Arkadaşı (olan şeytan) der ki: "Ey Rabbimiz! Onu ben azdırmadım, fakat kendisi derin bir sapıklık içinde idi."
قَالَ قَرِينُهُ رَبَّنَا مَا اَطْغَيْتُهُ وَلٰكِنْ كَانَ فِي ضَلَالٍ بَعِيدٍ
ḳāle ḳarīnuhu rabbenā mā eTğaytuhu ve lākin kāne fī Delālin beǐydin
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Arkadaşı, Rabbimiz der, onu, taşkınlığa ben sevketmedim ve fakat o, pek uzak bir sapıklık içindeydi.
Abdulkadir Gölpınarlı
Arkadaşı, Rabbimiz der, onu, taşkınlığa ben sevketmedim ve fakat o, pek uzak bir sapıklık içindeydi.
Adem Uğur
Müşrikin arkadaşı (şeytan) der ki: Rabbimiz! Ben onu azdırmadım. Fakat kendisi derin bir sapıklık içindeydi.
Ahmed Hulusi
Onun karini ("insan" olarak hitap bilince olup; karini, beden olarak da anlaşılabilir veya cinn dostu) dedi ki: "Rabbimiz, onu ben tuğyan ettirmedim (azdırmadım), ne var ki o (inanç olarak) uzak bir sapkınlık içinde idi. "
Ahmet Tekin
Onun arkadaşı şeytan: 'Ey Rabbimiz, ben onu azdırmadım. Fakat kendisi tamamen başına buyruk bir hayat, koyu bir cehalet, dalâlet ve bozuk düzen içindeydi.' der.
Ahmet Varol
Yakını der ki: 'Rabbimiz! Onu ben azdırmadım. Fakat o uzak bir sapıklığın içindeydi.'
Ali Bulaç
Onun yakın dostu (saptırıcı) dedi ki: "Rabbimiz, ben onu kışkırtıp azdırmadım. Ancak kendisi (haktan) uzak bir sapıklık içindeydi."
Ali Fikri Yavuz
(Onun dünyadaki) arkadaşı (olan şeytan şöyle) der: “- Ey Rabbimiz! Onu, ben azdırmadım; fakat kendisi uzak bir sapıklık içinde idi.”
Ali Rıza Safa
Onun yanındaki, şöyle der: "Efendimiz! Onu, ben azdırmadım; zaten derin bir sapkınlık içindeydi!"
Bayraktar Bayraklı
Arkadaşı diyecek ki: "Rabbimiz, onu ben azdırmadım. Onun kendisi, dönüşü olmayan bir sapıklık içindeydi."
Bekir Sadak
Yanindaki seytan: «Rabbimiz! Ben onu azdirmadim, fakat kendisi derin bir sapikliktaydi» der.
Celal Yıldırım
Yandaşı (olan şeytan, sapık inkarcı, şekillendirilmiş put): «Ey Rabbimiz! Ben bunu azdırmadım, ama o, uzak bir sapıklık ve şaşkınlık içinde idi,» (der).
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Yandaşı (şeytan), “Rabbim! Onu ben azdırmadım, o kendisi apaçık bir sapkınlık içinde idi” der.
Diyanet İşleri
Arkadaşı (olan şeytan) der ki: "Ey Rabbimiz! Onu ben azdırmadım, fakat kendisi derin bir sapıklık içinde idi."
Diyanet İşleri (eski)
Yanındaki şeytan: 'Rabbimiz! Ben onu azdırmadım, fakat kendisi derin bir sapıklıktaydı' der.
Diyanet Vakfi
Müşrikin arkadaşı (şeytan) der ki: Rabbimiz! Ben onu azdırmadım. Fakat kendisi derin bir sapıklık içindeydi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Yanındaki arkadaşı (şeytan) der ki: «Rabbimiz! Ben onu azdırmadım. Fakat kendisi derin bir sapıklık içindeydi».
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Arkadaşı: "Ey Rabbimiz onu ben azdırmadım, fakat kendisi derin bir sapıklık içindeydi!" der.
Elmalılı Hamdi Yazır
Arkadaşı der: Ya rabbena onu ben azdırmadım velakin kendisi uzak bir dalal içinde idi.
Erhan Aktaş
Onun yakını: "Rabb'imiz! Onu ben azdırmadım, fakat o derin bir sapkınlık içindeydi." der.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Onun yakını: "Rabb'imiz! Onu ben azdırmadım, fakat o derin bir sapkınlık içindeydi." der.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Onun yakını: "Rabb'imiz! Onu ben azdırmadım, fakat o derin bir sapkınlık içindeydi." der.
Fizilal-il Kuran
Yanındaki arkadaşı dedi ki: «Rabb'imiz, ben onu azdırmadım, zaten o kendisi derin bir sapıklık içinde idi.»
