Şüphesiz Allah, taneyi ve çekirdeği yarıp filizlendirendir. Ölüden diriyi çıkarır. Diriden de ölüyü çıkarandır. İşte budur Allah! Peki (O'ndan) nasıl çevriliyorsunuz?

اِنَّ اللّٰهَ فَالِقُ الْحَبِّ وَالنَّوٰى يُخْرِجُ الْحَيَّ مِنَ الْمَيِّتِ وَمُخْرِجُ الْمَيِّتِ مِنَ الْحَيِّ ذٰلِكُمُ اللّٰهُ فَاَنّٰى تُؤْفَكُونَ

inne (a)llahe fāliḳu l-Habbi ve n-nevā yuḣricu l-Hayye mine l-meyyiti ve muḣricu l-meyyiti mine l-Hayyi ƶālikumu (a)llahu fe ennā tu'fekūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اِنَّinneşüphesiz
2اللّٰهَ(a)llaheAllah'tır
3فَالِقُfāliḳuف ل قYarılmak/çatlamak/bölünmek, uzunlamasına bölmek, çatlak, boylamasına bölünme, şafak vakti/tan, takdire değer/harika şeyler söylemek/yapmak, çabalamak/gayret etmek, büyük/şişman/tombul olmak, tüm yaratılış, yaratılan tüm varlıklar/şeyler, kopmuş parça/kırık, yarıcı/bölen.yaran
4الْحَبِّl-Habbiح ب بSevilmek/sevilen olmak, etkilenmek/hoşlanılmak/onaylanmak, sevgi objesi olmak, sevimli/hoş/çekici olmak, bir şeyden zevk almak, hareketsiz durmak veya duraklamak, yorgun/bitkin olmak, bir şeyi başka bir şeye dönüştürmek, bir şeyi (su veya içecekle) doldurmak/doyurmak, pıhtılaşmak/pıhtı oluşturmak, sivilce/kabarcık/küçük püstüllerle ortaya çıkmak. Sevmek, hoşlanmak, dilemek.daneyi
5وَالنَّوٰىve n-nevāن و يNiyet etmek, teklif etmek, tasarlamak, karar vermek, planlamak, hedeflemek, hurma çekirdeğive çekirdeği
6يُخْرِجُyuḣricuخ ر جÇıkmak, ileri gitmek, ayrılmak, kaçınmak/kaçmak/kurtulmak, terk etmek/vazgeçmek, isyan etmek, müstehcen veya edepsiz olmak, göze çarpan, açık olmak (bulutlu değil açık gökyüzü gibi), çözmek/açıklamak/yorumlamak, eğitmek/disipline etmek/iyi yetiştirmek, iki karışımdan bir şey yapmak (iki renk gibi, siyah ve beyaz, veya bir tabletin bir kısmına yazıp bir kısmını boş bırakmak), bir şeyi farklı türlerde yapmak, bir şeye veya nedene katkıda bulunmak, anlaşma yapmak, zorla almak/çıkarmak/üretmek/ortaya çıkarmak, bir şeyi veya birini dışlamak, boşaltmak, aşmak veya üstün olmak, başkalarını geçmek, dışsal/harici/nesnel olmakçıkarır
7الْحَيَّl-Hayyeح ي يYaşamak, hayatta olmak, utanmak, geceyi uyanık geçirmek, toprağı gübrelemek/verimli hale getirmek, birini hayatta tutmak, birini sağ bırakmak, ihtiyatlılığı/ölçülülüğü/utangaçlığı kaldırmak, ölçüsüz/arsız yapmak, iyi durumda olmak, geçim araçlarına sahip olmak, belirgin/açık olmak, uzun ömürlü olmak, kötülük ve zarardan uzak olmak, egemenlik sahibi olmak, onurlandırılmak, fayda görmek, selamlamak, canlandırmak/diriltmek/hayat vermek, beslemek, canlandırmak/yeniden canlandırmak/diriltmek/hayata döndürmek, yaşam vermek/canlandırmak, (toprak için) işlenmek ve verimli hale getirilmek, uyanık kalmak, bir şeyden kaçınmak, sakınmak, utanç/çekingenlik/mahcubiyet hissetmek veya duymak, bir şeyi yapmaktan utanmak/çekinmek, bir şeyi küçümsemek veya hor görmek, bir şeyden kaçınmak/yapmayı reddetmekdiriyi
8مِنَmine-den
9الْمَيِّتِl-meyyitiم و تÖlmek, dünyevi hayattan ayrılmak, hayattan mahrum olmak, duyusal yeteneklerden yoksun kalmak, zihinsel yeteneklerden yoksun kalmak, hareketsiz olmak, sessiz/sakin olmak, uyumak, cansız, yatışmak, yeryüzü tarafından kurutulmuş, sona ermek, yıpranmış, yoksulluğa/fakirliğe düşmüş, aşağılık/bayağı/küçük düşürücü/alçak, itaatsiz veya asi, alçakgönüllü/mütevazı/itaatkar, yumuşak/gevşek/rahat/dermansız, ruhsuz veya cansızölü-
