Onlar dediler ki: "Rabbin böyle buyurdu. Şüphesiz O, hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir."

قَالُوا كَذٰلِكِ قَالَ رَبُّكِ اِنَّهُ هُوَ الْحَكِيمُ الْعَلِيمُ

ḳālū ke ƶāliki ḳāle rabbuki innehu huve l-Hakīmu l-ǎlīmu

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قَالُواḳālūق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveledediler ki
2كَذٰلِكِke ƶālikiişte öyledir
3قَالَḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelededi
4رَبُّكِrabbukiر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbin
5اِنَّهُinnehuşüphesiz O
6هُوَhuveO
7الْحَكِيمُl-Hakīmuح ك مEngellemek, yetki kullanmak, emir vermek, hüküm vermek, yargılamak, bilge olmak. Bir kişiyi kötü veya yozlaşmış bir şekilde davranmaktan alıkoymak/engellemek/men etmek, yargılamak veya hüküm vermek, karar vermek, adli yetkiyi/yargı yetkisini/kuralı/egemenliği/yönetimi uygulamak, bir şeyi emretmek veya düzenlemek veya karara bağlamak, bilge olmak, sağlam muhakeme yeteneğine sahip olmak, bilgi veya bilim ve hikmet sahibi olmak, beceri kullanarak bir şeyi sağlam/kararlı/kusursuz/eksikliklerden arınmış hale getirmek.hüküm ve hikmet sahibidir
8الْعَلِيمُl-ǎlīmuع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebilendir

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Hollandaca

Rusça

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Onlar, bu, böyle dediler, Rabbin böyle dedi; şüphe yok ki o, bir hüküm ve hikmet sâhibidir ki her şeyi bilir.

Abdulkadir Gölpınarlı

Onlar, bu, böyle dediler, Rabbin böyle dedi; şüphe yok ki o, bir hüküm ve hikmet sâhibidir ki her şeyi bilir.

Adem Uğur

Onlar: "Bu böyledir. Rabbin söylemiştir. O, hikmet sahibidir, bilendir" dediler.

Ahmed Hulusi

(İbrahim'in misafiri melekler) dediler ki: "İşte böyle! (Bunu) Rabbin dedi. . . Muhakkak ki O, Hakiym'dir, Aliym'dir. "

Ahmet Tekin

Misafirler: 'Bu da Rabbinin buyruğudur. O, hikmet sahibi ve hükümrandır, her şeyi bilir.' dediler.

Ahmet Varol

'Rabbin böyle buyurdu. Şüphesiz O, hikmet sahibidir, bilendir' dediler.

Ali Bulaç

Dediler ki: "Öyle. (Bunu) Senin Rabbin buyurdu. Çünkü O, hüküm ve hikmet sahibidir, bilendir."

Ali Fikri Yavuz

Onlar dediler ki: “- İş, sana dediğimiz gibidir. Bunu Rabbin buyurdu. Şübhesiz ki O, Hakîm’dir, Alîm’dir.”

Ali Rıza Safa

Dediler ki: "Efendin, işte böyle söylemiştir. Kuşkusuz, O, Bilgelik ve Adaletle Yönetendir; Bilendir!"

Bayraktar Bayraklı

Dediler ki: "Evet bu böyledir. Rabbin bunu buyurdu. Çünkü O'nun her işinde hikmet vardır ve her şeyi en iyi bilir."

Bekir Sadak

Melekler: «Bu boyledir, Rabbin soylemistir; dogrusu O, Hakim olandir, bilendir» dediler.

Celal Yıldırım

Onlar: «Bu böyledir. Rabbin buyurdu. Şüphesiz ki O, hikmet sahibidir, bilendir» dediler.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

“Rabbin böyle buyurdu” dediler; “Kuşkusuz hikmeti sonsuz, ilmi sınırsız olan yalnız O’dur.”

Diyanet İşleri

Onlar dediler ki: "Rabbin böyle buyurdu. Şüphesiz O, hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir."

Diyanet İşleri (eski)

Melekler: 'Bu böyledir, Rabbin söylemiştir; doğrusu O, Hakim olandır, bilendir' dediler.

