(Onlar azabı görünce) "Ey büyücü! Sana verdiği söze dayanarak, bizim için Rabbine dua et. Çünkü biz artık doğru yola gireceğiz" dediler.

وَقَالُوا يَااَيُّهَ السَّاحِرُ ادْعُ لَنَا رَبَّكَ بِمَا عَهِدَ عِنْدَكَ اِنَّنَا لَمُهْتَدُونَ

ve ḳālū yā eyyuhe s-sāHiru d'ǔ lenā rabbeke bimā ǎhide ǐndeke innenā le muhtedūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَقَالُواve ḳālūق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveleve dediler ki
2يَااَيُّهَyā eyyuheEY/HEY/AH Sen!
3السَّاحِرُs-sāHiruس ح رBüyü yapmak, sihir yapmak, büyülemek, aldatmak, göz boyamak, hipnotize etmek, etkilemek, baştan çıkarmak, kandırmak, şafak vakti, tan vakti, seher vaktibüyücü
4ادْعُd'ǔد ع وaramak, arzu etmek, istemek, talep etmek, seslenmek, çağırmak, atfetmek, haykırmak, seslenmek, dua etmek, yalvarmak, dilekçe vermek, ihtiyaç duymak, çağırmak, davet etmek, iddia etmek, yardım etmekdu'a et
5لَنَاlenābizim için
6رَبَّكَrabbekeر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbine
7بِمَاbimāhürmetine
8عَهِدَǎhideع ه دYükümlü kılmak/görev vermek/dayatmak/yemin ettirmek. Ahit - antlaşma/sözleşme/söz/anlaşma/pakt/yemin, bağ, koşul, vasiyet, sorumluluk, garanti, zaman, çağ, tanıdık, doğru, dostluk, sevgi, güvenlik.söz
9عِنْدَكَǐndekeع ن دEdat: burada, ile, tarafından, noktasında, hakkında, -den/-dan, huzurunda. Kelime yakınlık fikrini ifade eder, ister sahiplik anlamında fiili olsun ister düşünsel olsun, ayrıca rütbe veya haysiyet veya görüş, zaman ve yer anlamını ifade eder. Doğru yoldan çıkmak, gerilemek, sapmak, asi olmak, zorba, karşı çıkan, inatçı direnmek, sınırları aşmak.sana verdiği
10اِنَّنَاinnenāartık biz
11لَمُهْتَدُونَle muhtedūneه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.yola geleceğiz

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve ey büyücü demişlerdi, sana söz verdiğini sandığın Rabbine yalvar bizim için, şüphe yok ki biz de elbette doğru yola geliriz.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve ey büyücü demişlerdi, sana söz verdiğini sandığın Rabbine yalvar bizim için, şüphe yok ki biz de elbette doğru yola geliriz.

Adem Uğur

Bunun üzerine dediler ki: Ey büyücü! Sana verdiği ahde göre bizim için Rabbine dua et; çünkü biz artık doğru yola gireceğiz.

Ahmed Hulusi

Dediler ki: "Ey büyücü! Senin anlaşman dolayısıyla bizim için Rabbine dua et! Biz doğru yolda olalım!"

Ahmet Tekin

Onlar azâbı görünce, Mûsâ’ya: 'Ey bilge kişi, sende olan ahdi, sana verdiği sözü hürmetine, bizim için Rabbine dua et. Biz de doğru, hak yolu tercih edeceğiz' dediler.

Ahmet Varol

Dediler ki: 'Ey büyücü! Sana olan ahdi üzere bizim için Rabbine dua et, gerçekten biz hidayete geleceğiz.

Ali Bulaç

Ve onlar dediler ki: "Ey büyücü, sende olan ahdi (sana verdiği sözü) adına bizim için Rabbine dua et; gerçekten biz hidayete gelmiş olacağız."

Ali Fikri Yavuz

(Azabı gördükleri zaman, Mûsa’ya şöyle) dediler: “- Ey büyücü! (Duanı kabul edeceğine dair) sana olan vaadi hürmetine, bizim için Rabbine dua et; çünkü biz, artık yola geleceğiz.”

Ali Rıza Safa

Ve dediler ki: "Ey büyücü! Sana verdiği söze dayanarak, bizim için, Efendine yakarışta bulun. Aslında, kesinlikle doğru yola geleceğiz!"

Bayraktar Bayraklı

Bunun üzerine dediler ki: "Ey sihirbaz! Seninle yaptığı sözleşmenin hatırına bizim için Rabbine dua et; çünkü biz artık doğru yola gireceğiz."

