Eğer biz, bu Kur'an'ı bir dağa indirseydik, elbette sen onu Allah korkusundan başını eğerek parça parça olmuş görürdün. İşte misaller! Biz onları insanlara düşünsünler diye veriyoruz.

لَوْ اَنْزَلْنَا هٰذَا الْقُرْاٰنَ عَلٰى جَبَلٍ لَرَاَيْتَهُ خَاشِعًا مُتَصَدِّعًا مِنْ خَشْيَةِ اللّٰهِ وَتِلْكَ الْاَمْثَالُ نَضْرِبُهَا لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَتَفَكَّرُونَ

lev enzelnā hāƶā l-ḳurāne ǎlā cebelin le raeytehu ḣāşiǎn muteSaddiǎn min ḣaşyeti (a)llahi ve tilke l-emṧālu neDribuhā li n-nāsi leǎllehum yetefekkerūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1لَوْlevşayet
2اَنْزَلْنَاenzelnāن ز لinmek, aşağı gelmek, olaylara rastlamak, bir yere inip konmak, bir yerde konakmak. indirmek, gönderme. Bir misafir için hazırlanan şey, ikametgah, hediye. Konak, mevki. Aşağı indirmek, göndermek. Aşağı inme, vahiy, düzenli derleme, kademeli vahiy.biz indirseydik
3هٰذَاhāƶābu
4الْقُرْاٰنَl-ḳurāneق ر اOkumak; derlemek, biriktirmek, yığmak, biriktirip dağıtmak; anlatmak, açıklamak, izah etmek, nakletmek; araştırmak, soruşturmak, incelemek. Türkçe’ye girmiş türevler : kari, kuran, kıraat, kıraathaneKur'an'ı
5عَلٰىǎlā
6جَبَلٍcebelinج ب لDağ, çok miktarda toplamak, yaratılış, hamur yoğurmak, doğa, huy, mizaç, karakter, fıtrat, kalın ve sert olmak, cimri olmakbir dağa
7لَرَاَيْتَهُle raeytehuر ا يgörmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir). tara'ni - tara fiili ve ni zamirinden oluşan bileşik kelime - sen beni görürsün. badi al-ra'yi - yüzeysel görüş sahibi, dış görünüş, ilk düşünce, görünüşte, uygun değerlendirme olmadan. ra'yal'ain - çıplak gözle görmek, görsel yargı. ri'yun - dış görünüş, gösteriş yapmak. ru'ya - görüntü rüya. a'lam tara - işte! bak! ri'aun - ikiyüzlülük, gösteriş, görünmek için. tara'a - birbirini görmek, değerlendirmek, birbirinin görüş alanına girmek. yura'una - ikiyüzlüce aldatırlar, sahte bir görünüm takınarak.onu görürdün
8خَاشِعًاḣāşiǎnخ ش عAlçakgönüllü/mütevazı/itaatkar olmak, sessiz ve alçak olmak, gözleri veya sesi kısmak, batış yerinde batmak/neredeyse kaybolmak, tutulmak/uzaklaşmak, zayıflamak, solmak/kurumak, davranışta veya seste veya gözlerde alçakgönüllülük taklidi yapmak, bir şeyi fırlatmak, başı ve vücudu eğmek, korkak olmak.baş eğmiş
9مُتَصَدِّعًاmuteSaddiǎnص د عBölmek, açıklamak, yarmak, açıkça ifade etmek, ayırmak, geçmek, yüksek sesle duyurmak, açıkça beyan etmek, baş ağrısından muzdarip olmak, açığa vurmak, açık etmek. sad'un - çatlak, yarık. suddi'a - baş ağrısıyla rahatsız olmak veya baş ağrısı çekmek. issada'a (fiil 5) - bölünmek veya ayrılmak. mutasaddiun - yarılan veya ikiye bölünen şey.parçalanmış
10مِنْmin-ndan
11خَشْيَةِḣaşyetiخ ش يKorkmak veya dehşete düşmek, saygı/hürmet/onur/huşu ile korkmak, ummak, bir şeyi bilmek, korkutmak veya korku/dehşet vermek, tedbirli veya temkinli olmak.korkusu-
12اللّٰهِ(a)llahiAllah
13وَتِلْكَve tilkeve bu
14الْاَمْثَالُl-emṧāluم ث لDik durmak, hadım etmek veya iğdiş etmek (özellikle koyun veya keçi için), bir şeyi kurmak, benzemek veya taklit etmek gibi görünmek, bir atasözünü uygulamak, bir şeyi atasözü olarak uygulamak, neredeyse sağlıklı veya iyi bir durumda olmak, iyileşmeye yakın olmak, bir emre veya komutaya itaat etmek/uymak, benzemek, benzerlik veya eşdeğer olmak.misalleri
15نَضْرِبُهَاneDribuhāض ر بİyileştirmek, vurmak, örnek olarak öne sürmek, bir mesel/örnek vermek, gitmek, yolculuk yapmak, seyahat etmek, karıştırmak, kaçınmak, uzaklaştırmak, örtmek, kapatmak, belirtmek/beyan etmek/ifade etmek, öne sürmek, ortaya koymak, karşılaştırmak, benzetmek, yol aramak, ileri yürümek, ayarlamak, dayatmak, engellemek, savaşmak, birinin malıyla kâr payı için ticaret yapmak, yapmak veya sebep olmak veya oluşturmak, terk etmek/vazgeçmek, bir şeyi uzaklaştırmakanlatıyoruz
16لِلنَّاسِli n-nāsiن و سsallamak, durmak, hareket etmek, fırlatmak. İnsanlık, insanlar, diğerleri, erkekler.insanlara
17لَعَلَّهُمْleǎllehumumulur ki
18يَتَفَكَّرُونَyetefekkerūneف ك رDüşündü, net bir bilgi edinmek için değerlendirdi, zihinsel olarak inceledi, zihni kullandı, derin düşünce içinde oldu, üzerinde düşündü.düşünürler

