Yeri de biz döşedik. Biz ne güzel döşeyiciyiz.

وَالْاَرْضَ فَرَشْنَاهَا فَنِعْمَ الْمَاهِدُونَ

ve l-erDe feraşnāhā fe niǎ'me l-māhidūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَالْاَرْضَve l-erDeا ر ضyer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin karşıtı olarak dünya, ve yerkürenin toprak yüzeyi anlamında, üzerinde yürüdüğümüz, oturduğumuz, uzandığımız yer. İyi arazi. Kalan, sabit, yerde beklenti içinde oyalanmak. Ağır, yavaş, halsiz, eğimli, veya yere doğru eğilimli olmak. Itaatkâr. Rahat bir durumdan kaynaklanan ürperme, baş dönmesi. Türkçe’ye girmiş türevler : arz, arazi, ardiyeve yeri
2فَرَشْنَاهَاferaşnāhāف ر شYaymak, uzatmak, uzanmak, döşemek. Furshan - (yiyecek olarak kullanılan küçük hayvanlar için) yük taşımak, kesim için yere serilmek. Farashun (genel isim) - güveler. Firashun (çoğul: furushun) - halı, üzerine yatmak için serilen şey, yatak. Eş/zevce (mecazi anlamda).biz döşedik
3فَنِعْمَfe niǎ'meن ع مRahat bir hayat sürmek, hayatın konfor ve kolaylıklarından zevk almak, neşeli olmak, konforlar/zevkler, kolay/yumuşak/bol/hoş/iyi/gelişen olmak, iyice yoğurmak/pişirmek. in'aam - iyilik, bir kişiye yapılan iyilik/lütuf, nimet, (konuşma/yetenek/akıl vb. ile) bahşedilmiş.ne güzel
4الْمَاهِدُونَl-māhidūneم ه دbeşik, uyku yeri, yatak, hazırlık, yerleşim yeri, temelleri atmak, yer açmakdöşeyiciyiz

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve yeryüzünü yayıp döşedik, daha da güzel döşeriz.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve yeryüzünü yayıp döşedik, daha da güzel döşeriz.

Adem Uğur

Yeri de döşedik. (Bak) ne güzel döşeyiciyiz!

Ahmed Hulusi

Arzı da (enerji hatları - sinir sistemiyle) döşedik. . . Ne güzel döşeyenleriz!

Ahmet Tekin

Sizin yaşamanız, yerleşmeniz, menfaatiniz için, yeryüzünü, tarıma elverişli ovalar, iskana uygun araziler haline, işlevli hale getirdik. Biz ihtiyaçlarınıza uygun olacak şekilde ne güzel düzenleme yapıyoruz.

Ahmet Varol

Yeri de biz döşedik. Ne güzel döşeyiciyiz!

Ali Bulaç

Yeri de Biz döşeyip yaydık; ne güzel döşeyici(yiz).

Ali Fikri Yavuz

Arzı da döşedik. Ne güzel döşeyiciyiz!...

Ali Rıza Safa

Ve yeryüzü; onu genişçe yaydık. İşte, ne güzel düzenledik.

Bayraktar Bayraklı

Yeri de döşedik. Ne güzel döşeyiciyiz!

Bekir Sadak

Yeryuzunu biz yayip dosedik: Ne guzel doseyiciyiz!

Celal Yıldırım

Yeryüzünü döşedik. Ne güzeldir o döşeyenler!

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Yeri de biz döşedik; güzel de yaptık!

Diyanet İşleri

Yeri de biz döşedik. Biz ne güzel döşeyiciyiz.

Diyanet İşleri (eski)

Yeryüzünü biz yayıp döşedik: Ne güzel döşeyiciyiz!

Diyanet Vakfi

Yeri de döşedik. (Bak) ne güzel döşeyiciyiz!

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Yeryüzünü de biz döşedik. Bakın biz onu ne güzel döşüyoruz!

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Yeryüzünü döşedik; bakınız Biz ne güzel döşeriz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Arzı da döşedik, bakınız biz ne güzel döşeriz

Erhan Aktaş

Yeryüzünü de Biz döşedik. Ne güzel döşeyiciyiz!

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Yeryüzünü de Biz döşedik. Ne güzel döşeyiciyiz!

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Yeryüzünü de Biz döşedik. Ne güzel döşeyiciyiz!

Fizilal-il Kuran

Yeri biz döşedik biz ne güzel döşeyiciyiz.

Gültekin Onan

Yeri de biz döşeyip yaydık; ne güzel döşeyici(yiz).

Hamdi Döndüren

Yeri de biz döşedik. Biz ne güzel döşeyiciyiz!

Hasan Basri Çantay

Yeri de biz döşedik. (Bak biz) ne güzel döşeyiciler (iz)!

Hasib Asutay

Yere gelince, onu da (biz) döşedik. (Bak) ne güzel döşeyiciler(iz).

Hayrat Neşriyat

Yeri de döşedik; işte (biz) ne güzel döşeyiciler(iz).

İbni Kesir

Yeryüzünü Biz, döşedik. Ne güzel döşeyicileriz.

Mehmet Okuyan

Yeri de biz döşedik. (Bak) ne güzel döşeyiciyiz!

Muhammed Esed

Biz yeri genişçe yaydık ve onu pek de güzel düzenledik!

Mustafa İslamoğlu

Yeri de Biz yayıp döşedik: Biz, ne muhteşem bir döşeyiciyiz.

