok ki ne de kötüdür bu yaptıkları şey.

Adem Uğur

Yeminlerini kalkan yapıp Allah yolundan yan çizdiler. Gerçekten onların yaptıkları ne kötüdür!

Ahmed Hulusi

Yeminlerini bir kalkan edindiler de Allah yolundan alıkoydular. . . Yapmakta oldukları gerçekten ne kötüdür!

Ahmet Tekin

Onlar, yeminlerini kalkan haline getirdiler. Böylece insanları Allah yolundan, müslüman olmaktan, İslâm’ı yaşamaktan ve İslâmî faaliyetlerden alıkoydular. Onların işlemeye devam ettikleri ameller ne kötüdür.

Ahmet Varol

Yeminlerini bir kalkan edindiler de böylece Allah'ın yolundan alıkoydular. Onların yaptıkları gerçekten ne kadar kötüdür!

Ali Bulaç

Onlar, yeminlerini bir siper edinip Allah'ın yolundan alıkoydular. Doğrusu ne kötü şey yapıyorlar.

Ali Fikri Yavuz

Yeminlerini bir kalkan edinib de Allah yolundan yüz çevirmektedirler. Doğrusu bunlar ne fena yapıyorlar!...

Ali Rıza Safa

Yeminlerini kalkan yaptılar; böylece, Allah'ın yolundan alıkoydular. Aslında, ne kötü bir şey yapıyorlar.

Bayraktar Bayraklı

Yeminlerini kalkan yapıp Allah'ın yoluna engel olurlar. Onların yaptıkları ne kötüdür!

Bekir Sadak

Onlar, yeminlerini kalkan edinerek Allah'in yolundan alikoyarlar. Isledikleri isler gercekten ne kotudur!

Celal Yıldırım

Onlar yeminlerini siper edindiler de öylece Allah yolundan alıkoydular. Gerçekten onların yaptıkları ne kötü şeydir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Onlar yeminlerini kalkan edinip Allah yolundan yan çizmişlerdir. Onların yaptıkları ne kadar çirkin!

Diyanet İşleri

Yeminlerini kalkan yaptılar da insanları Allah'ın yolundan çevirdiler. Gerçekten onların yaptıkları şey ne kötüdür!

Diyanet İşleri (eski)

Onlar, yeminlerini kalkan edinerek Allah'ın yolundan alıkoyarlar. İşledikleri işler gerçekten ne kötüdür!

Diyanet Vakfi

Yeminlerini kalkan yapıp Allah yolundan yan çizdiler. Gerçekten onların yaptıkları ne kötüdür!

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Yeminlerini kalkan yapıp (insanları) Allah'ın yolundan çevirdiler. Onların yaptıkları ne kötüdür!

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

(1-2) Münafıklar sana geldiklerinde: "Şehadet ederiz, gerçekten sen Allah'ın Resulüsün!" dediler. Allah da biliyor ki, sen şüphesiz O'nun Resulüsün! Bununla beraber Allah şahitlik ediyor ki, doğrusu münafıklar katiyyen yalancıdırlar. Yeminlerini bir kalkan edinip de Allah yolundan yan çizmektedirler. Doğrusu onlar ne fena yapıyorlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Yeminlerini bir kalkan edinip de Allah yolundan yan çizmektedirler, hakıkat bunlar ne fena yapıyorlar

Erhan Aktaş

Onlar, yeminlerini kalkan yapıyorlar. Böylece insanları, Allah'ın yolundan saptırıyorlar. Kuşkusuz, yaptıkları şey çok kötüdür.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlar, yeminlerini kalkan yapıyorlar. Böylece insanları, Allah'ın yolundan saptırıyorlar. Kuşkusuz, yaptıkları şey çok kötüdür.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlar, yeminlerini kalkan yapıyorlar. Böylece insanları, Allah'ın yolundan saptırıyorlar. Kuşkusuz, yaptıkları şey çok kötüdür.

Fizilal-il Kuran

Çünkü, onlar yeminlerini kalkan yapıp insanları Allah'ın yolundan alıkorlar. Onların yaptıkları ne kötüdür.

Gültekin Onan

Onlar, yeminlerini bir siper edinip Tanrı'nın yolundan alıkoydular. Doğrusu ne kötü şey yapıyorlar.

Hamdi Döndüren

Onlar, yeminlerini kalkan yapıp, Allah’ın yoluna engel olmaktadırlar. Onların yapmakta oldukları ne kötüdür!

