Bunlar, Rabbinden bir lütuf olarak verilmiştir. İşte bu büyük başarıdır.
فَضْلًا مِنْ رَبِّكَ ذٰلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْعَظِيمُ
feDlen min rabbike ƶālike huve l-fevzu l-ǎZīmu
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Rabbinden bir lütuf ve ihsân olarak; budur o büyük kurtuluşun, murâda erişin ta kendisi.
Abdulkadir Gölpınarlı
Rabbinden bir lütuf ve ihsân olarak; budur o büyük kurtuluşun, murâda erişin ta kendisi.
Adem Uğur
(Bunlar) Rabbinden bir lütuf olarak (verilmiştir). İşte büyük kurtuluş budur.
Ahmed Hulusi
Rabbinden bir lütuf olarak! İşte bu, aziym kurtuluşun ta kendisidir!
Ahmet Tekin
Bunların hepsi Rabbinden bir lütuf olarak verilmiştir. Bu, işte bu, büyük mutluluktur.
Ahmet Varol
Rabbinden bir lütuf olarak. İşte bu, büyük kurtuluştur.
Ali Bulaç
Senin Rabbinden, bir fazl ve (lütuf) olarak. İşte büyük 'mutluluk ve kurtuluş' budur.
Ali Fikri Yavuz
(Bütün bunlar, kendilerine) Rabbinden bir kerem ve ihsan olarak verilmiştir. İşte bu en büyük kurtuluş ve saadettir.
Ali Rıza Safa
Efendinden bir lütuf olarak. En büyük başarı, işte budur.
Bayraktar Bayraklı
Rabbinden bir lütuf olarak işte, asıl büyük başarı budur.
Bekir Sadak
(56-57) Orada, ilk olumden baska bir olum tatmazlar. Rabbin lutfuyla onlari cehennem azabindan korumustur. Iste buyuk kurtulus budur.
Celal Yıldırım
Rabbından geniş lütuf, bol ihsan olarak bu, büyük kurtuluştur.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
(56-57) Orada ilk ölümlerinden başka bir ölüm tatmayacaklar. Rabbin, onları bir lutuf olarak cehennem azabından da koruyacak. İşte büyük kazanç budur!
Diyanet İşleri
Bunlar, Rabbinden bir lütuf olarak verilmiştir. İşte bu büyük başarıdır.
Diyanet İşleri (eski)
(56-57) Orada, ilk ölümden başka bir ölüm tatmazlar. Rabbin lütfuyla onları cehennem azabından korumuştur. İşte büyük kurtuluş budur.
Diyanet Vakfi
(Bunlar) Rabbinden bir lütuf olarak (verilmiştir). İşte büyük kurtuluş budur.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
(Bunların hepsi) Rabbinden bir lütuf olarak (verilmiştir.) İşte büyük kurtuluş budur.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
(Bunların) hepsi Rabbinden bir lütuf olarak (verilmiştir), işte budur ancak büyük kurtuluş.
Elmalılı Hamdi Yazır
Hepsi rabbından bir fadl olarak, işte budur ancak fevzi azim
Erhan Aktaş
Bunlar senin Rabb'inden bir armağandır. İşte bu, en büyük kurtuluştur.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Bunlar senin Rabb'inden bir armağandır. İşte bu, en büyük kurtuluştur.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Bunlar senin Rabb'inden bir armağandır. İşte bu, en büyük kurtuluştur.
Fizilal-il Kuran
Cehennemden korunmaları Rabbinden bir lütuftur. İşte büyük kurtuluş budur.
Gültekin Onan
Senin rabbinden, bir fazl ve (lütuf) olarak. İşte büyük 'mutluluk ve kurtuluş' budur.
Hamdi Döndüren
Rabbinden bir lütuf olarak! İşte büyük kurtuluş budur!
Hasan Basri Çantay
(Bütün bunlar) Rabbinden bir fazl (-u kerem) olarak (verilmişdir). İşte bu, en büyük seadetin ta kendisidir.
Hasib Asutay
Rabbinden bir lütuf olarak. İşte büyük kurtuluş budur.
Hayrat Neşriyat
(56-57) İlk ölümden (dünyadaki vefatlarından) başka orada ölüm tatmazlar ve Rabbinden bir lütuf olarak (Allah) onları Cehennem azâbından korumuştur. İşte büyük kurtuluş budur!
İbni Kesir
Rabbından bir lutuf olarak. İşte bu, büyük kurtuluşun kendisidir.
Mehmet Okuyan
İlk (tattıkları) ölüm dışında, orada artık ölüm tatmayacaklar. (Allah) onları, Rabbinden bir lütuf olarak cehennem azabından korumuş (olacak)tır. Asıl büyük kurtuluş işte budur.
Muhammed Esed
Rabbinizin bir lütfu bu ve en büyük zafer bu olacak!
Mustafa İslamoğlu
Rabbinin bir lutfudur bu: Bu, işte budur muhteşem başarı!
Ömer Nasuhi Bilmen
Rabbinden bir ihsan olarak. İşte budur, o pek büyük necât.
