(Ey Muhammed!) Onlara, Adem'in iki oğlunun haberini gerçek olarak oku. Hani ikisi de birer kurban sunmuşlardı da, birinden kabul edilmiş, ötekinden kabul edilmemişti. Kurbanı kabul edilmeyen, "Andolsun seni mutlaka öldüreceğim" demişti. Öteki, "Allah, ancak kendisine karşı gelmekten sakınanlardan kabul eder" demişti.

وَاتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَاَ ابْنَيْ اٰدَمَ بِالْحَقِّ اِذْ قَرَّبَا قُرْبَانًا فَتُقُبِّلَ مِنْ اَحَدِهِمَا وَلَمْ يُتَقَبَّلْ مِنَ الْاٰخَرِ قَالَ لَاَقْتُلَنَّكَ قَالَ اِنَّمَا يَتَقَبَّلُ اللّٰهُ مِنَ الْمُتَّقِينَ

ve tlu ǎleyhim nebee bney ādeme bi l-Haḳḳi iƶ ḳarrabā ḳurbānen fe tuḳubbile min eHadihimā ve lem yuteḳabbel mine l-āḣari ḳāle le eḳtulenneke ḳāle innemā yeteḳabbelu (a)llahu mine l-mutteḳīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاتْلُve tluت ل وTakip etmek, arkasından yürümek, taklit etmek, peşinden gitmek, ardışık. Okumak, ezberden okumak, dikkatle incelemek, prova yapmak, beyan etmek, derin düşünmek.oku
2عَلَيْهِمْǎleyhimonlara
3نَبَاَnebeeن ب اyüksek olmak, yüce olmak, yüceltilmek/yükseltilmek, bilgilendirmek/haberdar etmek, alçak sesle/tonda konuşmak, ağlamak, havlamak, peygamberlik armağanı, peygamberhaberini
4ابْنَيْbneyب ن يinşa etmek, yapmak, kurmak, oluşturmak, bina yapmak, yapı, nesil, soy, aileiki oğlunun
5اٰدَمَādemeادمAdem
6بِالْحَقِّbi l-Haḳḳiح ق قAdaletin, bilgeliğin, gerçeğin, doğrunun veya gerçekliğin gerekliliklerine uygun olmak, adil/uygun/doğru/yerinde olmak, özgün/hakiki/sağlam/geçerli/esaslı/gerçek olmak, ayrıca yerleşmiş/onaylanmış/bağlayıcı/kaçınılmaz/zorunlu olmak, açık olmak, şüphe veya belirsizlik olmaksızın, bir gerçek olarak kabul edilmiş olmak, zorunlu veya gerekli olmak, bir şey üzerinde hak veya yetki veya talepte bulunmak, bir şeyi hak etmek veya değer olmak, en değerli olmak, tespit etmek, emin veya kesin olmak, doğru veya doğrulanabilir veya gerçek olmak, ciddi veya samimi olmak, başkasıyla tartışmak veya dava açmak veya mücadele etmek, doğruyu söylemek, bir gerçeği veya hakkı ortaya çıkarmak/göstermek/sergilemek, doğru olduğu kanıtlanmak, delmek veya nüfuz etmekgerçek olarak
7اِذْhani
8قَرَّبَاḳarrabāق ر بYakın olmak, yaklaşmak, teklif etmek, ilişki veya rütbede yakın olmak, el altında olmak, yaklaşmak. Qurbatun - yakınlık, yakınlaşma araçları, akrabalık, ilişki. Qurubatan (çoğul qurubatun) - insanları Allah'a yaklaştıran dindar işler ve iyi ameller, yaklaşmak için aranan araçlar. Qaribun - gece, yakında (zaman veya mekân olarak). Min qaribin - kısa süre sonra. Qurba - yakınlık, akrabalık. Qurban - kurban, Allah için yapılan sunu, Allah'a ulaşma aracı. Aqrabu - daha yakın, en yakın. Aqrabun - akrabalar, hısımlar, en yakın akrabalar. Qarrab (fiil 2) - önüne koymak, yakınlaştırmak, sunmak, kurban etmek. Muqarrabun (çoğul maqarrabuna) - yaklaşmasına izin verilen veya yakınlaştırılan kişi.sunmuşlardı
9قُرْبَانًاḳurbānenق ر بYakın olmak, yaklaşmak, teklif etmek, ilişki veya rütbede yakın olmak, el altında olmak, yaklaşmak. Qurbatun - yakınlık, yakınlaşma araçları, akrabalık, ilişki. Qurubatan (çoğul qurubatun) - insanları Allah'a yaklaştıran dindar işler ve iyi ameller, yaklaşmak için aranan araçlar. Qaribun - gece, yakında (zaman veya mekân olarak). Min qaribin - kısa süre sonra. Qurba - yakınlık, akrabalık. Qurban - kurban, Allah için yapılan sunu, Allah'a ulaşma aracı. Aqrabu - daha yakın, en yakın. Aqrabun - akrabalar, hısımlar, en yakın akrabalar. Qarrab (fiil 2) - önüne koymak, yakınlaştırmak, sunmak, kurban etmek. Muqarrabun (çoğul maqarrabuna) - yaklaşmasına izin verilen veya yakınlaştırılan kişi.birer kurban
10فَتُقُبِّلَfe tuḳubbileق ب لkabul etmek/almak/karşılamak/razı olmak, birisiyle karşılaşmak/buluşmak, karşı koymak/karşılaştırmak/dengelemek/tazmin etmek, ön taraf (12:26), onaylamak, lütfetmekkabul edilmiş
11مِنْmin
12اَحَدِهِمَاeHadihimāا ح دBir yapmak/saymak, birlik, herhangi biri/herhangi bir şey.birinden
13وَلَمْve lem
14يُتَقَبَّلْyuteḳabbelق ب لkabul etmek/almak/karşılamak/razı olmak, birisiyle karşılaşmak/buluşmak, karşı koymak/karşılaştırmak/dengelemek/tazmin etmek, ön taraf (12:26), onaylamak, lütfetmekkabul edilmemişti
15مِنَmine
16الْاٰخَرِl-āḣariا خ رgeri çekilmek, gerilemek/geri dönmek/çekilmek, ertelemek/geciktirmek/ertelemek/ertelemek, son/arka kısımötekinden
17قَالَḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveledemişti
18لَاَقْتُلَنَّكَle eḳtulennekeق ت لöldürmek, idam etmek, suçlanmak, katletmek/öldürmek/boğazlamak/kesip biçmek, öldürmeye teşebbüs etmek, kişiyi öldürülmüş gibi göstermek, savaşmak/çarpışmak/mücadele etmek, ustalaşmak, mücadele etmek/dövüşmek, ölümcül, bir şeyi tamamen/iyi bilmek, bir şeyle tanışık olmakseni öldüreceğim
19قَالَḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelededi
20اِنَّمَاinnemāsadece
21يَتَقَبَّلُyeteḳabbeluق ب لkabul etmek/almak/karşılamak/razı olmak, birisiyle karşılaşmak/buluşmak, karşı koymak/karşılaştırmak/dengelemek/tazmin etmek, ön taraf (12:26), onaylamak, lütfetmekkabul eder
22اللّٰهُ(a)llahuAllah
23مِنَmine
24الْمُتَّقِينَl-mutteḳīneو ق يkorumak, kurtarmak, muhafaza etmek, uzak tutmak, kötülükten ve felaketten korunmak, güvende olmak, kalkan olarak kabul etmek, görev saymak. muttaki - kötülükten ve insanlara ve Allah'a karşı görevini ihlal eden şeylerden kaçınan kişikorunanlardan

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Oku onlara Âdem'in iki oğluna ait gerçek haberi. Hani onlar, Tanrıya yaklaşmak için kurban sunmuşlardı da birininki kabul edilmişti, öbürününki kabul edilmemişti ve o, seni mutlaka öldüreceğim demişti ona, o da demişti ki: Allah ancak, kendisinden çekinenlerin kurbanını kabul eder.

Abdulkadir Gölpınarlı

Oku onlara Âdemʼin iki oğluna ait gerçek haberi. Hani onlar, Tanrıya yaklaşmak için kurban sunmuşlardı da birininki kabul edilmişti, öbürününki kabul edilmemişti ve o, seni mutlaka öldüreceğim demişti ona, o da demişti ki: Allah ancak, kendisinden çekinenlerin kurbanını kabul eder.

Adem Uğur

Onlara, Adem'in iki oğlunun haberini gerçek olarak anlat: Hani birer kurban takdim etmişlerdi de birisinden kabul edilmiş, diğerinden ise kabul edilmemişti. (Kurbanı kabul edilmeyen kardeş, kıskançlık yüzünden), "Andolsun seni öldüreceğim" dedi. Diğeri de "Allah ancak takvâ sahiplerinden kabul eder" dedi

Ahmed Hulusi

Onlara Adem'in iki oğlunun haberini, Hak olarak anlat. . . Hani ikisi de birer kurban takdim etmişlerdi de, birinden kabul olunmuş, diğerinden kabul olunmamıştı. . . (Kabul olunmayan Kabil) şöyle dedi: "Kesinlikle seni öldüreceğim". . . (Kabul olunan Habil) ise: "Allah yalnızca muttakilerden kabul eder" dedi.

