Şüphesiz inananlar (müslümanlar) ile Yahudiler, Sabiiler ve Hıristiyanlardan (her bir grubun kendi şeriatında) "Allah'a ve ahiret gününe inanan ve salih ameller işleyenler için hiçbir korku yoktur. Onlar mahzun da olmayacaklardır" (diye hükmedilmiştir.)

اِنَّ الَّذِينَ اٰمَنُوا وَالَّذِينَ هَادُوا وَالصَّابِؤُ۫نَ وَالنَّصَارٰى مَنْ اٰمَنَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَعَمِلَ صَالِحًا فَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ

inne (e)lleƶīne āmenū ve(e)lleƶīne hādū ve S-Sābiūne ve n-neSārā men āmene bi(a)llahi ve l-yevmi l-āḣiri ve ǎmile SāliHen fe lā ḣavfun ǎleyhim ve lā hum yeHzenūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اِنَّinneşüphesiz
2الَّذِينَ(e)lleƶīnekimseler
3اٰمَنُواāmenūا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaninanan(lar)
4وَالَّذِينَve(e)lleƶīneve kimseler
5هَادُواhādūه و دYahudi olmak, yönlendirilmek, görevine nazikçe geri dönmek. Tahweed: sürünmek, emeklemek; Tövbe.yahudiler(den)
6وَالصَّابِؤُ۫نَve S-Sābiūneص ب اDinini değiştirmek, (bir birliği) yönetmek, yükselmek (yıldız), dokunmak, yıkamak.ve sabiiler(den)
7وَالنَّصَارٰىve n-neSārāن ص رyardım etmek/destek olmak, imdada yetişmek, korumakve hıristiyanlar(dan)
8مَنْmenkimseler
9اٰمَنَāmeneا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaninanan
10بِاللّٰهِbi(a)llahiAllah'a
11وَالْيَوْمِve l-yevmiي و مGün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyecive gününe
12الْاٰخِرِl-āḣiriا خ رgeri çekilmek, gerilemek/geri dönmek/çekilmek, ertelemek/geciktirmek/ertelemek/ertelemek, son/arka kısımahiret
13وَعَمِلَve ǎmileع م لiş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel, suistimal), mamul, muamele, teamül, imalatve yapanlara
14صَالِحًاSāliHenص ل حdoğru/iyi/dürüst/sağlam/erdemli olmak, uygun olmak. aslaha - bir şeyi düzeltmek, reform etmek, iyi yapmak. saalihaat - iyi işler, uygun ve uygun eylemler, düzeltmeye yönelik iş yapmak. aslaha (vb. 4) - bütün sağlam yapmak, şeyleri doğru hale getirmek, bir anlaşma sağlamak, uygun hale getirmek. islaah - dürüstlük, uzlaşma, düzeltme, reform. muslihun - reformcu, doğru, erdemli, dürüst bir kişi, barışsever.iyi işler
15فَلَاfe lāyoktur
16خَوْفٌḣavfunخ و فKorkmak, korkmak/ürkmek/dehşete düşmek, birine korku vermek, azaltmak veya eksiltmek veya almak, bir şeyden azar azar almak, bir şeyin kenarlarından almak, katletmek veya savaşmakkorku
17عَلَيْهِمْǎleyhimonlara
18وَلَاve lāve yoktur
19هُمْhumonlara
20يَحْزَنُونَyeHzenūneح ز نÜzülmek, yas tutmak/ağlamak/inlemek, kederli/üzgün/mutsuz olmak, bir kişinin üzülmesine veya mutsuz ya da kederli olmasına neden olmak, engebeli veya sert olmak [bir yer veya zemin için], ayrıca (bir hayvan için) yürüyüşünün düzensiz olması veya binilmesi kolay olmaması, ince ve yakınmalı bir sesle okumak veya ezberden söylemek, insanlara karşı kabalık kullanmak, acı/keder/üzüntü ifade etmek.üzüntü

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Fakat inananlarla Yahûdi olanlardan, Sâbîlerden ve Hıristiyanlardan Allah'a ve âhiret gününe inanıp iyi işler işleyenlere ne bir korku vardır, ne de mahzun olur onlar.

Abdulkadir Gölpınarlı

Fakat inananlarla Yahûdi olanlardan, Sâbîlerden ve Hıristiyanlardan Allahʼa ve âhiret gününe inanıp iyi işler işleyenlere ne bir korku vardır, ne de mahzun olur onlar.

