Allah, şöyle dedi: "O halde, orası onlara kırk yıl haram kılınmıştır. Bu süre içinde yeryüzünde şaşkın şaşkın dönüp dolaşacaklar. Artık böyle yoldan çıkmış kavme üzülme."

قَالَ فَاِنَّهَا مُحَرَّمَةٌ عَلَيْهِمْ اَرْبَعِينَ سَنَةً يَتِيهُونَ فِي الْاَرْضِ فَلَا تَأْسَ عَلَى الْقَوْمِ الْفَاسِقِينَ

ḳāle fe innehā muHarrametun ǎleyhim erbeǐyne seneten yetīhūne fī l-erDi fe lā te'se ǎlā l-ḳavmi l-fāsiḳīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قَالَḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele(Allah) buyurdu ki
2فَاِنَّهَاfe innehāşüphesiz orası
3مُحَرَّمَةٌmuHarrametunح ر مYasaklamak, engellemek, önlemek, yasadışı ilan etmek veya yapmak, mahrum bırakmak, kutsal/dokunulmaz/saygı veya hürmet veya onura layık olmak, bir şeyi reddetmek veya inkar etmek, birini umutsuzluğa sürüklemek, refahtan mahrum bırakmak, talihsiz kılmak, inatla ısrar etmek, tartışma veya davada veya çekişmede ısrar etmek, asi veya inatçı olmak, bir şeyi sıkıca bağlamak, bir şeyden uzak durmak, kumar oyununda bahis veya iddia için yarışmada birini yenmek, yasaklama durumunda olmak, kendini korumak veya savunmak.yasaklandı
4عَلَيْهِمْǎleyhimonlara
5اَرْبَعِينَerbeǐyneر ب عDört, dördüncü, çeyrek, kırkkırk
6سَنَةًsenetenس ن وYıl, ışık, parlaklık, yükseklik, yücelik, görkemlilikyıl
7يَتِيهُونَyetīhūneت ي هDikkat dağıtıcı şekilde dolaşmak, şaşkın şaşkın dolaşmak, sapmak, yolunu kaybetmek, kafası karışmak, doğru yolu kaçırmak, kaybolmak, ihmal etmek, aklı karışmak/düzensiz ve karmaşık hale gelmek, kendini yüceltmek, gururlu veya küstah davranmak.şaşkın şaşkın dolaşacaklar
8فِي
9الْاَرْضِl-erDiا ر ضyer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin karşıtı olarak dünya, ve yerkürenin toprak yüzeyi anlamında, üzerinde yürüdüğümüz, oturduğumuz, uzandığımız yer. İyi arazi. Kalan, sabit, yerde beklenti içinde oyalanmak. Ağır, yavaş, halsiz, eğimli, veya yere doğru eğilimli olmak. Itaatkâr. Rahat bir durumdan kaynaklanan ürperme, baş dönmesi. Türkçe’ye girmiş türevler : arz, arazi, ardiyeo yerde
10فَلَاfe lā
11تَأْسَte'seا س وHerhangi birini taklit etmek. Örnek, taklit, rahatlama, teselli, kalıp, örnek alınmaya değer model.sen üzülme
12عَلَىǎlāüzerine
13الْقَوْمِl-ḳavmiق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhtoplum
14الْفَاسِقِينَl-fāsiḳīneف س قİtaatsizlik yapmak, yoldan çıkmak, emre karşı gelmek, ahlaksızca yaşamak, düzensizlik içinde olmak, kötü olmak, ahlaksız olmak, ahlaksızlık yapmak, sapkın olmak, dinsiz olmak, kötülük yapmak.yoldan çıkmış

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Tanrı demişti ki: Orası, tam kırk yıl onlara haram edildi. Çölde sersemcesine dolaşacaklar, tasalanma o kötülükte bulunanlar için.

Abdulkadir Gölpınarlı

Tanrı demişti ki: Orası, tam kırk yıl onlara haram edildi. Çölde sersemcesine dolaşacaklar, tasalanma o kötülükte bulunanlar için.

Adem Uğur

Allah, "Öyleyse orası (arz-ı mukaddes) onlara kırk yıl yasaklanmıştır; (bu müddet içinde) yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşacaklar. Artık sen, yoldan çıkmış toplum için üzülme" dedi.