Ömer Öngüt
Rabbinden bir lütuf olarak. İşte o büyük kurtuluş budur.
Suat Yıldırım
(51-57) Müttakiler güvenli bir makamdadırlar: Bahçelerde ve pınar başlarındadırlar. İnce ipekten ve parlak atlastan elbiseler giymiş olarak karşılıklı otururlar. Hem Biz onları güzel gözlü hurilerle evlendiririz. Onlar canlarının çektiği her meyveden rahatlıkla isterler. İlk ölüm dışında artık orada ölüm tatmazlar. Allah kendilerini, tarafından bir lütuf eseri olarak cehennem azabından korur. İşte en büyük mutluluk, en büyük başarı budur!
Süleyman Ateş
Rabbinden bir lutuf olarak (bu ni'metler kendilerine verilmiştir). İşte, o büyük başarı budur.
Süleymaniye Vakfı
Bütün bunlar, Rabbinin lütfu olarak (verilecektir). İşte bu, büyük bir başarıdır!
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Bu, Sahibinin ikramiyesi olacaktır. İşte büyük kurtuluş budur.
Şaban Piriş
Rabbinden bir lütuf olarak. İşte büyük kurtuluş budur.
Tefhim-ul Kuran
Senin Rabbinden bir fazl ve (lütuf) olarak. İşte büyük 'mutluluk ve kurtuluş' budur.
Ümit Şimşek
Bütün bunlar Rablerinden bir lütuftur. Asıl büyük kazanç ve kurtuluş işte budur.
Yaşar Nuri Öztürk
Rabbinden bir lütuf olarak böyledir. İşte budur o büyük başarı.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
sənin Rəbbinin lütfkarlığı sayəsində. Məhz bu, böyük uğurdur.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Sənin Rəbbindən bir lütf olaraq (ya Peyğəmbər!) Bu, böyük qurtuluşdur (uğurdur)!
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Das ist eine Gnade von deinem Herrn. Das ist der große Sieg.
Almanca — Der Edle Quran
als Huld von deinem Herrn. Das ist der großartige Erfolg.
Almanca — M. A. Rassoul
als eine Gnade von deinem Herrn. Das ist das höchste Glück.
Almanca — Muhammad Zaidan
als Gunst von deinem HERRN. Dies ist der gewaltige Erfolg.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
An efficacious grace of Allah your Creator, effecting the supreme triumph for which it is given.
Abdul Haleem
a bounty from your Lord. That is the supreme triumph.
Abdullah Yusuf Ali
As a Bounty from thy Lord! that will be the supreme achievement!
Abul A'la Maududi
as a favour from your Lord. That is the great triumph.
Aisha Bewley
A favour from your Lord. That is the Great Victory.
Al-Hilali & Khan
As a Bounty from your Lord! That will be the supreme success!
Ali Quli Qarai
—a grace from your Lord. That is the great success.
Amatul Rahman Omar
(All this will take place by way of) grace from your Lord. That is the very great achievement indeed.
Arthur John Arberry
a bounty from thy Lord; that is the mighty triumph.
Bijan Moeinian
This is the real success.
E. Henry Palmer
Grace from thy Lord, that is the grand bliss!
Edip-Layth
As a blessing from your Lord. Such is the great triumph.
George Sale
Through the gracious bounty of thy Lord. This will be great felicity.
Hamid S. Aziz
A grace from your Lord; this is the supreme achievement (or triumph).
Mahmoud Ghali
A Grace from your Lord; that is it which is the magnificent triumph.
Marmaduke Pickthall
A bounty from thy Lord. That is the supreme triumph.
Mohamed Ahmed - Samira
By the beneficence of your Lord. This will be the great success.
Muhammad Asad
an act of thy Sustainer’s favour: and that, that will be the triumph supreme!
Mustafa Khattab
as ˹an act of˺ grace from your Lord. That is ˹truly˺ the ultimate triumph.
Progressive Muslims
As a blessing from your Lord. Such is the great triumph.
Sahih International
As bounty from your Lord. That is what is the great attainment.
Sam Gerrans
As favour from thy Lord. That is the Great Achievement.
Shabbir Ahmed
A Bounty from your Lord! That is the Supreme Triumph.
Syed Vickar Ahamed
As a Gift from your Lord! That will be the supreme achievement!
Taqi Usmani
as a favour from your Lord. That is the great achievement.
The Monotheist Group
As a blessing from your Lord. Such is the great triumph.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
cʹest là une grâce de ton Seigneur. Et cʹest là lʹénorme succès.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Ev dayîna han qenciyek e ji Xwedayê te ye û teqez ew e xelasiya mezin.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Het is goedgunstigheid van jouw Heer. Dat is de geweldige triomf!
Hollandaca — Salomo Keyzer
Het is door den genadige goedheid van uwen Heer. Dit zal eene groote gelukzaligheid wezen.
Hollandaca — Siregar
Als een gunst van jouw Heer. Dat is de geweldige overwinning.
Rusça (1)
Rusça — Ebu Adel
по щедрости от Господа твоего. Это и есть великий успех!
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
ett bevis på din Herres nåd - detta är den stora segern!