Mücadele Suresi 6. Ayet — Elfaz
Allah'ın onları hep birden diriltip yaptıklarını kendilerine haber vereceği günü hatırla. Allah onları sayıp zaptetmiş, onlarsa bunları unutmuşlardır. Allah, her şeye şahittir.
2يَبْعَثُهُمُyeb'ǎṧuhumutekrar dirilteceğiMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Gaibب ع ثGöndermek, yollamak, diriltmek, uyandırmak, yeniden canlandırmak, harekete geçirmek, tahrik etmek, yola çıkarmak, yola koymak, dirilmek, uyanmak, ayaklanmak, gönderilmek
3اللّٰهُ(a)llahuAllahLafza-i Celal
4جَمِيعًاcemīǎnonların hepsiniİsimج م عToplamak veya bir araya getirmek, birleştirmek, toplanmak veya bir araya gelmek, birleşmek veya bağlanmak veya bağlantı kurmak, birlik durumuna getirmek, uzlaştırmak veya barıştırmak, bir şey giymek [giysi], düzenlemek/tertip etmek/çözümlemek, cemaatle namaz kılmak, bir şeye karar vermek/karara bağlamak, görüş birliğine varmak veya birleşmek, bir şeyi hazırlamak veya hazır hale getirmek, bir şeyi kurutmak, başkasıyla gizli anlaşma yapmak veya birlik olmak, biriyle bir arada var olmak, sıkı/sıkıştırılmış/daraltılmış olmak, enerji harcamak, uzlaşmak veya kapsamak veya içermek, girmek veya içeri gitmek, başkasıyla buluşmak veya birlikte olmak.
5فَيُنَبِّئُهُمْfe yunebbiuhumkendilerine haber verecektirBağlaç+Muzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Gaib · Tef'îl Bâbıن ب اyüksek olmak, yüce olmak, yüceltilmek/yükseltilmek, bilgilendirmek/haberdar etmek, alçak sesle/tonda konuşmak, ağlamak, havlamak, peygamberlik armağanı, peygamber
6بِمَاbimāneHarf-i Cer+İsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
7عَمِلُواǎmilūyaptıklarınıMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Gaibع م لiş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel, suistimal), mamul, muamele, teamül, imalat
8اَحْصٰيهُeHSāhuonu saymıştırMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaib · İf'âl Bâbıح ص يHesaplamak, saymak/numaralandırmak. Çakıl taşı ile vurmak. Reddetmek veya kabul etmemek, bir kişiye çakıl taşı veya küçük taş atmak, bir kişiye veya şeye çakıl taşı veya küçük taş ile vurmak, mesane veya böbreklerde taş bulunmak, mesanede idrarın taşlaşması (çakıl taşı veya küçük taş gibi olması), bir şeyi numaralandırmak/saymak/hesaplamak/hesaplamak, bir şeyi hesaplamak, bir şeyin son sayısına ulaşmak, sayarak bir araya toplamak, bir şeyi hafızada tutmak, bir şeyi anlamak, bir şeyin sayısını kaydetmek, bir şeyi tamamen kavramak veya bilmek.
9اللّٰهُ(a)llahuAllahLafza-i Celal
10وَنَسُوهُve nesūhuonlar ise onu unutmuşlardırHaliye Edatı+Mazi Fiil+Zamir+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Gaibن س يTerk etmek/unutmak/ihmal etmek, unutmuş gibi yapmak
11وَاللّٰهُve(a)llahuve AllahBağlaç+Lafza-i Celal
12عَلٰىǎlāüzerineHarf-i Cer
14شَيْءٍşey'inşeyİsimش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafiş