(Ey Muhammed!) Münafıklar sana geldiklerinde, "Senin, elbette Allah'ın peygamberi olduğuna şahitlik ederiz" derler. Allah senin, elbette kendisinin peygamberi olduğunu biliyor. (Fakat) Allah, o münafıkların hiç şüphesiz yalancılar olduklarına elbette şahitlik eder.

اِذَا جَاءَكَ الْمُنَافِقُونَ قَالُوا نَشْهَدُ اِنَّكَ لَرَسُولُ اللّٰهِ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ اِنَّكَ لَرَسُولُهُ وَاللّٰهُ يَشْهَدُ اِنَّ الْمُنَافِقِينَ لَكَاذِبُونَ

iƶā cā'eke l-munāfiḳūne ḳālū neşhedu inneke le rasūlu (a)llahi ve(a)llahu yeǎ'lemu inneke le rasūluhu ve(a)llahu yeşhedu inne l-munāfiḳīne le kāƶibūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اِذَاiƶāzaman
2جَاءَكَcā'ekeج ي اgelmek/yapmak, işlemek, (bi edatıyla) getirmek, üretmek, (2:275) almaksana geldikleri
3الْمُنَافِقُونَl-munāfiḳūneن ف قsatılabilir olmak, delikten çıkmak, tükenmiş olmak (mağaza), harcanmış, harcanmış, harcama. Bir girişten imana giren ve başka bir çıkıştan bu inancı terk eden bir münafık gibi, başka bir deliğe girmek.münafıklar
4قَالُواḳālūق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelederler
5نَشْهَدُneşheduش ه دtanıklık etmek/bilgi vermek, görmek/şahit olmak, hazır bulunmak, kanıt/ifade vermek, şahitlik etmek. mushhad - hazır bulunma veya kanıt verme ya da dinleme zamanı veya yeri, buluşma yeri. mashhuud - şahit olunan şey.tanıklık ederiz
6اِنَّكَinnekemuhakkak ki senin
7لَرَسُولُle rasūluر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risaleelçisi olduğuna
8اللّٰهِ(a)llahiAllah'ın
9وَاللّٰهُve(a)llahuve Allah
10يَعْلَمُyeǎ'lemuع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebilir (ki)
11اِنَّكَinnekesen muhakkak
12لَرَسُولُهُle rasūluhuر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risaleonun elçisisin
13وَاللّٰهُve(a)llahuve Allah
14يَشْهَدُyeşheduش ه دtanıklık etmek/bilgi vermek, görmek/şahit olmak, hazır bulunmak, kanıt/ifade vermek, şahitlik etmek. mushhad - hazır bulunma veya kanıt verme ya da dinleme zamanı veya yeri, buluşma yeri. mashhuud - şahit olunan şey.tanıklık eder
15اِنَّinneşüphesiz
16الْمُنَافِقِينَl-munāfiḳīneن ف قsatılabilir olmak, delikten çıkmak, tükenmiş olmak (mağaza), harcanmış, harcanmış, harcama. Bir girişten imana giren ve başka bir çıkıştan bu inancı terk eden bir münafık gibi, başka bir deliğe girmek.münafıkların
17لَكَاذِبُونَle kāƶibūneك ذ بYalan söylemek, gerçek olmayan şeyleri söylemek, uydurma bir yalan söylemek, bir yalan ileri sürmek, bir yalan anlatmak, bir yalan söylemek, yanlış olmak, kesilmek, aldatmak, beklentileri boşa çıkarmak.yalancılıklarına

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Münâfıklar, sana gelince, tanıklık ederiz ki dediler, sen, şüphe yok, elbette Allah'ın peygamberisin ve Allah bilir ki şüphe yok, sen, onun peygamberisin ve Allah tanıklık eder ki şüphe yok, münâfıklar, elbette yalancılardır.