Ahmet Tekin

Onlara, Âdem’in iki oğluyla ilgili gerekçeli, hikmete dayalı gelen haberi Kur’ân’ımızdan oku, anlat. Hani, her ikisi de birer kurban sunmuşlardı. Birinin kurbanı kabul edildi. Diğerininki edilmedi. Kurbanı kabul edilmeyen kıskançlık yüzünden kardeşine: 'Andolsun seni öldüreceğim.' dedi. Diğeri de: 'Allah, ancak kendisine sığınıp, emirlerine yapışarak günahlardan arınıp, azaptan korunanların, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davrananların, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olanların, takvâ sahiplerinin kurbanını kabul eder' diye cevap verdi.

Ahmet Varol

Sen onlara Adem'in iki oğlunun kıssasını da doğru olarak anlat: Onlar birer kurban sunmuşlardı ve birininki kabul edilmiş, diğerininki ise kabul edilmemişti. (Kurbanı kabul edilmeyen ötekine) 'Seni öldüreceğim' demiş, o da şöyle söylemişti: 'Allah ancak takva sahiplerinin yaptıklarını kabul eder.

Ali Bulaç

Onlara Adem'in iki oğlunun gerçek olan haberini oku: Onlar (Allah'a) yaklaştıracak birer kurban sunmuşlardı. Onlardan birininki kabul edilmiş, diğerininki kabul edilmemişti. (Kurbanı kabul edilmeyen) Demişti ki: "Seni mutlaka öldüreceğim." (Öbürü de:) "Allah, ancak korkup sakınanlardan kabul eder."

Ali Fikri Yavuz

Ey Rasûlüm, ehl-i kitaba, Âdem’in iki oğlunun haberini hakkıyla oku. Onlar, Allah rızasını kazanmak için kurban kesmişlerdi (hayır işlemişlerdi) de birinden kabul edilmiş, diğerinden kabul olunmamıştı. Kurbanı kabul olunmıyan (Kâbil) diğerine: “- Seni muhakkak öldüreceğim.” demişti. Kardeşi ona şöyle cevap vermişti. “Allah, ancak takva sahiplerinin kurbanını kabul eder.”

Ali Rıza Safa

Âdem'in iki oğlunun gerçek haberini de onlara anlat: Yaklaştıracak birer kurban sunmuşlar; birinden kabul edilmiş, diğerinden kabul edilmemişti. "Seni, kesinlikle öldüreceğim!" demişti. Dedi ki: "Allah, yalnızca sorumluluk bilinci taşıyanlardan kabul eder!"

Bayraktar Bayraklı

Onlara Adem'in iki oğlunun haberini gerçek olarak anlat: Hani birer kurban takdim etmişlerdi de birisinden kabul edilmiş, diğerinden kabul edilmemişti. Kurbanı kabul edilmeyen kardeş, kıskançlık yüzünden,"Andolsun seni öldüreceğim" demişti. Diğeri de,"Allah ancak takva sahiplerinden kabul eder" demiş ve şöyle eklemişti:

Bekir Sadak

Onlara, Adem'in iki oglunun kissasini dogru olarak anlat: Ikisi birer kurban sunmuslar, birininki kabul edilmis, digerininki edilmemisti. Kabul edilmeyen, «And olsun seni oldurecegim» deyince, kardesi: «Allah ancak sakinanlarin takdimesini kabul eder» demisti.

Celal Yıldırım

Bir de onlara Âdem'in iki oğ lunun haberini (aralarında geçen ola yi) gerçek yönüyle anlat: Hani ikisi birer kurban sunmuşlardı da birinden kabul edilmiş, diğerinden kabul edilmemişti. (Kurbanı kabul edilmeyen bu duruma öfkelenmiş): And olsun ki seni öldüreceğim, demişti. O da : Allah ancak muttakîler (Hakk'a saygılı olup kötülüklerden sakınanlardan kabul buyurur.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Onlara Âdem’in iki oğlunun haberini gerçeğe uygun olarak anlat: Hani ikisi de birer kurban sunmuşlar, birininki kabul edilmiş, diğerininki kabul edilmemişti. Kurbanı kabul edilmeyen, diğerine, “Andolsun seni öldüreceğim!” dedi. O da dedi ki: “Allah ancak takvâ sahiplerinden kabul eder.

Diyanet İşleri

(Ey Muhammed!) Onlara, Adem'in iki oğlunun haberini gerçek olarak oku. Hani ikisi de birer kurban sunmuşlardı da, birinden kabul edilmiş, ötekinden kabul edilmemişti. Kurbanı kabul edilmeyen, "Andolsun seni mutlaka öldüreceğim" demişti. Öteki, "Allah, ancak kendisine karşı gelmekten sakınanlardan kabul eder" demişti.

Diyanet İşleri (eski)

Onlara, Adem'in iki oğlunun kıssasını doğru olarak anlat: İkisi birer kurban sunmuşlar, birininki kabul edilmiş, diğerininki edilmemişti. Kabul edilmeyen, 'And olsun seni öldüreceğim' deyince, kardeşi: 'Allah ancak sakınanların takdimesini kabul eder' demişti.