10وَمُخْرِجُve muḣricuخ ر جÇıkmak, ileri gitmek, ayrılmak, kaçınmak/kaçmak/kurtulmak, terk etmek/vazgeçmek, isyan etmek, müstehcen veya edepsiz olmak, göze çarpan, açık olmak (bulutlu değil açık gökyüzü gibi), çözmek/açıklamak/yorumlamak, eğitmek/disipline etmek/iyi yetiştirmek, iki karışımdan bir şey yapmak (iki renk gibi, siyah ve beyaz, veya bir tabletin bir kısmına yazıp bir kısmını boş bırakmak), bir şeyi farklı türlerde yapmak, bir şeye veya nedene katkıda bulunmak, anlaşma yapmak, zorla almak/çıkarmak/üretmek/ortaya çıkarmak, bir şeyi veya birini dışlamak, boşaltmak, aşmak veya üstün olmak, başkalarını geçmek, dışsal/harici/nesnel olmakve çıkarır
11الْمَيِّتِl-meyyitiم و تÖlmek, dünyevi hayattan ayrılmak, hayattan mahrum olmak, duyusal yeteneklerden yoksun kalmak, zihinsel yeteneklerden yoksun kalmak, hareketsiz olmak, sessiz/sakin olmak, uyumak, cansız, yatışmak, yeryüzü tarafından kurutulmuş, sona ermek, yıpranmış, yoksulluğa/fakirliğe düşmüş, aşağılık/bayağı/küçük düşürücü/alçak, itaatsiz veya asi, alçakgönüllü/mütevazı/itaatkar, yumuşak/gevşek/rahat/dermansız, ruhsuz veya cansızölüyü
12مِنَmine-den
13الْحَيِّl-Hayyiح ي يYaşamak, hayatta olmak, utanmak, geceyi uyanık geçirmek, toprağı gübrelemek/verimli hale getirmek, birini hayatta tutmak, birini sağ bırakmak, ihtiyatlılığı/ölçülülüğü/utangaçlığı kaldırmak, ölçüsüz/arsız yapmak, iyi durumda olmak, geçim araçlarına sahip olmak, belirgin/açık olmak, uzun ömürlü olmak, kötülük ve zarardan uzak olmak, egemenlik sahibi olmak, onurlandırılmak, fayda görmek, selamlamak, canlandırmak/diriltmek/hayat vermek, beslemek, canlandırmak/yeniden canlandırmak/diriltmek/hayata döndürmek, yaşam vermek/canlandırmak, (toprak için) işlenmek ve verimli hale getirilmek, uyanık kalmak, bir şeyden kaçınmak, sakınmak, utanç/çekingenlik/mahcubiyet hissetmek veya duymak, bir şeyi yapmaktan utanmak/çekinmek, bir şeyi küçümsemek veya hor görmek, bir şeyden kaçınmak/yapmayı reddetmekdiri-
14ذٰلِكُمُƶālikumuişte budur
15اللّٰهُ(a)llahuAllah
16فَاَنّٰىfe ennāا ن يZamanı geldi; veya öyleydi, veya oldu, veya yaklaştı; O (bir şey) zamanının gerisinde veya sonrasındaydı; o veya o (bir insan) geride, geriye doğru veya geç kaldı; o gecikti veya geri durdu. Onu erteledi, öteledi, geciktirdi, yavaşlattı, alıkoydu, engelledi; Bir saat veya kısa bir süre, veya bir zaman, veya belirsiz bir zaman; herhangi bir zaman dilimi; en uç nokta, erişim veya derece; Zamanı gelmiş veya yaklaşmış olan ve zamanına, tam veya son zamanına veya durumuna; olgunluğa veya olgunlaşmaya ulaşmış bir şey; Nereden? (bir şeyin yönü veya kaynağı hakkında sorgulayıcı) ve nereden (bir durumu belirtmek için kullanılır); Nerede? ve nerede (bir durumu belirtmek ve bir durumu belirtmek için kullanılan zarfsal isimlerden biri olarak), nereden olursa olsun; her nerede (hangi yön veya kaynaktan olursa olsun): ne zaman; nasıl; her nasıl olursa olsun.o halde nasıl
17تُؤْفَكُونَtu'fekūneا ف كDurumunu/tavrını değiştirmek, geri çevirmek/döndürmek, fikir/yargı değiştirmek/saptırmak, aldatmak, yalan/yanlış söylemek, devirmek, baştan çıkarmak.çevriliyorsunuz