Abdulkadir Gölpınarlı

Münâfıklar, sana gelince, tanıklık ederiz ki dediler, sen, şüphe yok, elbette Allahʼın peygamberisin ve Allah bilir ki şüphe yok, sen, onun peygamberisin ve Allah tanıklık eder ki şüphe yok, münâfıklar, elbette yalancılardır.

Adem Uğur

Münafıklar sana geldiklerinde: Şahitlik ederiz ki sen Allah'ın Peygamberisin, derler. Allah da bilir ki sen elbette, O'nun Peygamberisin. Allah, münafıkların kesinlikle yalancı olduklarını bilmektedir.

Ahmed Hulusi

İkiyüzlüler (münafıklar) sana geldiklerinde dediler ki: "Senin muhakkak Rasulullah olduğuna şehadet ederiz!" Allah biliyor ki kesinlikle sen, O'nun Rasulüsün! Allah şahittir ki muhakkak ki ikiyüzlüler yalancılardır.

Ahmet Tekin

Müslüman görünerek İslâm’a karşı gizli eylem planları ve eylem yapan münâfıklar sana geldiklerinde: 'Senin, kesinlikle Allah’ın Rasulü olduğuna şahitlik ederiz.' dediler. Allah, Muhammed’in Allah’ın Rasulü olduğunu biliyor. Allah, münâfıkların yalan söylediğine de şâhitlik ediyor.

Ahmet Varol

Münâfıklar sana geldiklerinde: 'Şahitlik ederiz ki, sen muhakkak Allah'ın peygamberisin' derler. Allah senin muhakkak kendi peygamberi olduğunu bilir. Bununla beraber Allah münâfıkların kesin yalancı olduklarına şahitlik eder.

Ali Bulaç

Münafıklar sana geldikleri zaman: "Biz gerçekten şehadet ederiz ki, sen kesin olarak Allah'ın elçisisin" dediler. Allah da bilir ki sen elbette O'nun elçisisin. Allah, şüphesiz münafıkların yalan söylediklerine şahidlik eder.

Ali Fikri Yavuz

(Ey Rasûlüm), münâfıklar sana geldiği zaman şöyle dediler: “- Şehadet ederiz (kalbimizdeki inancı beyan ederiz) ki, doğrusu sen, muhakkak Allah’ın peygamberisin.” Allah’da biliyor ki, gerçekten sen, O’nun şübhe götürmez peygamberisin. Bununla beraber Allah, şehadet ediyor ki, münâfıklar tamamen yalancıdırlar, (sözleri inançlarına uymamaktadır, yalan yere yemin ediyorlar).

Ali Rıza Safa

İkiyüzlüler sana geldiklerinde, şöyle derler: "Aslında, senin, Allah'ın elçisi olduğuna kesinlikle tanıklık ederiz!" Kuşkusuz, Allah, senin Kendi elçisi olduğunu kesinlikle bilir. Aslında, Allah, ikiyüzlülerin yalan söylediğine de tanıklık eder.

Bayraktar Bayraklı

Münafıklar sana geldiklerinde, "Senin kesinlikle Allah'ın peygamberi olduğuna tanıklık ederiz" derler. Allah, senin, O'nun peygamberi olduğunu biliyor ve Allah münafıkların yalancı olduğuna tanıklık ediyor.

Bekir Sadak

Ikiyuzluler sana gelince: «Senin suphesiz Allah'in peygamberi olduguna sehadet ederiz» derler. Allah, senin kendisinin peygamberi oldugunu, bilir; bunun yaninda Allah, ikiyuzlulerin yalanci olduklarini da bilir.

Celal Yıldırım

Münafıklar sana geldikleri zaman derler ki: «Biz elbette senin Allah'ın Peygamberi olduğuna şehâdet ediyoruz.» Allah, senin, kendi peygamberi olduğunu elbette bilir ve Allah, münafıkların şüphesiz yalancılar olduklarına şehâdet eder.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Münafıklar sana geldiklerinde, “Tanıklık ederiz ki sen gerçekten Allah’ın elçisisin” derler. Senin hiç kuşkusuz kendi elçisi olduğunu Allah elbette biliyor; ama Allah tanıklık eder ki münafıklar (inandık derken) kesinlikle yalan söylemektedirler.