Ahmed Hulusi

Buyurdu ki: "Artık orası onlara kırk sene haram edilmiştir. . . Yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşacaklardır. . . Artık sen de o fasıklar (inancı bozulmuşlar) topluluğu için üzülme. "

Ahmet Tekin

Allah: 'Öyleyse, kırk sene, o kutsal topraklar onlara haram kılınmıştır, yasaklanmıştır. Bu süre içinde, yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşacaklar. Doğru ve mantıklı düşünmenin, hak dinin dışına çıkmış fâsık, âsi, bozguncu bir kavim için üzülmene gerek yok.' buyurdu.

Ahmet Varol

(Allah) 'Orası onlara kırk yıl süreyle haram kılınmıştır. Yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşıp dururlar. Sen bu yoldan çıkmış topluluk için üzülme!' dedi.

Ali Bulaç

(Allah) Dedi: "Artık orası kendilerine kırk yıl haram kılınmıştır. Onlar yeryüzünde 'şaşkınca dönüp duracaklar.' Sen de o fasıklar topluluğuna üzülme."

Ali Fikri Yavuz

Allah, Mûsa (aleyhisselâma) şöyle buyurdu: “- Artık orası (Mukaddes yer), onlara kırk yıl haram edilmiştir. Oldukları yerde (Tîh sahrasında) başıboş, şaşkın şaşkın dolaşacaklar. O hale, o fâsıklar kavminin hallerine kederlenme.”

Ali Rıza Safa

"Madem öyle, orası kırk yıl onlara yasaklanmıştır. Yeryüzünde şaşkınlık içinde dolaşacaklar. Yoldan çıkmış toplum için, artık üzülme!"

Bayraktar Bayraklı

Allah, "Öyle ise orası, onlara kırk yıl yasaklanmıştır. Yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşacaklar. Artık sen fasık/yoldan çıkmış toplum için üzülme" dedi.

Bekir Sadak

Allah: «Orasi onlara kirk yil haram kilindi; yeryuzunde saskin saskin dolasacaklar. Sen, yoldan cikmis millet icin tasalanma» dedi. *

Celal Yıldırım

(Allah ona): Şüphesiz ki, o kutsal yer onlara kırk yıl haram kılınmıştır. (Çöl) yerinde şaşkın perişan dolaşıp duracaklar. Sen artık (Allah) yolundan çıkan bir millet İçini tasalanma, dedi.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Allah buyurdu ki: “Öyleyse onlar yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşmak üzere oradan (kutsal topraklar) kırk yıl mahrum bırakılmışlardır. Artık sen yoldan çıkmış toplum için üzülme!”

Diyanet İşleri

Allah, şöyle dedi: "O halde, orası onlara kırk yıl haram kılınmıştır. Bu süre içinde yeryüzünde şaşkın şaşkın dönüp dolaşacaklar. Artık böyle yoldan çıkmış kavme üzülme."

Diyanet İşleri (eski)

Allah: 'Orası onlara kırk yıl haram kılındı; yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşacaklar. Sen, yoldan çıkmış millet için tasalanma' dedi.

Diyanet Vakfi

Allah, «Öyleyse orası (arz-ı mukaddes) onlara kırk yıl yasaklanmıştır; (bu müddet içinde) yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşacaklar. Artık sen, yoldan çıkmış toplum için üzülme» dedi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Allah Musa'ya şöyle dedi: «Kırk sene o mukaddes yer onlara haram kılınmıştır. Yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşacaklar. O fâsık kavim için üzülme!».

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah şöyle buyurdu: "Artık orası, onlara kırk yıl yasak edildi. Oldukları yerde sersem sersem dönüp duracaklardır. Artık o yoldan çıkmış topluluğa acıma!"

Elmalılı Hamdi Yazır

Buyurdu ki artık orası onlara kırk yıl haram kılındı, oldukları yerde sersem sersem dönüb duracaklar, artık acıma o fasık kavme

Erhan Aktaş

"Onlar, oradan kırk yıl yoksun kalacaklar." dedi. "Onlar, o yerde şaşkınlık içinde dolaşacaklar. Artık fasık olan halkın durumuna üzülme."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Onlar, oradan kırk yıl yoksun kalacaklar." dedi. Onlar, o yerde şaşkınlık içinde dolaşacaklar. Artık fasık olan halkın durumuna üzülme.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Onlar, oradan kırk yıl yoksun kalacaklar." dedi. Onlar, yeryüzünde şaşkınlık içinde dolaşacaklar. Artık fasık olan toplumun durumuna üzülme.