Gültekin Onan
Onun yakın dostu (saptırıcı) dedi ki: "Rabbimiz, ben onu kışkırtıp azdırmadım. Ancak kendisi (haktan) uzak bir sapıklık içindeydi."
Hamdi Döndüren
Müşrikin arkadaşı olan (şeytan) der ki: “Ey Rabbimiz! Onu ben azdırmadım. Fakat kendisi derin bir sapıklık içindeydi!”
Hasan Basri Çantay
Arkadaşı (olan şeytan) "Ey Rabbimiz, onu ben azdırmadım. Fakat o, (zaten hakdan) uzak bir sapıklık içinde idi" dedi (ler),
Hasib Asutay
Arkadaşı olan (şeytan) dedi ki, 'Ey Rabbimiz! Onu ben azdırmadım fakat kendisi derin bir sapıklık içindeydi.'
Hayrat Neşriyat
Onun arkadaşı (olan şeytan): 'Rabbimiz! Onu (ben) azdırmadım; fakat (o, haktan)uzak bir dalâlet içinde idi!' der.
İbni Kesir
Onun yakın dostu dedi ki: Rabbımız; onu ben azdırmadım, fakat kendisi derin bir sapıklıktaydı.
Mehmet Okuyan
Yakınındaki (şeytan): “Rabbimiz! Onu ben azdırmadım. Fakat kendisi uzak/derin bir sapkınlık içindeydi.” diyecektir.
Muhammed Esed
İnsanın öteki kişiliği: "Ya Rabbi!" diyecek, "Onun aklını, bilincini kötülüğe bulaştıran ben değilim; (hayır,) ama o (kendi yüzünden) sapıklığa düştü!"
Mustafa İslamoğlu
Güdümüne girdiği (şeytani öteki kişilik): "Rabbimiz!" der, "Onu azdırıp saptıran ben değildim; kaldı ki o zaten derin bir sapıklığın içindeydi."
Ömer Nasuhi Bilmen
Arkadaşı der ki: «Ey Rabbimiz! Onu ben azdırmadım, velâkin o uzak bir sapıklık içinde bulunmuş idi.»
Ömer Öngüt
Yanındaki arkadaşı der ki: "Ey Rabbimiz! Ben onu azdırmadım, fakat o kendisi derin bir sapıklık içindeydi!"
Suat Yıldırım
Yanındaki arkadaş: "Ya Rabbî," der, "onu ben saptırmadım, kendisi zaten haktan iyice uzak bir sapıklık içinde idi."
Süleyman Ateş
Yanındaki arkadaşı dedi ki: "Rabbimiz, ben onu azdırmadım, zaten o kendisi derin bir sapıklık içinde idi."
Süleymaniye Vakfı
(Onu suça sürükleyen) arkadaşı der ki: "Rabbimiz! Onu taşkınlığa ben sürüklemedim; o zaten derin bir sapkınlık içindeydi."
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Beraberinde olan (suç ortağı) der ki: "Rabbimiz! Onu ben azdırmadım, ama o derin bir sapıklıktaydı".
Şaban Piriş
Yanındaki der ki: -Rabbimiz, ben onu azdırmadım. Ama o, uzak bir sapıklık içindeydi.
Tefhim-ul Kuran
Onun yakın dostu (saptırıcı) dedi ki: «Rabbimiz, ben onu kışkırtıp azdırmadım. Ancak kendisi (haktan) uzak bir sapıklık içindeydi.»
Ümit Şimşek
Arkadaşı der ki: 'Rabbimiz, onu ben azdırmadım. O zaten derin bir sapıklıktaydı.'
Yaşar Nuri Öztürk
Yoldaşı dedi ki: "Rabbimiz, onu ben azdırmadım. Onun kendisi, dönüşü olmayan bir sapıklık içindeydi."
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Yoldaşı (şeytan) deyəcəkdir: “Ey Rəbbimiz! Onu mən yoldan çıxartmadım, əksinə, o özü dərin azğınlıq içində idi!”
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Yoldaşı (Şeytan və ya öz nəfsi) deyəcəkdir: ″Ey Rəbbimiz! Onu mən azdırmadım. Fəqət o özü haqq yoldan çox azmışdı!″
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Der ihm beigestellte Teufel wird sagen: ʺUnser Herr! Ich habe ihn nicht zum Gewalttäter gemacht, sondern er selbst ist tief im Irrtum.ʺ
Almanca — Der Edle Quran
Sein Geselle wird sagen: ʺUnser Herr, ich habe ihn nicht zu einem Übermaß (an Frevel) verleitet, sondern er (selbst) befand sich in tiefem Irrtum.ʺ
Almanca — M. A. Rassoul
Sein Gefährte spricht: ʺO unser Herr, ich verführte ihn nicht zur Empörung, sondern er selbst ging zu weit in die Irre.ʺ
Almanca — Muhammad Zaidan
Sein (enger) Begleiter sagte: ʺUnser HERR! Ich ließ ihn nicht übertreten, sondern er war im weiten Irregehen.ʺ
English (26)
Abdel Khalek Himmat
His satanic friend or companion will say: "My Creator, I never incited him to evil; he was already and thus early an opinionated man who had erred and strayed from your ways like lost sheep".