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Bu Kur'ân'ı, bir dağın üstüne indirseydik elbette görürdün ki dağ, Allah korkusundan eğilip çatlamış, paramparça olmuş ve işte insanlara bu örnekleri, düşünsünler diye getirmedeyiz.

Abdulkadir Gölpınarlı

Bu Kurʼânʼı, bir dağın üstüne indirseydik elbette görürdün ki dağ, Allah korkusundan eğilip çatlamış, paramparça olmuş ve işte insanlara bu örnekleri, düşünsünler diye getirmedeyiz.

Adem Uğur

Eğer biz bu Kur'an'ı bir dağa indirseydik, muhakkak ki onu, Allah korkusundan baş eğerek, parça parça olmuş görürdün. Bu misalleri insanlara düşünsünler diye veriyoruz.

Ahmed Hulusi

Eğer şu Kuran'ı (bildirdiği gerçeği) bir dağın (benlik sahibi bilinç - ego - eniyet) üzerine inzal etseydik, elbette onu Allah (ismiyle işaret edilen'in) haşyetinden (muhteşem azamet karşısında benliğinin hiçliğini fark ederek) huşu ederek, çatlayıp paramparça olduğu halde görürdün! İşte bu MİSALLERİ (sembolik anlatımları) insanlara tefekkür etsinler diye veriyoruz!

Ahmet Tekin

Eğer biz bu Kur’ân’ı bir dağa indirip, Kur’ân’daki emir ve hükümlerden dağı sorumlu tutsaydık, Allah’ın büyüklüğünün, ilminin, tedbirinin şuuruna ererek, dağın parçalandığını görürdün. İnsanların iyiliği, kurtuluşu için böyle misaller veriyoruz. Ola ki düşünürler.

Ahmet Varol

Bu Kur'an'ı bir dağın üzerine indirseydik, muhakkak onu baş eğmiş, Allah'ın korkusuyla parçalanmış görürdün. İşte biz bu örnekleri, belki düşünürler diye insanlara veriyoruz.

Ali Bulaç

Şayet biz bu Kur'an'ı bir dağın üzerine indirmiş olsaydık, andolsun onu Allah korkusundan saygı ile baş eğmiş, parça parça olmuş görürdün. İşte Biz, belki düşünürler diye, insanlara böyle örnekler veririz.

Ali Fikri Yavuz

Eğer biz, bu Kur’an’ı bir dağın üzerine indirseydik, muhakkak o dağı, Allah korkusundan baş eğmiş, parçalanmış görürdün. Bu temsiller yok mu, işte biz onları insanlar için yapıyoruz; olur ki düşünürler.

Ali Rıza Safa

Bu Kur'an'ı, bir dağın üstüne indirseydik, o dağı, Allah korkusundan saygıyla baş eğerek, paramparça olmuş görürdün. İnsanlara, böyle örnekler veriyoruz; belki düşünürler diye.