Hasan Basri Çantay

Onlar yeminlerini bir kalkan edindiler ve Allahın yolundan sapdılar. Hakıykat, onların yapdıkları şeyler ne kötüdür!

Hasib Asutay

Yeminlerini kalkan yapıp Allah'ın yolundan saptılar. Gerçekten onların yaptıkları ne kötüdür!

Hayrat Neşriyat

(Müslüman olduklarına dâir) yeminlerini bir kalkan edindiler de (insanları) Allah yolundan alıkoydular. Muhakkak ki onların yapmakta oldukları şey, ne kötüdür!

İbni Kesir

Onlar; yeminlerini kalkan edindiler de Allah'ın yolundan alıkoydular. Gerçekten yaptıkları işler ne kötüdür.

Mehmet Okuyan

Yeminlerini kalkan (bahane) edinip Allah yolundan saptılar. Şüphesiz ki onların yaptıkları çok kötüdür!

Muhammed Esed

Onlar yeminlerini (yalan ve sahtekarlıklarına) kalkan yapmakta ve böylece başkalarını Allah yolundan saptırmaktadırlar. Yaptıkları, gerçekten çok çirkindir;

Mustafa İslamoğlu

Onlar yeminlerinin arkasına saklandılar; bu yolla Allah yolundan saptırdılar: Elbet yaptıkları şey pek fenadır.

Ömer Nasuhi Bilmen

Yeminlerini bir kalkan edindiler de, artık Allah'ın yolundan sapıttılar. Şüphe yok ki, onların yaptıkları ne kadar fena oldu.

Ömer Öngüt

Yeminlerini kendilerine bir kalkan yaptılar. Allah'ın yoluna engel oldular. Gerçekten onlar çok kötü bir şey yapıyorlar.

Suat Yıldırım

Onlar yeminlerini kalkan olarak kullanıp insanları Allah’ın yolundan uzaklaştırırlar. Yaptıkları bu iş ne kötü bir iştir!

Süleyman Ateş

Yeminlerini kalkan yapıp Allah'ın yoluna engel oldular. Onların yaptıkları ne kötüdür!

Süleymaniye Vakfı

Onlar yeminlerini kalkan edinip Allah'ın yolundan ayrıldılar. Onların yapmakta oldukları şey ne kötüdür!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bu gibi sözleri kalkan edinip Allah'ın yolundan çekilirler. Yapıp durdukları şey ne kötüdür!

Şaban Piriş

Onlar, yeminlerini bir kalkan edinip, Allah'ın yolundan alıkoydular. Onların yaptıkları şey ne kötüdür!

Tefhim-ul Kuran

Onlar, yeminlerini bir siper edinip Allah'ın yolundan alıkoydular. Doğrusu şu ki onlar, ne kötü şey yapmaktadırlar.

Ümit Şimşek

Onlar, halkı Allah yolundan alıkoymak için yeminlerini kalkan yaptılar. Bu yaptıkları, gerçekten pek kötü birşeydir.

Yaşar Nuri Öztürk

Yeminlerini bir kalkan edinip Allah'ın yolundan alıkoydular. Onların yapmakta oldukları ne kötüdür!

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlar andlarını sipər edib insanları Allah yolundan döndərdilər. Həqiqətən, onların törətdikləri əməllər necə də pisdir!

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onlar (yalan) andlarını özlərində sipər edib (xalqı) Allah yolundan döndərirlər. Həqiqətən, onların törətdikləri əməllər necə də pisdir!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sie verstecken sich hinter falschen Schwüren und gehen von Gottes Weg ab. Wie schlimm handeln sie!

Almanca — Der Edle Quran

Sie haben sich ihre Eide zu einem Schutzschirm genommen und halten so von Allahs Weg ab. Gewiß, wie böse ist, was sie zu tun pflegen.

Almanca — M. A. Rassoul

Sie haben ihre Eide als Schutzbehauptung vorgebracht; so wenden sie vom Wege Allahs ab. Schlimm ist wahrlich das, was sie zu tun pflegen.

Almanca — Muhammad Zaidan

Sie nahmen sich ihre Eide als Schutzschild, dann hielten sie von ALLAHs Weg ab. Gewiß, es wurde schlimm, was sie zu tun pflegten.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

They use their oaths to hide, under the garb of truth, their extreme vanity Many among the believers were deceived, and the hypocrite's policy achieved its necessary ends. In consequence they have blocked the path of Allah, the path of righteousness, and persistently opposed the progress in purpose and in action. Evil indeed is the way they have conducted themselves in life.

