Bu, onların önce iman edip sonra inkar etmeleri, bu yüzden de kalplerine mühür vurulması sebebiyledir. Artık onlar anlamazlar.

ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ اٰمَنُوا ثُمَّ كَفَرُوا فَطُبِعَ عَلٰى قُلُوبِهِمْ فَهُمْ لَا يَفْقَهُونَ

ƶālike bi ennehum āmenū ṧumme keferū fe Tubiǎ ǎlā ḳulūbihim fe hum lā yefḳahūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1ذٰلِكَƶālikebu
2بِاَنَّهُمْbi ennehumonların sebebiyledir
3اٰمَنُواāmenūا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaninanmaları
4ثُمَّṧummesonra da
5كَفَرُواkeferūك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaretinkar etmeleri
6فَطُبِعَfe Tubiǎط ب عMühürlemek/damgalamak/basmak/kazımak/baskı yapmak/damgalamak/şekillendirmek, kirletmek, paslandırmak, bir şeyin üzerini örtmek ve bir şeyin girmesini engellemek, bir şeye uyum sağlama/eğilim, uyuşuk/tembel/miskin olmak, utandırmak/onurunu kırmak, keskin zihin gücü olmamak, yani çok paslı kılıç gibi keskinliği olmamak, iyice/ağırca yüklemek, güçlü bir şekilde etki bırakmak.bu yüzden mühürlendi
7عَلٰىǎlāüzeri
8قُلُوبِهِمْḳulūbihimق ل بkalp, gönül, değişme, dönme, tersine çevirme, yön değiştirme, kalbin hali, karara dönüşme. Türkçe'ye geçen türevler: inkılap (münkalip), kalpazan, kılaptan, kulpkalblerinin
9فَهُمْfe humartık onlar
10لَا
11يَفْقَهُونَyefḳahūneف ق هİlahi kanunda öğrenmiş, yetenekli, kavrayışlı olmak, bir şeyi anlamak.anlamazlar

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Bu da, hiç şüphesiz, inandıklarından, sonra kâfir olduklarındandır; derken Allah, gönüllerini mühürlemiştir; gerçekten de onlar, anlamayan bir topluluktur.

Abdulkadir Gölpınarlı

Bu da, hiç şüphesiz, inandıklarından, sonra kâfir olduklarındandır; derken Allah, gönüllerini mühürlemiştir; gerçekten de onlar, anlamayan bir topluluktur.

Adem Uğur

Bunun sebebi, onların önce iman edip sonra inkâr etmeleridir. Bu yüzden kalpleri mühürlenmiştir. Artık onlar hiç anlamazlar.

Ahmed Hulusi

Bunun sebebi şudur: İman ettiler, sonra küfür ettiler (iman ettik dedikleri gerçeği inkar ettiler). . . Bu yüzden kalpleri (anlayışları) kilitlendi! Bu yüzden, (inkarları kilitlenmeyi oluşturduğu için) onlar (Risalet işlevini) kavrayamazlar!

Ahmet Tekin

Bu, onların, önce sözde iman etmeleri, sonra inkârda ısrar etmeleri, küfre saplanmaları sebebiyledir. Böylece de, Allah onların kalplerini, kafalarını anlayışsız hale getirdi. Onlar derin düşünemez oldular.

Ahmet Varol

Bu onların iman edip sonra inkâr etmeleri dolayısıyladır. Bu yüzden kalplerine mühür vuruldu. Artık onlar anlamazlar.

Ali Bulaç

Bu, onların iman etmeleri sonra inkar etmeleri dolayısıyla böyledir. Böylece kalplerinin üzerini mühürlemiştir, artık onlar kavrayamazlar.

Ali Fikri Yavuz

Bu kötü halleri şundan: Çünkü onlar görünüşte iman ettiler, sonra (kalbleri ile) inkâr ettiler. Bu yüzden kalbleri mühürlenmiş de artık anlamaz olmuşlardır onlar.

Ali Rıza Safa

Bu böyledir. Çünkü inandılar; sonra nankörlük ettiler. Bu yüzden, yüreklerine damga vuruldu; artık anlamazlar.

Bayraktar Bayraklı

Bu davranışlarının sebebi, şudur: "İnanırlar, sonra inkar ederler; bu yüzden kalplerinin üzeri mühürlenir, artık onlar anlamazlar."