Bayraktar Bayraklı

Bu Kur'an'ı bir dağa indirmiş olsaydık, Allah korkusundan onu baş eğmiş, çatlamış, yarılmış görürdün. Bu misalleri, düşünmeleri için insanlara anlatıyoruz.

Bekir Sadak

Eger Biz Kuran'i bir daga indirmis olsaydik, sen, onun, Allah korkusuyla basegerek parca parca oldugnu gorurdun. Bu misalleri, insanlar dusunsunler diye veriyoruz.

Celal Yıldırım

Eğer bu Kur'ân'ı bir dağ üzerine indirmiş olsaydık, onu, saygı ile eğilip Allah korkusundan parça parça görürdün. Bu misâlleri belki iyice düşünürler diye insanlara getiriyoruz.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Şayet biz bu Kur’an’ı bir dağın üzerine indirmiş olsaydık, onu Allah korkusundan titremiş ve paramparça olmuş görürdün. İşte bu misalleri insanlar düşünsünler diye veriyoruz.

Diyanet İşleri

Eğer biz, bu Kur'an'ı bir dağa indirseydik, elbette sen onu Allah korkusundan başını eğerek parça parça olmuş görürdün. İşte misaller! Biz onları insanlara düşünsünler diye veriyoruz.

Diyanet İşleri (eski)

Eğer Biz Kuran'ı bir dağa indirmiş olsaydık, sen, onun, Allah korkusuyla başeğerek parça parça olduğunu görürdün. Bu misalleri, insanlar düşünsünler diye veriyoruz.

Diyanet Vakfi

Eğer biz bu Kur'an'ı bir dağa indirseydik, muhakkak ki onu, Allah korkusundan baş eğerek, parça parça olmuş görürdün. Bu misalleri insanlara düşünsünler diye veriyoruz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Biz bu Kur'ân'ı bir dağa indirseydik, Allah'ın korkusundan onu baş eğmiş, parça parça olmuş görürdün. Bu misalleri düşünsünler diye insanlara veriyoruz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Biz bu Kur'an'ı bir dağın üzerine indirseydik kesinlikle, sen onu, Allah korkusundan başını eğmiş, çatlamış görürdün. İşte Biz o misalleri, düşünsünler diye insanlara veriyoruz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Biz bu Kur'anı bir dağın üzerine indirseydik her halde Sen onu Allah korkusundan başını eğmiş çatlamış görürdün, o temsiller yok mu, işte biz onları insanlar için yapıyoruz gerek ki tefekkür ederler

Erhan Aktaş

Eğer Biz, bu Kur'an'ı dağa indirseydik, onu; huşu duyarak, Allah'a olan huşudan parça parça olmuş görürdün. Bu örnekleri insanlar için veriyoruz ki belki düşünüp gerçeği kavrarlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Eğer Biz, bu Kur'an'ı dağa indirseydik, onu; huşu duyarak, Allah'a olan huşudan parça parça olmuş görürdün. Bu örnekleri insanlar için veriyoruz ki belki düşünüp gerçeği kavrarlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Eğer Biz, bu Kur'an'ı dağa indirseydik, onu; huşu duyarak, Allah'a olan huşudan parça parça olmuş görürdün. Bu örnekleri insanlar için veriyoruz ki belki düşünüp gerçeği kavrarlar.

Fizilal-il Kuran

Eğer biz bu Kur'an'ı bir dağa indirseydik muhakkak ki onu Allah korkusundan baş eğerek parça parça olmuş görürdün. Bu örnekleri düşünsünler diye insanlara veriyoruz.

Gültekin Onan

Şayet biz bu Kuran'ı bir dağın üzerine indirmiş olsaydık, andolsun onu Tanrı korkusundan saygı ile baş eğmiş, parça parça olmuş görürdün. İşte biz belki düşünürler (yetefekkerun) diye insanlara böyle örnekler veririz.

Hamdi Döndüren

Eğer biz bu Kur’an’ı bir dağa indirmiş olsaydık, onu mutlaka Allah korkusundan baş eğmiş, paramparça olmuş görürdün. İşte bu örnekleri insanlara düşünsünler diye veriyoruz.

Hasan Basri Çantay

Eğer biz bu Kur'anı bir dağ başına indirseydik muhakkak ki onu Allah korkusundan baş eğmiş, parça parça olmuş görürdün. Bu misaller (yok mu?) işte biz onları, insanlar düşünsünler diye, iradediyoruz.