Adem Uğur

İman edenler ile yahudiler, sâbiîler ve hıristiyanlardan Allah'a ve ahiret gününe (gerçekten) inanıp iyi amel işleyenler üzerine asla korku yoktur; onlar üzülecek de değillerdir.

Ahmed Hulusi

Muhakkak ki iman edenler, Yahudiler, Sabiiler ve Nasara'dan kim (alemlerin ve kendisinin Rabbi olan) Allah'a ve gelecekte yaşanacak sürece iman eder ve imanının gereğini yaparsa, onlara korku yoktur ve onlar mahzun da olmazlar!

Ahmet Tekin

Hakka ve tevhide yönelik inançları olanlar, sözde iman edenler, yahudiliğin takipçileri, sâbiîler, inançlarını terkedenler ve hristiyanlar, geçmişlerinin kirlerinden arınarak Allah’a, Allah’a imanın gerektirdiği esaslara, âhiret gününe hakkıyla iman edip, gevşekliği bırakarak, hâlis niyet ve amaçlarla, İslâm esaslarını, İslâmî düzeni hayata geçirirler, iş barışı içinde bilinçli, planlı, mükemmel, meşrû, faydalı, verimli çalışarak nimetin-ürünün bollaşmasını sağlarlar, yerinde, haklı çıkışlar yaparak, düzelmeye, iyiliğe, iyileştirmeye ön ayak olurlar, cârî-kalıcı hayırlar-sâlih ameller işlerlerse, onlara her iki dünyada da korku yok. Geride bıraktıkları yakınları, yapamadıkları şeylerden dolayı mahzun da olmayacaklar.

Ahmet Varol

İman edenler, yahudiler, sabiiler ve hıristiyanlardan Allah'a ve ahiret gününe iman edip iyi işler işleyenler için korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.

Ali Bulaç

Gerçek şu ki, iman edenlerle yahudiler, sabiiler ve hristiyanlardan Allah'a, ahiret gününe inanan ve salih amellerde bulunanlar; onlar için korku yoktur, onlar mahzun da olmayacaklardır.

Ali Fikri Yavuz

Doğrusu dilleriyle imân eden münafıklarla Yahudî’lerden, Sabîîlerden (diğer bir Yahudi fırkasından) ve Hristiyanlardan kim Allah’a ve âhiret gününe iman edip de sâlih âmel işlerse, artık onlara korku yoktur ve onlar, mahzun da olacak değillerdir.

Ali Rıza Safa

Kuşkusuz, inanca çağırılanlar, Yahudiler, Sabiiler ve Nasranilerden, Allah'a ve Sonsuz Yaşam Günü'ne kim inanır ve erdemli edimler yaparsa, artık onlara korku yoktur ve onlar üzülmezler.

Bayraktar Bayraklı

İman edenlerle Yahudiler, Hıristiyanlar ve Sabiilerden Allah'a ve ahiret gününe inanıp iyi amel işleyenler üzerine asla korku yoktur, onlar üzülecek de değillerdir.

Bekir Sadak

Dogrusu inananlar, yahudiler, sabiiler ve hiristiyanlardan Allah'a ve ahiret gunune inanan, yararli is yapan kimselere korku yoktur, onlar uzulmeyeceklerdir.

Celal Yıldırım

Şüphesiz ki, (görünürde yalnız dilleriyle) imân edenlerle Yahudiler, Sabiîler ve Nasrânîler'den kim Allah'a ve Âhiret gününe inanır, iyi ve yararlı amelde bulunursa, onlara hiçbir korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir de.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

İman edenler, yahudiler, Sâbiîler ve hıristiyanlar, (bunlardan) Allah’a ve âhiret gününe inanıp dünyaya ve âhirete yararlı işler yapanlara korku yoktur ve onlar üzülecek de değillerdir.

Diyanet İşleri

Şüphesiz inananlar (müslümanlar) ile Yahudiler, Sabiiler ve Hıristiyanlardan (her bir grubun kendi şeriatında) "Allah'a ve ahiret gününe inanan ve salih ameller işleyenler için hiçbir korku yoktur. Onlar mahzun da olmayacaklardır" (diye hükmedilmiştir.)

Diyanet İşleri (eski)

Doğrusu inananlar, yahudiler, sabiiler ve hıristiyanlardan Allah'a ve ahiret gününe inanan, yararlı iş yapan kimselere korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir.

