Kamer Suresi 25. Ayet — Elfaz
"Bizim aramızdan vahiy ona mı verildi? Hayır o, yalancının, şımarığın biridir."
1ءَاُلْقِيَe ulḳiye-mı bırakıldı?Soru Eki+Mazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaib · İf'âl Bâbıل ق يKarşılaşmak, bir şeyle karşılaşmak, rastlamak, bulmak, bir şeyin farkına varmak, görmek, tesadüfen rastlamak, tecrübe etmek, uğramak, maruz kalmak, katlanmak, yaslanmak, almak, yüzleşmek, bir şeyin yönüne doğru gitmek veya yönünde ilerlemek.
2الذِّكْرُƶ-ƶikruZikirMarife (Belirlilik Takısı)+İsimذ ك رhatırlamak/anmak/hatırlatmak, ezberlemek için çalışmak, hatırlatmak, akılda tutmak, düşünceli/özenli olmak, bahsetmek/anlatmak/aktarmak, yüceltmek/övmek, uyarmak/ikaz etmek (örn. dhikra 2. çekimdir ve dhikr'den daha güçlüdür), vaaz vermek, övmek, statü vermek
3عَلَيْهِǎleyhiona-Harf-i Cer+Zamir
4مِنْmin-danHarf-i Cer
5بَيْنِنَاbeynināaramız-İsim+Zamirب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübin
6بَلْbelhayırİdrab (Vazgeçme) Edatı
7هُوَhuveoZamir
9اَشِرٌeşirunküstahtırSıfatا ش رKesmek/bilemek/testerelemek. Kendini beğenmiş, küstah, saygısız, aceleci.