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Şüphe yok ki tohumları ve çekirdekleri yarıp nebatları ve ağaçları yetiştiren Allah'tır. Ölüden diri izhâr eder, diriden ölü. Budur Allah işte, nasıl oluyor da ondan yüz çeviriyorsunuz?

Abdulkadir Gölpınarlı

Şüphe yok ki tohumları ve çekirdekleri yarıp nebatları ve ağaçları yetiştiren Allahʼtır. Ölüden diri izhâr eder, diriden ölü. Budur Allah işte, nasıl oluyor da ondan yüz çeviriyorsunuz?

Adem Uğur

Şüphesiz Allah, tohumu ve çekirdeği çatlatandır, ölüden diriyi çıkaran, diriden de ölüyü çıkarandır. İşte Allah budur. O halde (haktan) nasıl dönersiniz!

Ahmed Hulusi

Muhakkak ki Allah tohumu ve çekirdekleri çatlatıp yarandır (Esma tohumundan varlık suretlerini yaratan)! Ölüden (hakikat ilmi yoksunu) diriyi (Hayy ismi özelliğiyle ölümsüzlüğünü fark edeni) çıkarır. . . Diriden (hakikat bilgisiyle yaşarken - mülhime kavrayışı içindeyken) de ölüyü (kozasını terk edemeyip nefsi emmareye - bedenselliğe düşeni) çıkarır! İşte Allah budur! Nasıl (halden hale) çevriliyorsunuz?

Ahmet Tekin

Allah tohumu ve çekirdeği çatlatıp filizlendirendir. Ölüden diriyi, tohum ve yumurtadan canlıyı çıkaran, diriden de ölüyü, canlıdan tohum ve yumurtayı çıkarandır. İşte budur Allah. O halde, haktan, Allah’a kulluk ve ibadetten hiç bir fayda sağlamayan, zararı dokunmayan şeylere kulluk ve ibadete nasıl olup da çevriliyorsunuz?

Ahmet Varol

Taneyi ve çekirdeği yaran şüphesiz Allah'tır. Ölüden diriyi çıkarır. Diriden de ölüyü çıkarandır. İşte Allah budur. Böyleyken siz nasıl yüz çeviriyorsunuz?

Ali Bulaç

Taneyi ve çekirdeği yaran şüphesiz Allah'tır. O, diriyi ölüden çıkarır, ölüyü de diriden çıkarır. İşte Allah budur. Öyleyse nasıl oluyor da çevriliyorsunuz?

Ali Fikri Yavuz

Allah, taneleri ve çekirdekleri çimlendirip çatlatandır. Ölüden diri çıkarır; diriden ölü çıkaran da O’dur. (Ölü yumurtadan canlı tavuk ve canlı tavuktan ölü yumurta gibi). İşte Allah! O halde siz O’ndan (ona iman etmekten) nasıl çevriliyorsunuz?

Ali Rıza Safa

Kuşkusuz, Allah, çekirdeği ve taneyi, Yarıp Çıkarandır. Ölüden, diriyi çıkarır; diriden de ölüyü çıkarır. Allah, işte böyledir. Öyleyse nasıl çevriliyorsunuz?

Bayraktar Bayraklı

Şüphesiz Allah, tohumu ve çekirdeği çatlatandır; ölüden diriyi, diriden de ölüyü çıkarandır. İşte Allah budur. O halde haktan nasıl döndürülüyorsunuz?

Bekir Sadak

Taneyi ve cekirdegi yaran suphesiz Allah'tir; oluyu cikarir. Iste Allah budur, nasil yuz cevirirsiniz?