Diyanet Vakfi

Onlara, Âdem'in iki oğlunun haberini gerçek olarak anlat: Hani birer kurban takdim etmişlerdi de birisinden kabul edilmiş, diğerinden ise kabul edilmemişti. (Kurbanı kabul edilmeyen kardeş, kıskançlık yüzünden), «Andolsun seni öldüreceğim» dedi. Diğeri de «Allah ancak takvâ sahiplerinden kabul eder» dedi (ve ekledi:)

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Onlara Âdem'in iki oğluyla ilgili haberi hakkıyle oku. Hani her ikisi birer kurban sunmuşlardı, birinden kabul edilmiş, diğerinden kabul edilmemişti. (Kurbanı kabul edilmeyen, ötekine):» Seni öldüreceğim» demişti. Diğeri ise şöyle demişti: «Allah, yalnız kendisinden korkanlardan kabul eder».

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bir de onlara Adem'in iki oğlunun başından geçen olayı hakkıyla oku! Hani ikisi, birer kurban sunmuşlardı da birininki kabul edildi, diğerininki edilmedi. Bu: "Ben seni kesinlikle öldüreceğim!" dedi. Diğeri: "Allah, ancak kendisinden korkanlarınkini kabul buyurur.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem onlara Ademin iki oğlunun kıssasını hakkıyle oku, hani ikisi birer yakınlık takdim ettiler de birinden kabul edildi diğerinden edilmedi "seni mutlak öldürürüm" dedi, obiri yok dedi: Allah ancak müttekılerden kabul buyurur

Erhan Aktaş

Onlara, iki adem oğlunun gerçek öyküsünü anlat: İkisi de birer sunu sundular. Birisininki kabul olundu, diğerininki ise kabul olunmadı. Dedi ki: "Yemin olsun seni öldüreceğim." Dedi ki: "Allah, yalnız takva sahiplerinden kabul eder."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlara, iki adem oğlunun gerçek öyküsünü anlat: İkisi de birer sunu sundular. Birisininki kabul olundu, diğerininki ise kabul olunmadı. Dedi ki: "Yemin olsun seni öldüreceğim." Dedi ki: "Allah, yalnız takva sahiplerinden kabul eder."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlara, iki adem oğlunun gerçek öyküsünü anlat: İkisi de birer kurban sundular. Birisininki kabul olundu, diğerininki ise kabul olunmadı. Dedi ki: "Yemin olsun seni öldüreceğim.". Dedi ki: "Allah, yalnız takva sahiplerinden kabul eder.".

Fizilal-il Kuran

Ey Muhammed, onlara Adem'in iki oğlunun gerçeğe dayalı hikayesini anlat. Hani ikisi birer kurban sunmuşlardı da birinin kurbanı kabul edilmiş öbürününki kabul edilmemişti. Kurbanı kabul edilmeyen kardeşine «yemin ederim ki seni öldüreceğim» deyince öbür kardeş şöyle dedi; «Allah sadece takva sahiplerinin ibadetlerini kabul eder.»

Gültekin Onan

Onlara Adem'in iki oğlunun gerçek olan haberini oku: Onlar (Tanrı'ya) yaklaştıracak birer kurban sunmuşlardı. Onlardan birininki kabul edilmiş, diğerininki kabul edilmemişti. (Kurbanı kabul edilmeyen) Demişti ki: "Seni mutlaka öldüreceğim." (Öbürü de:) "Tanrı ancak korkup sakınanlardan kabul eder."

Hamdi Döndüren

Sen, onlara Adem’in iki oğlunun haberini gerçek olarak anlat. Hani ikisi de birer kurban takdim etmişlerdi de birininki kabul edilmiş, diğerininki kabul edilmemişti. (Kurbanı kabul edilmeyen kardeş diğerine), “Andolsun seni öldüreceğim!” dedi. Diğeri de şöyle dedi: “Allah ancak takva sahiplerinden kabul eder.”

Hasan Basri Çantay

Onlara Ademin iki oğlunun gerçek olan haberini oku: Hani onlar (Allaha) yaklaştıracak birer kurban takdim etmişlerdi de ikisinden birininki kabul olunmuş, öbürününkü kabul olunmamışdı. O (evvelkisi, kardeşine): "Seni elbette öldüreceğim" demişdi (Beriki de şöyle) söylemişdi: "Allah, ancak (kendisinden) korkanları (nkini) kabul eder".

Hasib Asutay

(Resulüm) onlara, Âdem'in iki oğlunun haberini gerçek olarak anlat. Hani ikisi de birer kurban sunmuşlardı da, (kurban) ancak birisinden kabul edilmiş, diğerinden ise kabul edilmemişti. (19) (Kurbanı kabul edilmeyen kabul edilene) 'Seni mutlaka öldüreceğim ' dedi. (O da:) 'Allah ancak takva sahiplerinden kabul eder' dedi (ve ekledi:) (19. Kabul olunan kurban Habil'in idi.)

