Ey iman edenler! Allah'ın size olan nimetini hatırlayın. Hani bir topluluk size el uzatmaya (tecavüze) kalkışmıştı da, Allah (buna engel olmuş) onların ellerini sizden çekmişti. Allah'a karşı gelmekten sakının. Mü'minler yalnız Allah'a tevekkül etsinler.

يَاأَيُّهَا الَّذِينَ اٰمَنُوا اذْكُرُوا نِعْمَتَ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ اِذْ هَمَّ قَوْمٌ اَنْ يَبْسُطُوا اِلَيْكُمْ اَيْدِيَهُمْ فَكَفَّ اَيْدِيَهُمْ عَنْكُمْ وَاتَّقُوا اللّٰهَ وَعَلَى اللّٰهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ

yā eyyuhā (e)lleƶīne āmenū ƶkurū niǎ'mete (a)llahi ǎleykum iƶ hemme ḳavmun en yebsuTū ileykum eydiyehum fe keffe eydiyehum ǎnkum ve tteḳū (a)llahe ve ǎlā (a)llahi fe l yetevekkeli l-mu'minūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1يَاأَيُّهَاyā eyyuhāEY/HEY/AH SİZ!
2الَّذِينَ(e)lleƶīnekimseler
3اٰمَنُواāmenūا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaninanan(lar)
4اذْكُرُواƶkurūذ ك رhatırlamak/anmak/hatırlatmak, ezberlemek için çalışmak, hatırlatmak, akılda tutmak, düşünceli/özenli olmak, bahsetmek/anlatmak/aktarmak, yüceltmek/övmek, uyarmak/ikaz etmek (örn. dhikra 2. çekimdir ve dhikr'den daha güçlüdür), vaaz vermek, övmek, statü vermekhatırlayın
5نِعْمَتَniǎ'meteن ع مRahat bir hayat sürmek, hayatın konfor ve kolaylıklarından zevk almak, neşeli olmak, konforlar/zevkler, kolay/yumuşak/bol/hoş/iyi/gelişen olmak, iyice yoğurmak/pişirmek. in'aam - iyilik, bir kişiye yapılan iyilik/lütuf, nimet, (konuşma/yetenek/akıl vb. ile) bahşedilmiş.nimetini
6اللّٰهِ(a)llahiAllah'ın
7عَلَيْكُمْǎleykumsize olan
8اِذْhani
9هَمَّhemmeه م مEndişelenmek/önemsemek/ilgilenmek, kaygılanmak, düşünmek, arzu etmek, tefekkür etmek, düşünmek, tasarlamak, endişeli olmak, aleyhinde plan yapmak, niyet etmek, amaçlamak.yeltenmişti
10قَوْمٌḳavmunق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhbir topluluk
11اَنْen
12يَبْسُطُواyebsuTūب س طYaymak, sermek, döşemek, genişletmek, uzatmak, açmak, neşelendirmek, ferahlatmak, sevindirmek, yayılmak, uzanmak, genişlemek, bollaşmak, açılmak, sevinmek, ferahlamak, mutlu olmakuzatmağa (saldırmaya)
13اِلَيْكُمْileykumsize
14اَيْدِيَهُمْeydiyehumي د يdokunmak, yardım etmek, iyilik etmek, hayırlı olmak, güç ve üstünlük göstermek, güç, kuvvet, el, onun aracılığıyla (gerçekleştirmek) Türkçe'ye girmiş türevler: teyit, teyit etmek, teyitleşmek, müeyyide, müeyyet, müeyyitellerini
15فَكَفَّfe keffeك ف فEl tutmak, vazgeçmek, sakınmak, geri çekilmek, geri tutmak, eli uzatmak.(Allah) çekmişti
16اَيْدِيَهُمْeydiyehumي د يdokunmak, yardım etmek, iyilik etmek, hayırlı olmak, güç ve üstünlük göstermek, güç, kuvvet, el, onun aracılığıyla (gerçekleştirmek) Türkçe'ye girmiş türevler: teyit, teyit etmek, teyitleşmek, müeyyide, müeyyet, müeyyitonların ellerini
17عَنْكُمْǎnkumsizden
18وَاتَّقُواve tteḳūو ق يkorumak, kurtarmak, muhafaza etmek, uzak tutmak, kötülükten ve felaketten korunmak, güvende olmak, kalkan olarak kabul etmek, görev saymak. muttaki - kötülükten ve insanlara ve Allah'a karşı görevini ihlal eden şeylerden kaçınan kişikorkun
19اللّٰهَ(a)llaheAllah'tan
20وَعَلَىve ǎlāve
21اللّٰهِ(a)llahiAllah'a
22فَلْيَتَوَكَّلِfe l yetevekkeliو ك لGüvenmek, onaylamak, vermek, görev vermek, işleri düzenlemek, dayanmak, bel bağlamak.dayansınlar
23الْمُؤْمِنُونَl-mu'minūneا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamanMü'minler

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ey inananlar, anın Allah'ın nîmetini size, hani bir kavim, size el uzatmaya niyetlenmişti de onların ellerini çektirmişti sizden ve çekinin Allah'tan ve inananların, ancak Allah'a dayanmaları gerek.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ey inananlar, anın Allahʼın nîmetini size, hani bir kavim, size el uzatmaya niyetlenmişti de onların ellerini çektirmişti sizden ve çekinin Allahʼtan ve inananların, ancak Allahʼa dayanmaları gerek.

Adem Uğur

Ey iman edenler! Allah'ın size olan nimetini unutmayın; hani bir topluluk size el uzatmaya yeltenmişti de Allah, onların ellerini sizden çekmişti. Allah'tan korkun ve müminler yalnızca Allah'a güvensinler.

Ahmed Hulusi

Ey iman edenler. . . Üzerinizdeki Allah nimetini hatırlayın. . . Hani bir topluluk ellerini size uzatmaya (zarar vermeye) niyetlenmişti de, onların ellerini sizden çekmişti. . . Allah'tan korunun! İman edenler, Allah'a tevekkül etsinler (hakikatlerindeki El Vekiyl isminin, gereğini yerine getireceğine iman etsinler).

Ahmet Tekin

Ey iman edenler, Allah’ın üzerinizdeki nimetini, kâfirlerden gelecek tecavüzü önlediğini hatırlayarak şükredin. Hani bir kavim size karşı güç kullanmaya, peygamberi ve yanında bulunan eshabı öldürmeye yeltenmişti de, Allah onların ellerini sizin üzerinizden çektirmişti. Allah’a sığının, emirlerine yapışın, günahlardan arınıp, azaptan korunun. Mü’minler yalnızca Allah’a dayanıp güvensinler, işlerini O’na havale etsinler.

Ahmet Varol

Ey iman edenler! Allah'ın üzerinizdeki nimetini anın. Bir topluluk size ellerini uzatmaya yeltenmişti de Allah onların ellerini sizden alıkoymuştu [2]. Allah'a karşı gelmekten sakının. Mü'minler yalnız Allah'a güvensinler.

Ali Bulaç

Ey iman edenler, Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın; hani bir topluluk, size ellerini uzatmaya yeltenmişti de, (Allah,) onların ellerini sizlerden geri püskürtmüştü. Allah'tan korkup sakının. Mü'minler yalnızca Allah'a tevekkül etmelidirler.

Ali Fikri Yavuz

Ey mü’minler! Allah’ın üzerinizdeki ni’metini hatırlayın. Hani bir kavim (Kureyş) size ellerini uzatmayı (sizi öldürmeyi) kurmuştu da Allah, bunların ellerini sizden menetmişti. Allah’dan korkun. Müminler yalnız Allah’a tevekkül etsinler.

Ali Rıza Safa

Ey inanca çağırılanlar! Allah'ın, üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Bir toplum size el kaldırmaya kalkıştığında, onların elini sizden çekmişti. Ve Allah'a yönelik sorumluluk bilinci taşıyın. İnananlar, artık Allah'a güvensinler.