Celal Yıldırım

Şüphesiz ki Allah dâneyi ve çekirdeği (yeniden hayat verip yeşertmek için) çatlatıp yarandır. Diriyi ölüden çıkarır, ölüyü de diriden çıkarandır. İşte Allah bu! (Hak'tan) nasıl ve neden (oluyor da) döndürülüyorsunuz?

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Tohumu ve çekirdeği çatlatan şüphesiz Allah’tır; O, ölüden diriyi çıkarır, diriden de ölüyü çıkarmaktadır. İşte Allah budur. O halde (haktan) nasıl dönersiniz!

Diyanet İşleri

Şüphesiz Allah, taneyi ve çekirdeği yarıp filizlendirendir. Ölüden diriyi çıkarır. Diriden de ölüyü çıkarandır. İşte budur Allah! Peki (O'ndan) nasıl çevriliyorsunuz?

Diyanet İşleri (eski)

Taneyi ve çekirdeği yaran şüphesiz Allah'tır; ölüyü çıkarır. İşte Allah budur, nasıl yüz çevirirsiniz?

Diyanet Vakfi

Şüphesiz Allah, tohumu ve çekirdeği çatlatandır, ölüden diriyi çıkaran, diriden de ölüyü çıkarandır. İşte Allah budur. O halde (haktan) nasıl dönersiniz!

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Şüphesiz ki taneleri ve çekirdekleri yaran Allah'tır. O, ölüden diriyi çıkarır, diriden de ölüyü çıkaran O'dur. İşte Allah budur. O halde nasıl yüz çevirirsiniz?

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Tane ve çekirdekleri Allah pörtletir. Ölüden diri, diriden ölü çıkarır. İşte size söylüyorum Allah O'dur. Şimdi söyleyin nereden çevriliyorsunuz?

Elmalılı Hamdi Yazır

Allah o daneleri, çekirdekleri pörtleten, ölüden diri çıkarır, ve diriden ölü çıkaran, işte size söyliyorum Allah o, şimdi söyleyin nereden çevriliyorsunuz?

Erhan Aktaş

Evet; Allah, tohumu ve çekirdeği yarandır: Ölüden diriyi, diriden de ölüyü çıkarandır. İşte budur Allah! O halde nasıl çevriliyorsunuz?

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Evet; Allah, tohumu ve çekirdeği yarandır: Ölüden diriyi, diriden de ölüyü çıkarandır. İşte budur Allah! O halde nasıl çevriliyorsunuz?

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Evet; Allah, tohumu ve çekirdeği yarandır: Ölüden diriyi, diriden de ölüyü çıkarandır. İşte budur Allah. O halde nasıl çevriliyorsunuz?

Fizilal-il Kuran

Tohumu ve çekirdeği çatlatan Allah'tır. O ölüden diriyi ve diriden ölüyü çıkarır. İşte Allah budur. Nasıl olur da bu gerçeği görmezlikten geliyorsunuz?

Gültekin Onan

Taneyi ve çekirdeği yaran kuşkusuz Tanrı'dır. O, diriyi ölüden çıkarır, ölüyü de diriden çıkarır. İşte Tanrı budur. Öyleyse nasıl oluyor da çevriliyorsunuz?

Hamdi Döndüren

Hiç kuşkusuz Allah, tohumu ve çekirdeği yarar, ölüden diriyi çıkarır, diriden de ölüyü çıkarır. İşte Allah budur! Nasıl oluyor da, O’ndan yüz çeviriyorsunuz? siniz?

Hasan Basri Çantay

Şübhesizki Allah (ot bitirmek için) taneleri, (ağaç çıkarmak için) çekirdekleri yaratandır. Ölüden diriyi O çıkarır, diriden ölüyü çıkaran da Odur. İşte Allah bu. O halde (bunca bürhanlara rağmen) nasıl olub da (imandan) çevriliyorsunuz?

Hasib Asutay

Şüphesiz Allah taneyi ve çekirdeği yarandır. O, diriyi ölüden çıkarır, ölüyü de diriden çıkarır. İşte Allah budur. O halde (haktan) nasıl çevriliyorsunuz?

Hayrat Neşriyat

Şübhesiz ki Allah, dâneleri ve çekirdekleri (onlardan bitkiler çıkarmak üzere)çatlatıp yarandır. Ölüden diriyi çıkarır; diriden de ölüyü çıkarandır. İşte (Rabbiniz olan)Allah budur; öyle ise (haktan) nasıl çevriliyorsunuz?