Bekir Sadak

«Ey Sihirbaz! Sana verdigi ahda gore Rabbine bizim icin yalvar da dogru yola eriselim» dediler.

Celal Yıldırım

Böyle iken, «ey sihirbaz büyücü !» dediler. «Sana verdiği sözü gereği, Rabbına bizim için duâ edip yalvar, bizler elbette doğru yola geleceğiz.»

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Bunun üzerine şöyle dediler: “Ey büyücü! Rabbinin seninle sözleşmesine uygun olarak bize dua et, artık biz doğru yola döneceğiz.”

Diyanet İşleri

(Onlar azabı görünce) "Ey büyücü! Sana verdiği söze dayanarak, bizim için Rabbine dua et. Çünkü biz artık doğru yola gireceğiz" dediler.

Diyanet İşleri (eski)

'Ey Sihirbaz! Sana verdiği ahde göre Rabbine bizim için yalvar da doğru yola erişelim' dediler.

Diyanet Vakfi

Bunun üzerine dediler ki: Ey büyücü! Sana verdiği ahde göre bizim için Rabbine dua et; çünkü biz artık doğru yola gireceğiz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Onlar azâbı görünce: «Ey sihirbaz! Sende olan ahdi hürmetine bizim için Rabbine dua et. Biz gerçekten doğru yola gireceğiz.» dediler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bu halde (iken bile) diyorlardı ki: "Ey sihirbaz, sende olan ahdi hürmetine bizim için Rabbine dua et. Çünkü biz artık yola geleceğiz."

Elmalılı Hamdi Yazır

Bu halde diyorlardı ki: gel ey sahir! bizim için rabbına bir dua et, sende olan ahdi hurmetine, çünkü biz artık yola geleceğiz

Erhan Aktaş

"Ey sihirbaz! Rabb'inin sana verdiği sözün hatırına bizim için dua et. Kuşkusuz biz doğru yola uyarız." dediler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Ey sihirbaz! Rabb'inin sana verdiği sözün hatırına bizim için dua et. Kuşkusuz biz doğru yola uyarız." dediler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Ey sihirbaz! Rabb'inin sana verdiği sözün hatırına bizim için dua et. Kuşkusuz biz doğru yola uyarız." dediler.

Fizilal-il Kuran

Azabı görünce: «Ey büyücü, bizim için Rabb'ine dua et, sende bulunan ahdi hürmetine bizi bağışlamasını dile, artık yola geleceğiz» dediler.

Gültekin Onan

Ve onlar dediler ki: "Ey büyücü, sende olan ahdi (sana verdiği sözü) adına bizim için rabbine dua et; gerçekten biz hidayete gelmiş olacağız."

Hamdi Döndüren

Onlar (azabı görünce) dediler ki: “Ey büyücü! Sana verdiği söze göre, Rabbine bizim için dua et. Çünkü biz, artık doğru yola geleceğiz.”

Hasan Basri Çantay

(Azabı görünce) dediler ki: "Ey sihir yapan, bizim için Rabbine, sana olan va'di vech ile, düa et. Muhakkak biz doğru yola kavuşdurulmuş olacağız".

Hasib Asutay

(Azabı görünce) dediler ki: 'Ey büyücü! (15) Sana verdiği ahde göre, bizim için Rabbine dua et. Gerçekten biz doğru yola gireceğiz.' (15. Muhatap Hz. Musa'dır.)

Hayrat Neşriyat

Bunun üzerine dediler ki: 'Ey sihirbaz! (Duânı kabûl edeceğine dâir) sende olan ahdi hürmetine, Rabbine bizim için duâ et; muhakkak ki biz, (o vakit) gerçekten doğru yola giren kimseler (olur)uz.'

İbni Kesir

Ve dediler ki: Ey sihirbaz; sana verdiği ahde göre Rabbına bizim için dua et. Muhakkak biz, hidayete eriştirilmiş olacağız.

Mehmet Okuyan

(Musa’ya) şöyle demişlerdi: “Ey büyücü! Sana verdiği söze göre bizim için Rabbine dua et; çünkü biz artık doğru yola gireceğiz.”

Muhammed Esed

Ve (her defasında,) "Ey büyücü!" diye feryad ettiler, "Seninle yaptığı (peygamberlik) sözleşmesinin hatırına bizim için Rabbine yalvar, biz artık kesinlikle doğru yola döneceğiz!"

