Musa, "Ey Rabbim! Ben ancak kendime ve kardeşime söz geçirebilirim. Artık bizimle, o yoldan çıkmışların arasını ayır" dedi.

قَالَ رَبِّ اِنِّي لَا اَمْلِكُ اِلَّا نَفْسِي وَاَخِي فَافْرُقْ بَيْنَنَا وَبَيْنَ الْقَوْمِ الْفَاسِقِينَ

ḳāle rabbi innī lā emliku illā nefsī ve eḣī fe fruḳ beynenā ve beyne l-ḳavmi l-fāsiḳīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قَالَḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelededi
2رَبِّrabbiر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükYa Rabbi
3اِنِّيinnīelbette ben
4لَا
5اَمْلِكُemlikuم ل كHükmetmek/emretmek/saltanat sürmek, muktedir olmak/yapabilmek, kontrol etmek, güç/yetki/otorite, kral/hükümdar, krallık/hükümdarlık.malik değilim
6اِلَّاillābaşkasına
7نَفْسِيnefsīن ف سnefs, öz, benlik, kişilik, yüksek derecede değer verildi, değerli ve istenen, çekicilik gören, sevilen veya saygı değer bulunankendimden
8وَاَخِيve eḣīا خ وBaşka biriyle aynı ebeveynlere sahip olan veya sadece bir ebeveyni ortak olan erkek kişi; aynı soy/toprak/inanç/inanca sahip kişi; erkek kardeş; arkadaş; yoldaş; eş; çift halindeki parçalardan biri; akraba; yakından tanıdık olan kişi.ve kardeşimden
9فَافْرُقْfe fruḳف ر قAyırmak/ayırt etmek/bölmek/ikiye ayırmak/karar vermek. Farqun - ayırt etme veya ayırma eylemi. Fariq - ayıran, ayrım yapan. Firqun - ayrı parça, yığın. Firqatun - insan topluluğu. Fariqun - parça/bölüm, bazı taraf veya insan topluluğu. Furqan - doğru veya yanlışın ölçütü, taslak, kanıt veya gösterim, Kuran'ın bir adı, yardım, zafer, tartışma, delil, şafak, ayrım.ayır
10بَيْنَنَاbeynenāب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübinaramızı
11وَبَيْنَve beyneب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübinve arasını
12الْقَوْمِl-ḳavmiق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhtoplumun
13الْفَاسِقِينَl-fāsiḳīneف س قİtaatsizlik yapmak, yoldan çıkmak, emre karşı gelmek, ahlaksızca yaşamak, düzensizlik içinde olmak, kötü olmak, ahlaksız olmak, ahlaksızlık yapmak, sapkın olmak, dinsiz olmak, kötülük yapmak.yoldan çıkmış

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Hollandaca

Rusça

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Mûsâ, ya Rabbi demişti, benim hükmüm ancak kendime, bir de kardeşime geçiyor. Şu kötülük eden kavimle aramızı sen ayır.

Abdulkadir Gölpınarlı

Mûsâ, ya Rabbi demişti, benim hükmüm ancak kendime, bir de kardeşime geçiyor. Şu kötülük eden kavimle aramızı sen ayır.

Adem Uğur

Musa: "Rabbim! Ben kendimden ve kardeşimden başkasına hakim olamıyorum; bizimle, bu yoldan çıkmış toplumun arasını ayır" dedi.

Ahmed Hulusi

(Musa) şöyle dedi: "Rabbim. . . Muhakkak ki ben, sadece kendime ve kardeşime söz geçirebiliyorum. . . Artık bizimle o fasıklar (inancı bozulmuşlar) topluluğunun arasını ayır. "

Ahmet Tekin

Mûsâ ise: 'Rabbim, ben kendimden ve kardeşimden başkasına söz geçiremiyorum. Artık, bizimle bu doğru ve mantıklı düşünmenin, hak bir dinin dışına çıkmış fâsık, âsi, bozguncu bir kavmin arasında hükmünü ver' dedi.

Ahmet Varol

(Musa): 'Ey Rabbim! Ben kendimle kardeşimden başkasına söz geçiremiyorum. Bizimle şu yoldan çıkmış topluluğun arasını ayır' dedi.

Ali Bulaç

(Musa:) "Rabbim, gerçekten kendimden ve kardeşimden başkasına malik olamıyorum. Öyleyse bizimle fasıklar topluluğunun arasını Sen ayır." dedi.

Ali Fikri Yavuz

Mûsa: “- Ya Rab! Ben kendimle kardeşimden başkasına sâhip değilim, diğerlerine söz geçiremiyorum; bizimle bu fâsık kavmin arasını sen ayır.” dedi.

Ali Rıza Safa

Dedi ki: "Efendim! Aslında, kendim ve kardeşimden başkasına söz geçiremiyorum. Yoldan çıkmış bu toplumla, artık aramızı ayır!"

Bayraktar Bayraklı

Musa, "Rabbim! Ben kendimden ve kardeşimden başkasına hakim olamıyorum; bizimle bu yoldan çıkmış toplumun arasını ayır" diye yalvardı.

Bekir Sadak

Musa: «Rabbim! Ben ancak kendime ve kardesime soz gecirebiliyorum; artik bizimle bu yoldan cikmis milletin arasini ayir» dedi.

Celal Yıldırım

Musa dedi ki: Ey Rabbim! Doğrusu ben ancak kendimle kardeşime sahip bulunuyorum; artık bizimle (Allah) yolundan çıkıp yozan milletin arasını ayır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Mûsâ, “Rabbim! Ben kendimden ve kardeşimden başkasına söz geçiremiyorum. Artık bizimle bu yoldan çıkmış kavim arasında sen hükmet” dedi.

Diyanet İşleri

Musa, "Ey Rabbim! Ben ancak kendime ve kardeşime söz geçirebilirim. Artık bizimle, o yoldan çıkmışların arasını ayır" dedi.

Diyanet İşleri (eski)

Musa: 'Rabbim! Ben ancak kendime ve kardeşime söz geçirebiliyorum; artık bizimle bu yoldan çıkmış milletin arasını ayır' dedi.

Diyanet Vakfi

Musa: «Rabbim! Ben kendimden ve kardeşimden başkasına hakim olamıyorum; bizimle, bu yoldan çıkmış toplumun arasını ayır» dedi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Musa: «Ey Rabbim! Ben, kendimle kardeşimden başkasına söz geçiremiyorum, artık bizimle bu fâsık kavmin arasını ayır» dedi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Musa: "Ey Rabbim, görüyorsun, ben kendimden ve kardeşimden başkasına söz geçiremiyorum; artık bizimle o doğru yoldan çıkmış topluluğun arasını ayır!" dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Dedi: Yarab, görüyorsun ben nefsimle kardeşimden başkasına söz geçiremiyorum, artık bizimle o fasıkler kavminin arasını ayır

Erhan Aktaş

(Musa) "Ey Rabb'im! Kendimden ve kardeşimden başkasına söz geçiremiyorum. O halde bizimle fasık halkın arasını ayır." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Dedi: "Ey Rabb'im! Kendimden ve kardeşimden başkasına söz geçiremiyorum. O halde bizimle fasık halkın arasını ayır."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Dedi: "Ey Rabb'im! Kendimden ve kardeşimden başkasına söz geçiremiyorum. O halde bizimle fasık toplumun arasını ayır.".

Fizilal-il Kuran

Musa dedi ki; «Ya Rabbi, kendimden ve kardeşimden başka hiç kimseye söz geçiremiyorum. Bizi bu yoldan çıkmış kavimden ayır.»

Gültekin Onan

(Musa:) "Rabbim, gerçekten kendimden ve kardeşimden başkasına malik olamıyorum. Öyleyse bizimle fasıklar kavminin arasını sen ayır" dedi.

Hamdi Döndüren

O zaman Musa Rabbine, “Ey Rabbim! Ben kendimden ve kardeşimden başkasına söz geçiremiyorum. Bu yüzden Sen, yoldan çıkmış bu kavimle bizim aramızı ayır!” dedi.

Hasan Basri Çantay

(Musa) "Yarab, ben kendimle kardeşimden başkasına malik olmuyorum. Artık bizim aramızla o faasıklar güruhunun arasını sen ayır" dedi.

Hasib Asutay

(Musa) 'Ey Rabbim! Ben kendimden ve kardeşimden başkasına söz geçiremiyorum. Artık bizimle o yoldan çıkmışların arasını ayır' dedi.

Hayrat Neşriyat

(Mûsâ:) 'Rabbim! Şübhe yok ki ben, kendimden ve kardeşimden başkasına sâhib olamıyorum; bu sebeble bizimle bu fâsıklar topluluğunun arasını ayır!' dedi.