Diyanet Vakfi

Onlar: «Bu böyledir. Rabbin söylemiştir. O, hikmet sahibidir, bilendir» dediler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Misafir melekler: «Evet bu böyledir. Rabbin böyle buyurdu. Gerçekten O hüküm ve hikmet sahibidir. Herşeyi hakkıyla bilir.» dediler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlar: "Öyle, Rabbin buyurdu. Şüphesiz hikmet sahibi O, herşeyi bilen O." dediler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Dediler: öyle Rabbın buyurdu, şübhesiz alim o, hakim o

Erhan Aktaş

"Senin Rabb'inin buyurduğu şey işte budur." dediler. O, En İyi Hüküm Veren'dir, Her Şeyi Bilen'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Senin Rabb'inin buyurduğu şey işte budur." dediler. O, En İyi Hüküm Veren'dir, Her Şeyi Bilen'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Senin Rabb'inin buyurduğu şey işte budur." dediler. O, En İyi Hüküm Veren'dir, Her Şeyi Bilen'dir.

Fizilal-il Kuran

Dediler ki: «Rabb'in böyle dedi. O, hüküm ve hikmet sahibidir, bilendir.»

Gültekin Onan

Dediler ki: "Öyle. (Bunu) Senin rabbin buyurdu. Çünkü O, hüküm ve hikmet sahibidir, bilendir."

Hamdi Döndüren

Dediler ki: “Rabbin böyle buyurdu. Çünkü O, tam hüküm ve hikmet sahibi olan, çok iyi bilendir!”

Hasan Basri Çantay

Onlar "öyledir. Fakat (bunu) Rabbin buyurdu. Çünkü O, asıl hukum ve hikmet saahibi olan, (herşey'i) hakkıyle bilen odur" dediler.

Hasib Asutay

Dediler ki: Bu böyledir. Rabbin söylemiştir. Şüphesiz O, hikmet sahibidir, bilendir.

Hayrat Neşriyat

(Onlar:) 'Bu böyledir; (bunu) Rabbin buyurdu. Şübhe yok ki, Hakîm (her işi hikmetli olan), Alîm (herşeyi hakkıyla bilen) ancak O’dur' dediler.

İbni Kesir

Onlar: Bu, böyledir, Rabbın buyurdu. Muhakkak ki O; Hakim, Alim olandır, dediler.

Mehmet Okuyan

Onlar (melekler ise:) “Öyle, (ama) bunu Rabbin söylemiştir. Şüphesiz ki yalnızca O, doğru hüküm verendir, bilendir.” demişlerdi.

Muhammed Esed

Onlar: "Rabbin böyle buyurdu; ve şüphesiz yalnız O'dur hikmet sahibi olan, her şeyi bilen!" dediler.

Mustafa İslamoğlu

"Öyle!.." dediler, "Rabbin buyurdu: şüphesiz O var ya, hikmet sahibi, her şeyi bilen O işte!

Ömer Nasuhi Bilmen

Dediler ki: «Öylecedir.» Rabbin buyurdu. Şüphe yok ki hakîm, alîm olan O'dur.

Ömer Öngüt

Onlar: "Bu böyledir. Rabbin söylemiştir. O hüküm ve hikmet sahibidir, bilendir. " dediler.

Suat Yıldırım

Onlar, hanımına: "Evet, Rabbin böyle buyurdu, dediler. O, tam hüküm ve hikmet sahibidir, her şeyi hakkıyla bilir."

Süleyman Ateş

Dediler ki: "Rabbin böyle dedi. O, hüküm ve hikmet sahibidir, bilendir."

Süleymaniye Vakfı

Melekler: "Rabbin böyle dedi. Şüphesiz o, bütün kararları doğru olan ve daima bilendir." dediler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Aynen öyle; bunu Rabbin (Sahibin) söyledi" dediler. "O, doğru kararlar veren ve her şeyi bilendir"

Şaban Piriş

Dediler ki: -Rabbin böyle buyurdu. Muhakkak ki O, hakimdir, alimdir.

Tefhim-ul Kuran

Dediler ki: «Öyle. (Bunu) Senin Rabbin buyurdu. Çünkü O, hüküm ve hikmet sahibi olandır, bilendir.»

Ümit Şimşek

'Rabbin böyle buyurdu,' dediler. 'Şüphe yok ki Onun her işi hikmet iledir; O herşeyi bilir.'

Yaşar Nuri Öztürk

Dediler ki: "Rabbin öyle buyurmuştur. Hüküm ve hikmet sahibi O'dur, en iyisini bilen de O'dur."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlar dedilər: “Sənin Rəbbin belə demişdir. Həqiqətən, O, Müdrikdir, Biləndir!”