Bayraktar Bayraklı

Ey iman edenler! Allah'ın size olan nimetini hatırlayınız; hani bir topluluk size el uzatmaya teşebbüs etmişti de, Allah onların ellerini sizden çekmişti. Allah'tan sakınınız. Müminler sadece Allah'a güvensinler.

Bekir Sadak

Ey Inananlar! Allah'in uzerinize olan nimetini anin: Hani bir topluluk size tecavuze kalkismisti da Allah onlara mani olmustu. Allah'tan sakinin, inananlar Allah'a guvensinler.*

Celal Yıldırım

Ey imân edenler! Allah'ın üzerinizdeki nîmetini hatırlayın; hani bir kavim ellerini size uzatmayı (sizi öldürüp yok etmeyi) kasdetmişti de Allah onların ellerini sizden men'etmişti. Allah'tan korkup (kötülüklerden, haklara tecâvüzden) sakının. Mü'minler ancak Allah'a güvenip dayansınlar.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Ey iman edenler! Allah’ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın; hani bir kavim size el uzatmaya yeltenmişti de Allah onların ellerini sizden çekmişti. Allah’tan korkun! Müminler yalnız Allah’a dayansınlar.

Diyanet İşleri

Ey iman edenler! Allah'ın size olan nimetini hatırlayın. Hani bir topluluk size el uzatmaya (tecavüze) kalkışmıştı da, Allah (buna engel olmuş) onların ellerini sizden çekmişti. Allah'a karşı gelmekten sakının. Mü'minler yalnız Allah'a tevekkül etsinler.

Diyanet İşleri (eski)

Ey İnananlar! Allah'ın üzerinize olan nimetini anın: Hani bir topluluk size tecavüze kalkışmıştı da Allah onlara mani olmuştu. Allah'tan sakının, inananlar Allah'a güvensinler.

Diyanet Vakfi

Ey iman edenler! Allah'ın size olan nimetini unutmayın; hani bir topluluk size el uzatmaya yeltenmişti de Allah, onların ellerini sizden çekmişti. Allah'tan korkun ve müminler yalnızca Allah'a güvensinler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ey iman edenler! Allah'ın size olan nimetini hatırlayın. Hani bir topluluk size el uzatmaya (tecavüze) yeltenmişti de, O (Allah) onların ellerini sizden çekmişti. Allah'tan korkun. Müminler yalnız Allah'a dayansınlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ey iman edenler, Allah'ın üzerinizdeki o nimetini anın! Hani bir vakit bir topluluk size el uzatmayı kurmuştu da O, bunların ellerini size dokundurmalarını engellemişti. Siz, hep Allah'tan korkun ve mü'minler yalnız Allah'a dayansınlar!

Elmalılı Hamdi Yazır

Ey o bütün iyman edenler! Anın Allahın üzerinizdeki o ni'metini ki bir vakıt size bir kavm el uzatmayı kurmuştu da o bunların ellerini size dokunmaktan men'etmişti, siz hep Allaha korunun ve mü'minler yalnız Allaha dayansınlar

Erhan Aktaş

Ey İman Edenler! Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani bir topluluk size saldırmayı tasarlamıştı da Allah, onları, size saldırmaktan vazgeçirmişti. Allah'a karşı takvalı olun. Mü'minler, yalnızca Allah'a güvenip yönelsinler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ey iman edenler! Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani bir topluluk size saldırmayı tasarlamıştı da Allah, onları, size saldırmaktan vazgeçirmişti. Allah'a karşı takvalı olun. Mü'minler, yalnızca Allah'a güvenip yönelsinler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ey iman edenler! Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani bir toplum size saldırmayı tasarlamıştı da Allah, onları, size saldırmaktan vazgeçirmişti. Allah'a karşı takvalı olun. Mü'minler, yalnızca Allah'a güvenip yönelsinler.

Fizilal-il Kuran

Ey müminler, Allah'ın size yönelik nimetini hatırlayınız. Hani bir grup size el uzatmaya yeltenmişti de Allah onların size el uzatmalarına engel olmuştu. Allah'tan korkunuz. Müminler Allah'a dayansınlar.