İbni Kesir

Muhakkak ki Allah; taneyi ve çekirdeği yarandır. Ölüden diriyi çıkarır, diriden de ölüyü çıkarandır. İşte Allah budur. Nasıl olup da yüz çeviriyorsunuz?

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki Allah; tohumu ve çekirdeği yarandır (çatlatandır). (Böylece) ölüden diriyi çıkarır; diriden de ölüyü çıkarandır. İşte Allah budur. Nasıl oluyor da (gerçeklerden) döndürülüyorsunuz!

Muhammed Esed

Kuşkusuz Allah, tohumu ve meyve çekirdeğini çatlatarak ölüden diriyi meydana getirendir ve diriden de ölüyü çıkaran. İşte budur Allah: ve akıllarınız hala nasıl da tersyüz oluyor!"

Mustafa İslamoğlu

Kuşkusuz Allah'tır tohumu ve çekirdeği yaran, bir süreçte ölüden diriyi var eden ve diriden ölüyü çıkaran. İşte budur Allah! Peki, nasıl oluyor da böylesine savruluyorsunuz!

Ömer Nasuhi Bilmen

Şüphe yok ki, daneleri de, çekirdekleri de yaran Allah Teâlâ'dır. Diriyi ölüden çıkarır, ölüyü de diriden çıkaran O'dur. İşte Allah Teâlâ O'dur. Artık nasıl olur da (O'ndan) çevriliyorsunuz?

Ömer Öngüt

Tohum ve çekirdeği yaran şüphesiz ki Allah'tır. Ölüden diriyi çıkarır, diriden ölüyü çıkarır. İşte Allah budur! O halde nasıl çevriliyorsunuz?

Suat Yıldırım

Taneleri ve çekirdekleri çatlatıp yararak (her şeyi gelişme yoluna koyan) Allah’tır. Ölüden diriyi O çıkarır, diriden ölüyü çıkaran da O’dur. İşte gerçek İlah bunları yapandır! Artık nasıl oluyor da haktan uzaklaştırılıyorsunuz?

Süleyman Ateş

Daneyi ve çekirdeği yaran, şüphesiz Allah'tır. (O), ölüden diriyi çıkarır, diriden de ölüyü çıkarır. İşte Allah budur. O halde nasıl (yalnız O'na tapmaktan) çevriliyorsunuz?

Süleymaniye Vakfı

Daneleri ve çekirdekleri yaran Allah'tır. O, ölüden diriyi çıkarır, diriden de ölüyü çıkarır. İşte Allah budur! Nasıl da yalana sürükleniyorsunuz?

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Taneleri ve çekirdekleri pörtleten (yaran) Allah'tır. O, ölüden diriyi çıkarır, diriden de ölüyü çıkarır. İşte Allah budur. Buna rağmen nereden yanlışa sürükleniyorsunuz?

Şaban Piriş

Taneyi ve çekirdeği yarıp filizlendiren, ölüden diriyi çıkaran diriden de ölüyü çıkaran Allah'tır. İşte Allah budur! O halde nasıl aldatılıyorsunuz?

Tefhim-ul Kuran

Taneyi ve çekirdeği yaran şüphesiz Allah'tır. O, diriyi ölüden çıkarır, ölüyü de diriden çıkarır. İşte Allah budur. Öyleyse nasıl oluyor da çevriliyorsunuz?

Ümit Şimşek

Taneleri ve çekirdekleri yaran Allah'tır. O ölüden diriyi çıkarır; diriden ölüyü çıkaran da Odur. Allah işte budur. Nasıl olur da ondan yüz çevirirsiniz?

Yaşar Nuri Öztürk

Hiç kuşkusuz, Allah'tır Falık olan/daneyi yaran, çekirdeği patlatan. Ölüden diri çıkarır O; diriden ölüyü çıkaran da O'dur! İşte budur Allah! Peki nasıl ters bir yöne çevriliyorsunuz?

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Şübhəsiz ki, toxumu da, çərdəyi də Allah çatladır. O, ölüdən diri çıxarır, diridən isə ölü çıxarır. Budur Allah! Siz necə də haqdan döndərilirsiniz!

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Şübhəsiz ki, toxumu da, çəyirdəyi də cücərdib çatladan, ölüdən diri, diridən də ölü çıxardan (ölü yumurtadan diri toyuq, diri toyuqdan ölü yumurta yaradan) Allahdır. Budur Allah! Axı siz Ondan (haqq olan Allahdan) nə cür döndərilirsiniz?