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onlar: ″Sənin Rəbbin belə buyurmuşdur. Şübhəsiz ki, O, hikmət sahibidir, (hər şeyi) biləndir!″ – dedilər.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sie sagten: ʺAlso sprach dein Herr. Er ist der Allweise, der Allwissende.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Sie sagten: ʺSo hat (es) dein Herr gesagt. Gewiß, Er ist der Allweise und Allwissende.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Sie sprachen: ʺDas ist so, aber dein Herr hat gesprochen. Wahrlich, Er ist der Allweise, der Allwissende.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Sie sagten: ʺSolcherart sagte dein HERR. Gewiß, ER ist Der Allweise, Der Allwissende.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

They said: "Thus says Allah, your Creator," "He it is, Who is indeed, AL- Hakim (the Wise), AL-Alim (the Omniscient)".

Abdul Haleem

but they said, ‘It will be so. This is what your Lord said, and He is the Wise, the All Knowing.’

Abdullah Yusuf Ali

They said, "Even so has thy Lord spoken: and He is full of Wisdom and Knowledge."

Abul A'la Maududi

They said: "So has your Lord said (that you shall have a boy). Surely He is Most Wise, All-Knowing."

Aisha Bewley

They said, ‘That is what your Lord says. He is the All-Wise, the All-Knowing.’

Al-Hilali & Khan

They said: "Even so says your Lord.[1] Verily, He is the All-Wise, the All-Knower."

Ali Quli Qarai

They said, ‘So has your Lord said. Indeed He is the All-wise, the All-knowing.’

Amatul Rahman Omar

They said, `Even so has your Lord said. ' Surely, He is the All-Wise, the All-Knowing.

Arthur John Arberry

They said, 'So says thy Lord; He is the All-wise, the All-knowing. '

Bijan Moeinian

They said: "That is what your Lord has decided; He is the Most Wise, the Most Knowledgeable. "

E. Henry Palmer

Said they, 'Thus says thy Lord, He is knowing, wise. '

Edip-Layth

They said, "It was such that your Lord has said. He is the Wise, the Knowledgeable."

George Sale

The angels answered, thus saith thy Lord: Verily He is the wise, the knowing.

Hamid S. Aziz

They said, "Thus says your Lord: Surely He is the Wise, the Knowing. "

Mahmoud Ghali

They said, "Thus your Lord has said; surely He, Ever He, is The Ever-Wise, The Ever-Knowing. "

Marmaduke Pickthall

They said: Even so saith thy Lord. Lo! He is the Wise, the Knower.

Mohamed Ahmed - Samira

They said: "Thus said your Lord. He is indeed all-wise and all-knowing."

Muhammad Asad

They answered: "Thus has thy Sustainer decreed; and, verily, He alone is truly wise, all- knowing!"

Mustafa Khattab

They replied, "Such has your Lord decreed. He is truly the All-Wise, All-Knowing."

Progressive Muslims

They said: "It was such that your Lord has said. He is the Wise, the Knowledgeable."

Sahih International

They said, "Thus has said your Lord; indeed, He is the Wise, the Knowing. "

Sam Gerrans

They said: “Thus said thy Lord; He is the Wise, the Knowing.”

Shabbir Ahmed

They said, "Thus it is. Your Lord has so decreed. Behold, He, He alone is all-Wise, all-Knowing."

Syed Vickar Ahamed

They said, "Even so, your Lord has spoken: Verily, He is All Wise (Hakeem) and All Knowing (Aleem). "

Taqi Usmani

They said, "This is how your Lord has said. Surely, He is All-Wise, All-Knowing."

The Monotheist Group

They said: "It was such that your Lord has said. He is the Wise, the Knowledgeable."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ils dirent: ʺAinsi a dit ton Seigneur. Cʹest Lui vraiment le Sage, lʹOmniscientʺ.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zij zeiden: ʺZo heeft jouw Heer het gezegd. Hij is de wijze, de wetende.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

De engelen zeiden: Dit zeide uw Heer; en waarlijk, hij is de Wijze, de Alwetende.

Hollandaca — Siregar

Zij zeiden: ʺZo heeft jouw Heer gesproken: voorwaar, Hij is de Alwijze, de Alwetende.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Сказали они [ангелы]: «Так [как мы сообщили тебе] говорит твой Господь: ведь поистине Он – Мудрый (Который каждой вещи и событию устанавливает свое место), Всезнающий (Который знает что лучше для Его рабов)!»

Rusça — Osmanov

Они сказали: ʺТак повелел твой Господь. Ведь Он - мудрый, знающийʺ.