Hani Musa, kavmine demişti ki: "Ey kavmim! Allah'ın, üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani içinizden peygamberler çıkarmıştı. Sizi hükümdarlar kılmıştı ve (diğer) toplumlardan hiçbirine vermediğini size vermişti."

وَاِذْ قَالَ مُوسٰى لِقَوْمِهِ يَاقَوْمِ اذْكُرُوا نِعْمَةَ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ اِذْ جَعَلَ فِيكُمْ اَنْبِيَٓاءَ وَجَعَلَكُمْ مُلُوكًا وَاٰتٰيكُمْ مَا لَمْ يُؤْتِ اَحَدًا مِنَ الْعَالَمِينَ

ve iƶ ḳāle mūsā li ḳavmihi yā ḳavmi ƶkurū niǎ'mete (a)llahi ǎleykum iƶ ceǎle fīkum enbiyā'e ve ceǎlekum mulūken ve ātākum mā lem yu'ti eHaden mine l-ǎālemīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاِذْve iƶve hani
2قَالَḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveledemişti
3مُوسٰىmūsāموسىMusa
4لِقَوْمِهِli ḳavmihiق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhkavmine
5يَاقَوْمِyā ḳavmiق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhEY/HEY/AH kavmim
6اذْكُرُواƶkurūذ ك رhatırlamak/anmak/hatırlatmak, ezberlemek için çalışmak, hatırlatmak, akılda tutmak, düşünceli/özenli olmak, bahsetmek/anlatmak/aktarmak, yüceltmek/övmek, uyarmak/ikaz etmek (örn. dhikra 2. çekimdir ve dhikr'den daha güçlüdür), vaaz vermek, övmek, statü vermekhatırlayın
7نِعْمَةَniǎ'meteن ع مRahat bir hayat sürmek, hayatın konfor ve kolaylıklarından zevk almak, neşeli olmak, konforlar/zevkler, kolay/yumuşak/bol/hoş/iyi/gelişen olmak, iyice yoğurmak/pişirmek. in'aam - iyilik, bir kişiye yapılan iyilik/lütuf, nimet, (konuşma/yetenek/akıl vb. ile) bahşedilmiş.nimetini
8اللّٰهِ(a)llahiAllah'ın
9عَلَيْكُمْǎleykumsize olan
10اِذْzira (O)
11جَعَلَceǎleج ع لyapmak, kılmak, oluşturmak, etmek, bir şeyi belirlemek, yaratmak, dönüştürmek, tayin etmek, yerleştirmek, sağlamakvar etti
12فِيكُمْfīkumaranızda
13اَنْبِيَٓاءَenbiyā'eن ب اyüksek olmak, yüce olmak, yüceltilmek/yükseltilmek, bilgilendirmek/haberdar etmek, alçak sesle/tonda konuşmak, ağlamak, havlamak, peygamberlik armağanı, peygambernebiler
14وَجَعَلَكُمْve ceǎlekumج ع لyapmak, kılmak, oluşturmak, etmek, bir şeyi belirlemek, yaratmak, dönüştürmek, tayin etmek, yerleştirmek, sağlamakve sizi yaptı
15مُلُوكًاmulūkenم ل كHükmetmek/emretmek/saltanat sürmek, muktedir olmak/yapabilmek, kontrol etmek, güç/yetki/otorite, kral/hükümdar, krallık/hükümdarlık.krallar
16وَاٰتٰيكُمْve ātākumا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmekve size verdi
17مَاşeyleri
18لَمْlem
19يُؤْتِyu'tiا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmekvermediği
20اَحَدًاeHadenا ح دBir yapmak/saymak, birlik, herhangi biri/herhangi bir şey.hiç kimseye
21مِنَmine
22الْعَالَمِينَl-ǎālemīneع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamedünyalarda

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Hatırla o zamanı ki Mûsâ, kavmine, ey kavmim demişti, anın Allah'ın size verdiği nîmeti ki içinizden peygamberler gönderdi ve padişahlar çıkardı ve size, âlemlerde, hiçbir kimseye vermediğini verdi.

Abdulkadir Gölpınarlı

Hatırla o zamanı ki Mûsâ, kavmine, ey kavmim demişti, anın Allahʼın size verdiği nîmeti ki içinizden peygamberler gönderdi ve padişahlar çıkardı ve size, âlemlerde, hiçbir kimseye vermediğini verdi.

Adem Uğur

Bir zamanlar Musa, kavmine şöyle demişti: Ey kavmim! Allah'ın size (lütfettiği) nimetini hatırlayın; zira O, içinizden peygamberler çıkardı ve sizi hükümdarlar kıldı. Alemlerde hiçbir kimseye vermediğini size verdi.

Ahmed Hulusi

Bir zaman Musa, halkına şöyle demişti: "Ey halkım, üzerinizdeki Allah nimetini hatırlayın; içinizde Nebiler meydana getirdi ve sizi melikler kıldı; alemlerden hiç kimseye vermediğini (insana has olan yeryüzünde halife olması bilgisini) size verdi. "

Ahmet Tekin

Hani Mûsâ kavmine: 'Ey kavmim, Allah’ın üzerinizdeki nimetini, size tevdi ettiği ilâhî değerleri, şeriatı koruyup kollayarak zâyi etmeyin, şükredin. Allah içinizde peygamberler görevlendirdi. Sizi hürriyetlerinize kavuşturup, kendinize, dininize, işlerinize, ailelerinize, toplumunuza sahip çıkabilecek hale getirerek, dinî, sosyal, siyasî, ekonomik ve idarî haklarını kullanabilen özgür insanlar, aileleriniz içinde otoriteler seviyesine yükseltti. Milletlerden hiçbirine verilmeyen nimetleri, imkânları size ihsan etti.' demişti.

Ahmet Varol

Musa milletine şöyle demişti: 'Ey milletim! Allah'ın üzerinizdeki nimetini anın. Aranızdan peygamberler çıkardı ve sizi krallar yaptı. Alemlerden hiç kimseye vermediğini size verdi.

Ali Bulaç

Hani, Musa kavmine (şöyle) demişti: "Ey kavmim, Allah'ın üzerinizdeki nimetini anın; içinizden peygamberler çıkardı, sizden yöneticiler kıldı ve alemlerden hiç kimseye vermediğini size verdi."

Ali Fikri Yavuz

Bir vakit Mûsâ, kavmine şöyle demişti: “- Ey kavmim, Allah’ın üzerinizdeki nimetini düşünün. Zira içinizden size peygamberler gönderdi ve sizi hükümdarlar yaptı, âlemlerden hiç birine vermediği şeyi size verdi.

Ali Rıza Safa

Musa, toplumuna, şöyle demişti: "Ey toplumum! Allah'ın, üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Aranızdan peygamberler çıkardı. Sizi, kendinizin yöneticisi yaptı. Ve evrenlerden hiç kimseye vermediğini size verdi!"

Bayraktar Bayraklı

Bir zamanlar Musa, kavmine, "Ey kavmim!" demişti, "Allah'ın size bahşettiği nimetleri hatırlayınız; zira O, içinizden peygamber çıkardı ve sizi hükümdarlar kıldı. Dünyada başka hiç kimseye vermediğini size verdi."

Bekir Sadak

Musa, milletine: «Ey milletim! Allah'in size olan nimetini anin: Icinizden peygamberler cikarmis ve sizi hukumdar yapmisti, dunyalarda kimseye vermedigini size vermisti".

Celal Yıldırım

Musa, kendi kavmine bir ara şöyle demişti: Ey kavmim ! Allah'ın size olan nîmetini hatırlayın; hani içinizden peygamberler çıkardı, sizi hükümdarlar, (hür insanlar) yaptı ve milletlerden hiç birine vermediğini size verdi.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Bir zamanlar Mûsâ kavmine şöyle demişti: “Ey kavmim! Allah’ın size lütfettiği nimeti hatırlayın. Zira O, içinizden peygamberler çıkardı, sizi hükümdarlar yaptı ve âlemlerde hiç kimseye vermediğini size verdi.

Diyanet İşleri

Hani Musa, kavmine demişti ki: "Ey kavmim! Allah'ın, üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani içinizden peygamberler çıkarmıştı. Sizi hükümdarlar kılmıştı ve (diğer) toplumlardan hiçbirine vermediğini size vermişti."

Diyanet İşleri (eski)

Musa, milletine: 'Ey milletim! Allah'ın size olan nimetini anın: içinizden peygamberler çıkarmış ve sizi hükümdar yapmıştır, dünyalarda kimseye vermediğini size vermiştir'.

