(3-7) Yeryüzü şiddetle sarsıldığı, dağlar parça parça dağılıp saçılmış toz olduğu ve siz de üç sınıf olduğunuz zaman, O, (kimini) yükseltir, (kimini) alçaltır.
خَافِضَةٌ رَافِعَةٌ اِذَا رُجَّتِ الْاَرْضُ رَجًّا وَبُسَّتِ الْجِبَالُ بَسًّا فَكَانَتْ هَبَاءً مُنْبَثًّا وَكُنْتُمْ اَزْوَاجًا ثَلٰثَةً
ḣāfiDetun rāfiǎtun / iƶā rucceti l-erDu raccen / ve busseti l-cibālu bessen / fe kānet hebā'en munbeṧṧen / ve kuntum ezvācen ṧelāṧeten
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Dağılmış zerre zerre toz haline gelince.
Abdulkadir Gölpınarlı
Dağılmış zerre zerre toz haline gelince.
Adem Uğur
Dağılıp toz duman haline geldiği,
Ahmed Hulusi
(Nihayet) dağılmış toz olduğunda.
Ahmet Tekin
Hepsi havada uçuşan zerreler haline gelir.
Ahmet Varol
Böylece dağılmış toz haline geldiği,
Ali Bulaç
toz duman halinde dağılıp savrulduğu,
Ali Fikri Yavuz
Artık her şey etrafa dağılan toz duman olmuştur.
Ali Rıza Safa
Artık, toz duman olarak savrulmuştur.
Bayraktar Bayraklı
- Yer şiddetle sarsıldığında, dağlar paramparça olup, etrafa saçılan toz haline geldiğinde ve sizler de üç sınıfa ayrıldığınızda.
Bekir Sadak
(4-7) Ey insanlar! Yer sarsildikca sarsildigi, daglar ufalandikca ufalanip da toz duman haline geldigi zaman, siz de uc sinif olursunuz.
Celal Yıldırım
(5-6) Dağlar tuz-buz olup parçalandığı, toz halinde dağıldığı zaman,
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
(5-6) Dağlar parçalanıp toz duman haline geldiği;
Diyanet İşleri
(3-7) Yeryüzü şiddetle sarsıldığı, dağlar parça parça dağılıp saçılmış toz olduğu ve siz de üç sınıf olduğunuz zaman, O, (kimini) yükseltir, (kimini) alçaltır.
Diyanet İşleri (eski)
(4-7) Ey insanlar! Yer sarsıldıkça sarsıldığı, dağlar ufalandıkça ufalanıp da toz duman haline geldiği zaman, siz de üç sınıf olursunuz.
Diyanet Vakfi
Dağılıp toz duman haline geldiği,
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Dağılıp toz duman haline geldiği
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
hepsi dağılıp toz duman haline geldiği,
Elmalılı Hamdi Yazır
Hepsi dağılıp berheva bir heba olduğu
Erhan Aktaş
Toz duman haline gelince,
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Toz duman haline gelince,
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Toz duman haline gelince,
Fizilal-il Kuran
Toz halinde boşluğa dağıldığı zaman.
Gültekin Onan
Derken toz duman halinde dağılıp savrulduğu,
Hamdi Döndüren
Dağılıp toz duman haline geldiği,
Hasan Basri Çantay
derken (hepsi de) dağılmış, toz haaline gelmişdir.
Hasib Asutay
Dağılıp toz duman haline geldiği,
Hayrat Neşriyat
(4-6) (Ey insanlar!) Yer (şiddetli) bir sarsılışla sarsıldığı, dağlar ufalandıkça ufalanıp yayılmış toz toprak hâline geldiği zaman!
İbni Kesir
Dağılmış toz haline geldiği zaman;
Mehmet Okuyan
Yer şiddetle sarsıldığı, dağlar tamamen parçalanıp toz duman hâline geldiği, (mahşerde) siz üç eş (grup) olacağınız zaman,
Muhammed Esed
toz toprak haline geldiğinde
Mustafa İslamoğlu
toz zerrecikleri haline geldiğinde,
Ömer Nasuhi Bilmen
(4-6) O zaman yer, şiddetli bir sarsıntı ile sarsılmıştır. Ve dağlar parçalanmakla parçalanmıştır. Artık (dağlar) dağılmış, toz haline gelmiştir.
Ömer Öngüt
Dağılıp toz duman haline geldiği zaman!
Suat Yıldırım
Uçuşan toz zerreleri haline geldiği zaman...
Süleyman Ateş
Dağılan toz duman haline geldiği
Süleymaniye Vakfı
yayılmış toza toprağa dönüştüğü,
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Sonra yayılmış bir toz haline gelir;
Şaban Piriş
Un ufak etrafa dağıldığı zaman...
Tefhim-ul Kuran
Derken toz duman halinde dağılıp savrulduğu.
Ümit Şimşek
Toz olup uçuştuğunda,
Yaşar Nuri Öztürk
Hepsi un ufak olup dağılmıştır.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
və ətrafa səpələnmiş toz-torpağa döndüyü zaman,
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Və toz kimi səpələndiyi zaman
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
so daß sie zu zerstreutem Staub werden.
Almanca — Der Edle Quran
und dann zu verstreutem Staub werden
Almanca — M. A. Rassoul
dann sollen sie zu weithin zerstreutem Staub werden.
Almanca — Muhammad Zaidan
dann sie zu verfliegendem Staub werden,
English (26)
Abdel Khalek Himmat
And become so comminuted as to be raised in a cloud by the wind and scattered like ashes.
Abdul Haleem
and turn to scattered dust,
Abdullah Yusuf Ali
Becoming dust scattered abroad,
Abul A'la Maududi
and will scatter abroad into fine dust.
Aisha Bewley
and become scattered dust in the air.
Al-Hilali & Khan
So that they will become floating dust particles.
Ali Quli Qarai
and become scattered dust,
Amatul Rahman Omar
So that they shall all be reduced to particles of dust scattered about.
Arthur John Arberry
and become a dust, scattered,
Bijan Moeinian
to pieces of sands.
E. Henry Palmer
and become like motes dispersed!
Edip-Layth
So that they become only scattered dust.
George Sale
and shall become as dust scattered abroad;
Hamid S. Aziz
So that they shall be as scattered dust.
Mahmoud Ghali
So that they become disseminated dust particles,
Marmaduke Pickthall
So that they become a scattered dust,
Mohamed Ahmed - Samira
Turned to dust, floating in the air,
Muhammad Asad
so that they become as scattered dust –
Mustafa Khattab
becoming scattered ˹particles of˺ dust,
Progressive Muslims
So that they become only scattered dust.
Sahih International
And become dust dispersing.
Sam Gerrans
And are dust dispersing,
Shabbir Ahmed
So that they scatter like sand in a sandstorm. (20:105), (28:20), (77:10), (81:3).
Syed Vickar Ahamed
So that they will become dust scattered around,
Taqi Usmani
until they will become dust, scattered in the air,
The Monotheist Group
So that they become only scattered dust.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Vêca ew bibin toz û dûmana berbayî.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
en dan verspreid stof worden,
Hollandaca — Salomo Keyzer
En als weggeblazen stof zullen worden.
Hollandaca — Siregar
Zodat deze tot rondvliegend stof worden.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
и превратятся в развеивающиеся, мельчайшие частички.
Rusça — Osmanov
и в прах обращаясь, -
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
och bli till stoft, som skingras vida omkring;