Nihayet ikisinin de (azdıranın da azanın da) akıbeti, ebediyen ateşte kalmaları olmuştur. İşte zalimlerin cezası budur.

فَكَانَ عَاقِبَتَهُمَا اَنَّهُمَا فِي النَّارِ خَالِدَيْنِ فِيهَا وَذٰلِكَ جَزٰٓؤُا الظَّالِمِينَ

fe kāne ǎāḳibetehumā ennehumā fī n-nāri ḣālideyni fīhā ve ƶālike cezā'u Z-Zālimīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1فَكَانَfe kāneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinnihayet oldu
2عَاقِبَتَهُمَاǎāḳibetehumāع ق بBaşarmak, yerini almak, sonra gelmek, topuğuna vurmak, topukta gelmek, birini yakından takip etmek. Aqqaba - tekrar tekrar çabalamak, geri dönmek, cezalandırmak, karşılık vermek, adımlarını geri izlemek. Aqab - ölmek, nesil bırakmak, karşılığında vermek. Aqabatun - tırmanması zor yer. Uqbun - başarı. Ta'aqqaba - dikkatli bilgi almak, bağırmak, adım adım takip etmek. Aqub - topuk, oğul, torun, nesil, mihver, eksen. Uqba - karşılık, sonuç, ödül, son, başarı. İqab (çoğulu aqubat) - günahtan sonraki ceza, erteleyen veya tersine çeviren, işin sonucuna veya neticesine bakan. Mu'aqqibat - birbirinin yerini alan, başka bir şeyin hemen ardından gelen veya kesintisiz olarak başka bir şeyi takip eden şey. Bu, mu'aqqib kelimesinin çift çoğul dişil halidir. Çoğul dişil form, Arapçada dişil formun bazen vurgu ve sıklık katmak için kullanılmasından dolayı eylemlerin sıklığını gösterir.sonları
3اَنَّهُمَاennehumāikisinin de
4فِي
5النَّارِn-nāriن و رateş, alev, sıcaklık, savaş, ışık, parıldamak, parlak ışık saçmak, tahrik etmek, sinirlendirmek veya savaşa kışkırtmakateşte kalmaları
6خَالِدَيْنِḣālideyniخ ل دKalmak/ikamet etmek, sürekli/daima/sonsuz/sonsuza dek/devamlı olarak devam etmek, başkasını takılarla süslemek, ileri yaşta yavaş yavaş kırlaşmak/ağarmak, sonsuz güçle donatılmış olmakebedi olarak
7فِيهَاfīhāorada
8وَذٰلِكَve ƶālikeve budur
9جَزٰٓؤُاcezā'uج ز يTatmin etmek/vermek, yeterli kılmak, borç ödemek, mücadele etmek, karşılığını ödemek/telafi etmek, ödüllendirmekcezası
10الظَّالِمِينَZ-Zālimīneظ ل مkaranlık, zulüm, haksızlık, adaletsizlik, hak gaspı, haksız yere birini sıkıntıya sokmakzalimlerin

Tüm mealler

Meal seçin (78 / 78 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Derken ikisinin de sonları şu olur: Şüphe yok ki ikisi de, ebedî kalmak üzere ateşe girerler ve budur zulmedenlerin cezâsı.

Abdulkadir Gölpınarlı

Derken ikisinin de sonları şu olur: Şüphe yok ki ikisi de, ebedî kalmak üzere ateşe girerler ve budur zulmedenlerin cezâsı.

Adem Uğur

Nihayet ikisinin de sonu, içinde ebedî kalacakları ateş olacaktır. İşte bu, zalimlerin cezasıdır.

Ahmed Hulusi

Bu yüzden ikisinin de sonu, içinde sonsuz yaşamak üzere ateş oldu! İşte bu zalimlerin cezasıdır.