Diyanet Vakfi

Bir zamanlar Musa, kavmine şöyle demişti: Ey kavmim! Allah'ın size (lütfettiği) nimetini hatırlayın; zira O, içinizden peygamberler çıkardı ve sizi hükümdarlar kıldı. Âlemlerde hiçbir kimseye vermediğini size verdi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Musa kavmine şöyle demişti: «Ey kavmim! Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. O, içinizden peygamberler çıkardı. Sizi hükümdarlar yaptı. Ve âlemlerde hiçbir kimseye vermediğini size verdi.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bir zaman Musa, kavmine: "Ey kavmim, Allah'ın size verdiği nimeti düşünün; çünkü O, içinizden peygamberler gönderdi, sizi hükümdarlar yaptı ve alemlerden hiçbirine vermediğini size verdi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bir vakit de Musa kavmine şöyle demişti: Ey kavmim, Allahın size olan ni'metini düşünün, zira içinizde Peygamberler vücude getirdi ve sizi müluk yaptı, ve size aleminden hiç birine vermediği şeyi verdi

Erhan Aktaş

Hani Musa, halkına: "Ey halkım! Allah'ın size verdiği nimetleri hatırlayın. Hani O, içinizden Nebiler seçti; sizi melikler yaptı ve alemlerden hiç kimseye vermediği birçok şeyi size verdi." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Hani Musa, halkına: "Ey halkım! Allah'ın size verdiği nimetleri hatırlayın. Hani O, içinizden nebiler seçti; sizi melikler yaptı ve alemlerden hiç kimseye vermediği birçok şeyi size verdi." dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Hani Musa, kavmine: "Ey kavmim! Allah'ın size verdiği nimetleri hatırlayın. Hani O, içinizden nebiler seçti; sizi melikler yaptı ve alemlerden hiç kimseye vermediği birçok şeyi size verdi." dedi.

Fizilal-il Kuran

Hani Musa kavmine demişti ki, ey kavmim, Allah'ın size verdiği nimetleri hatırlayınız. Hani içinizden peygamberler çıkardı, sizleri hükümdar yaptı, size dünyada hiç kimseye vermediğini verdi.

Gültekin Onan

Hani Musa kavmine (şöyle) demişti: "Ey kavmim, Tanrı'nın üzerinizdeki nimetini anın. İçinizden peygamberler çıkardı, sizden yöneticiler kıldı ve alemlerden hiç kimseye vermediğini size verdi."

Hamdi Döndüren

Hani Musa kavmine şöyle demişti: “Ey kavmim! Allah’ın size olan nimetini hatırlayın; O, içinizden elçiler çıkardı, sizi hükümdarlar yaptı ve dünyalardan hiç kimseye vermediğini size verdi!”

Hasan Basri Çantay

Bir zaman Musa, kavmine (şöyle) demişdi: "Ey kavmim, Allahın, sizin üzerinizdeki ni'metini düşünün ki içinizden peygamberler gönderdi, sizi hükümdarlar yapdı, size kainatdan hiç birine vermediğini verdi.

Hasib Asutay

Bir zaman Musa kavmine demişti ki, 'Ey kavmim! Allah'ın size olan nimetini hatırlayın, zira O, içinizden peygamberler çıkardı ve sizi hükümdarlar kıldı. Âlemde hiç kimseye vermediğini size verdi.

Hayrat Neşriyat

Bir zaman da Mûsâ, kavmine şöyle demişti: 'Ey kavmim! Allah’ın üzerinize olan ni'metini hatırlayın! Hani içinizde peygamberler kıldı ve sizi hükümdarlar yaptı. Hem âlemlerden hiçbirine vermediğini size verdi.'

İbni Kesir

Hani, Musa kavmine demişti ki: Ey kavmim; Allah'ın size olan nimetini hatırlayın. Hani sizden peygamberler yetiştirmiş ve size saltanatlar ihsan etmişti. Dünyalarda kimseye vermediğini size vermişti.

Mehmet Okuyan

Hani Musa, kavmine şöyle demişti: “Ey kavmim! Allah’ın size (lütfettiği) nimetini hatırlayın! Zira O, içinizden peygamberler görevlendirmiş ve sizi hükümdarlar kılmıştı. Âlemlerden (insanlardan) hiç kimseye vermediğini size vermişti.