Bekir Sadak

Bu, once inanip sonra inkar etmis olmalarindandir. Bu yuzden kalbleri muhurlenmistir; artik anlamazlar.

Celal Yıldırım

Bu böyledir. Çünkü onlar önce inanıp sonra inkâr ettiler. Bu yüzden kalbleri mühürlendi, o sebeple onlar (hakkı) anlamazlar.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Şöyle ki, onlar sözde inandılar ama gerçekte inkâr ettiler; bu yüzden kalpleri mühürlenmiştir; artık anlayıp kavrayamazlar.

Diyanet İşleri

Bu, onların önce iman edip sonra inkar etmeleri, bu yüzden de kalplerine mühür vurulması sebebiyledir. Artık onlar anlamazlar.

Diyanet İşleri (eski)

Bu, önce inanıp sonra inkar etmiş olmalarındandır. Bu yüzden kalbleri mühürlenmiştir; artık anlamazlar.

Diyanet Vakfi

Bunun sebebi, onların önce iman edip sonra inkâr etmeleridir. Bu yüzden kalpleri mühürlenmiştir. Artık onlar hiç anlamazlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Bunun sebebi şudur: Onlar inandılar, sonra inkar ettiler, bu yüzden kalblerinin üzeri mühürlendi. Artık onlar anlamazlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O şu yüzdendir; onlar önce imana gelmişler sonra küfre gitmişlerdir de o kalpleri mühürlenmiştir; artık anlamaz olmuşlardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

O şundan: Çünkü onlar iymana gelmişler, sonra küfre gitmişlerdir de o kalblerine tab'olunmuş da artık anlamaz olmuşlardır

Erhan Aktaş

Bu şundandır: onlar önce iman ettiler sonra küfrettiler. Bu nedenle, onların kalpleri mühürlenmiştir. Artık onlar, gerçeği kavrayamazlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bu şundandır: onlar önce İman ettiler sonra küfrettiler. Bu nedenle, onların kalpleri mühürlenmiştir. Artık onlar, gerçeği kavrayamazlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İman ettiklerini söyleseler de davranışlarıyla içlerindeki küfrü ortaya koyuyorlar. Bu nedenle, onların kalpleri mühürlenmiştir. Artık onlar, gerçeği kavrayamazlar.

Fizilal-il Kuran

Bunun sebebi, onların önce iman edip sonra inkar etmeleridir. Bu yüzden kalpleri mühürlenmiştir artık onlar hiç anlamazlar.

Gültekin Onan

Bu, onların inanmaları, sonra küfretmeleri dolayısıyla böyledir. Böylece kalplerinin üzerini mühürlemiştir, artık onlar kavrayamazlar (la yefkahun).

Hamdi Döndüren

Bunun nedeni, onların önce inanıp sonra da inkâr etmeleridir. Bu yüzden, onların kalpleri mühürlenmiştir. Artık onlar, (neyin doğru neyin yanlış olduğunu) anlamazlar!

Hasan Basri Çantay

Bu (kötü amelleri şundandır:) Çünkü onlar (zaahiren) iman etdiler. (Fakat) sonra (kalbleriyle) kafir oldular. Bu yüzden kalblerinin üstüne (küfür) mühr (ü) basıldı. Onun için onlar (imanın hakıykatını) anlamazlar.

Hasib Asutay

Bu, onların önce iman edip sonra inkâr etmeleri sebebiyledir. Bu yüzden kalplerinin üzerine mühür basıldı. Artık onlar (hiç) anlamazlar.

Hayrat Neşriyat

Bu, şübhesiz onların îmân edip sonra inkâr etmeleri yüzündendir; bunun üzerine kalbleri mühürlenmiştir; artık onlar (hakkı) anlamazlar.

İbni Kesir

Bu, önce iman edip sonra küfretmiş olmalarındandır. Bunun üzerine kalbleri mühürlenmiştir, artık hiç anlamazlar.

Mehmet Okuyan

Bunun sebebi, onların önce iman et(tiklerini söyley)ip sonra inkâr etmeleridir. (Bu yüzden) kalpleri mühürlenmiştir. Artık (gerçeği) anlayamazlar.