Hayrat Neşriyat

(Ey Resûlüm!) Onlara, Âdem’in iki oğlunun (Hâbil ile Kabil’in) haberini de hakkıyla oku! Hani birer kurban takdîm etmişlerdi de birisinden (Hâbil’den) kabûl edilmiş, diğerinden (Kabil’den) ise kabûl edilmemişti. (Kabil, Hâbil’e:) 'Seni mutlaka öldüreceğim!' dedi. (Hâbil ise:) 'Allah, ancak takvâ sâhiblerinden (amellerini) kabûl buyurur' dedi.

İbni Kesir

Onlara Adem'in iki oğlunun kıssasını doğru olarak anlat. Hani ikisi birer kurban sunmuşlardı da; birininki kabul edilmiş, diğerininki kabul edilmemişti. O: Andolsun seni öldüreceğim, deyince, (kardeşi) Allah, ancak müttakilerden kabul eder, demişti.

Mehmet Okuyan

Onlara, iki âdemoğlunun (şu) haberini gerçek olarak tilavet et (okuyup aktar): Hani birer kurban sunmuşlardı da birisinden kabul edilmiş, diğerinden ise kabul edilmemişti. (Kabul edilmeyen kişi, diğerine) “Şüphesiz ki seni öldüreceğim.” demişti. (Diğeri de) şöyle demişti: “Allah sadece muttakîlerden (duyarlı olanlardan) kabul eder.

Muhammed Esed

Ve onlara gerçeği göstermek için Ademin iki oğlunun kıssasını anlat; nasıl ikisinin birer kurban sunduklarını ve birinden kabul edildiği halde diğerinden kabul edilmediğini.(Onlardan biri, Kabil), "Seni mutlaka öldüreceğim!" demişti.(Kardeşi Habil) cevap vermişti: "Unutma ki Allah, yalnız Ona karşı sorumluluk bilinci duyanların (kurbanı)nı kabul eder.

Mustafa İslamoğlu

Ve onlara Adem'in iki oğlunun kıssasını gerçek bir amaca matuf olarak anlat: Hani, ikisi de birer kurban sunmuşlardı ve birinden kabul edildiği halde diğerinden kabul edilmemişti! (Bunun üzerine) O (diğerine) demişti ki: "Çaresi yok, seni öldüreceğim!" (Öteki) cevap vermişti: "Allah, yalnızca sorumlu davrananların kurbanını kabul eder!

Ömer Nasuhi Bilmen

Onlara Âdem'in iki oğlunun haberini bihakkın oku. O vakit ki, onlar iki kurban takdim etmişlerdi. Birisinden kabul edilmiş, diğerinden kabul edilmemişti. «Seni elbette öldüreceğim» dedi, diğeri de, «Allah Teâlâ ancak muttakî olanlardan kabul eder» deyiverdi.

Ömer Öngüt

Resulüm! Onlara Âdem-'in iki oğlunun haberini gerçek olarak anlat. Hani ikisi birer kurban takdim etmişlerdi de, birisininki kabul edilmiş, diğerininki kabul edilmemişti. Kabul edilmeyen: “Andolsun ki seni öldüreceğim!” deyince kardeşi şöyle demişti: “Allah ancak takvâ sahiplerinden kabul eder. ”

Suat Yıldırım

(27-29) Onlara Âdem’in iki oğlunun gerçek olan haberini oku: Onların her ikisi birer kurban takdim etmişlerdi de birininki kabul edilmiş, öbürününki kabul edilmemişti. Kurbanı kabul edilmeyen, kardeşine: "Seni öldüreceğim" dedi. O da: "Allah, ancak müttakilerden kabul buyurur, dedi. Yemin ederim ki, sen beni öldürmek için el kaldırırsan, ben seni öldürmek için sana el kaldırmam. Çünkü ben âlemlerin Rabbi olan Allah’tan korkarım." "Ben isterim ki sen, kendi günahınla beraber benim günahımı da yüklenesin de cehennemliklerden olasın. Zalimlerin cezası işte budur!"

Süleyman Ateş

Onlara iki Adem oğlunun haberini gerçek olarak oku: Hani her biri birer kurban sunmuşlardı, (kurban) birinden kabul edilmiş, ötekinden kabul edilmemişti. (Kurbanı kabul edilmeyen, kabul edilene): "Seni öldüreceğim" demişti. (O da); "Allah, sadece korunanlardan kabul eder" dedi.

Süleymaniye Vakfı

Onlara, Adem'in iki oğluyla ilgili haberi tüm gerçekliği ile anlat: Bir gün ikisi de birer sunu takdim etmişler, birininki kabul edilmiş, diğerininki edilmemişti. Sunusu kabul edilmeyen "Seni kesinlikle öldüreceğim!" deyince kardeşi şöyle demişti: "Allah sadece müttakilerden /kendisini yanlışlardan koruyanlardan kabul eder.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlara Adem'in iki oğluna ait şu olayı tüm gerçekliği ile anlat. Bir gün Allah'a birer sunuda bulunmuşlardı da birininki kabul edilmiş, diğerininki edilmemişti. (Sunusu kabul edilmeyen:) "Seni kesinlikle öldüreceğim" dedi. Öteki: "Allah sadece kendinden çekinerek korunanlarınkini kabul eder" dedi.