Diyanet Vakfi

İman edenler ile yahudiler, sâbiîler ve hıristiyanlardan Allah'a ve ahiret gününe (gerçekten) inanıp iyi amel işleyenler üzerine asla korku yoktur; onlar üzülecek de değillerdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Muhakkak ki inananlar, yahudiler, sabiiler ve hıristiyanlardan kim Allah'a ve ahiret gününe iman eder ve güzel amel işlerse, onlar için bir korku yoktur, onlar mahzun da olmayacaklardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Şüphe yok ki, iman edenler, yahudiler, sabiiler ve hıristiyanlar her kim Allah'a ve ahiret gününe iman edip de dürüstçe çalışırsa, artık onlara korku yoktur ve onlar üzülecek de değillerdir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Şübhe yok ki iyman edenler ve Yehudiler, Sabiiler, Nasraniler: Bunlar içinden her kim Allaha ve Ahıret gününe iyman edib de salih olarak çalışırsa artık onlara korku yoktur ve onlar mahzun olacak değillerdir.

Erhan Aktaş

İman Edenler, Yahudiler, Sabiiler ve Nesara; kim Allah'a ve Ahiret Günü'ne iman etti ve salihatı yaptı ise onlara korku yoktur ve üzülmeyeceklerdir de.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İman edenler, Yahudiler, Sabiiler ve Nasraniler; kim Allah'a ve Âhiret Günü'ne iman etti ve salihatı yaptı ise onlara korku yoktur ve üzülmeyeceklerdir de.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İman edenler, Yahudiler, Sabiler ve Nasraniler; kim Allah'a ve Ahiret Günü'ne iman etti ve salihatı yaptı, onlara korku yoktur ve üzülmeyeceklerdir de.

Fizilal-il Kuran

Yahudilerden sabiilerden (yıldızlara tapanlardan) ve hristiyanlardan Allah'a ve ahiret gününe inanarak iyi ameller işleyenler için korku söz konusu değildir, onlar hiç üzülmeyeceklerdir.

Gültekin Onan

Gerçek şu ki, inananlarla yahudiler, sabiiler ve hristiyanlardan Tanrı'ya, ahiret gününe inananlar ve salih amellerde bulunanlar; onlar için korku yoktur, onlar mahzun da olmayacaklardır.

Hamdi Döndüren

İman edenler ile Yahudiler, Sâbiîler ve Hristiyanlardan Allah’a ve ahiret gününe inanıp iyi amel işleyenlere korku yoktur; onlar üzülecek de değillerdir.

Hasan Basri Çantay

Şüphe yok ki iman edenlerle Yahudi olanlar (dan), Saabiiler (den), Nasraniler (den) kim, Allaha ve ahiret gününe iman edib de iyi amel (ve hareket) de bulunursa artık onların üzerinde hiç bir korku yokdur. Onlar mahzun da olacak değillerdir.

Hasib Asutay

Şüphesiz iman edenler, Yahudiler, Sabiiler (37) ve Hıristiyanlardan kim âhiret gününe iman edip de salih amel işlerse, artık onlara hiçbir korku yoktur. Onlar üzülecek de değillerdir. (38) (37. Bakara Suresi'nin 69. Âyetinin dipnotuna bakınız.) (38. Bu âyette söz konusu edilen Yahudi, Hıristiyan ve Sabiilerden kasıt dinleri tahrifata uğramadan öncekilerdir.)

Hayrat Neşriyat

Şübhesiz ki (zâhiren) îmân edenler, yahudi olanlar, sâbiîler ve hristiyanlar yok mu, (onlardan) kim Allah’a ve âhiret gününe (hakikaten) îmân edip sâlih amel işlerse, artık kendilerine bir korku yoktur ve onlar mahzûn olmazlar.

İbni Kesir

Doğrusu; iman edenler, yahudi olanlar, sabiiler ve hristiyanlardan Allah'a ve ahiret gününe inananlara, salih amel işleyenlere; hiç korku yoktur. Ve onlar, üzülecek de değildir.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki iman edenler, yahudi olanlar, sabiiler ve hristiyanlardan kim Allah’a ve ahiret gününe iman edip iyi işler yaparsa onlara hiçbir korku yoktur; onlar üzülmeyecektir de.

Muhammed Esed

çünkü, (bu ilahi kelama) iman edenler ve Yahudi itikadına uyanlar ile Sabiiler ve Hıristiyanlardan Allaha ve Ahiret Gününe inanıp, doğru ve yararlı fiillerde bulunanlar ne korkacak, ne de üzüleceklerdir.