Ahmet Tekin

Nihayet aldatan şeytanla aldanan insanın sonu, içinde ebedî kalacakları ateş olacaktır. İşte bu, inkârda, isyanda ısrar eden, baskı, zulüm ve işkenceyle temel hak ve hürriyetleri, Allah yolunu, Allah yolundaki faaliyetleri engelleyen, hakka riayet etmeyen zâlimlerin cezasıdır.

Ahmet Varol

Sonuçta her ikisinin de sonları, sonsuza kadar ateşin içinde kalmaları oldu. İşte zalimlerin cezaları budur.

Ali Bulaç

Sonunda onların akibetleri, şüphesiz ateşin içinde ikisinin de süresiz olarak kalıcı olmalarıdır. İşte zalim olanların cezası budur.

Ali Fikri Yavuz

Sonra ikisinin (şeytan ile o adamın) akıbeti, ebedî olarak cehennemin içinde kalmaları olmuştur. İşte zalimlerin cezası budur.

Ali Rıza Safa

Bu yüzden, ikisinin de sonu, ateşin içinde sürekli kalmak olacaktır. Çünkü haksızlık yapanların cezası, işte budur.

Bayraktar Bayraklı

Böylece her ikisinin de akıbeti, süreli olarak kalacakları ateş olur. İşte bu, zalimlerin cezasıdır.

Bekir Sadak

Ikisinin sonucu da, icinde temelli kalacaklari ates olacaktir. Zalimlerin cezasi budur. *

Celal Yıldırım

İkisinin de sonu, mutlaka içinde devamlı kalacakları Cehennem ateşidir. İşte bu, zâlimlerin cezasıdır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Ama ikisinin de âkıbeti, içinde ebedî kalacakları ateşe girmek olacaktır! İşte zalimlerin cezası budur!

Diyanet İşleri

Nihayet ikisinin de (azdıranın da azanın da) akıbeti, ebediyen ateşte kalmaları olmuştur. İşte zalimlerin cezası budur.

Diyanet İşleri (eski)

İkisinin sonucu da, içinde temelli kalacakları ateş olacaktır. Zalimlerin cezası budur.

Diyanet Vakfi

Nihayet ikisinin de sonu, içinde ebedî kalacakları ateş olacaktır. İşte bu, zalimlerin cezasıdır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Nihayet ikisinin sonu, ebedi olarak ateşte oldu. Zalimlerin cezası budur.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sonra ikisinin de sonu, sonsuza dek ateşte kalmaları oldu. İşte zalimlerin cezası budur,

Elmalılı Hamdi Yazır

Sonra ikisinin de akıbeti ebediyyen ateşte kalmaları oldu ve işte zalimlerin cezası budur

Erhan Aktaş

Her ikisinin de sonu, ateşin içinde sonsuza dek kalmaktır. İşte zalimlerin cezası budur.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Her ikisinin de sonu, ateşin içinde sonsuza dek kalmaktır. İşte zalimlerin cezası budur.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Her ikisinin de sonu, ateşin içinde sonsuza dek kalmaktır. İşte zalimlerin cezası budur.

Fizilal-il Kuran

Nihayet ikisinin de sonu, içinde ebedi kalacakları ateş olacaktır. İşte bu zalimlerin cezasıdır.

Gültekin Onan

Sonunda onların akibetleri, şüphesiz ateşin içinde ikisinin de süresiz olarak kalıcı olmalarıdır. İşte zalim olanların cezası budur.

Hamdi Döndüren

İkisinin de sonu, içinde sürekli olarak kalacakları ateştir. İşte bu, zâlimlerin cezasıdır.

Hasan Basri Çantay

Nihayet ikisinin de aakıbeti hakıykaten ateşin içinde ebedi kalıcı (insanlar) olmalarıdır. İşte bu, o zaalimlerin cezasıdır.

Hasib Asutay

Nihâyet ikisinin de sonu, ebedî ateşte kalmaları oldu. İşte zalimlerin (9) cezası budur. (9. Kâfirlerin.)

Hayrat Neşriyat

Böylece ikisinin de âkıbeti, gerçekten kendilerinin, onun içinde ebedî kalıcı kimseler olarak ateşte olmalarıdır. İşte zâlimlerin cezâsı budur!

İbni Kesir

Nihayet ikisinin de akıbeti; içinde ebediyyen kalacakları ateştir. İşte zalimlerin cezası budur.

Mehmet Okuyan

(Sonunda) içinde ebedî kalacakları ateş ikisinin de sonu olacaktır. İşte bu, zalimlerin cezasıdır.

Muhammed Esed

Böylece, sonunda ikisi de, (hem hakikati inkar edenler, hem de ikiyüzlüler,) kendilerini yerleşip kalacakları bir ateşte bulacaklar, çünkü zalimlerin cezası budur.

Mustafa İslamoğlu

Sonuçta o iki (zümre)nin akıbeti de içinde yerleşip kalacakları ateş olacaktır: zira, zalimlerin cezası budur.

Ömer Nasuhi Bilmen

Artık onların akibetleri, muhakkak ki ateşte, onun içinde ebedî kalıcılar olmaktan ibaret oldu ve işte bu da zalimlerin cezasıdır.

Ömer Öngüt

İkisinin de âkibeti cehennemdir. Her ikisi de içinde ebedi kalacaklardır. İşte zâlimlerin cezası budur.

Suat Yıldırım

Neticede ikisinin âkıbeti de, ebedî kalmak üzere cehenneme girmek oldu. İşte zalimlerin cezası budur.

Süleyman Ateş

Nihayet ikisinin de sonu, ebedi olarak ateşte kalmaları oldu. Zalimlerin cezası budur.

Süleymaniye Vakfı

Artık ikisinin de sonu, ölümsüz olarak kalmak üzere ateşte olmalarıdır. İşte bu, yanlış yapanların cezasıdır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İkisinin de varacağı son yer cehennemdir; orada ölümsüz olacaklardır. Yanlış yapanların cezası işte budur.

Şaban Piriş

Böylece her ikisinin de sonu, içinde ebedi kalacakları ateştir. İşte zalimlerin cezası budur.

Tefhim-ul Kuran

Sonunda onların akibetleri, şüphesiz ateşin içinde ikisinin de ebedi olarak kalıcı olmalarıdır. İşte zalim olanların cezası budur.

Ümit Şimşek

İkisinin de sonu, ebediyen kalmak üzere ateştir. Zalimlerin cezası işte budur.

Yaşar Nuri Öztürk

Bu yüzden ikisinin de sonu, içinde sürekli kalacakları ateşe girmek oldu. Zalimlerin cezası işte budur.

Azerice (1)

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onların hər ikisinin (Şeytanla onun aldatdığı adamın, eləcə də münafiqlərlə Bəni Nəzir qəbiləsinin) aqibəti cəhənnəm odu içində həmişəlik qalmaqdır. Zalımların (kafirlərin) cəzası budur!

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Das Ende beider wird sein, daß sie ewig im Höllenfeuer bleiben werden. Das ist die Vergeltung für die Ungerechten.

Almanca — M. A. Rassoul

Und die Folge (davon) wird sein, daß beide im Feuer sein werden und darin auf ewig bleiben. Und das ist der Lohn der Ungerechten.

Almanca — Muhammad Zaidan

So war das Anschließende von beiden, daß sie im Feuer darin ewig sind. Und dies ist die Vergeltung der Unrecht-Begehenden.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

In the end they were both condemned in as much as they were worth, and in Hell they will have passed through nature to eternal suffering, for this is the retribution appropriate to those who do wrong.

Abdul Haleem

both will end up in the Fire, there to remain. That is the reward of evildoers.

Abdullah Yusuf Ali

The end of both will be that they will go into the Fire, dwelling therein for ever. Such is the reward of the wrong-doers.

Abul A'la Maududi

In the end both will be in the Fire, and will abide in it. That is the recompense of the wrong-doers.

Aisha Bewley

The final fate of both of them is that they will be timelessly, for ever in the Fire. That is the repayment of the wrongdoers.