Diyanet İşleri

(Ey Muhammed!) Münafıklar sana geldiklerinde, "Senin, elbette Allah'ın peygamberi olduğuna şahitlik ederiz" derler. Allah senin, elbette kendisinin peygamberi olduğunu biliyor. (Fakat) Allah, o münafıkların hiç şüphesiz yalancılar olduklarına elbette şahitlik eder.

Diyanet İşleri (eski)

İkiyüzlüler sana gelince: 'Senin şüphesiz Allah'ın Peygamberi olduğuna şehadet ederiz' derler. Allah, senin kendisinin peygamberi olduğunu bilir; bunun yanında Allah, ikiyüzlülerin yalancı olduklarını da bilir.

Diyanet Vakfi

Münafıklar sana geldiklerinde: Şahitlik ederiz ki sen Allah'ın Peygamberisin, derler. Allah da bilir ki sen elbette, O'nun Peygamberisin. Allah, münafıkların kesinlikle yalancı olduklarını bilmektedir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Münafıklar sana geldikleri vakit: «Şahitlik ederiz ki sen muhakkak Allah'ın elçisisin.» derler. Senin mutlaka kendisinin elçisi olduğunu Allah bilir ve Allah münafıkların yalancı olduklarına şahitlik eder.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

(1-2) Münafıklar sana geldiklerinde: "Şehadet ederiz, gerçekten sen Allah'ın Resulüsün!" dediler. Allah da biliyor ki, sen şüphesiz O'nun Resulüsün! Bununla beraber Allah şahitlik ediyor ki, doğrusu münafıklar katiyyen yalancıdırlar. Yeminlerini bir kalkan edinip de Allah yolundan yan çizmektedirler. Doğrusu onlar ne fena yapıyorlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Sana geldikleri vakıt o münafıklar dediler ki: şehadet ederiz hakikaten sen şübhesiz Allahın Resulüsün. Allah da biliyor ki: hakikaten sen şübhesiz onun Resulüsün, bununla beraber Allah şehadet ediyorki doğrusu münafıklar kat'iyyen yalancıdırlar.

Erhan Aktaş

Münafıklar sana geldiklerinde: "Biz, tanıklık ederiz ki, kuşkusuz sen, Allah'ın Resul'üsün." dediler. Elbette ki Allah, senin, Kendisinin Resul'ü olduğunu biliyor. Fakat Allah tanıktır ki, Münafıklar, kesinlikle yalancıdırlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Münafıklar sana geldiklerinde: "Biz, tanıklık ederiz ki, kuşkusuz sen, Allah'ın Resul'üsün." dediler. Elbette ki Allah, senin, Kendisinin Resul'ü olduğunu biliyor. Fakat Allah tanıktır ki, münafıklar, kesinlikle yalancıdırlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Münafıklar sana geldiklerinde: "Biz, tanıklık ederiz ki, kuşkusuz sen, Allah'ın rasul'üsün." dediler. Elbette ki Allah, senin, Kendisinin Rasul'ü olduğunu biliyor. Fakat Allah tanıktır ki, münafıklar, kesinlikle yalancıdırlar.

Fizilal-il Kuran

Ey Muhammed! Münafıklar sana geldiklerinde, «şahitlik ederiz ki, sen Allah'ın peygamberisin» derler. Allah ta bilir ki sen elbette, kendisinin peygamberisin. Bununla birlikte Allah münafıkların yalancı olduklarını da bilir.