Mustafa İslamoğlu

Çünkü (bu mesaja) inanan kimseler, Yahudiler, Sabiiler ve Hıristiyanlardan, Allah'a ve Ahiret Günü'ne inanan, ıslah edici iyi işler işleyen hiç kimse, gelecekten endişe ve geçmişten dolayı üzüntü duymayacaktır.

Ömer Nasuhi Bilmen

Muhakkak o kimseler ki, imân ettiler, ve o kimseler ki, Yahudi bulundular ve Sabii'ler ile Nâsrani'ler bunlardan her kim Allah Teâlâ'ya ve Ahiret gününe imân etmiş ve sâlih amelde bulunmuş ise artık onların üzerine bir korku yoktur, onlar mahzun da olmayacaklardır.

Ömer Öngüt

Şüphesiz ki iman edenler, yahudiler, sâbiîler ve hıristiyanlardan Allah'a ve ahiret gününe inanıp sâlih amel işleyenler için hiçbir korku yoktur, onlar mahzun da olmayacaklardır.

Suat Yıldırım

İman edenler, Yahudiler, Sabiîler, Hıristiyanlar... Bunlar içinden her kim Allah’a ve âhiret gününe iman edip makbul ve güzel işler yaparsa, onlara hiçbir korku yoktur ve onlar asla üzülmezler.

Süleyman Ateş

İnananlar, yahudiler, sabiiler ve hıristiyanlar(dan) Allah'a ve ahiret gününe inanan ve iyi işler yapanlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.

Süleymaniye Vakfı

(Kur'an'a) inananlar ile Yahudiler, Sabiiler ve Hristiyanlar var ya! Onlardan her kim Allah'a ve ahiret gününe inanır da iyi işler yaparsa onların üzerinde ne bir korku olur ne de onlar üzülürler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İnanıp güvenenlerden; Yahudi olanlardan, Sabii ve Hıristiyanlardan kim Allah'a ve Ahiret gününe inanıp güvenir ve iyi iş yaparsa, onlar ne bir korku duyar ne de üzülürler.

Şaban Piriş

İman edenler, Yahudiler, Sabiiler ve Hıristiyanlardan kimler Allah'a, ahiret gününe inanır ve doğruyu yaparlarsa onlara korku yoktur ve üzülmeyeceklerdir.

Tefhim-ul Kuran

Gerçek şu ki, iman edenlerle Yahudiler, Sabiîler ve Hıristiyanlardan Allah'a, ahiret gününe inanan ve salih amellerde bulunanlar; onlar için korku yoktur, onlar mahzun da olacak değildirler.

Ümit Şimşek

İman edenlerden, Yahudilerden, Hıristiyanlardan ve Sâbiîlerden kim Allah'a ve âhiret gününe iman eder ve güzel işler yaparsa, onların Rableri katında ödülleri vardır. Artık ne bir korku vardır onlara, ne de mahzun olurlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Şu bir gerçek ki, iman edenler, Yahudiler, Sabiiler ve Hıristiyanlardan Allah'a ve ahiret gününe inanıp hayra ve barışa yönelik iş yapanlar için korku yoktur. Tasalanmayacaklardır onlar.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

İman gətirənlərin, habelə yəhudi, sabii və nəsranilərdən Allaha və Axirət gününə iman gətirib yaxşı iş görənlərin heç bir qorxusu yoxdur və onlar kədərlənməyəcəklər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Şübhəsiz ki, iman gətirənlərdən, yəhudilərdən, sabiilərdən və xaçpərəstlərdən Allaha və axirət gününə inanıb yaxşı iş görənlərin heç bir qorxusu yoxdur və onlar qəm-qüssə də görməzlər!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Die Gläubigen, die Juden, die Gottgläubigen - Sabäer - und die Christen, sofern sie wirklich an Gott und den Jüngsten Tag glauben und gute Werke vollbringen, haben im Jenseits keine Strafe zu befürchten, und sie sollen nicht traurig sein.

Almanca — Der Edle Quran

Gewiß, diejenigen, die glaubenʹ, und diejenigen, die dem Judentum angehören, und die Säbier und die Christen, - wer (immer) an Allah und den Jüngsten Tag glaubt und rechtschaffen handelt, - über die soll keine Furcht kommen, noch sollen sie traurig sein.

Almanca — M. A. Rassoul

Jene, die geglaubt haben, und die Juden und die Sabäer und die Christen wer an Allah glaubt und gute Werke tut, keine Furcht soll über sie kommen, noch sollen sie traurig sein.