Muhammed Esed

böyledir, çünkü onlar imana erdi(klerini iddia eder)ler, halbuki (içlerinde) hakikati inkar ederler ve böylece, kalplerine bir mühür vurulmuştur, artık (neyin doğru, neyin yanlış olduğunu) anlayamazlar.

Mustafa İslamoğlu

Bunun nedeni, onların önce iman edip sonra inkar etmeleridir; sonunda kalplerine mühür vurulmuştur: artık onlar (imanın hakikatini) kavrayamazlar.

Ömer Nasuhi Bilmen

O, şunun içindir ki, şüphe yok onlar (zahiren) imân ettiler, sonra kâfir oldular, imdi kalblerinin üzeri mühürlendi, artık onlar anlayamazlar.

Ömer Öngüt

Çünkü onlar, imana girdiler, sonra kâfir oldular. Bunun üzerine kalpleri mühürlendi de, onlar artık anlamaz bir toplum oldular.

Suat Yıldırım

Çünkü onlar önce inandıklarını iddia ettiler, sonra inkâra gittiler. Bu sebeple kalpleri mühürlendi. Artık onlar hakkı anlamazlar.

Süleyman Ateş

(Bu davranışlarının) Sebebi şudur: İnandılar, sonra inkar ettiler, bu yüzden kalblerinin üzeri mühürlendi, artık onlar anlamazlar.

Süleymaniye Vakfı

Bunun sebebi onların önce inanmaları, sonra kafirlik etmeleridir. Ardından kalpleri üzerinde yeni bir yapı oluşturulur da artık onlar (gerçekleri) kavrayamazlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kötü olan, önce inanmaları sonra ayetleri görmezlikten gelmeleridir. Ardından kalpleri üzerinde yeni bir yapı oluşturulur; artık (ne hale geldiklerini) anlamazlar.

Şaban Piriş

Bu, onların iman edip, sonra da inkar etmiş olmalarındandır. Onların kalpleri paslanmıştır. Onun için anlamazlar.

Tefhim-ul Kuran

Bu, onların iman etmeleri sonra küfretmeleri dolayısıyla böyledir. Böylece kalplerinin üzerine damga vurulmuştur, artık onlar kavrayamazlar.

Ümit Şimşek

Çünkü önce iman etmiş, sonra kâfir olmuşlar, ondan sonra da Allah onların kalplerini mühürlemiştir; artık birşey anlayacak durumda değillerdir.

Yaşar Nuri Öztürk

Bu durumun sebebi şudur: Onlar iman ettiler, sonra küfre saptılar da kalpleri üzerine mühür basıldı. Artık onlar incelikleri anlamazlar.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Bu ona görədir ki, onlar iman gətirdikdən sonra kafir oldular. Sonra da onların qəlbinə möhür vuruldu. Artıq onlar anlamırlar.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Bunun səbəbi odur ki, onlar (dildə) iman gətirdilər, sonra isə (ürəklərində gizli) kafir oldular. Buna görə də onların ürəklərinə möhür vurulmuş, özləri isə anlamaz kimsələr olmuşlar.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Das liegt daran, daß sie geglaubt und dann verleugnet haben. So wurden ihre Herzen versiegelt, so daß sie nicht verstehen können.

Almanca — Der Edle Quran

Dies, weil sie (zuerst) gläubig gewesen, hierauf aber ungläubig geworden sind. Da wurden ihre Herzen versiegelt; so verstehen sie nicht.

Almanca — M. A. Rassoul

Dies (ist so), weil sie glaubten und hernach ungläubig wurden. So ist ein Siegel auf ihre Herzen gesetzt worden, so daß sie nicht be greifen (können)

Almanca — Muhammad Zaidan

Dies, weil sie den Iman bekundeten, dann Kufr betrieben, so wurden ihre Herzen versiegelt, so begreifen sie nicht.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

They adopted the faith and then they dropped it -Simpletons- their hearts' ears are closed and their breasts are filled with irreverence imposed upon their hearts by the evil hand.

Abdul Haleem

because they professed faith and then rejected it, so their hearts have been sealed and they do not understand.

Abdullah Yusuf Ali

That is because they believed, then they rejected Faith: So a seal was set on their hearts: therefore they understand not.

Abul A'la Maududi

All that is because they first believed and then disbelieved, and therefore a seal was set on their hearts; as a result they understand nothing.