Fizilal-il Kuran

Allah dedi ki; «Kırk yıl boyunca orası onlara yasaklandı. Bu süre içinde orada burada şaşkın şaşkın dolaşacaklardır. Yoldan çıkmış bu kavim için sakın üzülme.

Gültekin Onan

(Tanrı) Dedi ki: "Artık orası kendilerine kırk yıl haram kılınmıştır. Onlar yeryüzünde 'şaşkınca dönüp duracaklar.' Sen de o fasıklar kavmine üzülme.

Hamdi Döndüren

Allah dedi ki: “O halde, o belde onlara kırk yıl süreyle yasaklanmıştır. Bu süre içinde onlar, yeryüzünde başı boş dolaşıp duracaklardır. Artık sen de yoldan çıkmış bu toplum için üzülme!”

Hasan Basri Çantay

(Allah) buyurdu ki: "Muhakkak orası kendilerine kırk yıl haram edilmişdir. Onlar (oldukları) yerde sersem sersem dolaşacaklardır. Artık o faasıklar güruhuna karşı tasalanma".

Hasib Asutay

(Allah) buyurdu ki: Artık orası onlara kırk yıl haram kılınmıştır. Onlar yeryüzünde (18) şaşkınca dolaşacaklardır. Sen yoldan çıkmış kavme üzülme. (18. Sina Çölü'nde.)

Hayrat Neşriyat

(Allah:) 'Artık şübhesiz orası (arz-ı mukaddes) onlara kırk yıl haram kılınmıştır. O yerde (Tih çölünde) şaşkın şaşkın dolaşacaklardır, bu yüzden o fâsıklar topluluğuna üzülme!' buyurdu.

İbni Kesir

Buyurmuştur ki: Orası onlara kırk yıl haram edildi. Yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşacaklar. Artık sen fasıklar güruhu için tasalanma.

Mehmet Okuyan

(Allah) “Orası (kutsal toprak) onlara kırk sene yasaklanmıştır. (Bu sürede) yeryüzünde (o topraklarda) şaşkın şaşkın dolaşacaklar. Artık sen yoldan çıkmış o toplum için üzülme!” demişti.

Muhammed Esed

"Öyleyse, bu (topraklar) onlara kırk yıl boyunca yasaklanmıştır, bu süre içinde yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşsınlar; sen artık bu sapkın halk için kendini üzme!" diye cevap verdi Allah.

Mustafa İslamoğlu

Allah şöyle icabet etti: "O halde, onlar o topraklardan kırk yıl mahrum yaşayacak ve şaşkın şaşkın malum arazide dolaşmaya mahkum olacaklar: Artık bu sapkın halk için kendini üzme!"

Ömer Nasuhi Bilmen

Buyurdu ki: «Şüphesiz orası onların üzerine kırk yıl haram kılınmıştır. O yerde mütehayyirane bir halde dolaşıp duracaklardır. Artık o fâsıklar gürûhunun haline acıma.»

Ömer Öngüt

Allah: “Orası onlara kırk yıl haram kılındı. Yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşacaklar. Sen, yoldan çıkmış fâsıklar güruhu için tasalanma, üzülme. ” buyurdu.

Suat Yıldırım

Buyurdu ki: "O kutsal yer onlara kırk yıl boyunca haram kılındı. Oldukları yerde sersem sersem dolaşacaklardır. Sen artık o yoldan çıkmış kimseler için kendini üzme!"

Süleyman Ateş

(Allah) buyurdu ki: "Orası onlara kırk yıl yasaklandı. O yerde şaşkın şaşkın dolaşacaklar. Sen, yoldan çıkmış o toplum için üzülme."

Süleymaniye Vakfı

Allah dedi ki: "Artık orası onlara kırk yıl yasaktır. Onlar burada şaşkın şaşkın dolaşıp duracaklar. Yoldan çıkmış bu topluluk için dertlenme!"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah buyurdu ki "Artık orası kırk yıl onlara haram kılınmıştır. Oturdukları yerde şaşkın şaşkın dönüp dolaşsınlar. Sakın o yoldan çıkmışlar topluluğuna acıma."