Muhammed Esed

Bir zaman Musa, halkına: "Ey halkım!" demişti, "Allahın size bahşettiği nimetleri hatırlayın ki O, aranızdan peygamberler çıkarmış, sizi kendi-kendinizin efendisi yapmış ve dünyada başka hiç kimseye göstermediği (lütfu)nu size göstermişti.

Mustafa İslamoğlu

Bir zamanlar Musa halkına, "Ey halkım! Allah'ın size lutfettiği nimeti hatırlayın ki, O aranızdan peygamberler çıkarmış, sizi kendi kendinizin efendisi kılmış ve başka hiçbir topluma vermediğini size vermişti.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve bir vakit de Mûsa kavmine dedi ki: «Ey kavmim! Allah Teâlâ'nın üzerinize olan nîmetini yâdediniz ki, içinizde peygamberler vücuda getirdi ve sizleri hükümdarlar kıldı ve âlemlerden hiçbir ferde vermediğini sizlere verdi.»

Ömer Öngüt

Hani bir zamanlar Musa kavmine şöyle demişti: “Ey kavmim! Allah'ın size olan nimetini hatırlayın. İçinizden peygamberler çıkarmış ve sizi hükümdarlar yapmıştı, dünyalarda hiç kimseye vermediğini size vermişti. ”

Suat Yıldırım

Bir vakit de Mûsâ kavmine şöyle demişti. "Ey kavmim! Allah’ın size lütfettiği nimetlerini bir düşünün; zira o içinizden peygamberler çıkarttı, sizi hür insanlar yaptı ve devrinizde hiç kimseye vermediğini size verdi."

Süleyman Ateş

Musa, kavmine demişti ki: "Ey kavmim, Allah'ın size olan ni'metini hatırlayın; zira (O), aranızda peygamberler var etti, sizi krallar yaptı ve size dünyalarda hiç kimseye vermediğini verdi."

Süleymaniye Vakfı

Bir gün Musa halkına şöyle demişti: "Ey halkım! Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani içinizden nebiler çıkarmış, sizi hükümranlar yapmış ve çağdaşlarınızdan hiç kimseye vermediğini size vermişti.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bir gün Musa halkına dedi ki "Ey halkım, Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. İçinizden nebiler çıkardı ve sizi melikler (önderler) yaptı. Bu alemde kimseye vermediğini size verdi.

Şaban Piriş

Musa kavmine: - Ey kavmim, Allah'ın size olan nimetlerini hatırlayın, içinizden peygamberler çıkarmış ve sizi hükümdarlar yapmıştır. Alemde kimseye vermediğini size vermiştir.

Tefhim-ul Kuran

Hani, Musa kavmine (şöyle) demişti: «Ey kavmim, Allah'ın üzerinizdeki nimetini anın; içinizden peygamberler çıkardı, sizden yöneticiler kıldı ve alemlerden hiç kimseye vermediğini size verdi.»

Ümit Şimşek

Hani, Musa kavmine, 'Ey kavmim,' demişti. 'Aranızdan peygamberler göndermekle, sizi hükümran kılmakla ve dünyada kimseye vermediğini size vermekle Allah'ın size lütfettiği nimeti hatırlayın.

Yaşar Nuri Öztürk

Musa, kavmine şöyle demişti: "Ey toplumum! Allah'ın, üzerinizdeki nimetini hatırlayın. İçinizde peygamberler vücuda getirdi, sizi krallar yaptı, alemlerden hiç kimseye vermediklerini size verdi."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

O zaman Musa öz qövmünə demişdi: “Ey qövmüm! Allahın sizə olan nemətini xatırlayın. O, sizin aranızdan peyğəmbərlər göndərdi, sizi hökmdarlar təyin etdi və aləmlərdən heç kəsə vermədiyini sizə verdi.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Bir zaman Musa öz camaatına belə demişdi: ″Ey camaatım, Allahın sizə olan neʼmətini xatırlayın ki, sizdən peyğəmbərlər göndərdi, padşahlar təʼyin etdi və aləmlərdən (bəşər övladından) heç birinə vermədiyini sizə verdi.