Gültekin Onan

Münafıklar sana geldikleri zaman: "Biz gerçekten şehadet ederiz ki, sen kesin olarak Tanrı'nın elçisisin" dediler. Tanrı da bilir ki sen elbette O'nun elçisisin. Tanrı, şüphesiz münafıkların yalan söylediklerine şahidlik eder.

Hamdi Döndüren

Münafıklar sana geldiklerinde, “Tanıklık ederiz ki, elbette sen, Allah’ın elçisisin” derler. Allah senin, kendi elçisi olduğunu elbette bilir. Allah münafıkların yalancı olduklarına tanıklık eder.

Hasan Basri Çantay

Münafıklar sana geldiği zaman "Şehadet ederiz ki sen muhakkak ve mutlak Allahın peygamberisin" dediler. Allah da bilir ki sen elbette ve elbette Onun peygamberisin. (Fakat) Allah o münafıkların hiç şübhesiz yalancılar olduğunu da biliyor.

Hasib Asutay

Münafıklar sana geldikleri zaman, 'Şahitlik ederiz ki, elbette sen Allah'ın peygamberisin' derler. (1) Allah da bilir ki sen elbette O'nun peygamberisin. Allah münafıkların kesinlikle yalancı olduklarına şahitlik eder. (1. Bu sözü kalpleriyle tasdik ederek değil, sadece dilleriyle söylerler.)

Hayrat Neşriyat

(Ey Resûlüm!) Münâfikun (o münâfıklar) sana geldikleri zaman: 'Şâhidlik ederiz ki, muhakkak sen, gerçekten Allah’ın Resûlüsün!' dediler. Allah da biliyor ki, şübhesiz sen, elbette (Allah’ın) peygamberisin! Bununla berâber Allah şâhidlik eder ki, doğrusu münâfıklar gerçekten yalancıdırlar.

İbni Kesir

Münafıklar sana geldiklerinde: Şehadet ederiz ki muhakkak sen, Allah'ın peygamberisin, derler. Allah da bilir ki; sen, elbette kendisinin peygamberisin. Allah; münafıkların şüphesiz yalancılar olduklarına şehadet eder.

Mehmet Okuyan

Münafıklar sana geldiklerinde “Şahitlik ederiz ki şüphesiz sen Allah’ın Elçisisin!” derler. Allah senin elbette kendi elçisi olduğunu bilmektedir. Allah münafıkların yalancı olduklarına elbette şahittir.

Muhammed Esed

İkiyüzlüler sana geldiklerinde: "Senin gerçekten Allah'ın Elçisi olduğuna tanıklık ederiz!" derler. Ama Allah, senin kendi elçisi olduğunu bilir; ve Allah, ikiyüzlülerin (inandık demelerinde) asla samimi olmadıklarına tanıklık eder.

Mustafa İslamoğlu

İkiyüzlüler sana geldiklerinde, "Biz şahadet ederiz ki sen kesinlikle Allah'ın Rasulü'sün" derler. Allah da biliyor ki, gerçekten de sen O'nun Rasulü'sün; ve Allah şahadet eder ki, ikiyüzlüler kesinlikle yalancıdırlar.

Ömer Nasuhi Bilmen

Münafıklar sana geldiği zaman dediler ki: «Şahadet ederiz, elbette sen Allah'ın peygamberisin.» Allah da bilir ki sen muhakkak O'nun elbette peygamberisin ve Allah şehâdet eder ki, şüphe yok münafıklar elbette yalancıdırlar.

Ömer Öngüt

Münafıklar sana geldikleri zaman: "Senin Allah'ın elçisi olduğuna şâhitlik ederiz. " derler. Allah, senin gerçekten O'nun elçisi olduğunu çok iyi bilir. Ve Allah, münafıkların yalancı olduklarına da şâhitlik ediyor.

Suat Yıldırım

Münafıklar sana geldiklerinde: "Biz, senin Allah’ın Resulü olduğuna şahitlik ederiz." derler. Allah da senin Kendisinin elçisi olduğunu elbette bilir. Bununla beraber, Allah, onların bunu söylerken yalan söylediklerine, samimî olmadıklarına şahitlik eder.