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Gott ist es, Der die Samenkörner und die Kerne keimen läßt, spaltet und daraus die neuen Pflanzen hervorbringt. Er bringt das Lebendige aus dem Toten und das Tote aus dem Lebendigen hervor. Das ist Gott, Allah! Wie könnt ihr von Ihm abirren?

Almanca — Der Edle Quran

Allah ist es, Der die Körner und die Kerne spaltet und das Lebendige aus dem Toten hervorbringt. Und (Er ist es,) Der das Tote aus dem Lebendigen hervorbringt. Dies ist doch Allah - wie laßt ihr euch also abwendig machen? -,

Almanca — M. A. Rassoul

Wahrlich, Allah ist es, Der das Korn und die Kerne keimen läßt. Er bringt das Lebendige aus dem Toten hervor, und Er ist der Hervorbringer des Toten aus dem Lebendigen. Das ist Allah; warum lasset ihr euch dann (von Ihm) abwenden?

Almanca — Muhammad Zaidan

Gewiß, ALLAH ist Derjenige, Der die Saat und den Kern aufgehen läßt. ER bringt das Lebendige aus dem Toten hervor und ER ist Der Hervorbringende des Toten aus dem Lebendigen. Dies ist ALLAH. Also wie wurdet ihr denn verleitet?!

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Allah is indeed the controlling power that influences the seeds and the date-stones to split to take root and to sprout to produce plants and trees; He causes the living to egress from the dead and the dead to fall from the living*; yet how strongly deluded you people are, that you believe a lie.

Abdul Haleem

It is God who splits open the seed and the fruit stone: He brings out the living from the dead and the dead from the living- that is God- so how can you turn away from the truth?

Abdullah Yusuf Ali

It is Allah Who causeth the seed-grain and the date-stone to split and sprout. He causeth the living to issue from the dead, and He is the one to cause the dead to issue from the living. That is Allah: then how are ye deluded away from the truth?

Abul A'la Maududi

Truly it is Allah Who causes the grain and the fruit-kernel to sprout. He brings forth the living from the dead and brings forth the dead from the living. Such is Allah. So whither are you tending in error?

Aisha Bewley

Allah is He Who splits the seed and kernel. He brings forth the living from the dead, and produces the dead out of the living. That is Allah, so how are you perverted?

Al-Hilali & Khan

Verily! It is Allâh Who causes the seed-grain and the fruit-stone (like date-stone) to split and sprout. He brings forth the living from the dead, and it is He Who brings forth the dead from the living. Such is Allâh, then how are you deluded away from the truth?

Ali Quli Qarai

Indeed Allah is the splitter of the grain and the pit. He brings forth the living from the dead and He brings forth the dead from the living. That is Allah! Then where do you stray?

Amatul Rahman Omar

Verily, it is Allâh Who splits the (seed) grains and (fruit) stones. He bring forth the living out of the lifeless and He brings forth the lifeless out of the living. Such is Allâh, wherefore then are you turned back.

Arthur John Arberry

It is God who splits the grain and the date-stone, brings forth the living from the dead; He brings forth the dead too from the living. So that then is God; then how are you perverted?

Bijan Moeinian

God is the One Who splits the grain as well as the [hard] date seed, letting them grow up into vegetations. The Lord thus creates life out of the death and makes the life to taste the death. Such is the Lord; how dare you to leave His path.

E. Henry Palmer

Verily, God it is who cleaves out the grain and the date-stone; He brings forth the living from the dead, and it is He who brings the dead from the living. There is God! how then can ye be beguiled ?

Edip-Layth

God is the splitter of the seeds and the grains; He brings the living out from the dead and He is the bringer of the dead out from the living. Such is God; so why are you deluded?

George Sale

Verily, it is Allah Who causes the grain and the date-stones to sprout. He brings forth the living from the dead, and He is the Bringer forth of the dead from the living. That is Allah; wherefore, then, are you turned back?

Hamid S. Aziz

Verily, Allah it is who splits the grain and the date-stone (for sprouting); He brings forth the living from the dead, and it is He who brings the dead from the living. Such is Allah! How then can you be deluded?

Mahmoud Ghali

Surely Allah is The Splitter of the grains and nuclei Also: date-pits, fruit stones and other kernels). He brings out the living from the dead, and He is The Bringer out of the dead from the living. That (Literally: those) is Allah; then, however are you diverged (into falsehood)?