İbni Kesir

Demişti ki: Rabbım; ben, ancak kendime ve kardeşime sahibim. Artık bizimle fasıklar güruhunun arasını ayır.

Mehmet Okuyan

(Musa) “Rabbim! Ben kendim ve kardeşimden başkasına sahip (hâkim) olamıyorum; bizimle, yoldan çıkmış bu toplumun arasını ayır!” demişti.

Muhammed Esed

(Musa,) "Ey Rabbim! Benim sadece kendime ve kardeşim (Harun)a sözüm geçiyor! O zaman, bizimle bu sapkın halk arasına bir çizgi çek!" diye yalvardı.

Mustafa İslamoğlu

(Musa) "Rabbim! Sözüm kendimden ve kardeşimden başkasına geçmiyor. O halde, bizimle şu sapkın halk arasındaki farkı gözet!" diye yalvardı.

Ömer Nasuhi Bilmen

Dedi ki: «Yarabbi! Şüphe yok ki, ben kendi nefsim ile kardeşimden başkasına mâlik olamam, artık bizim aramızla o fâsıklar olan kavmin arasını ayır.»

Ömer Öngüt

Musa: “Rabbim! Ben ancak kendime ve kardeşime söz geçirebiliyorum. Artık bizimle, yoldan çıkmış bu fâsıklar güruhunun arasını ayır. ” dedi.

Suat Yıldırım

Mûsâ: "Ya Rabbî, dedi, ben kendi nefsimden ve kardeşimden başkasına söz geçiremiyorum. Artık bizimle bu itaatsiz, bu yoldan çıkmış topluluk arasında Sen hükmünü ver!"

Süleyman Ateş

(Musa), "Ya Rabbi, dedi, ben kendimden ve kardeşimden başkasına malik değilim. Bizimle, o yoldan çıkmış toplumun arasını ayır."

Süleymaniye Vakfı

Musa dedi ki: "Rabbim! Benim kendimden ve kardeşimden başkasına gücüm yetmiyor. Bizi, yoldan çıkmış bu topluluktan ayır!"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Musa dedi ki "Ey Rabbim, benim gücüm sadece kendime ve kardeşime yeter. Artık bizimle o yoldan çıkmış topluluğunun arasını ayır."

Şaban Piriş

Musa: -Rabbim, ben, kendimden ve kardeşimden başkasına söz geçiremiyorum. Artık bizimle bu fasık toplumun arasını ayır, dedi.

Tefhim-ul Kuran

(Musa:) «Rabbim, gerçekten kendimden ve kardeşimden başkasına malik olamıyorum. Öyleyse bizimle fasıklar topluluğunun arasını Sen ayır.» dedi.

Ümit Şimşek

Musa dedi ki: 'Yâ Rabbi, kendimle kardeşimden başkasına söz geçiremiyorum. Bizimle fasıklar topluluğu arasında Sen hükmünü ver.'

Yaşar Nuri Öztürk

Şöyle yakardı Musa: "Rabbim! Nefsimle kardeşimden başkasına söz geçiremiyorum. Artık sapıklar topluluğu ile bizim aramızı ayır."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

O dedi: “Ey Rəbbim! Mən yalnız özümə və qardaşıma hökm edə bilərəm. Odur ki, Sən bizi bu günahkar tayfadan ayır!”

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Musa) dedi: ″Ey Rəbbim! Mənim yalnız özümə və qardaşıma (Haruna) gücüm çatar (sözüm keçər). Sən bizi bu günahkar və azğın camaatdan ayır!″

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Er rief: ʺHerr! Ich kann nur für meinen Bruder (Aaron) und für mich sprechen. Dein Urteil möge uns beide von dem frevelhaften Volk trennen und uns nicht belangen.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Er sagte: ʺMein Herr, ich habe ja nur Macht über mich selbst und meinen Bruder. Darum (unter)scheide uns von dem Volk der Frevler.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Er sagte: ʺIch habe nur Macht über mich selbst und meinen Bruder; darum scheide Du uns von dem aufrührerischen Volk.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Er sagte: ʺHERR! Ich verfüge nur über mich und meinen Bruder, so trenne zwischen uns und den fisq-betreibenden Leuten!ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

There and then prayed Mussa: "O Allah, my Creator", he said: "I have no jurisdiction over any but myself and my brother, we leave them to You to judge between us and those wrongful of actions and to ordain what You will".

Abdul Haleem

He said, ‘Lord, I have authority over no one except myself and my brother: judge between the two of us and these disobedient people.’

