Birbirlerine dönüp ("Ne iyilik yaptınız da bu nimetlere ulaştınız?" diye) sorarlar.

وَاَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلٰى بَعْضٍ يَتَسَاءَلُونَ

ve eḳbele beǎ'Duhum ǎlā beǎ'Din yetesā'elūne

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve birbirlerine dönüp sorarlar, konuşurlar.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve birbirlerine dönüp sorarlar, konuşurlar.

Adem Uğur

Cennettekiler birbirlerine dönüp sorarlar:

Ahmed Hulusi

Birbirlerine dönüp geçmiş hallerini konuşurlar.

Ahmet Tekin

Cennettekiler dünyadaki hayatlarıyla ilgili birbirlerine dönüp sorarlar.

Ahmet Varol

Birbirlerine dönüp sorarlar.

Ali Bulaç

Kimi kimine dönüp sorarlar;

Ali Fikri Yavuz

(Cennettekiler) birbirine dönüb soruştururlar.

Ali Rıza Safa

Ve birbirlerine dönerek, soracaklar:

Bayraktar Bayraklı

Birbirlerine yönelip soru sorarlar.

Bekir Sadak

Birbirlerine donup sorusurlar:

Celal Yıldırım

Birbirlerine dönüp sorarlar;

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(Cennettekiler) birbirlerine dönüp sorarlar:

Diyanet İşleri

Birbirlerine dönüp ("Ne iyilik yaptınız da bu nimetlere ulaştınız?" diye) sorarlar.

Diyanet İşleri (eski)

Birbirlerine dönüp soruşurlar:

Diyanet Vakfi

Cennettekiler birbirlerine dönüp sorarlar:

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Birbirlerine yönelip soruyorlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Birbirlerine dönmüş soruyorlar;

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve ba'zısı ba'zısına dönmüş soruşuyorlardır

Erhan Aktaş

Bir araya gelerek söyleşirler:

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bir araya gelerek söyleşirler:

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bir araya gelerek söyleşirler:

Fizilal-il Kuran

Cennettekiler birbirlerine dönüp sorarlar:

Gültekin Onan

Kimi kimine dönüp sorarlar.

Hamdi Döndüren

Cennetlikler birbirlerine dönüp sorarlar:

Hasan Basri Çantay

(Ehl-i cennet) birbirine yönelib (hallerini ve amellerini) soruşdururlar,

Hasib Asutay

(Cennettekiler) birbirine dönüp soruyorlar

Hayrat Neşriyat

Hem (Cennet ehli) birbirlerine dönüp (hâllerinden) karşılıklı sorarlar.

İbni Kesir

Birbirlerine dönüp sorarlar:

Mehmet Okuyan

Onların bir kısmı bir kısmına dönüp soracaklar.

Muhammed Esed

Ve (böylece nimet tattırılanlar,) birbirlerine dönerek (geçmişte yaşadıkları hakkında) sorular soracaklar.

Mustafa İslamoğlu

Derken, birbirlerine dönüp sorular soracaklar...

Ömer Nasuhi Bilmen

(25-26) Bazıları bazısı üzerine yönelip sual ediverirler. Derler ki: «Biz muhakkak ki, evvelce ailelerimiz arasında korkar kimseler idik.»

Ömer Öngüt

Birbirine dönüp soruşurlar.

Suat Yıldırım

Birbirlerinin yanına gelip şöyle sorup sohbet etmeye başlarlar:

Süleyman Ateş

Birbirlerine dönmüş soruyorlar:

Süleymaniye Vakfı

Birbirlerine dönüp sorarlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Birbirlerine döner ve sorarlar:

Şaban Piriş

Birbirlerine dönüp sorarlar

Tefhim-ul Kuran

Kimi kimine dönüp sorarlar;

Ümit Şimşek

Birbirlerine dönüp hal hatır sorarlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Birbirlerine dönüp soruşurlar. Ve derler:

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlar bir-birinə üz tutub soruşacaqlar.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onlar (dünyada gördükləri işlər barəsində) bir-birindən hal-əhval tutmağa başlayacaqlar.

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Sie werden im Paradies aufeinander zugehen und einander fragen.

Almanca — Der Edle Quran

Und sie wenden sich einander zu und fragen sich gegenseitig.

Almanca — M. A. Rassoul

Und sie wenden sich fragend aneinander

English (26)

Abdel Khalek Himmat

They will convey the thoughts reciprocally in talk, holding discourse of past events in life, relative to their affairs and actions, responses and reactions.

Abdul Haleem

They turn to one another and say,

Abdullah Yusuf Ali

They will advance to each other, engaging in mutual enquiry.

Abul A'la Maududi

They will turn to one another and ask (regarding the past events).

Aisha Bewley

Some of them will come up to others and they will question one another.

Al-Hilali & Khan

And some of them draw near to others, questioning.

Ali Quli Qarai

They will turn to one another, questioning each other.

Amatul Rahman Omar

And they will accost one another asking mutual questions.

Arthur John Arberry

They advance one upon another, asking each other questions.

Bijan Moeinian

They will talk to each other about their worldly lives saying:

E. Henry Palmer

And they shall accost each other and ask questions,

Edip-Layth

They came to one another asking.

George Sale

And they shall approach unto one another, and shall ask mutual questions.

Hamid S. Aziz

And some of them shall draw near unto others, inquiring,

Mahmoud Ghali

And some of them come forward to others, asking one another (Literally: some (others) (questions).

Marmaduke Pickthall

And some of them draw near unto others, questioning,

Mohamed Ahmed - Samira

They will ask each other questions,

Muhammad Asad

And they [who are thus blest] will turn to one another, asking each other [about their past lives].

Mustafa Khattab

They will turn to one another inquisitively.[1]

Progressive Muslims

And they came to one another asking.

Sahih International

And they will approach one another, inquiring of each other.

Sam Gerrans

And they will draw near to one another, asking of one another: —

Shabbir Ahmed

They will socialize and reminisce among themselves (recalling how they lived the previous life).

Syed Vickar Ahamed

They will approach one another, engaging in mutual inquiry and questioning.

Taqi Usmani

And they will advance to one another, asking (about each other’s welfare).

The Monotheist Group

And they came to one another asking.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et ils se tourneront les uns vers les autres sʹinterrogeant;

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ew berê xwe didin hev û (rewşa xwe ya li dinyayê) ji hev dipirsin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En zij komen naar elkaar toe om elkaar te ondervragen.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En zij zullen elkander naderen en wederkeerig vragen doen.

Hollandaca — Siregar

Zij zullen zich tot elkaar wenden en elkaar vragen stellen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И подходят одни из них к другим, спрашивая (друг друга о том, как они достигли такой награды от Аллаха).

Rusça — Osmanov

Одни из них будут подходить к другим, беседуя [о разном].

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och de går fram till varandra och frågar (om det förflutna)