Almanca — Muhammad Zaidan

Gewiß, diejenigen, die den Iman bekundet haben, diejenigen, die Juden wurden, die Sabia und die Nazarener, wer von ihnen den Iman an ALLAH und den Jüngsten Tag verinnerlicht und gottgefällig Gutes getan hat – um sie gibt es weder Angst noch werden sie traurig sein.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Nonetheless, those who believe in- the prophets who dated for back in the past and those who profess Judaism and the various sects of the Sabeites and of the Sabaeans and the Christians and those who fall in line with the prophet Muhammad; whoever believes in Allah, and acknowledges the truth of Resurrection and Judgement and imprints his deeds with wisdom and piety, shall Heaven reward them for their homage thereto, and no fear nor dread shall fall upon them nor shall they come to grief.

Abdul Haleem

For the [Muslim] believers, the Jews, the Sabians, and the Christians- those who believe in God and the Last Day and do good deeds- there is no fear: they will not grieve.

Abdullah Yusuf Ali

Those who believe (in the Qur'an), those who follow the Jewish (scriptures), and the Sabians and the Christians,- any who believe in Allah and the Last Day, and work righteousness,- on them shall be no fear, nor shall they grieve.

Abul A'la Maududi

(Know well, none has an exclusive claim to the Truth.) For all those who believe in Allah and in the Last Day and do good deeds - be they either believers, Jews, Sabaeans or Christians - neither fear shall fall upon them, nor shall they have any reason to grieve.

Aisha Bewley

Those who have iman and those who are Jews and the Sabaeans and the Christians, all who have iman in Allah and the Last Day and act rightly will feel no fear and will know no sorrow.

Al-Hilali & Khan

Surely, those who believe (in the Oneness of Allâh, in His Messenger Muhammad صلى الله عليه وسلم and all that was revealed to him from Allâh), and those who are the Jews and the Sabians and the Christians, - whosoever believed in Allâh and the Last Day, and worked righteousness, on them shall be no fear, nor shall they grieve.[1]

Ali Quli Qarai

Indeed the faithful, the Jews, the Sabaeans, and the Christians —those who have faith in Allah and the Last Day and act righteously— they will have no fear, nor will they grieve.

Amatul Rahman Omar

Verily, those who have believed and those who judaised and the Sabians and the Christians, whosoever believes in Allâh and the Last Day and does righteous deeds, they shall have no cause of fear nor shall they ever grieve.

Arthur John Arberry

Surely they that believe, and those of Jewry, and the Sabaeans, and those Christians, whosoever believes in God and the Last Day, and works righteousness -- no fear shall be on them, neither shall they sorrow.

Bijan Moeinian

As to those who choose to believe and those Jews, Sabeyin/ Mandiyin (who follow Prophet John, the Baptist,) and Christians who: believe in the Lord, believe in the Last Day and do good deeds, have nothing to fear and will not be sorry.

E. Henry Palmer

Verily, those who believe and those who are Jews, and the Sabaeans, and the Christians, whosoever believes in God and the last day, and does what is right, there is no fear for them, nor shall they grieve.

Edip-Layth

"Those who acknowledge, those who are Jewish, those who are the followers of other religions, and the Nazarenes… Whoever acknowledges God and the Last day and does good works, then they will have nothing to fear nor will they grieve."

George Sale

Verily they who believe, and those who judaize, and the Sabians, and the Christians, whoever of them believeth in God and the last day, and doth that which is right, there shall come no fear on them, neither shall they be grieved.

Hamid S. Aziz

Verily, those who believe and those who are Jews, and the Sabaeans, and the Christians, whoever believes in Allah and the Last Day, and does what is right, they shall not fear, nor shall they grieve.

Mahmoud Ghali

Surely the ones who have believed and the ones who have Judaized, and the SabîÉûn, (Sabaeans) and the Nasara, (The Christians) whoever has believed in Allah and the Last Day and done righteousness, then no fear will be on them, nor will they grieve.

Marmaduke Pickthall

Lo! those who believe, and those who are Jews, and Sabaeans, and Christians - Whosoever believeth in Allah and the Last Day and doeth right - there shall no fear come upon them neither shall they grieve.

Mohamed Ahmed - Samira

All those who believe, and the Jews and the Sabians and the Christians, in fact any one who believes in God and the Last Day, and performs good deeds, will have nothing to fear or regret.