Şaban Piriş

Onlara Adem'in iki oğlunun hikayesini doğru olarak anlat, İkisi de birer kurban sunmuşlar, birinin ki kabul edilmiş; diğerinin ki edilmemişti . (Kurbanı kabul edilmeyen): -Kesinlikle seni öldüreceğim! dedi. Diğeri: -Allah, ancak muttakilerin sunduğunu kabul eder.

Tefhim-ul Kuran

Onlara Adem'in iki oğlunun gerçek olan haberini oku: Onlar (Allah'a) yaklaştıracak birer kurban sunmuşlardı. Onlardan birininki kabul edilmiş, diğerinki kabul edilmemişti. (Kurbanı kabul edilmeyen) Demişti ki: «Seni mutlaka öldüreceğim.» (Öbürü de:) «Allah, ancak korkup sakınanlardan kabul eder.»

Ümit Şimşek

Onlara Âdem'in iki oğlunun kıssasını dosdoğru oku. Onlar birer kurban sunmuşlar, birininki kabul edilmiş, diğerininki edilmemişti. Kurbanı makbul olmayan, diğerine 'Seni öldüreceğim' dedi. O ise 'Allah ancak takvâ sahiplerinin ibadetini kabul eder,' cevabını verdi.

Yaşar Nuri Öztürk

Onlara Adem'in iki oğlunun haberini de gerçek olarak oku. Hani, ikisi birer kurban sunmuşlardı da birinden kabul edilmişti, ötekinden kabul edilmemişti. "Seni mutlaka öldüreceğim." dedi. Öteki: "Allah sadece takva sahiplerinden kabul eder." dedi.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlara Adəmin iki oğlunun gerçək əhvalatını oxu. O zaman ikisi də qurban vermiş, onların birindən qəbul edilmiş, digərindən isə qəbul edilməmişdi. Qurbanı qəbul olmayan oğlu öz qardaşına demişdi: “Səni hökmən öldürəcəyəm!” Qardaşı da ona belə demişdi: “Allah ancaq müttəqilərdən qurban qəbul edər!

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ya Rəsulum!) Onlara Adəmin iki oğlunun əhvalatını olduğu kimi söylə. Onlar qurban gətirdikləri zaman birinin qurbanı qəbul edilmiş, digərininki isə qəbul olunmamışdı. (Qurbanı qəbul olunmayan Qabil qardaşı Habilə) demişdi: ″Səni mütləq öldürəcəyəm! (Habil ona) belə cavab vermişdi: ″Allah yalnız müttəqilərdən (qurban) qəbul edər!

Almanca (3)

Almanca — Der Edle Quran

Und verlies ihnen die Kunde von den beiden Söhnen Adams, der Wahrheit entsprechend, als sie ein Opfer darbrachten. Da wurde es von dem einen von ihnen angenommen, während es vom anderen nicht angenommen wurde. Der sagte: ʺIch werde dich ganz gewiß töten.ʺ Der andere sagte: ʺAllah nimmt nur von den Gottesfürchtigen an.

Almanca — M. A. Rassoul

Und verlies ihnen in Wahrheit die Geschichte von den zwei Söhnen Adams, als sie beide ein Opfer darbrachten, und es von dem einen angenommen und von dem anderen nicht angenommen wurde. Da sagte dieser: ʺWahrhaftig, ich schlage dich tot.ʺ Jener erwiderte: ʺAllah nimmt nur von den Gottesfürchtigen (Opfer) an.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und trage ihnen vor die Begebenheit von beiden Söhnen Adams - mit der Wahrheit. Als beide (jeweils) eine Darbringung darbrachten, dann wurde sie von einem von ihnen angenommen, während diese vom anderen nicht angenommen wurde. Er (der andere) sagte: ʺIch werde dich zweifelsohne töten!ʺ Er (der Erste) sagte: ʺALLAH nimmt doch nur von den Muttaqi an.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And relate to -the Jews- O Muhammad, the true narrative of the two sons of Adam, -Habil and Kabil- each of them made an offering to Allah hoping to be recipients of His blessings. But Allah accepted the oblation of one and not the other. Vexed at the good fortune of his brother, the latter said to the former: "I will kill you". And there said the former: "But Allah accepts the deeds of those who entertain the profound reverence dutiful to Him".

Abdul Haleem

[Prophet], tell them the truth about the story of Adam’s two sons: each of them offered a sacrifice, and it was accepted from one and not the other. One said, ‘I will kill you,’ but the other said, ‘God only accepts the sacrifice of those who are mindful of Him.