Abdul Haleem

they use their oaths as a cover and so bar others from God’s way: what they have been doing is truly evil––

Abdullah Yusuf Ali

They have made their oaths a screen (for their misdeeds): thus they obstruct (men) from the Path of Allah: truly evil are their deeds.

Abul A'la Maududi

They shelter behind their oath, and thus hinder their own selves and others from the Path of Allah. Evil indeed is what they do.

Aisha Bewley

They have made their oaths into a cloak and barred the Way of Allah. What they have done is truly evil.

Al-Hilali & Khan

They have made their oaths a screen (for their hypocrisy). Thus they hinder (men) from the Path of Allâh. Verily, evil is what they used to do.

Ali Quli Qarai

They make a shield of their oaths, and bar from the way of Allah. Evil indeed is what they used to do.

Amatul Rahman Omar

They take shelter behind their oaths (to hide their evil designs). Thus they keep people back from the way of Allâh. Surely, evil is the practice they follow.

Arthur John Arberry

They have taken their oaths as a covering, then they have barred from the way of God. Surely they -- evil are the things they have been doing.

Bijan Moeinian

They hide their evil intentions under the disguise of Islam. How evil of them to try to turn people away from the path of their Lord.

E. Henry Palmer

They take their faith for a cloak, and then they turn folks from God's way: - evil is that which they have done!

Edip-Layth

They have chosen their oath as a deceit, thus they repel from the path of God. Miserable indeed is what they do.

George Sale

They have taken their oaths for a protection, and they turn others aside from the way of God: It is surely evil which they do.

Hamid S. Aziz

They make their oaths a screen (for their misdeeds), and thus turn away from Allah's way; surely evil is that which they do.

Mahmoud Ghali

They have taken to themselves their oaths as a pretext: so they have barred from the way of Allah. Surely odious is whatever they were doing.

Marmaduke Pickthall

They make their faith a pretext so that they may turn (men) from the way of Allah. Verily evil is that which they are wont to do,

Mohamed Ahmed - Samira

They have made their oaths a shield in order to obstruct others from the way of God. It is certainly evil what they do.

Muhammad Asad

They have made their oaths a cover [for their falseness], and thus they turn others away from the Path of God. Evil indeed is all that they are wont to do:

Mustafa Khattab

They have made their ˹false˺ oaths as a shield, hindering ˹others˺ from the Way of Allah. Evil indeed is what they do!

Progressive Muslims

They have chosen their oath as a deceit, thus they repel from the path of God. Miserable indeed is what they do.

Sahih International

They have taken their oaths as a cover, so they averted [people] from the way of Allah. Indeed, it was evil that they were doing.

Sam Gerrans

They have taken their oaths as a cover, then they turned away from the path of God — evil is what they did —

Shabbir Ahmed

They make their oaths and proclamation of Faith a cover so that they may bar others from the Path of Allah. Miserable indeed is what they do.

Syed Vickar Ahamed

They have made their oaths a way (to hide what they really are and) like this they stop (men) from the Path of Allah: Truly, their deeds are evil.

Taqi Usmani

They have made their oaths a shield, and thus they have prevented (others) from the way of Allah. Surely evil is what they have been doing.

The Monotheist Group

They have chosen their oath as a deceit, thus they repel from the path of God. Miserable indeed is what they do.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ils prennent leurs serments pour bouclier et obstruent le chemin dʹAllah. Quelles mauvaises choses que ce quʹils faisaient!

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Sondên xwe (yên ji derew ve) ji bo xwe kirine mertal û xelkê ji riya dînê Xwedê vedigerînin. Bi rastî ya ku ew dikin çiqas pîs e!

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zij hebben hun eden als bescherming gebruikt en zo Gods weg versperd. Het is slecht wat zij aan het doen waren.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zij hebben hunne eeden tot een kleed gekozen, en leiden anderen van Gods weg af. Hoe snood is hetgeen zij doen!

Hollandaca — Siregar

Zij hebben hun eden tot een schild gemaakt en zij houden af van de Weg van Allah. Voorwaar, slecht is het wat zij plachten te doen.

Rusça (1)

Rusça — Osmanov

Прикрываясь своими клятвами, словно щитом, они сошли с пути Аллаха. Воистину, мерзки их деяния!

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

De svär sina eder för att skydda sig och på så sätt leder de (andra) bort från Guds väg; det de gör är ont,