Muhammad Asad

for, verily, those who have attained to faith [in this divine writ], as well as those who follow the Jewish faith, and the Sabians, and the Christians - all who believe in God and the Last Day and do righteous deeds - no fear need they have, and neither shall they grieve.

Mustafa Khattab

Indeed, the believers, Jews, Sabians[1] and Christians—whoever ˹truly˺ believes in Allah and the Last Day and does good, there will be no fear for them, nor will they grieve.

Progressive Muslims

"Those who believe, and those who are Jewish, and the Sabiens, and the Nazarenes; whoever of them believes in God and the Last Day and does good works, then they will have nothing to fear nor will they grieve. "

Sahih International

Indeed, those who have believed [in Prophet Muúammad] and those [before Him] who were Jews or Sabeans or Christians - those [among them] who believed in Allah and the Last Day and did righteousness - no fear will there be concerning them, nor will they grieve.

Sam Gerrans

Those who heed warning, and those who hold to Judaism, and the Sabaeans, and the Christians — whoso believes in God and the Last Day and works righteousness — no fear will be upon them, nor will they grieve.

Shabbir Ahmed

Those who attain belief (and call themselves Muslims) and those who are Jews, and the agnostics, and Christians; whoever believes in Allah and the Last Day, and helps people, for them shall be no fear from without, nor shall grief touch them from within. [ Verily, those who attain belief (and call themselves Muslims), and those who are Jews, and Christians and the agnostics, whoever believes in Allah and the Last Day and helps people, shall have their reward with their Sustainer. For them there shall be no fear from without, nor shall grief touch them from within. (2:62)

Syed Vickar Ahamed

Surely, those who believe (in the Quran), and those who follow the Judaic (Jewish) scriptures and the Sabians and the Christians— Any who believe in Allah and the Last Day, and (people who) work towards righteousness— Upon them there shall be no fear, and they shall not be in pain.

Taqi Usmani

Surely, those who believe, and those who are Jews, and the Sabians, and the Christians - whoever believes in Allah and the Last Day, and acts righteously, shall have no fear, nor shall such people grieve.

The Monotheist Group

Surely those who believe; and those who are Jewish, and the Sabians, and the Nazarenes, whoever of them believes in God and the Last Day and does good works; then they will have nothing to fear nor will they grieve.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ceux qui ont cru, ceux qui se sont judaïsés, les Sabéens, et les Chrétiens, ceux parmi eux qui croient en Allah, au Jour dernier et qui accomplissent les bonnes œuvres, pas de crainte sur eux, et ils ne seront point affligés.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Bêguman yên ku bawerî anîne û yên bûne cihû, yên bûne fileh û yên bûne sabiîn, vêca ji wan kî baweriyê bi Xwedê û roja axretê bîne û karê qenc bike, ji bo wan li nik Xwedayê wan xelat heye û li ser wan tirs nîn e û ew xemgîn jî nabin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Voorwaar diegenen die geloven en de Joden en de Sabiers en de Christenen en wie er in God en de oordeelsdag geloven en de goede werken verrichten, voor hen zal er geen angst zijn, zij zullen niet treuren.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Waarlijk zij die gelooven, en de Joden, en de Sabeïsten en de Christenen, wie hunner in God gelooven, in den jongsten dag, en weldoen, geen vrees zal over hen komen en nimmer zullen zij bedroefd worden.

Hollandaca — Siregar

Voorwaar, degenen die (in de Koran) geloven en de Joden en de Sabiërs en de Christenen en wie er in Allah en de Laatste Dag geloven en goede werk verrichten: voor hen zal er geen angst zijn en zij zullen niet treuren.

Rusça (1)

Rusça — Ebu Adel

Поистине, те, которые уверовали [верующие из общины пророка Мухаммада], и те, которые (до того, как Аллах направил человечеству Своего последнего посланника) придерживались иудейства, и сабии [те, которые пребывают в естественной с рождения вере и не следуют какой-либо определенной вере] и христиане, кто уверует (из них) в Аллаха и в Последний день и будет совершать праведные деяния [совершать только ради Аллаха то, что повелел Аллах Сам непосредственно и через Своего Посланника], – то не будет над ними страха (в День Воскрешения), и не будут они печальны (за то, что миновало их в этой жизни).

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

De som tror (på denna Skrift) och de som bekänner den judiska tron och sabierna och de kristna - ja, (alla) som tror på Gud och den Yttersta dagen och som lever ett rättskaffens liv - skall förvisso få sin fulla lön av sin Herre och de skall inte känna fruktan och ingen sorg skall tynga dem.