Almanca (3)

Almanca — Der Edle Quran

Und als Musa zu seinem Volk sagte: ʺO mein Volk, gedenkt der Gunst Allahs an euch, als Er unter euch Propheten einsetzte und euch zu Königen machte und euch gab, was Er niemandem (anderen) der Weltenbewohner gegeben hat.

Almanca — M. A. Rassoul

Und (damals) als Moses zu seinem Volke sagte: ʺO mein Volk, besinnt euch auf Allahs Huld gegen euch, als Er aus eurer Mitte Propheten erweckte und euch zu Königen machte und euch gab, was Er keinem anderen auf der Welt gegeben hat.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und (erinnere daran), als Musa zu seinen Leuten sagte: ʺMeine Leute! Entsinnt euch ALLAHs Gabe euch gegenüber, als ER unter euch Propheten entsandt, euch zu Königen gemacht und euch das hat zuteil werden lassen, was ER keinem von den Menschen gab.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And for once Mussa (Moses) said to his people: "My people render solemn acknowledgement of Allah’s divine favour upon you; how He raised in your midst Prophets and conferred on you sovereignty and made all grace abound in you and graced you with favours and privileges and such prerogatives He never bestowed on other people*.

Abdul Haleem

Moses said to his people, ‘My people, remember God’s blessing on you: how He raised prophets among you and appointed kings for you and gave you what he had not given to any other people.

Abdullah Yusuf Ali

Remember Moses said to his people: "O my people! Call in remembrance the favour of Allah unto you, when He produced prophets among you, made you kings, and gave you what He had not given to any other among the peoples.

Abul A'la Maududi

Remember when Moses said to his people: 'My people, remember Allah's favour upon you when He raised Prophets amongst you and appointed you rulers, and granted to you what He had not granted to anyone else in the world.

Aisha Bewley

Remember when Musa said to his people, ‘My people! remember Allah’s blessing to you when He appointed Prophets among you and appointed kings for you, and gave you what He had not given to anyone else in all the worlds!

Al-Hilali & Khan

And (remember) when Mûsâ (Moses) said to his people: "O my people! Remember the Favour of Allâh to you when He made Prophets among you, made you kings and gave you what He had not given to any other among the ‘Âlamîn (mankind and jinn, in the past)."

Ali Quli Qarai

When Moses said to his people, ‘O my people, remember Allah’s blessing upon you when He appointed prophets among you, and made you kings, and gave you what none of the nations were given.

Amatul Rahman Omar

And (recall the time) when Moses said to his people, `O my people! remember Allâh's blessings upon you when He raised Prophets among you and made you masters of your own affairs, and He gave you what He has not given to any other of your contemporary peoples.

Arthur John Arberry

And when Moses said to his people, 'O my people, remember God's blessing upon you, when He appointed among you Prophets, and appointed you kings, and gave you such as He had not given to any being.

Bijan Moeinian

Recite [the true story of Moses] when Moses said to his people: "O my people, remember how Graceful God has been to you. He chose so many Prophets from people among you, made you kings and gave you what He had never given to the people before you."

E. Henry Palmer

When Moses said to his people, 'O my people! remember the favour of God towards you when He made amongst you prophets, and made for you kings, and brought you what never was brought to anybody in the worlds.

Edip-Layth

Moses said to his people, "My people, remember God's favor upon you that he made amongst you prophets, and made you sovereigns, and he gave you what He had not given any from the worlds."

George Sale

Call to mind when Moses said unto his people, O my people, remember the favour of God towards you, since he hath appointed prophets among you, and constituted you kings, and bestowed on you what he hath given to no other nation in the world.

Hamid S. Aziz

Remember when Moses said to his people, "O my people! Remember the favour of Allah towards you when He made amongst you prophets, and made for you kings, and brought you what was never given to anyone else in the world.

Mahmoud Ghali

And as Mûsa (Moses) said to his people, "O my people, remember the favor of Allah upon you, as He made among you Prophesiers, (i. e., prophets) and made you kings, and brought you what He had not brought anyone of the worlds.

Marmaduke Pickthall

And (remember) when Moses said unto his people: O my people! Remember Allah's favour unto you, how He placed among you prophets, and He made you kings, and gave you that (which) He gave not to any (other) of (His) creatures.