Abdullah Yusuf Ali

Recite to them the truth of the story of the two sons of Adam. Behold! they each presented a sacrifice (to Allah): It was accepted from one, but not from the other. Said the latter: "Be sure I will slay thee." "Surely," said the former, "Allah doth accept of the sacrifice of those who are righteous.

Abul A'la Maududi

Narrate to them in all truth the story of the two sons of Adam. When they made an offering and it was accepted from one of them and was not accepted from the other, the latter said: 'I will surely kill you.' Thereupon the former said: 'Allah accepts offerings only from the God-fearing.

Aisha Bewley

Recite to them the true report of Adam’s two sons when they offered a sacrifice and it was accepted from one of them but not accepted from the other. The one said, ‘I shall kill you.’ The other said, ‘Allah only accepts from people who have taqwa.

Al-Hilali & Khan

And (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) recite to them (the Jews) the story of the two sons of Adam (Hâbîl and Qâbîl-Abel and Cain) in truth; when each offered a sacrifice (to Allâh), it was accepted from the one but not from the other. The latter said to the former: "I will surely kill you.[1]" The former said: "Verily, Allâh accepts only from those who are Al-Muttaqûn (the pious - See V.2:2)."

Ali Quli Qarai

Relate to them truly the account of Adam’s two sons. When the two of them offered an offering, it was accepted from one of them and not accepted from the other. [One of them] said, ‘Surely I will kill you.’ [The other one] said, ‘Allah accepts only from the Godwary.

Amatul Rahman Omar

And relate to them with the truth the great news of the two sons of Adam, when they (each) made an offering, and it was accepted from one of them and was not accepted from the other. (The latter whose offering was not accepted, out of jealousy for the other) said, `I will slay you.' He replied, `(How can I be held responsible for the rejection of your offering;) Allâh accepts only from those who become secure against evil,

Arthur John Arberry

And recite thou to them the story of the two sons of Adam truthfully, when they offered a sacrifice, and it was accepted of one of them, and not accepted of the other. 'I will surely slay thee,' said one. 'God accepts only of the godfearing,' said the other.

Bijan Moeinian

Now recite the true story of the two sons of Adam. They made offerings to please God. The offering of one was accepted the offering of the other one was rejected. The latter said: "I will kill you." The other replied: “[It is not my fault that] God accepts only the offerings of the pious ones.”

E. Henry Palmer

Recite to them the story of the two sons of Adam; truly when they offered an offering and it was accepted from one of them, and was not accepted from the other, that one said, 'I will surely kill thee;' he said, 'God only accepts from those who fear.

Edip-Layth

Recite for them the news of Adam's two sons in truth. They had both made an offering, and it was accepted from one of them, and not accepted from the other. He said, "I will kill you!"; he said, "God only accepts from the righteous."

George Sale

Relate also unto them the history of the two sons of Adam, with truth. When they offered their offering, and it was accepted from one of them, and was not accepted from the other, Cain said to his brother, I will certainly kill thee. Abel answered, God only accepteth the offering of the pious;

Hamid S. Aziz

Recite to them the true tale of the two sons of Adam; truly when they offered an offering and it was accepted from one of them, and not from the other. Said the latter, "I will surely kill you." Said the former, "Surely, Allah only accepts from those who fear (are righteous).

Mahmoud Ghali

And recite to them the tiding of the two sons of Adam with the truth as they offered a sacrifice, (Literally: sacrificed an all-sanctified sacrifice) (and) it was (graciously) accepted of one of them and not (graciously) accepted of the other. One (of them) said, "Indeed, I will definitely kill you." (The other) said, "Surely Allah (graciously) accepts only of the pious.

Marmaduke Pickthall

But recite unto them with truth the tale of the two sons of Adam, how they offered each a sacrifice, and it was accepted from the one of them and it was not accepted from the other. (The one) said: I will surely kill thee. (The other) answered: Allah accepteth only from those who ward off (evil).

Mohamed Ahmed - Samira

Narrate to them exactly the tale of the two sons of Adam. When each of them offered a sacrifice (to God), that of one was accepted, and that of the other was not. Said (the one): "I will murder you," and the other replied: "God only accepts from those who are upright and preserve themselves from evil.

Muhammad Asad

AND CONVEY unto them, setting forth the truth, the story of the two sons of Adam -how each offered a sacrifice, and it was accepted from one of them whereas it was not accepted from the other. [And Cain] said: "I will surely slay thee!" [Abel] replied: "Behold, God accepts only from those who are conscious of Him.

Mustafa Khattab

Relate to them in truth ˹O Prophet˺ the story of Adam’s two sons—how each offered a sacrifice: one’s offering was accepted while the other’s was not, so he threatened ˹his brother˺, "I will kill you!" His brother replied, “Allah only accepts ˹the offering˺ of the sincerely devout.