Al-Hilali & Khan

So the end of both will be that they will be in the Fire, abiding therein. Such is the recompense of the Zâlimûn (i.e. polytheists, wrong-doers, disbelievers in Allâh and in His Oneness).

Ali Quli Qarai

So the fate of both is that they will be in the Fire, to remain in it [forever]. Such is the requital of the wrongdoers.

Amatul Rahman Omar

And the end of both of them is that they are both in the fire. There these two shall abide (for a long time). Such is the recompense of the wrongdoers.

Arthur John Arberry

Their end is, both are in the Fire, there dwelling forever; that is the recompense of the evildoers.

Bijan Moeinian

…. When man tastes the consequence of his rebellion, Satan says: "I have nothing to do with you. As a matter of fact I fear God myself." They will both end up in Hell to stay there forever; this is the faith of evil doers.

E. Henry Palmer

And the end of them both shall be that they shall both be in the Fire, to dwell therein for aye! for that is the reward of the unjust!

Edip-Layth

So the destiny for both of them is the fire, abiding therein. Such is the recompense for the wicked.

George Sale

Wherefore the end of them both shall be that they shall dwell in hell fire, abiding therein for ever: And this shall be the recompense of the unjust:

Hamid S. Aziz

Therefore the end of them both is that they are in the Fire to abide therein, and that is the reward of the wrongdoers.

Mahmoud Ghali

So the end for both of them is that they are in the Fire, eternally (abiding) therein, and that is the recompense of the unjust.

Marmaduke Pickthall

And the consequence for both will be that they are in the Fire, therein abiding. Such is the reward of evil-doers.

Mohamed Ahmed - Samira

Both of them will end up in Hell, where they will abide for ever. This is the punishment for the wicked.

Muhammad Asad

Thus, in the end, both [the deniers of the truth and the hypocrites] will find themselves in the fire, therein to abide: for such is the recompense of evil­doers.

Mustafa Khattab

So they will both end up in the Fire, staying there forever. That is the reward of the wrongdoers.

Progressive Muslims

So the destiny for both of them is the Fire, abiding therein. And such is the recompense for the wicked.

Sahih International

So the outcome for both of them is that they will be in the Fire, abiding eternally therein. And that is the recompense of the wrong-doers.

Sam Gerrans

So the final outcome for both is that they are in the Fire, they abiding eternally therein; and that is the reward of the wrongdoers.

Shabbir Ahmed

Thus, the end for both is in the Fire, therein to abide. Such is the reward of those who relegate the Truth. ('Both' = Selfish desire + The human personality).

Syed Vickar Ahamed

So the end of both will be that (both) go into the Fire, to live in there, for ever. Such is the reward for the wrongdoers.

Taqi Usmani

So the end of both of them is that they will be in the Fire, living there forever. That is the punishment of the wrongdoers.

The Monotheist Group

So the destiny for both of them is the Fire, abiding therein. And such is the recompense for the wicked.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Vêca encama herduyan (cihû û munafiqan) jî dê bibe agir, ew ê her û her tê de bimînin. Ha ev e cezayê zaliman.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Maar hun beider einde is dat zij in het vuur terechtkomen waarin zij altijd zullen blijven. En dat is de vergelding voor de onrechtplegers.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Daarom zal het einde van hen zijn, dat zij in het hellevuur zullen verblijven, en dit zal de vergelding der onrechtvaardigen wezen.

Hollandaca — Siregar

Het gevolg voor beiden (de huichelaars en de Joden) zal zijn dat zij in de hel zullen zijn, zij zullen daarin eeuwig levenden zijn. En dat is de vergelding voor de onrechtplegers.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И стало итогом для них обоих [и сатаны и человека] было то, что они (оба) (окажутся) в Огне [Аду], пребывая там вечно. И это – воздаяние беззаконникам!

Rusça — Osmanov

Конец тех и других - адский огонь. Они пребудут в нем вечно: такова кара нечестивцам.