Gültekin Onan

Ey inananlar Tanrı'nın üzerinizdeki nimetini hatırlayın; hani bir topluluk size ellerini uzatmaya yeltenmişti de (Tanrı) onların ellerini sizlerden geri püskürtmüştü. Tanrı'dan korkup sakının. İnançlılar yalnızca Tanrı'ya tevekkül etsinler.

Hamdi Döndüren

Ey iman edenler! Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani bir topluluk size el uzatmaya kalkışmıştı da Allah, onların ellerini üzerinizden çekmişti. Allah’tan sakının ve mü’minler sadece Allah’a güvenip dayansınlar!

Hasan Basri Çantay

Ey iman edenler, Allahın, üzerinizdeki ni'metini düşünün. Hani bir gurüh size ellerini uzatmayı kurmuşdu da o, bunların ellerini sizden itib çekmişdi. Allahdan korkun. Mü'minler ancak Allaha güvenib dayanmalıdır.

Hasib Asutay

Ey iman edenler! Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın; hani bir topluluk size el uzatmaya yeltenmişti de (Allah) onların ellerini sizden çekmişti. (7) Allah'tan sakının, müminler yalnız Allah'a güvensinler. (7. Yahudilerin ve arap müşriklerinin defaatle teşebbüs ettikleri halde bir neticeye varamadıkları çok sayıda suikastlara işarettir.)

Hayrat Neşriyat

Ey îmân edenler! Allah’ın üzerinize olan ni'metini hatırlayın; hani bir kavim size(sû’-i kasd yapmak için) ellerini uzatmaya yeltenmişti de (Allah) onların ellerini sizdençekmişti. O hâlde Allah’dan sakının! Hem mü’minler, böylece ancak Allah’a tevekkül etsinler!

İbni Kesir

Ey iman edenler; Allah'ın üzerinize olan nimetini hatırlayın. Hani bir kavim, size el uzatmağa kalkmıştı da, onların ellerini üzerinizden geri çekmişti. Allah'tan sakının. Ve mü'minler, Allah'a tevekkül etsinler.

Mehmet Okuyan

Ey iman edenler! Allah’ın size olan (şu) nimetini hatırlayın: Hani bir topluluk size el uzatmaya yeltenmişti de onların ellerini sizden çekmişti. Allah’a karşı takvâlı (duyarlı) olun! Müminler yalnızca Allah’a güvensinler!

Muhammed Esed

Siz ey imana ermiş olanlar! Hatırlayın (düşman) toplumun sizi alt etmek üzere olduğu ve Allahın sizi onların elinden kurtardığı zaman bahşettiği nimetleri. O halde Allaha karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun: ve iman edenler yalnız Allaha güvensinler.

Mustafa İslamoğlu

Siz ey iman edenler! Hatırlayın Allah'ın üzerinizdeki nimetini! Hani size bir toplum el uzatmaya kalkışmıştı da, onların elinden sizi kurtarmıştı! Şu halde Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun! Ve mü'minler artık yalnızca Allah'a güvensinler.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ey imân edenler! Sizin üzerinize olan nîmet-i ilâhiyeyi yâd ediniz ki bir vakit bir kavim size ellerini uzatmayı kurmuştu, onların ellerini Cenâb-ı Hak sizden menetti. Ve Allah Teâlâ'dan korkunuz ve mü'minler artık Allah Teâlâ'ya tevekkül etsinler.

Ömer Öngüt

Ey iman edenler! Allah'ın size olan nimetini hatırlayın. Hani bir kavim size ellerini uzatmak istemişti de, Allah onların ellerini sizden çekmişti. Allah'tan korkun ve müminler yalnız Allah'a güvensinler.

Suat Yıldırım

Ey iman edenler! Allah’ın size olan şu nimetini hatırlayın: Hani bir topluluk size el uzatmaya, sizi öldürüp yok etmeye teşebbüs etmişti de O, bunların ellerini size zarar vermekten menetmişti. Allah’ın hukukuna haksızlık etmekten sakının! Müminler yalnız Allah’a dayansınlar.

Süleyman Ateş

Ey inananlar, Allah'ın size olan ni'metini hatırlayın: Hani bir topluluk size ellerini uzatmağa (saldırmaya) yeltenmişti de (Allah) Onların ellerini sizden çekmişti. Alah'tan korkun. Mü'minler Allah'a dayansınlar.

Süleymaniye Vakfı

Ey inanıp güvenenler! Allah'ın üzerinizde olan nimetini hatırlayın; hani bir topluluk sizi ele geçirip yok etmeye kalkışmıştı da Allah onların ellerini sizden çekmişti. Allah'a karşı yanlış yapmaktan sakının. Müminler, yalnız Allah'a dayansınlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ey inanıp güvenenler, Allah'ın üzerinizde olan nimetini hatırlayın; hani bir gün bir topluluk, içinize elini sokmaya çalıştı da Allah onları engelledi. Siz Allah'tan çekinin ve kendinizi koruyun. Müminler, yalnız Allah'a dayanıp güvensinler.

Şaban Piriş

-Ey iman edenler! Allah'ın üzerinizdeki nimetini düşünün, hani bir topluluk size saldırmaya kalkışmıştı da Allah onlara mani olmuştu. Allah'tan korkun. Müminler Allah'a güvensinler.

Tefhim-ul Kuran

Ey iman edenler, Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın; hani bir topluluk, size ellerini uzatmaya yeltenmişti de, (Allah,) onların ellerini sizlerden geri püskürtmüştü. Allah'tan korkup sakının. Mü'minler yalnızca Allah'a tevekkül etmelidirler.

Ümit Şimşek

Ey iman edenler! Hatırlayın Allah'ın size olan nimetini ki, bir topluluk size sataşmaya niyetlenmişti de Allah onların elini sizden çekmişti. Allah'tan sakının. Mü'minler de ancak Allah'a tevekkül etsinler.

Yaşar Nuri Öztürk

Ey iman edenler! Allah'ın, üzerinizdeki nimetini hatırlayın! Hani bir topluluk ellerini size uzatmaya niyet etmişti de Allah onların ellerini sizden çekmişti. Allah'tan sakının! Müminler yalnız Allah'a tevekkül etsinler!

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Ey iman gətirənlər! Allahın sizə olan nemətini xatırlayın. Bir zaman bir tayfa sizə əl qaldırmaq fikrinə düşdükdə Allah onları sizdən əl çəkməyə məcbur etmişdi. Allahdan qorxun! Qoy möminlər Allaha təvəkkül etsinlər!

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Ey iman gətirənlər! Allahın sizə olan lütfünü xatırlayın ki, (bir dəfə) bir tayfa (Məkkə müşriklərini və ya Bəni Səʼləb qəbiləsi) sizə əl qaldırmaq (hücum etmək) niyyətində olduğu zaman Allah onlara maneçilik törətmişdi. Allahdan qorxun. Möʼminlər yalnız Allaha təvəkkül etsinlər!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

O ihr Gläubigen! Gedenkt der Gunst, die Gott euch erwiesen hat, als sich eine Schar von Ungläubigen eurer beinahe bemächtigt hätte! Da hat Er sie abgehalten. Fürchtet Gott! Auf Gott allein haben sich die Gläubigen zu verlassen.

Almanca — Der Edle Quran

O ihr, die ihr glaubt, gedenkt Allahs Gunst an euch, (damals) als (gewisse) Leute vorhatten, ihre Hände nach euch auszustrecken, worauf Er ihre Hände von euch zurückhielt. Und fürchtet Allah. Und auf Allah sollen sich die Gläubigen verlassen.

Almanca — M. A. Rassoul

O ihr, die ihr glaubt! Gedenkt der Gnade Allahs über euch, als eine Gruppe die Hände nach euch auszustrecken trachtete. Er aber hielt ihre Hände von euch zurück. Und fürchtet Allah; auf Allah sollen die Gläubigen vertrauen.