Aisha Bewley

That is because they have had iman and then returned to kufr. So their hearts have been sealed up and they cannot understand.

Al-Hilali & Khan

That is because they believed, and then disbelieved; therefore their hearts are sealed, so they understand not.

Ali Quli Qarai

That is because they believed and then disbelieved, so their hearts were sealed. Hence they do not understand.

Amatul Rahman Omar

That (they follow this practice) is because (outwardly) they believed but (inwardly) they disbelieved, so that their hearts are sealed and (now) they do not even understand.

Arthur John Arberry

That is because they have believed, then they have disbelieved; therefore a seal has been set on their hearts, and they do not understand.

Bijan Moeinian

God has put a seal on their hearts so that they do not understand the truth. They are doomed in account of their denial after having embraced Islam.

E. Henry Palmer

That is because they believed and then disbelieved, wherefore is a stamp set on their hearts so that they do not understand!

Edip-Layth

That is because they acknowledged, then rejected. Hence, their hearts are sealed; they do not understand.

George Sale

This is testified of them, because they believed, and afterwards became unbelievers: Wherefore a seal is set on their hearts, and they shall not understand.

Hamid S. Aziz

That is because they believe, then disbelieve, so a seal is set upon their heart so that they do not understand.

Mahmoud Ghali

That is for that they believed; thereafter they disbelieved; then their hearts have been stamped upon, (i. e., sealed) so they do not comprehend.

Marmaduke Pickthall

That is because they believed, then disbelieved, therefore their hearts are sealed so that they understand not.

Mohamed Ahmed - Samira

That is because they came to believe, and then renounced (their faith). So their hearts were sealed; and now they do not understand.

Muhammad Asad

this, because [they profess that] they have attained to faith, whereas [inwardly] they deny the truth - and so, a seal has been set on their hearts so that they can no longer understand [what is true and what false].

Mustafa Khattab

This is because they believed and then abandoned faith. Therefore, their hearts have been sealed, so they do not comprehend.

Progressive Muslims

That is because they believed, then disbelieved. Hence, their hearts are sealed; they do not understand.

Sahih International

That is because they believed, and then they disbelieved; so their hearts were sealed over, and they do not understand.

Sam Gerrans

For it is that they believed, then denied! Then were their hearts sealed, and they understand not.

Shabbir Ahmed

This, because they profess (before you) that they have believed whereas afterward (among their folk) they reject the Truth. And so a seal has been set upon their hearts, thus they understand not. (Variation between utterance and action hampers the power of reasoning within human psyche (61:2-5)).

Syed Vickar Ahamed

That is because they had believed, and then they disbelieved; So a seal was set on their hearts; Therefore, they do not understand.

Taqi Usmani

That is because they declared faith (in Islam apparently), then disbelieved (secretly). Therefore a seal has been set on their hearts, and thus they do not understand.

The Monotheist Group

That is because they believed, then disbelieved. Hence, their hearts are sealed; they do not understand.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Cʹest parce quʹen vérité ils ont cru, puis rejeté la foi. Leurs cœurs donc, ont été scellés, de sorte quʹils ne comprennent rien.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ev (rewşa wan) bi sedema ku wan bawerî anî û paşê (di dilê xwe de) kafir bûne. Vêca Xwedê dilê wan mor kir, êdî ew tênagihîjin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Dat komt omdat zij geloofd hebben en toen ongelovig werden; hun harten zijn verzegeld, dus hebben zij geen begrip.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Dit is nopens hen verklaard, omdat zij geloofden en daarna ongeloovigen werden, daarom is een zegel op hunne harten gelegd, en zij zullen niet begrijpen.

Hollandaca — Siregar

Dat is omdat zij geloofden en daarna ongelovig werden, waarna hun harten verzegeld werden, zodat zij niet begrijpen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Это – за то, что они уверовали (внешне), (и) затем стали неверными (в душе), и запечатаны сердца их, и они не понимают (в чем истинное благо для них).

Rusça — Osmanov

Это потому, что они [сначала] уверовали, а потом отреклись от веры. На их сердца наложена печать [невежества], но они не разумеют.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

därför att de utåt bekänner tron men förnekar den (i hjärtat) - och då förseglas deras hjärtan så att sanningen inte kan nå dem.