Kamer Suresi 8. Ayet — Elfaz
Davetçiye doğru koşarlarken kafirler, "Bu zor bir gün" derler.
1مُهْطِعِينَmuhTiǐynekoşarlarkenİsimه ط عİleriye doğru acele etmek, bir noktaya sabit bakarak korkuyla ilerlemek. ahta'a - devenin boynunu uzatarak hızlı yürümesi.
2اِلَىilādoğruHarf-i Cer
3الدَّاعِd-dāǐçağıranaMarife (Belirlilik Takısı)+İsimد ع وaramak, arzu etmek, istemek, talep etmek, seslenmek, çağırmak, atfetmek, haykırmak, seslenmek, dua etmek, yalvarmak, dilekçe vermek, ihtiyaç duymak, çağırmak, davet etmek, iddia etmek, yardım etmek
4يَقُولُyeḳūluderlerMuzari FiilFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Gaibق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele
5الْكَافِرُونَl-kāfirūnekafirlerMarife (Belirlilik Takısı)+İsimك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaret
6هٰذَاhāƶābuİşaret Zamiri