Ömer Nasuhi Bilmen

(48-51) Yeri de döşedik, ne güzel döşeyicilerdir. Ve her şeyden iki çift yarattık. Tâ ki, tefekkür edesiniz. «Artık Allah'a kaçın, şüphe yok ki, ben sizin için O'nun tarafından bir apaçık korkutucuyum. Ve Allah ile beraber başka bir ilâh ittihaz etmeyin. Muhakkak ki, ben sizin için O'ndan bir apaçık korkutucuyum.»

Ömer Öngüt

Yeri de döşedik. Biz ne güzel döşeyiciyiz!

Suat Yıldırım

Yeryüzünü de Biz döşedik, bakınız Biz ne de güzel döşedik!

Süleyman Ateş

Yeri biz döşedik, (biz) ne güzel döşeyiciyiz.

Süleymaniye Vakfı

Yeryüzünü de yayıp döşedik, biz ne güzel döşeyeniz!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Yeryüzünü de dayayıp döşedik. Onu ne güzel beşik yaptık.

Şaban Piriş

Yeryüzünü de yayıp döşedik. Ne güzel döşedik.

Tefhim-ul Kuran

Yeri de biz döşeyip yaydık; ne güzel döşeyici olanlar(ız) .

Ümit Şimşek

Yeri de Biz döşedik; ne güzel yayıp düzenliyoruz!

Yaşar Nuri Öztürk

Yeri de biz döşedik. Ne güzel döşeyicileriz!

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Yeri də Biz döşədik. Nə gözəl döşəyənlərik Biz!

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Yeri də Biz döşədik. (Onu) döşəyənlər necə də gözəldir! (Biz necə də gözəl döşəyənlərik!)

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Die Erde haben Wir ausgebreitet. Wie trefflich haben Wir sie geebnet!

Almanca — Der Edle Quran

Und die Erde haben Wir ausgebreitet. Wie trefflich haben Wir (sie) geebnet!

Almanca — M. A. Rassoul

Und die Erde haben Wir ausgebreitet, und wie schön breiten Wir aus!

Almanca — Muhammad Zaidan

Und die Erde breiteten wir aus. Wie schön sind die Ebnenden.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And the earth did We spread out* and invest and adorn as with blazonry, and how artistically was it prepared for life and blazoned!

Abdul Haleem

We spread out the earth- how well We smoothed it out!-

Abdullah Yusuf Ali

And We have spread out the (spacious) earth: How excellently We do spread out!

Abul A'la Maududi

And the earth – We spread it out, and how well have We smoothed it!

Aisha Bewley

And the earth – We spread it like a carpet and how well We smoothed it out!

Al-Hilali & Khan

And We have spread out the earth: how Excellent Spreader (thereof) are We!

Ali Quli Qarai

And the earth We have spread it out, so how excellent spreaders We have been!

Amatul Rahman Omar

And the earth, We have spread it out and how excellently We lay things out.

Arthur John Arberry

And the earth -- We spread it forth; O excellent Smoothers!

Bijan Moeinian

I have made the earth habitable for its inhabitant; excellently designed [eco-system].

E. Henry Palmer

And the earth - we have spread it out; and how well we lay it out!

Edip-Layth

The earth We furnished; We are fine Providers.

George Sale

And We have stretched forth the earth beneath; and how evenly have We spread the same!

Hamid S. Aziz

And the earth, We have spread it out; how gracious was the Spreader thereof.

Mahmoud Ghali

And the earth, We have laid it out (as) a bedding, so how excellent are the Smoothers! (i. e., Those who make the earth as a cradle)

Marmaduke Pickthall

And the earth have We laid out, how gracious is the Spreader (thereof)!

Mohamed Ahmed - Samira

We spread the earth a carpet; what comfort We provide!

Muhammad Asad

And the earth have We spread out wide - and how well have We ordered it!

Mustafa Khattab

As for the earth, We spread it out. How superbly did We smooth it out![1]

Progressive Muslims

And the Earth We furnished; glory be to the Makers.

Sahih International

And the earth We have spread out, and excellent is the preparer.

Sam Gerrans

And the earth — We spread it out; how excellent are those who level!

Shabbir Ahmed

And We have spread out the earth, and how excellent a Spreader We are!

Syed Vickar Ahamed

And We have spread out the (spacious) earth: How excellently We do spread out!

Taqi Usmani

And the earth was spread out by Us as a floor; so how well have We spread it out!

The Monotheist Group

And the earth We furnished; so glory to the Makers.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et la terre, Nous lʹavons étendue. Et de quelle excellente façon Nous lʹavons nivelée!

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Me erd jî raxistiye (da bi kêrî jiyanê bê), çi xweş raêxer in Em!

Hollandaca (2)

Hollandaca — Salomo Keyzer

Wij hebben de aarde daaronder uitgebreid, en hoe gelijkmatig hebben wij dit gedaan.

Hollandaca — Siregar

En Wij hebben de aarde uitgespreid, en de beste Uitspreiders zijn Wij.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И землю Мы разостлали [сделали пригодной для жизни] (чтобы на ней была жизнь). И какие же Мы прекрасные устроители!

Rusça — Osmanov

Мы создали землю. Сколь прекрасно Мы созидаем!

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och Vi har brett ut jordens (yta) - kunde någon ha brett ut den på bättre sätt?