Abdul Haleem
and his [evil] companion will say, ‘Lord, I did not make him transgress; he had already gone far astray himself.’
Abdullah Yusuf Ali
His Companion will say: "Our Lord! I did not make him transgress, but he was (himself) far astray."
Abul A'la Maududi
His companion said:" I did not incite him to rebel; he was far gone into error of his own accord."
Aisha Bewley
His inseparable comrade will say, ‘Our Lord, I did not make him overstep the limits. He was, in any case, far astray.’
Al-Hilali & Khan
His companion (Satan - devil)] will say: "Our Lord! I did not push him to transgression, (in disbelief, oppression, and evil deeds) but he was himself in error far astray."
Ali Quli Qarai
His companion will say, ‘Our Lord! I did not make him a rebel, but he [himself] was in extreme error. ’
Amatul Rahman Omar
(The disbeliever will blame) his (evil) associate (who) will say, `O our Lord! it was not I that seduced him to transgress but he himself was deeply sunk in error. '
Arthur John Arberry
And his comrade shall say, 'Our Lord, I made him not insolent, but he was in far error. '
Bijan Moeinian
His companion (Satan) will say: "Our Lord, I did not misled him, he himself (in his freedom of choose) chose to rebel. "
E. Henry Palmer
His mate shall say, 'Our Lord! I seduced him not, but he was in a remote error. '
Edip-Layth
His constant companion said, "Our Lord, I did not corrupt him, but he was already far astray."
George Sale
His companion shall say, O Lord, I did not seduce him; but he was in a wide error.
Hamid S. Aziz
His companion will say, "Our Lord! I did not lead him into transgression but he himself was in great error. "
Mahmoud Ghali
His comrade will say, "Our Lord, in no way did I cause him to be inordinate; but he was in far error. "
Marmaduke Pickthall
His comrade saith: Our Lord! I did not cause him to rebel, but he was (himself) far gone in error.
Mohamed Ahmed - Samira
His companion will say: "O Lord, I did not lead him to wickedness, but he was himself far astray. "
Muhammad Asad
Man’s other self’ will say: "O our Sustainer! It was not I that led his conscious mind into evil [nay, ] but it had gone far astray [of its own accord]!
Mustafa Khattab
One’s ˹devilish˺ associate will say, "Our Lord! I did not make them transgress. Rather, they were far astray ˹on their own˺."
Progressive Muslims
His constant companion said: "Our Lord, I did not corrupt him, but he was already far astray. "
Sahih International
His [devil] companion will say, "Our Lord, I did not make him transgress, but he [himself] was in extreme error. "
Sam Gerrans
His companion will say: “Our Lord: I did not cause him to transgress, but he was in extreme error.”
Shabbir Ahmed
Man's comrade (desire) will say, "Our Lord! I did not mislead him. He himself was far astray."
Syed Vickar Ahamed
His companion, (the Satan in the Hell) will say: "Our Lord! I did not make him transgress, but he was (himself) far away (from good). "
Taqi Usmani
His (evil) companion (i.e. the Satan) will say, "O our Lord, I did not cause him to rebel, but he was himself (involved) in straying far from the track."
The Monotheist Group
His associate said: "Our Lord, I did not corrupt him, but he was already far astray."
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Son camarade (le Diable) dira: ʺSeigneur, ce nʹest pas moi qui lʹai fait transgresser; mais il était déjà dans un profond égarementʺ.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Hevalê wî (şeytan) yê bibêje: Xwedayê me! Min ew ji rê dernexistiye. Lê belê ew bi xwe di nava jirêderketineke dûrî heq de bû.
Hollandaca (2)
Hollandaca — Salomo Keyzer
Zijn makker zal zeggen: O Heer! ik heb hem niet verleid; maar hij verkeerde in eene groote dwaling.
Hollandaca — Siregar
En zijn metgezel (de Satan) zegt: ʺOnze Heer, ik heb hem niet tot dwaling gebracht; hij verkeerde zelf in vergaande dwaling.ʺ
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Сказал его товарищ [сатана, который был вместе с ним в мире]: «О Господь наш, я не сбивал [не заблуждал] его; но он сам был в далеком заблуждении!»
Rusça — Osmanov
Его приятель-шайтан скажет: ʺГосподи наш! Я не сбивал его с пути истины, напротив, он сам был в глубоком заблужденииʺ.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
En vän som följde honom överallt (i livet) skall säga: ʺHerre, jag tvingade honom aldrig att göra det som är orätt; han hade gått vilse och drivit synden till dess yttersta gräns!ʺ