Abdullah Yusuf Ali

He said: "O my Lord! I have power only over myself and my brother: so separate us from this rebellious people!"

Abul A'la Maududi

Thereupon Moses said: 'My Lord! I have control over none but my own self and my brother; so distinguish between us and the transgressing people.'

Aisha Bewley

He said, ‘My Lord, I have no control over anyone but myself and my brother, so make a clear distinction between us and this deviant people. ’

Al-Hilali & Khan

He [Mûsâ (Moses)] said: "O my Lord! I have power only over myself and my brother, so separate us from the people who are the Fâsiqûn (rebellious and disobedient to Allâh)!"

Ali Quli Qarai

He said, ‘My Lord! I have no power over [anyone] except myself and my brother, so part us from the transgressing lot. ’

Amatul Rahman Omar

(Moses) said, `My Lord! surely, I have no control but on myself and my brother (Aaron), therefore bring about separation between us and these disobedient people. '

Arthur John Arberry

He said, 'O my Lord, I rule no one except myself and my brother. So do Thou divide between us and the people of the ungodly.'

Bijan Moeinian

Moses cried: "Lord, I am only responsible for myself and my brother (Aaron. ) Please do not count me among these rotten people."

E. Henry Palmer

Said he, 'My Lord, verily, I can control only myself and my brother; therefore part us from these sinful people. '

Edip-Layth

He said, "My Lord, I do not control except myself and my brother, so separate between us and between the wicked people."

George Sale

Moses said, O Lord, surely I am not master of any except my self, and my brother; therefore make a distinction between us and the ungodly people.

Hamid S. Aziz

Said he, "My Lord, verily, I can control only myself and my brother; therefore, part (distinguish) us from this rebellious people. "

Mahmoud Ghali

He said, "Lord! Surely I possess (no authority) on anyone except myself and my brother. So distinguish between us (Literally: part between us and "between") and the immoral people.

Marmaduke Pickthall

He said: My Lord! I have control of none but myself and my brother, so distinguish between us and the wrong-doing folk.

Mohamed Ahmed - Samira

Said (Moses): "O Lord, I have control over none but myself and my brother; so distinguish between us and these, the wicked people. "

Muhammad Asad

Prayed [Moses]: "O my Sustainer! Of none am I master but of myself and my brother [Aaron]: draw Thou, then, a dividing-line between us and these iniquitous folk!"

Mustafa Khattab

Moses pleaded, "My Lord! I have no control over anyone except myself and my brother. So set us apart from the rebellious people."

Progressive Muslims

He said: "My Lord, I do not posses except myself and my brother, so separate between us and between the wicked people. "

Sahih International

[Moses] said, "My Lord, indeed I do not possess except myself and my brother, so part us from the defiantly disobedient people. "

Sam Gerrans

Said he: “My Lord, I have no power save over myself and my brother; so make Thou a division between us and the perfidious people.”

Shabbir Ahmed

Moses said, "My Lord! I have power only over myself and my brother, allow us to part ways from those who keep drifting away from the Commands. "

Syed Vickar Ahamed

He said: "O my Lord! I have power only over myself and my brother: So separate us from this defiant people!"

Taqi Usmani

He said, "O my Lord, I have no control except over myself and my brother. So, make a distinction between us and the sinning people."

The Monotheist Group

He said: "My Lord, I do not possess except myself and my brother, so separate between us and between the wicked people."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Il dit: ʺSeigneur! Je nʹai de pouvoir, vraiment, que sur moi-même et sur mon frère: sépare-nous donc de ce peuple perversʺ.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Hij zei: ʺMijn Heer, ik heb alleen maar macht over mijzelf en mijn broeder. Zonder ons af van de verdorven mensen.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Mozes zeide: O Heer! waarlijk ik ben geen meester over iemand buiten mij en mijn broeder; maak dus een onderscheid tusschen ons en het goddelooze volk.

Hollandaca — Siregar

Hij (Môesa) zei: ʺO mijn Heer, ik heb alleen macht over mijzelf en mijn broeder, breng een scheiding aan tussen ons en het zwaar zondige volk.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Сказал он [пророк Муса] (обратившись с мольбой к Аллаху): «Господи! Не властен я ни (над кем), кроме (как только) над самим собой и моим братом: отдели же нас от этих непокорных людей».

Rusça — Osmanov

Сказал [Муса]: ʺГосподи мой! Воистину, я властен только над самим собой и моим братом. Так разведи же нас с этим грешным народомʺ.