Mohamed Ahmed - Samira

Remember when Moses said to his people: "O my people, remember the favours that God bestowed on you when He appointed apostles from among you, and made you kings and gave you what had never been given to any one in the world.

Muhammad Asad

AND, LO, Moses said unto his people:" O my people! Remember the blessings which God bestowed upon you when he raised up prophets among you, and made you your own masters, and granted unto you [favours] such as He had not granted to anyone else in the world.

Mustafa Khattab

And ˹remember˺ when Moses said to his people, "O my people! Remember Allah’s favours upon you when He raised prophets from among you, made you sovereign,[1] and gave you what He had never given anyone in the world.[2]

Progressive Muslims

And Moses said to his people: "My people, remember God's favour upon you that he made amongst you prophets, and made you kings, and he gave you what He had not given any from the worlds. "

Sahih International

And [mention, O Muúammad], when Moses said to his people, "O my people, remember the favor of Allah upon you when He appointed among you prophets and made you possessors and gave you that which He had not given anyone among the worlds.

Sam Gerrans

And when Moses said to his people: “O my people: remember the favour of God upon you, when He made among you prophets, and made you kings, and gave you what He had not given to any among all mankind.

Shabbir Ahmed

Moses told his people, "Remember Allah's Blessings that He raised Prophets among you and made you your own masters. And He gave you what He had not given to any other peoples."

Syed Vickar Ahamed

Remember Musa (Moses) when said to his people: "O my people! Remember the favor of Allah to you, when He made prophets (from those) among you, made you kings, and gave you what He had not given to any other (peoples and creations) of the worlds.

Taqi Usmani

(Recall) when Mūsā said to his people, "O my people, remember the blessing of Allah upon you when He made prophets from among you, made you kings and gave you what He did not give to anyone in the worlds.

The Monotheist Group

And Moses said to his people: "My people, remember the grace of God upon you that he made among you prophets, and made you kings, and he gave you what He had not given any from the worlds."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

(Souvenez-vous) Lorsque Moïse dit à son peuple: ʺO, mon peuple! Rappelez-vous le bienfait dʹAllah sur vous, lorsquʹIl a désigné parmi vous des prophètes. Et Il a fait de vous des rois. Et Il vous a donné ce quʹIl nʹavait donné à nul autre aux mondes.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Wê demê Mûsa ji gelê xwe re got: Gelî miletê min! Qenciya Xwedê li we kirî bînin bîra xwe; çaxa pêxember ji (nav) we rakirin û hûn kirin hukimdar û ya ku nedabû tu kesî dabû we.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En toen Moesa tot zijn volk zei: ʺMijn volk! Gedenkt Gods genade aan jullie toen Hij bij jullie profeten aanstelde en jullie tot koningen maakte en jullie gaf wat Hij niemand van de wereldbewoners gegeven had.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Toen Mozes tot zijn volk zeide: O, mijn volk! gedenk Gods gunst omtrent u, sedert hij profeten onder u heeft aangewezen en u koningen heeft gegeven, en u heeft geschonken, wat hij geene natie ter wereld heeft gegeven.

Hollandaca — Siregar

En (gedenkt) toen Môesa tot zijn volk zei: ʺO mijn volk, gedenkt de genieting van Allah voorjullie, toen Hij Profeten uit jullie midden voortbracht en jullie koninkrijken gaf en aan jullie gaf wat aan niet één (volk) in de werelden gegeven was.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И вот сказал (пророк) Муса своему народу [потомкам пророка Йакуба]: «О, народ мой! Помните о благодати Аллаха (которую Он оказал) вам, когда Он сделал среди вас пророков [когда умирал один пророк, Он посылал им другого], и сделал вас обладателями [свободными] (после того, как вы были в рабстве у Фараона), и даровал вам то [такие чудеса], чего не даровал никому из миров [людей, которые жили в ваше время].

Rusça — Osmanov

[Вспомни,] как Муса сказал своему народу: ʺО народ мой! Помните милость, оказанную вам Аллахом, когда Он назначил среди вас пророков, сделал вас господами и даровал вам то, чего не даровал никому из обитателей миров.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

OCH MOSES sade till folket: ʺMinns Guds välgärningar mot er, mitt folk, hur Han lät profeter uppstå bland er och gjorde er till herrar i eget hus och skänkte er det som Han inte har skänkt något (annat) folk i världen!