Şaban Piriş

Allah da - Orası onlara kırk yıl haram kılındı. Yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşacaklar. Sen, fasık toplum için üzülme! dedi.

Tefhim-ul Kuran

(Allah) Dedi: «Artık orası kendilerine kırk yıl haram kılınmıştır. Onlar yeryüzünde 'şaşkınca dönüp dolaşıp duracaklar.' Sen de o fasıklar topluluğuna karşı üzülme.»

Ümit Şimşek

Allah buyurdu ki: 'Kutsal topraklar onlara kırk sene haram kılınmıştır. Yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşsınlar; sen o fasıklar topluluğu için tasalanma.'

Yaşar Nuri Öztürk

Allah dedi ki: "Orası onlara kırk yıl haram kılınmıştır. Yeryüzünde sersem sersem dolaşacaklar. Sen o sapıklar topluluğu için kederlenme."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Allah dedi: “Artıq o müqəddəs yer onlara qırx il müddətinə haram edildi. Onlar yer üzündə sərgərdan gəzəcəklər. Sən isə günahkar tayfa üçün heyfsilənmə”.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Allah Musaya) buyurdu: ″Artıq ora (müqəddəs torpaq) qırx il müddətinə onlara haram edildi. Onlar olduqları yerdə (Tih səhrasında) sərgərdan gəzib dolaşacaqlar. O günahkar (və azğın) camaatın halına acıma!″

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Gott sprach: ʺDieses Land sei ihnen vierzig Jahre lang verwehrt. Sie sollen auf Erden umherirren. Sei nicht betrübt über diese Frevler!ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Er (Allah) sagte: ʺGewiß, so soll es ihnen denn für vierzig Jahre verwehrt sein, (während derer) sie auf der Erde umherirren. So sei nicht betrübt über das Volk der Frevler!ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Er sprach: ʺWahrlich, es (das Land) soll ihnen vierzig Jahre lang verwehrt sein; sie sollen auf der Erde umherirren. Und betrübe dich nicht wegen des aufrührerischen Volkes.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

ER sagte: ʺEs gilt für sie als haram vierzig Jahre lang, sie werden im Lande umherirren. Also gräme dich nicht wegen der fisq-betreibenden Leute!ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

In response Allah said: "Forbidden unto them shall this land be for forty years, wandering restlessly not knowing where to go nor in quest shall they know of what, Therefore, do not grieve O Mussa over those who grow daily more and more wicked".

Abdul Haleem

God said, ‘The land is forbidden to them for forty years: they will wander the earth aimlessly. Do not grieve over those who disobey.’

Abdullah Yusuf Ali

Allah said: "Therefore will the land be out of their reach for forty years: In distraction will they wander through the land: But sorrow thou not over these rebellious people.

Abul A'la Maududi

Allah said: 'This land will now be forbidden to them for forty years and they will remain wandering about on the earth. Do not grieve over the condition of these transgressing people.

Aisha Bewley

He said, ‘The land will be forbidden to them for forty years during which they will wander aimlessly about the earth. Do not waste grief on this deviant people.’

Al-Hilali & Khan

(Allâh) said: "Therefore it (this holy land) is forbidden to them for forty years; in distraction they will wander through the land. So be not sorrowful over the people who are the Fâsiqûn (rebellious and disobedient to Allâh)."

Ali Quli Qarai

He said, ‘It shall be forbidden them for forty years: they shall wander about in the earth. So do not grieve for the transgressing lot.’

Amatul Rahman Omar

(God) said, `Verily, it (- the Holy Land) is forbidden to them for forty years. They shall wander about in the earth distracted and in confusion, so grieve not over these disobedient people.'

Arthur John Arberry

Said He, 'Then it shall be forbidden them for forty years, while they are wandering in the earth; so grieve not for the people of the ungodly. '

Bijan Moeinian

The Lord replied: "Do not be sorry for these corrupt people, they will be punished by staying homeless and wondering in this desert for some forty years.

E. Henry Palmer

He said, 'Then, verily, it is forbidden them; for forty years shall they wander about in the earth; so vex not thyself for the sinful people. '

Edip-Layth

He said, "Then it has become forbidden for them for forty years, and they will be lost in the land." Do not be sorrowful over the wicked people.