Mustafa İslamoğlu

Ve "Sen ey sihirbaz! Seninle yaptığı sözleşme hatırına, Rabbine bizim için yalvar: kesinlikle biz artık doğru yola yöneleceğiz!" diye yalvardılar.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve dediler ki: «Ey sahir! Bizim için Rabbine bir dua et, sana olan ahdi hürmetine, şüphe yok ki, biz de elbette hidâyete ermişler oluruz.»

Ömer Öngüt

Dediler ki: "Ey sihirbaz! Sana verdiği ahde göre Rabbine bizim için duâ et! Artık biz doğru yola geleceğiz. "

Suat Yıldırım

Azabı tadınca Mûsâ’ya: "Haydi büyücü! Sana verdiği sözünün gereği olarak bizim için Rabbine dua et, bizi bağışlasın, zira artık yola geleceğiz" dediler.

Süleyman Ateş

Bunun üzerine dediler ki: "Ey büyücü, bizim için Rabbine du'a et, sana verdiği söz hakkı için (bizi bağışlasın) artık biz yola geleceğiz!"

Süleymaniye Vakfı

Dediler ki: "Ey sihirbaz! Madem sana sözü var, bizim için Rabbine yalvar (da bu azabı gidersin, o zaman) biz mutlaka yola geleceğiz."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

(Krize girince) Dediler ki "Bak büyücü! Madem sana sözü var, bizim için Rabbine (Sahibine) yalvar, kriz bitsin, biz gerçekten yola geleceğiz."

Şaban Piriş

-Ey sihirbaz! sana verdiği söze dayanarak bizim için Rabb'ine dua et, muhakkak biz de doğru yolu bulacağız, demişlerdi.

Tefhim-ul Kuran

Ve onlar dediler ki: «Ey büyücü, sende olan ahdi (sana verdiği söz) adına bizim için Rabbine dua et; gerçekten biz hidayete gelmiş olacağız.»

Ümit Şimşek

Onlar ise 'Ey büyücü,' diyorlardı. 'Sana verdiği sözün hatırına bizim için Rabbine dua et; o zaman mutlaka doğru yola geleceğiz.'

Yaşar Nuri Öztürk

Dediler ki: "Ey büyücü! Sana verdiği söz aşkına, Rabbine bizim için bir yakarıver; biz artık doğru yola gireceğiz."

Azerice (1)

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onlar dedilər: ″Ey sehrbaz! (Dualarını qəbul edəcəyi barədə) səninlə olan əhdi hörmətinə Rəbbinə bizdən ötrü dua et (ki, bizi bəladan qurtarsın). Biz mütləq doğru yola gələcəyik!″

Almanca (3)

Almanca — Der Edle Quran

Und sie sagten: ʺO du Zauberer, rufe für uns deinen Herrn an auf Grund dessen, was Er dir anvertraut hat, dann werden wir uns wahrlich rechtleiten lassen.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Und sie sagten: ʺO du Zauberer, bete für uns zu deinem Herrn, gemäß dem, was Er dir verheißen hat; denn wir werden dann rechtgeleitet sein.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Und sie sagten: ʺDu Magier! Richte Bittgebete an deinen HERRN mit dem, wozu ER dich verpflichtete, wir sind gewiß rechtgeleitet!ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

United by the fatal consequence, they said to Mussa (Moses): " O you necromancer, skilled in magic, invoke Allah, your Creator, and appeal to Him, in virtue of what He conferred on you of sufficient grace, to deliver us from this burdensome affliction which is exhaustive to the mind and We will be guided into all truth. "

Abdul Haleem

They said, ‘Sorcerer, call on your Lord for us, by virtue of His pledge to you: we shall certainly accept guidance,’

Abdullah Yusuf Ali

And they said, "O thou sorcerer! Invoke thy Lord for us according to His covenant with thee; for we shall truly accept guidance."

Abul A'la Maududi

(Whenever they faced an affliction) they would say: "O magician, pray for us to your Lord according to your station with Him. We shall certainly be guided to the Right Way."

Aisha Bewley

They said, ‘Magician, invoke your Lord for us by the contract He has made with you and we shall certainly follow the guidance. ’

Al-Hilali & Khan

And they said [to Mûsâ (Moses)]: "O you sorcerer! Invoke your Lord for us according to what He has covenanted with you. Verily, We shall guide ourselves (aright)."

Ali Quli Qarai

They would say, ‘O magician! Invoke your Lord for us by the covenant He has made with you. We will indeed be guided.’

Amatul Rahman Omar

(Every time the calamity visited them) they said, `O man of vast learning, pray for us to your Lord, invoking Him in view of the promises He has made with you. (If He removes this affliction from us) we will surely follow the right course (of true guidance).'