Progressive Muslims

And recite for them the news of Adam's two sons in truth. They had both made an offering, and it was accepted from one of them, and not accepted from the other. He said: "I will kill you!"; he said: "God only accepts from the righteous."

Sahih International

And recite to them the story of Adam's two sons, in truth, when they both offered a sacrifice [to Allah ], and it was accepted from one of them but was not accepted from the other. Said [the latter], "I will surely kill you." Said [the former], "Indeed, Allah only accepts from the righteous [who fear Him].

Sam Gerrans

And recite thou to them the report of the two sons of Adam with the truth, when they offered an offering, and it was accepted from the one of them and not accepted from the other: — he said: “I will kill thee.” Said he: “God only accepts from those of prudent fear.

Shabbir Ahmed

(O Messenger) Tell them the true story of the two descendants of Adam. Each of them made an offering, and they thought that it was accepted from one of them, but not from the other. The latter, out of jealousy, said, " Surely I will kill you." The former said, "Allah accepts every action of the righteous like an accepted offering."

Syed Vickar Ahamed

Read to them the truth of the story of the two sons of Adam. When each presented a sacrifice (to Allah): It was accepted from one, but not from the other. Said the latter: "Be sure, I will kill you." Surely, said the former, "Allah does accept the sacrifice from those who are righteous.

Taqi Usmani

And recite to them the story of the two sons of ’Ādam rightly: When both of them offered a sacrifice, it was accepted from one of them, and was not accepted from the other. He said, "I will kill you." He said, “Allah accepts only from the God-fearing.

The Monotheist Group

And recite to them the news of the two sons of Adam with truth. They had both made an offering, and it was accepted from one of them, and not accepted from the other. He said: "I will kill you!" He said: "God only accepts from the righteous."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et raconte-leur en toute vérité lʹhistoire des deux fils dʹAdam. Les deux offrirent des sacrifices; celui de lʹun fut accepté et celui de lʹautre ne le fut pas. Celui-ci dit: ʺJe te tuerai sûrementʺ. ʺAllah nʹaccepte, dit lʹautre, que de la part des pieuxʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Ya Muhemmed!) Ji wan re xebera rastîn a herdu kurên Adem bixwîne, dema herduyan qurbanên xwe (ji Xwedê re) pêşkêş kirin, îcar ji yekî ji wan qurban hate qebûlkirin û ji yê din jî nehate qebûlkirin. (Birayê ku qurbana wî nehatibû qebûlkirin ji çavnebarî) Got: Sond be, ez ê te bikujim. Yê din got: Bêguman Xwedê, tenê ji teqwadaran qebûl dike.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En lees hun de mededeling over de twee zonen van Adam naar waarheid voor. Toen zij een offer brachten en het van een van beiden werd aangenomen. En het werd van de ander niet aangenomen. Die zei: ʺIk sla jou dood!ʺ Hij zei: ʺGod neemt slechts van de godvrezenden aan.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Verhaal hun ook de geschiedenis van de twee zonen van Adam naar waarheid. Toen zij hun offer brachten en het van een hunner werd aangenomen, en het van den andere niet werd aangenomen, zeide Kaïn: Waarlijk ik zal u dooden: Abel antwoordde: God neemt alleen het offer van den vrome aan.

Hollandaca — Siregar

Vertel hen de warheid over het verhaal over de twee zonen van Adam: toen zij een offer brachten, werd het van één van hen (Abel) aanvaard en van de ander (Kaïn) werd het niet aanvaard. Hij (Kaïn) zei: ʺIk zal jou doden.ʺ Hij (Abel) zei: ʺVoorwaar, Allah aanvaardt alleen het otter van de Moettaqeen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И прочитай (о, Пророк) им [иудеям и другим завистникам] весть [поучительную историю] о двух сыновьях [[Кабиль (Каин) и Хабиль (Авель).]] Адама с истиной [которая является правдой]. Вот они оба совершили жертвоприношение (чтобы приблизиться к Аллаху); и было принято оно [жертвоприношение] от одного из них [а именно от того, который остерегался гнева и наказания Аллаха] и не было принято [[Признаком принятия жертвоприношения Хабиля явился огонь, который пал с неба на принесенную жертву, и спалил его.]] (жертвоприношение) от другого. (И тот, чье жертвоприношение не было принято, стал завидовать своему брату и) сказал: «Непременно я убью тебя!» (Его брат) сказал: «Ведь Аллах принимает только от остерегающихся (наказания Аллаха)

Rusça — Osmanov

Поведай им в истине [, Мухаммад,] рассказ о двух сыновьях Адама, о том, как они оба принесли жертву и как у одного она была принята, а у другого - нет. И второй сказал: ʺРаз так, я убью тебяʺ. [Хабил] ответил: ʺВоистину, Аллах приемлет [жертву] только от благочестивых мужей.