Marmaduke Pickthall

Lo! Allah (it is) Who splitteth the grain of corn and the date-stone (for sprouting). He bringeth forth the living from the dead, and is the bringer-forth of the dead from the living. Such is Allah. How then are ye perverted?

Mohamed Ahmed - Samira

Indeed it is God who splits up the seed and the kernel, and brings forth the living from the dead, the dead from the living. This is God: So whither do you stray?

Muhammad Asad

VERILY, God is the One who cleaves the grain and the fruit-kernel asunder, bringing forth the living out of that which is dead, and He is the One who brings forth the dead out of that which is alive. This, then, is God: and yet, how perverted are your minds!

Mustafa Khattab

Indeed, Allah is the One Who causes seeds and fruit stones to sprout. He brings forth the living from the dead and the dead from the living. That is Allah! How can you then be deluded ˹from the truth˺?

Progressive Muslims

God is the splitter of the seeds and the grains; He brings the living out from the dead and He brings the dead out from the living. Such is God; so why are you deluded

Sahih International

Indeed, Allah is the cleaver of grain and date seeds. He brings the living out of the dead and brings the dead out of the living. That is Allah ; so how are you deluded?

Sam Gerrans

God splits the seed and the kernel; He brings forth the living from the dead and is the bringer-forth of the dead from the living. That is God, — how then are you deluded? —

Shabbir Ahmed

Allah is the One Who causes the grains and the seeds to split and germinate. He produces the living from the dead, and the dead from the living. Such is Allah. Where are you headed in bewilderment? (Similar are the Laws that apply to individuals and nations. They must develop their inherent potentials in order to prosper.)

Syed Vickar Ahamed

Surely, it is Allah Who causes seed-grain and date-stone to split and send out leaves (as it germinates into a plant). He causes the living to come from the dead, and He is the One to cause the dead to come from the living. That is Allah: Then how is it that you are far away from the truth?

Taqi Usmani

Surely, Allah is the one who splits the grain and the date-stone (for sprouting). He brings forth the living from the dead, and He is the One who brings forth the dead from the living. That is Allah! To where, then, are you being turned away (by your desires)?

The Monotheist Group

God is the splitter of the seeds and the grains; He brings the living out from the dead and He brings the dead out from the living. Such is God; so why are you deluded?

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Cʹest Allah qui fait fendre la graine et le noyau: du mort il fait sortir le vivant, et du vivant, il fait sortir le mort. Tel est Allah. Comment donc vous laissez-vous détourner?

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Bêguman Xwedê parçekerê tov û dendikan e, yê zindî ji yê mirî dertîne û yê mirî jî ji yê zindî dertîne. Yê ku vê dike Xwedê ye, êdî çawa hûn berê xwe ji heqiyê dizivirînin?

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

God is het die de zaadkorrels en de pitten laat kiemen; Hij laat het levende uit het dode voortkomen en Hij laat het dode uit het levende voortkomen. Dat is nu God en hoe worden jullie zo afgeleid?

Hollandaca — Salomo Keyzer

God maakt dat de graankorrel en de dadelpit zich voortplanten. Hij brengt het leven uit den dood voort. Dit is God. Waarom hebt gij u dus van hem afgewend?

Hollandaca — Siregar

Voorwaar, het is Allah Die de graankorrel en de dadelpit doet ontkiemen Hij doet het levende uit het dode voortkomen en Hij doet het dode uit het levende voortkomen. Het is waarlijk Allah: waarom laten jullie je afleiden (van de Waarheid)?

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Поистине, Аллах раскрывает зерно (чтобы оно дало побег) и косточку (чтобы из него выросло дерево); выводит Он живое из неживого [человека из семени, птицу из яйца] и выводит неживое из живого [семя из человека, яйцо из птицы]! Вот таков Он вам Аллах! Но до чего же вы отвращены (от Истины) (поклоняясь кому-то еще, кроме Него)!

Rusça — Osmanov

Воистину, Аллах расщепляет зерно и косточку. Он порождает живое из мертвого и мертвое из живого. Таков Он - ваш Аллах. И как же вы [можете так] заблуждаться!

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

HELT VISST är det Gud som låter fröna och fruktkärnorna klyvas och livet spira ur det som är dött och som låter döden stiga fram ur det levande. Detta är er Gud - hur förvirrade är inte era begrepp!ʺ