Almanca — Muhammad Zaidan

Ihr, die den Iman verinnerlicht habt! Entsinnt euch der Gabe ALLAHs euch gegenüber, als ein Volk euch Schaden zufügen wollte und ER sie von euch abgehalten hat. Und handelt Taqwa gemäß ALLAH gegenüber. Und ALLAH gegenüber sollen die Mumin Tawakkul üben!

English (26)

Abdel Khalek Himmat

O you whose hearts have been touched with the divine hand: render solemn acknowledgement of Allah’s divine favour upon you when an organized group of infidels intended to lay their violent hands upon you and He held back their hands. And entertain the profound reverence dutiful to Allah, and in Allah should those whose hearts have been touched with the divine hand put their trust

Abdul Haleem

You who believe, remember God’s blessing on you when a certain people were about to raise their hands against you and He restrained them. Be mindful of God: let the believers put their trust in Him.

Abdullah Yusuf Ali

O ye who believe! Call in remembrance the favour of Allah unto you when certain men formed the design to stretch out their hands against you, but (Allah) held back their hands from you: so fear Allah. And on Allah let believers put (all) their trust.

Abul A'la Maududi

Believers! Remember Allah's favour upon you. When a certain people decided to stretch their hands against you, He restrained their hands from you. Do fear Allah. Men of faith should put their trust in Allah alone.

Aisha Bewley

You who have iman! remember Allah’s blessing to you when certain people were on the verge of raising their hands against you and He held their hands back from you. Have taqwa of Allah. The muminun should put their trust in Allah.

Al-Hilali & Khan

O you who believe! Remember the Favour of Allâh unto you when some people desired (made a plan) to stretch out their hands against you, but (Allâh) held back their hands from you. So fear Allâh. And in Allâh let the believers put their trust.

Ali Quli Qarai

O you who have faith! Remember Allah’s blessing upon you when a people set out to extend their hands against you, but He withheld their hands from you, and be wary of Allah, and in Allah let all the faithful put their trust.

Amatul Rahman Omar

O you who believe! remember Allâh's favour upon you when a people had made up their minds to lay their hands on you, but He withheld their hands from you; and take Allâh as a shield. The believers should then put (their) trust in Allâh.

Arthur John Arberry

O believers, remember God's blessing upon you, when a certain people purposed to stretch against you their hands, and He restrained their hands from you; and fear God; and in God let the believers put all their trust.

Bijan Moeinian

Remember the most recent favor of God upon you as He restrained the hands of those who wanted to harm you (reference to the Jews who invited Mohammad to a dinner and wanted to poison him. ) Therefore, keep God with the most utmost respect in mind as the believers always put their trust on God alone.

E. Henry Palmer

O ye who believe! remember God's favour towards you, when a people intended to stretch their hands against you, but He withheld their hands from you; and upon God let believers rely.

Edip-Layth

O you who acknowledge, recall God's blessings upon you when a group desired to extend their hands against you, and He restrained their hands from you. So, revere God; and in God those who acknowledge should put their trust.

George Sale

O true believers, remember God's favour towards you, when certain men designed to stretch forth their hands against you, but he restrained their hands from hurting you; therefore fear God, and in God let the faithful trust.

Hamid S. Aziz

O you who believe! Remember Allah's favour towards you, when a people intended to stretch their hands against you, but He withheld their hands from you. Keep your duty to Allah, and in Allah let believers trust.

Mahmoud Ghali

O you who have believed, remember the favor of Allah upon you as a (certain) people designed to stretch against you their hands, so He restrained their hands from you. And be pious to Allah, and in Allah let the believers then put their trust.

Marmaduke Pickthall

O ye who believe! Remember Allah's favour unto you, how a people were minded to stretch out their hands against you but He withheld their hands from you; and keep your duty to Allah. In Allah let believers put their trust.

Mohamed Ahmed - Samira

O believers, remember the favours God bestowed on you when a people raised their hands against you and He restrained their hands. So fear God; and the faithful should place their trust in God.