Süleyman Ateş

Münafıklar sana geldikleri zaman: "Senin muhakkak Allah'ın elçisi olduğuna tanıklık ederiz" derler. Senin muhakkak kendisinin elçisi olduğunu Allah bilir ve Allah münafıkların yalancı olduklarına tanıklık eder.

Süleymaniye Vakfı

Münafıklar (iki yüzlüler) sana geldiklerinde: "Biz şahidiz ki sen kesinlikle Allah'ın elçisisin." dediler. Evet, Allah biliyor ki sen kesinlikle onun elçisisin; ama Allah şahit ki münafıklar kesinlikle yalancıdırlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Münafıklar (iki yüzlüler) sana geldiklerinde derler ki "Biz şahidiz; gerçekten sen Allah'ın elçisisin." Allah, elbette senin kendisinin elçisi olduğunu biliyor ama Allah şahit, münafıklar kesinlikle yalancıdırlar.

Şaban Piriş

Münafıklar sana geldiklerinde: -Senin kesinlikle Allah'ın Resülü olduğuna şahitlik ederiz, dediler. Allah, senin kendi Resülü olduğunu bilir. Allah, münafıkların yalancı olduklarına da şahitlik eder.

Tefhim-ul Kuran

Münafıklar sana geldikleri zaman: «Biz gerçekten şehadet ederiz ki, sen kesin olarak Allah'ın elçisisin» dediler. Allah da bilmektedir ki sen elbette O'nun elçisisin. Allah, şüphesiz münafıkların yalan söylemekte olduklarına şahidlik etmektedir.

Ümit Şimşek

Münafıklar sana geldiklerinde 'Senin Allah Resulü olduğuna şahitlik ederiz' dediler. Onun Resulü olduğunu Allah elbette biliyor. Fakat Allah münafıkların yalancı olduklarına da şahittir.

Yaşar Nuri Öztürk

Münafıklar sana geldikerinde: "Senin kesinlikle Allah'ın elçisi olduğuna tanıklık ederiz." derler. Senin kesinlikle O'nun elçisi olduğunu Allah zaten biliyor. Ve Allah tanıklık eder ki, münafıklar kesinlikle yalancıdırlar.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Münafiqlər sənin yanına gəldikləri zaman: “Biz şəhadət veririk ki, sən Allahın Elçisisən!”– deyirlər. Allah da bilir ki, sən Onun Elçisisən. Allah şahiddir ki, münafiqlər əsl yalançıdırlar.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ya Peyğəmbər!) Münafiqlər (riyakarlar) sənin yanına gəldikləri zaman: ″Biz sənin, doğrudan da, Allahın Peyğəmbəri olduğuna şəhadət veririk! – deyirlər. Allah sənin Onun həqiqi Peyğəmbər olduğunu bilir. Allah həm də münafiqlərin xalis yalançı olduqlarına şəhadət verir.

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Wenn die Heuchler zu dir kommen, sagen sie so dahin: ʺWir bezeugen, daß du wirklich Gottes Gesandter bist.ʺ Gott weiß, daß du wahrhaftig Sein Gesandter bist, und Gott bezeugt auch, daß die Heuchler entschiedene Lügner sind.

Almanca — Der Edle Quran

Wenn die Heuchler zu dir kommen, sagen sie: ʺWir bezeugen, daß du wahrlich Allahs Gesandter bistʺ. Allah weiß, daß du fürwahr Sein Gesandter bist; doch Allah bezeugt, daß die Heuchler wahrlich lügen.