George Sale

God answered, verily the land shall be forbidden them forty years; during which time they shall wander like men astonished in the earth; therefore be not thou solicitous for the ungodly people.

Hamid S. Aziz

He (the Lord) said, "Then, verily, this land is forbidden them for forty years; in bewilderment shall they wander about in the earth; so grieve not yourself for these sinful people. "

Mahmoud Ghali

Said He, "Then surely it will be prohibited for them for forty years (while) they go astray in the earth. So do not feel sad about the immoral people."

Marmaduke Pickthall

(Their Lord) said: For this the land will surely be forbidden them for forty years that they will wander in the earth, bewildered. So grieve not over the wrongdoing folk.

Mohamed Ahmed - Samira

(And God) said: "Then verily this land is forbidden them for forty years, and they shall wander perplexed over the earth. So do not grieve for these, the wicked people."

Muhammad Asad

Answered He: "Then, verily, this [land] shall be forbidden to them for forty years, while they wander on earth, bewildered, to and fro; and sorrow thou not over these iniquitous folk. "

Mustafa Khattab

Allah replied, "Then this land is forbidden to them for forty years, during which they will wander through the land. So do not grieve for the rebellious people."

Progressive Muslims

He said: "Then it has become forbidden for them for forty years, and they will be lost in the land. " Do not be sorrowful over the wicked people.

Sahih International

[ Allah ] said, "Then indeed, it is forbidden to them for forty years [in which] they will wander throughout the land. So do not grieve over the defiantly disobedient people."

Sam Gerrans

He said: “Then shall it be forbidden them forty years; they shall wander in the earth; and grieve thou not over the perfidious people.”

Shabbir Ahmed

Their Lord said, "This land will be forbidden for them for forty years. They will wander in the earth, bewildered. So grieve not over these people who keep drifting away from the Right Path."

Syed Vickar Ahamed

Allah said: "For this reason the land will be out of their reach for forty years: They will wander aimlessly through the land: But you do not feel sorry over of these defiant people. "

Taqi Usmani

He (Allah) said, "This (land) is prohibited to them for forty years. They shall be wandering around the earth. So, do not grieve for the sinning people."

The Monotheist Group

He said: "It has become restricted to them for forty years, and they will be lost in the land." Do not be sorrowful over the wicked people.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Il (Allah) dit: ʺEh bien, ce pays leur sera interdit pendant quarante ans, durant lesquels ils erreront sur la terre. Ne te tourmente donc pas pour ce peuple perversʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Xwedê (ji Mûsa re) got: Êdî ew bajar heta çil salî li wan hate heramkirin. Di cihê xwe de ew ê li hev biherbilin. Nexwe tu, ji bo civata jirêderketî xemgîn mebe.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Hij zei: ʺDan is het voor hen verboden, veertig jaar lang, waarin zij op de aarde zullen rondzwerven. Bekommer je maar niet om de verdorven mensen.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

God antwoordde: Waarlijk het land zal hun gedurende veertig jaren ontzegd zijn; gedurende welken tijd zij op de aarde zullen dwalen: pleit dus niet alzoo voor het goddelooze volk.

Hollandaca — Siregar

Hij (Allah) zei: ʺHet is daarom dat (het land) voor veertig jaren voor hen verboden wordt, (gedurende die periode) zullen zij rusteloos op aarde rondgaan. Treur daarom niet over het zwaar zondiee volk.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Сказал Он [Аллах Всевышний] (Своему пророку – Мусе): «Поистине, она [священная земля] (будет) запрещена им на сорок лет, (и все это время) они будут (растерянно) скитаться по земле [[По Синайской пустыне]] (не находя выхода и пристанища). Не печалься же (о, Муса) о непокорных людях!»

Rusça — Osmanov

[Аллах] сказал [Мусе]: ʺВоистину, священная земля запретна для них на сорок лет. Они будут скитаться по земле. А ты не горюй из-за грешного народаʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

(Gud) svarade: ʺDetta (land) skall under fyrtio år vara förbjudet för dem och (under denna tid) skall de vandra omkring på jorden utan mål; men sörj inte över sådana trotsiga syndare.ʺ