Hasib Asutay

Eğer biz Kur'an'ı bir dağa indirseydik, elbette onu, Allah korkusundan baş eğerek parça parça olmuş görürdün. Bu örnekleri insanlara düşünsünler diye veriyoruz.

Hayrat Neşriyat

Eğer (biz) bu Kur’ân’ı bir dağın üzerine indirmiş olsaydık, doğrusu (sen) onu Allah korkusundan boyun eğmiş, param parça olmuş görürdün! (Biz) bu misâlleri insanlara, olur ki düşünürler diye getiriyoruz.

İbni Kesir

Şayet Biz, bu Kur'an'ı bir dağa indirmiş olsaydık; sen, onun Allah'ın haşyetinden baş eğerek parça parça olduğunu görürdün. İşte Biz, bu misalleri insanlara anlatırız, belki düşünürler.

Mehmet Okuyan

Bu Kur’an’ı bir dağa indirseydik, şüphesiz ki onu Allah’a saygı(sın)dan dolayı boyun eğmiş bir şekilde, paramparça olmuş görürdün. İşte biz düşünsünler diye şu örnekleri insanlar için veriyoruz.

Muhammed Esed

Bu Kur'an-ı bir dağa indirmiş olsaydık, dağın ezilip büzülerek Allah korkusuyla paramparça olduğunu görürdün. Ve işte (bütün) bu temsilleri, belki düşün(meyi öğrenebil)irler diye insanların önüne koyuyoruz.

Mustafa İslamoğlu

Eğer Biz bu Kur'an'ı bir dağa indirmiş olsaydık, onun Allah'a saygıdan boyun eğmiş bir halde şerha şerha yarılıp eridiğini görürdün. İşte bu türden temsili anlatımları, insanların önüne, belki düşünürler diye koyuyoruz.

Ömer Nasuhi Bilmen

Eğer bu Kur'an'ı bir dağ üzerine indirmiş olsa idik elbette onu Allah'ın korkusundan baş eğmiş, parça parça olmuş görürdün ve Biz o misalleri insanlar için irad ediyoruz, tâ ki düşünüversinler.

Ömer Öngüt

Eğer biz bu Kur'an'ı bir dağın üzerine indirmiş olsaydık, muhakkak ki onun Allah'ın korkusundan baş eğdiğini ve parça parça olduğunu görürdün. Biz bu temsilleri insanlar düşünsünler diye veriyoruz.

Suat Yıldırım

Eğer Biz bu Kur’ân’ı bir dağın tepesine indirseydik onun, Allah’a tazimi sebebiyle başını eğip parçalandığını görürdün. İşte bunlar birtakım misallerdir ki düşünüp istifade etmeleri için, Biz onları insanlara anlatıyoruz.

Süleyman Ateş

Biz bu Kur'an'ı bir dağa indirseydik, Allah korkusundan onu, baş eğmiş, çatlamış, yarılmış görürdün. Bu misalleri, düşünmeleri için insanlara anlatıyoruz.

Süleymaniye Vakfı

Biz bu Kur'an'ı bir dağa indirmiş olsaydık kesinlikle onun, Allah korkusundan başını eğip paramparça olduğunu görürdün. İşte bu örnekleri insanlar için veriyoruz; belki düşünürler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bu Kur'an'ı bir dağa indirseydik Allah korkusundan baş eğip parça parça olduğunu görürdün. Bunlar insanlar için oluşturduğumuz örneklerdir; belki düşünürler.

Şaban Piriş

Biz Kur'an'ı bir dağın üzerine indirseydik onun Allah korkusundan baş eğerek parça parça olduğunu görürdün! İşte bu örnekleri insanlar düşünsünler diye veriyoruz.

Tefhim-ul Kuran

Şayet biz bu Kur'an'ı bir dağın üzerine indirmiş olsaydık, andolsun onu Allah korkusundan saygı ile baş eğmiş, parça parça olmuş görürdün. İşte biz, belki düşünürler diye, insanlara örnekleri böyle vermekteyiz.

Ümit Şimşek

Biz bu Kur'ân'ı bir dağa indirseydik, sen onu Allah korkusundan baş eğmiş, parça parça olmuş görürdün. Bu misalleri Biz insanlara tefekkür etsinler diye veriyoruz.