Almanca — M. A. Rassoul

Wenn die Heuchler zu dir kommen, sagen sie: ʺWir bezeugen, daß du in Wahrheit der Gesandte Allahs bist.ʺ Und Allah weiß, daß du wahrhaftig Sein Gesandter bist. Doch Allah bezeugt, daß die Heuchler Lügner sind.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

O you the Messenger: when the hypocrites come to you they say: " we attest that you are the Messenger of Allah" and Allah knows well that you are His Messenger, but deep down in their hearts they are insincere. Allah asserts that the hypocrites are untruthful, deceitful and their aim untrue;

Abdul Haleem

When the hypocrites come to you [Prophet], they say, ‘We bear witness that you are the Messenger of God.’ God knows that you truly are His Messenger and He bears witness that the hypocrites are liars––

Abdullah Yusuf Ali

When the Hypocrites come to thee, they say, "We bear witness that thou art indeed the Messenger of Allah." Yea, Allah knoweth that thou art indeed His Messenger, and Allah beareth witness that the Hypocrites are indeed liars.

Abul A'la Maududi

(O Prophet), when the hypocrites come to you, they say: "We bear witness that you are certainly Allah's Messenger." Allah certainly knows that you are His Messenger. But Allah also bears witness that the hypocrites are utter liars!

Aisha Bewley

When the hypocrites come to you they say, ‘We bear witness that you are indeed the Messenger of Allah. ’ Allah knows that you are indeed His Messenger and Allah bears witness that the hypocrites are certainly liars.

Al-Hilali & Khan

When the hypocrites come to you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم), they say: "We bear witness that you are indeed the Messenger of Allâh." Allâh knows that you are indeed His Messenger, and Allâh bears witness that the hypocrites are liars indeed. [1]

Ali Quli Qarai

When the hypocrites come to you they say, ‘We bear witness that you are indeed the apostle of Allah. ’ Allah knows that you are indeed His Apostle, and Allah bears witness that the hypocrites are indeed liars.

Amatul Rahman Omar

When the hypocrites come to you, they say, `We bear witness that you are in fact the Messenger of Allâh. ' And Allâh knows that you are indeed His Messenger. Yet Allâh (at the same time) bears witness that the hypocrites are truly liars.

Arthur John Arberry

When the hypocrites come to thee they say, 'We bear witness that thou art indeed the Messenger of God. ' And God knows that thou art indeed His Messenger, and God bears witness that the hypocrites are truly liars.

Bijan Moeinian

God bears witness that the hypocrites lie when they come to Mohammad bearing witness that he is the messenger of God. God does not need their confession as the Almighty already knows that Mohammad is His messenger.

E. Henry Palmer

When the hypocrites come to thee, they say, 'We bear witness that thou art surely the Apostle of God;' but God knows that thou art His Apostle: and God bears witness that the hypocrites are liars!

Edip-Layth

When the hypocrites come to you they say, "We bear witness that you are the messenger of God." God knows that you are His messenger, and God bears witness that the hypocrites are liars.

George Sale

When the hypocrites come unto thee, they say, we bear witness that thou art indeed the apostle of God. And God knoweth that thou art indeed his apostle: But God beareth witness that the hypocrites are certainly liars.

Hamid S. Aziz

When the hypocrites come to you, they say, "We bear witness that you are most surely Allah's Messenger; Allah knows that you are most surely His Messenger, and Allah bears witness that the hypocrites are liars.

Mahmoud Ghali

When the hypocrites come to you, they say, "We testify that surely you are indeed the Messenger of Allah. " And Allah knows (that) surely you are indeed His Messenger, and Allah testifies that surely the hypocrites are indeed liars.

Marmaduke Pickthall

When the hypocrites come unto thee (O Muhammad), they say: We bear witness that thou art indeed Allah's messenger. And Allah knoweth that thou art indeed His messenger, and Allah beareth witness that the hypocrites indeed are speaking falsely.

Mohamed Ahmed - Samira

WHEN THE HYPOCRITES come to you, they say: "We affirm that you are the Apostle of God. " God indeed knows you are His Apostle. God bears witness that the hypocrites are indeed liars.