Arthur John Arberry

And they said, 'Sorcerer, pray to thy Lord for us by the covenant He has made with thee, and surely we shall be right-guided. '

Bijan Moeinian

They said: "Mr. “magician" ask “your” God, as you have an understanding with him, to remove this plague; we will then follow the right way.”

E. Henry Palmer

And they said, 'O thou magician! pray for us to thy Lord, as He has engaged with thee: verily, we are guided. '

Edip-Layth

They said, "O you magician, implore your Lord for us according to what He has agreed with you; we will then be guided."

George Sale

And they said unto Moses, O magician, pray unto thy Lord for us, according to the covenant which He hath made with thee; for we will certainly be directed.

Hamid S. Aziz

And they said, "O sorcerer! Call on your Lord for our sake, by the covenant He has made with you; we shall surely become followers of the right way.

Mahmoud Ghali

And they said, "O you sorcerer, invoke your Lord for us by what He has covenanted in your presence. Surely we (ourselves) will indeed be right-guided."

Marmaduke Pickthall

And they said: O wizard! Entreat thy Lord for us by the pact that He hath made with thee. Lo! we verily will walk aright.

Mohamed Ahmed - Samira

But they said: "O sorcerer, call on your Lord for us in accordance with the compact He has made with you. We shall certainly come to guidance."

Muhammad Asad

And [every time] they exclaimed: "O thou sorcerer! Pray for us to thy Sustainer on the strength of the covenant [of prophethood] which He has made with thee: for, verily, we shall now follow the right way!"

Mustafa Khattab

˹Then˺ they pleaded, "O ˹mighty˺ magician! Pray to your Lord on our behalf, by virtue of the covenant He made with you.[1] We will certainly accept guidance."

Progressive Muslims

And they said: "O you magician, implore your Lord for us according to what He has agreed with you; we will then be guided. "

Sahih International

And they said [to Moses], "O magician, invoke for us your Lord by what He has promised you. Indeed, we will be guided."

Sam Gerrans

And they said: “O thou sorcerer: call thou to thy Lord for us by what He has made in covenant with thee — we will be guided!”

Shabbir Ahmed

But they kept saying, "O Wizard! Pray for us to your Lord according to His covenant with you. For, verily, we shall now walk the right way."

Syed Vickar Ahamed

And they said (to Musa): "O you magician! Pray to your Lord for us according to His promise to you; Verily, we shall truly accept guidance. "

Taqi Usmani

And they said, "O magician, pray for us to your Lord by the covenant He has made with you; we will certainly come to guidance."

The Monotheist Group

And they said: "O you magician, call on your Lord for what pledge He gave you; we will then be guided."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et ils dirent: ʺO magicien! Implore pour nous ton Seigneur au nom de lʹengagement quʹIl a pris envers toi. Nous suivrons le droit cheminʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Gotin: Ey zanayê sêrê! Ew soza Xwedê daye te, ji bo me ji Xwedê bixwaze, bêguman em ê bêne ser riya rast (û îman bînin).

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En zij zeiden: ʺO tovenaar, bid voor ons tot jouw Heer op grond van wat Hij jou opgedragen heeft, dan zullen wij het goede pad volgen.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

En zij zeiden tot Mozes: O toovenaar! bid uwen Heer voor ons, overeenkomstig het verbond, dat hij met u heeft gesloten; want wij zullen zekerlijk goed geleid worden.

Hollandaca — Siregar

En zij zeiden: ʺO tovenaar, roep voor ons jouw Heer aan op grond van wat Hij jou beloofd heeft. Voorwaar, wij zullen zeker rechtgeleidenen worden.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И сказали они [Фараон и его знать] (Мусе): «О, колдун чародей [они обратились к пророку Мусе, назвав его знатоком колдовства, признавая этим самым величие чудес, с которыми он пришел]! Обратись с мольбой за нас к Господу твоему согласно тому завету, который Он заключил с тобой (чтобы Он избавил нас от наказания), и тогда [если Он удалит от нас наказание] мы поистине пойдем верным путем [уверуем в то, с чем ты послан от Него]!»

Rusça — Osmanov

Они заявили [Мусе]: ʺО чародей! Призови к нам твоего Господа в соответствии с тем, что Он заповедал тебе. И мы, конечно, станем на прямой путьʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och (varje gång straffet drabbade dem) sade de: ʺBe för oss till din Herre, du trollkarl, enligt det förbund som Han har slutit med dig (att Han befriar oss från detta straff); då skall vi låta oss ledas på rätt väg.