Yaşar Nuri Öztürk

Eğer biz bu Kur'an'ı bir dağın üzerine indirseydik, her halde sen onu huşu ile boynunu bükmüş, çatlayıp yarılmış görürdün. Biz bu örnekleri insanlara hep veriyoruz ki, inceden inceye düşünebilsinler.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Əgər Biz bu Quranı dağa nazil etsəydik, sən onun Allahın qorxusundan boyun əyib parça-parça olduğunu görərdin. Biz bu misalları insanlar üçün çəkirik ki, bəlkə, fikirləşələr.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ya Peyğəmbər!) Əgər Biz bu Qurʼanı bir dağa nazil etsəydik, sən onun Allahın qorxusundan (kiçildiyini) parça-parça olduğunu görərdin (halbuki ağıl və ruh sahibi olan insan onun öyüd-nəsihətlərindən ibrət almır). Biz bu misalları insanlar üçün çəkirik ki, bəlkə, düşünələr.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Hätten Wir diesen Koran auf einen Berg herabgesandt, hättest du gesehen, wie er sich aus Gottesfurcht demütig unterwirft und sich spaltet. Diese Gleichnisse führen Wir für Menschen an, auf daß sie nachdenken.

Almanca — Der Edle Quran

Wenn Wir diesen Qurʹan (als Offenbarung) auf einen Berg hinabsendeten, würdest du ihn wahrlich aus Furcht vor Allah demütig werden und sich spalten sehen. Diese Gleichnisse prägen Wir den Menschen, auf daß sie nachdenken mögen.

Almanca — M. A. Rassoul

Hätten Wir diesen Quran auf einen Berg herabgesandt, hättest du gesehen, wie er sich gedemütigt und aus Furcht vor Allah gespalten hätte. Und solche Gleichnisse prägen Wir für die Menschen, auf daß sie nachdenken mögen.

Almanca — Muhammad Zaidan

Würden WIR diesen Quran auf einen Berg hinabsenden, gewiß, würdest du ihn demütig, sich aufspaltend von der Ehrfurcht ALLAH gegenüber sehen. Und diese Gleichnisse prägen WIR den Menschen, damit sie nachdenken.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Had We revealed this Quran to a mountain and it could perceive the picture of what it represents and the complete glory in which it reveals itself, you would see it shaking with such fits of awe and shivering into atoms for the profound reverence dutiful to Allah. Such parables do We discourse to people that they may hopefully ponder, and that they may hopefully think and reflect before they act.

Abdul Haleem

If We had sent this Quran down to a mountain, you [Prophet] would have seen it humbled and split apart in its awe of God: We offer people such illustrations so that they may reflect.

Abdullah Yusuf Ali

Had We sent down this Qur'an on a mountain, verily, thou wouldst have seen it humble itself and cleave asunder for fear of Allah. Such are the similitudes which We propound to men, that they may reflect.

Abul A'la Maududi

Had We sent down this Qur'an upon a mountain you would indeed have seen it humbling itself and breaking asunder out of fear of Allah. We propound such parables to people that they may reflect.

Aisha Bewley

If We had sent down this Qur’an onto a mountain, you would have seen it humbled, crushed to pieces out of fear of Allah. We make such examples for people so that hopefully they will reflect.

Al-Hilali & Khan

Had We sent down this Qur’ân on a mountain, you would surely have seen it humbling itself and rent asunder by the fear of Allâh. Such are the parables which We put forward to mankind that they may reflect.[1]

Ali Quli Qarai

Had We sent down this Qur’ān upon a mountain, you would have surely seen it humbled [and] go to pieces with the fear of Allah. We draw such comparisons for mankind, so that they may reflect.

Amatul Rahman Omar

Had We revealed this Qur'ân on a mountain, you would have surely seen it falling down in all humility and splitting asunder for awe of Allâh. These are wonderful things which We narrate for mankind that they may give thought.

Arthur John Arberry

If We had sent down this Koran upon a mountain, thou wouldst have seen it humbled, split asunder out of the fear of God. And those similitudes -- We strike them for men; haply they will reflect.

Bijan Moeinian

Had God sent down this Qur’an to the mountain, you would have seen the mountain to crack down itself out of awe. By these types of examples God makes his points to be understood by those who use their brain to think.

E. Henry Palmer

Had we sent down this Qur'an upon a mountain, thou wouldst have seen it humbling itself, splitting asunder from the fear of God! These parables do we strike out for men; haply they may reflect!

Edip-Layth

Had We sent down this Quran to a mountain, you would have seen it trembling, crumbling, out of reverence for God. Such are the examples We cite for the people, that they may reflect.