Muhammad Asad

WHEN THE HYPOCRITES come unto thee, they say, "We bear witness that thou art indeed God's Apostle!" But God knows that thou art truly His Apostle; and He bears witness that the hypocrites are indeed false [in their declaration of faith].

Mustafa Khattab

When the hypocrites come to you ˹O Prophet˺, they say, "We bear witness that you are certainly the Messenger of Allah"—and surely Allah knows that you are His Messenger—but Allah bears witness that the hypocrites are truly liars.

Progressive Muslims

When the hypocrites come to you they Say: "We bear witness that you are the messenger of God. " And God knows that you are His messenger, and God bears witness that the hypocrites are liars.

Sahih International

When the hypocrites come to you, [O Muúammad], they say, "We testify that you are the Messenger of Allah. " And Allah knows that you are His Messenger, and Allah testifies that the hypocrites are liars.

Sam Gerrans

When the waverers come to thee they say: “We bear witness that thou art the messenger of God.” But God knows that thou art His messenger, and God bears witness that the waverers are liars.

Shabbir Ahmed

When the hypocrites come to you (O Prophet), they say, "We bear witness that you are indeed Allah's Messenger. " Yes, Allah knows that you are truly His Messenger, and Allah bears witness that the hypocrites are in fact deniers in practice.

Syed Vickar Ahamed

When the hypocrites come to you, they say, "We bear witness that you are indeed the Messenger of Allah. " Allah knows that you are indeed His Messenger, and Allah bears witness that the hypocrites are indeed liars.

Taqi Usmani

When the hypocrites come to you, they say, "We bear witness that you are indeed the messenger of Allah."-Allah knows that you are really His messenger-But Allah testifies that the hypocrites are actually liars.

The Monotheist Group

When the hypocrites come to you they say: "We bear witness that you are the messenger of God." And God knows that you are His messenger, and God bears witness that the hypocrites are liars.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Quand les hypocrites viennent à toi, ils disent: ʺNous attestons que tu es certes le Messager dʹAllahʺ Allah sait que tu es vraiment Son messager; et Allah atteste que les hypocrites sont assurément des menteurs.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Ya Muhemmed!) Gava munafiq tên cem te dibêjin: Em şahdeyiyê didin ku tu pêxemberê Xwedê yî. Xwedê jî dizane ku teqez tu pêxemberê Wî yî. Xwedê teqez şadehiyê dide ku munafiq derewkar in.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Wanneer de huichelaars tot jou komen zeggen zij: ʺWij getuigen dat jij Gods gezant bent.ʺ God weet dat jij inderdaad Gods gezant bent en God getuigt dat de huichelaars leugenaars zijn.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Als de huichelaars tot u komen, zeggen zij: Wij leggen de getuigenis af, dat gij werkelijk Gods gezant zijt. En God weet, dat gij inderdaad zijn gezant zijt; maar God legt de getuigenis af, dat de huichelaars zekerlijk leugenaars zijn.

Hollandaca — Siregar

Wanneer de huichelaars tot jou komen, dan zeggen zij: ʺWij getuigen dat jij zeker de Boodschapper van Allah bent.ʺ En Allah weet dat jij zeker Zijn Boodschapper bent en Allah getuigt dat de huichelaars zeker leugenaars zijn.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Когда приходят к тебе (о, Посланник) лицемеры, они говорят (своими устами): «Мы свидетельствуем, что ты (о, Мухаммад) – однозначно, посланник Аллаха». А Аллах знает, что ты – однозначно, Его посланник, и Аллах свидетельствует, что лицемеры – однозначно, лжецы [лгут в своих свидетельствах].

Rusça — Osmanov

Когда мунафики приходят к тебе, они говорят: ʺСвидетельствуем, что ты истинно - посланник Аллахаʺ. Аллах знает, что ты - Его посланник, и Аллах свидетельствует, что мунафики - лжецы.