Muhammad Asad

O you who have attained to faith! Remember the blessings which God bestowed upon you when [hostile] people were about to lay hands on you and He stayed their hands from you. Remain, then, conscious of God: and in God let the believers place their trust.

Mustafa Khattab

O believers! Remember Allah’s favour upon you: when a people sought to harm you, but He held their hands back from you. Be mindful of Allah. And in Allah let the believers put their trust.

Progressive Muslims

O you who believe, recall God's blessings upon you when a group desired to aggress against you, and God restrained their hands from you. And reverence God. And in God the believers should put their trust.

Sahih International

O you who have believed, remember the favor of Allah upon you when a people determined to extend their hands [in aggression] against you, but He withheld their hands from you; and fear Allah. And upon Allah let the believers rely.

Sam Gerrans

O you who heed warning: remember the favour of God upon you when a people purposed to stretch out their hands against you, and He restrained their hands from you; and be in prudent fear of God; and in God then let the believers place their trust.

Shabbir Ahmed

O You who have chosen to be graced with belief! Remember the Blessing of Allah. There were people who had aggressive designs against you but He withheld their hands from you. (Due preparation against danger is a strong deterrent (4:71), (8:60)). Remain mindful of Allah's Laws. Then, in Allah let believers put their trust.

Syed Vickar Ahamed

O you who believe! Bring into your mind (by remembering) the Favor of Allah on you when certain men made the design to stretch out their hands against you, but (Allah) held back their hands from you: So fear Allah. And upon Allah let believers put all their trust.

Taqi Usmani

O you who believe, remember Allah’s favour upon you, when some people planned to lay their hands on you, and He kept their hands away from you. Fear Allah; and in Allah the believers should place their trust.

The Monotheist Group

O you who believe, remember the blessings of God upon you when a group desired to aggress againstyou, and He restrained their hands from you. And reverence God. And in God the believers should put their trust.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

O les croyants! Rappelez-vous le bienfait dʹAllah à votre égard, le jour où un groupe dʹennemis sʹapprêtait à porter la main sur vous (en vue de vous attaquer) et quʹIl repoussa leur tentative. Et craignez Allah. Cʹest en Allah que les croyants doivent mettre leur confiance.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Jullie die geloven! Gedenkt Gods genade aan jullie toen bepaalde mensen erop zonnen hun handen naar jullie uit te strekken, waarop Hij hun handen van jullie afhield. En vreest God. Op God moeten de gelovigen hun vertrouwen stellen.

Hollandaca — Salomo Keyzer

O, ware geloovigen! herinnert u Gods gunst omtrent u, toen zekere mannen hunne handen naar u uitstrekten; maar hij stiet hunne handen terug die u wilden deren. Vreest dus God, en dat de geloovigen in hem vertrouwen.

Hollandaca — Siregar

O jullie die geloven! Gedenkt de genieting van Allah voor jullie toen een volk hun handen naar jullie wilde uitstrekken en toen (Allah) hun handen van jullie afhield. En vreest Allah. En laat de gelovigen hun vertrouwen op Allah stellen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

О вы, которые уверовали! И помните благодать, (которую) Аллах оказал вам [то, что Он даровал вам безопасность], когда (до этого) (некоторые) люди [ваши враги] желали протянуть к вам свои руки (со злом) [желали убивать вас или причинять страдания], а Он удержал их руки от вас (и вселил страх в их сердца). И остерегайтесь (наказания) Аллаха (выполняя то, что Он повелел и сторонясь того, что Он запретил), и пусть (только) на Аллаха полагаются верующие (во всех своих делах) [твердо надеются на Его помощь и поддержку]!

Rusça — Osmanov

О вы, которые уверовали! Помните оказанную вам Аллахом милость, когда враги простерли к вам длани [гибели], но Он отринул их длани от вас. Бойтесь же Аллаха, и на Аллаха пусть уповают верующие!

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Troende! Minns Guds välgärning mot er när Han höll tillbaka dem som ville tillfoga er skada. Och frukta Gud - till Gud skall de troende lita!