George Sale

If We had sent down this Koran on a mountain, thou wouldest certainly have seen the same humble itself, and cleave in sunder for fear of God. These similitudes do We propose unto men, that they may consider.

Hamid S. Aziz

Had We sent down this Quran on a mountain, you would certainly have seen it falling down (humbled), splitting asunder because of the fear of Allah, and We set forth these parables to men that they may reflect.

Mahmoud Ghali

If We had sent down this Qur'an upon a mountain, indeed you would have seen it submissive, sundered apart out of apprehension of Allah; and those similitudes We strike for mankind, that possibly they would meditate.

Marmaduke Pickthall

If We had caused this Qur'an to descend upon a mountain, thou (O Muhammad) verily hadst seen it humbled, rent asunder by the fear of Allah. Such similitudes coin We for mankind that haply they may reflect.

Mohamed Ahmed - Samira

If We had sent down this Qur'an to a mountain you would have seen it turn desolate and split into two for fear of God. We offer these examples to men that they may think and reflect.

Muhammad Asad

HAD WE bestowed this Qur’an from on high upon a mountain, thou wouldst indeed see it humbling itself, breaking asunder for awe of God. And [all] such parables We propound unto men, so that they might [learn to] think.

Mustafa Khattab

Had We sent down this Quran upon a mountain, you would have certainly seen it humbled and torn apart in awe of Allah. We set forth such comparisons for people, ˹so˺ perhaps they may reflect.[1]

Progressive Muslims

Had We sent down this Quran to a mountain, you would have seen it trembling, crumbling, out of reverence for God. And such are the examples We cite for the people, that they may reflect.

Sahih International

If We had sent down this Qur'an upon a mountain, you would have seen it humbled and coming apart from fear of Allah. And these examples We present to the people that perhaps they will give thought.

Sam Gerrans

Had We sent down this Qur’an upon a mountain, thou hadst seen it humbled, split asunder from fear of God. And those similitudes — We strike them for mankind, that they might reflect.

Shabbir Ahmed

Had We sent down this Qur'an upon a mountain, you would have indeed seen it humble itself and rent asunder for Awesomeness of Allah. Such examples We cite for mankind, so that they might think.

Syed Vickar Ahamed

If We sent down this Quran on a mountain, surely, you would have seen it humble itself and split open with the fear of Allah. Such are the examples that We offer men that they may (deeply) think.

Taqi Usmani

Had We sent down this Qur’ān to a mountain, you would have seen it humbled, burst apart out of awe for Allah. We cite such examples for people, so that they may ponder.

The Monotheist Group

Had We sent down this Qur'an to a mountain, you would have seen it trembling, crumbling, out of concern from God. And such are the examples We put forth for the people, that they may reflect.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Si Nous avions fait descendre ce Coran sur une montagne, tu lʹaurais vu sʹhumilier et se fendre par crainte dʹAllah. Et ces paraboles Nous les citons aux gens afin quʹils réfléchissent.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Eger Me ev Quran li ser çiyayekî bihinarta, bi rastî te dê ew bidîta ku wa ye ji tirsa Xwedê tirsgirtî, berdestbûyî û parçeparçe bûye. Em van nimûneyan ji mirovan re aşkera dikin da ku bifikirin.

Hollandaca (1)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Als Wij deze Koran tot een berg hadden neergezonden, dan had jij hem zich zien verootmoedigen en uit vrees voor God zien barsten. Dit zijn de vergelijkingen die Wij voor de mensen maken; misschien zullen zij nadenken.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Если бы Мы низвели этот Коран на (какую-нибудь) гору (и она поняла бы смысл тех обещаний и угроз, которые содержатся в нем), то ты бы непременно увидел ее смиренно расколовшейся от страха пред Аллахом. (Но почему люди не становятся смиренными и покорными Аллаху, от страха перед Ним, ведь они понимают смысл Его аятов?) И эти притчи [примеры], Мы приводим людям, чтобы они размышляли (о могуществе и величии Аллаха)!

Rusça — Osmanov

Если бы Мы ниспослали Коран на какую-либо гору, то ты увидел бы, что она смиренно разверзлась от страха перед Аллахом. Мы приводим людям эти притчи, дабы [дать им возможность] образумиться.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

OM VI hade uppenbarat denna Koran för ett berg, skulle du helt säkert ha sett det rämna av fruktan för Gud. Sådana liknelser framställer Vi för människorna för att stämma dem till eftertanke.