Onlar, kendilerine bilgi geldikten sonra, aralarındaki kıskançlık yüzünden ayrılığa düştüler. Eğer (azabın) belli bir süreye kadar (ertelenmesi ile ilgili olarak) Rabbinden bir söz geçmiş olmasaydı, aralarında hemen hüküm verilirdi. Onlardan sonra Kitab'a mirasçı kılınanlar da, onun hakkında derin bir şüphe içindedirler.
وَمَا تَفَرَّقُوا اِلَّا مِنْ بَعْدِ مَا جَاءَهُمُ الْعِلْمُ بَغْيًا بَيْنَهُمْ وَلَوْلَا كَلِمَةٌ سَبَقَتْ مِنْ رَبِّكَ اِلٰٓى اَجَلٍ مُسَمًّى لَقُضِيَ بَيْنَهُمْ وَاِنَّ الَّذِينَ اُو۫رِثُوا الْكِتَابَ مِنْ بَعْدِهِمْ لَفِي شَكٍّ مِنْهُ مُرِيبٍ
ve mā teferraḳū illā min beǎ'di mā cā'ehumu l-ǐlmu beğyen beynehum ve levlā kelimetun sebeḳat min rabbike ilā ecelin musemmen le ḳuDiye beynehum ve inne (e)lleƶīne ūriṧū l-kitābe min beǎ'dihim le fī şekkin minhu murībin
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Onlar, aralarındaki hırs ve haset yüzünden, kendilerine bu hususta bilgi geldikten sonra ayrılığa düştüler ve Rabbin, muayyen bir zamâna kadar onlara azâp etmemeyi takdîr etmeseydi aralarında çoktan hükmedilirdi ve onlardan sonra kitaba vâris olanlar da bu hususta elbette şüphe içindedir, tereddüde düşmüşlerdir.
Abdulkadir Gölpınarlı
Onlar, aralarındaki hırs ve haset yüzünden, kendilerine bu hususta bilgi geldikten sonra ayrılığa düştüler ve Rabbin, muayyen bir zamâna kadar onlara azâp etmemeyi takdîr etmeseydi aralarında çoktan hükmedilirdi ve onlardan sonra kitaba vâris olanlar da bu hususta elbette şüphe içindedir, tereddüde düşmüşlerdir.
Adem Uğur
Onlar kendilerine ilim geldikten sonra, sadece aralarındaki çekememezlik yüzünden ayrılığa düştüler. Eğer belli bir süreye kadar Rabbinden bir (erteleme) sözü geçmiş olmasaydı, aralarında hemen hüküm verilirdi. Onlardan sonra kitaba vâris kılınanlar da onun hakkında derin bir şüphe içindedirler.
Ahmed Hulusi
İlim (Hakikat ilmi) kendilerine geldikten sonra, aralarındaki kıskançlık yüzünden tefrikaya düştüler! Eğer Rabbinden, belirlenmiş bir zamana kadar yaşamaları hükmolunmamış olsaydı; onlar arasında elbette işleri bitirilirdi! Onlardan sonra BİLGİye varis kılınanlara (ehl-i kitaba) gelince; muhakkak ki Ondan (Kuran'dan) kuşkulu bir tereddüt içindedirler.
Ahmet Tekin
Onlar, kendilerine doğru bilgiler geldikten sonra, liderliği ve hâkimiyeti hep kendi uhdelerinde tutma hırsları, hasetleri, haksızlıkları, şer’î kurallara karşı çıkmaları ve bozgunculukları sebebiyle ayrılığa düştüler. Eğer insanların sorumlu tutularak muhakeme edileceği, mükâfata nâil olanla cezaya müsehak olanların hükümlerinin kesinleşeceği ile ilgili, rahmeti gazabına baskın olan Rabbinin koyduğu-kurduğu, belli bir vadeye kadar mühlet verilen bir hüküm , bir düzen olmasaydı, ayrılığa düştükleri konularda onların aralarında âcilen yargı gerçekleştirilir, hüküm icra edilirdi. Onların ardından kutsal kitapları miras olarak devralanlar da, hak kitaba, Kur’ân’a karşı sû-i zanlarının-art niyetlerinin beslediği şüpheler içindedirler.
Ahmet Varol
Onlar ancak kendilerine ilim geldikten sonra aralarındaki kinden dolayı ayrılığa düştüler. Eğer Rabbin tarafından, belirli bir süreye kadar geçmiş (verilmiş) bir söz olmasaydı aralarında hüküm verilmiş olurdu. Onlardan sonra kitaba mirasçı kılınanlar da onun (peygamberin) hakkında gocundurucu bir tereddüt içindedirler.
Ali Bulaç
Onlar, kendilerine ilim geldikten sonra, yalnızca aralarındaki 'tecavüz ve haksızlık' dolayısıyla ayrılığa düştüler. Eğer Rabbinden, adı konulmuş bir ecele kadar geçmiş (verilmiş) bir söz olmasaydı, muhakkak aralarında hüküm verilmiş (iş bitirilmiş)ti. Şüphesiz onların ardından Kitaba mirasçı olanlar ise, her halde ona karşı kuşku verici bir tereddüt içindedirler.
Ali Fikri Yavuz
(Geçmiş ümmetlerin veya ehl-i kitabın) ayrılığa düşmeleri ise, kendilerine ilim geldikten sonra (ayrılığın sapıklık olduğunu bildikten sonra) sırf aralarında hased ve azgınlıktan dolayıdır. Eğer Rabbinden tayin edilmiş bir vakte (kıyamete veya ömürlerinin sonuna) kadar azabın gecikmesine dair bir söz (vaad-i ilâhî) geçmiş olmasaydı, aralarında (kâfir olanların) helâk işleri mutlak bitiriverilirdi. O peygamberlerin arkasından (asr-ı saadet zamanında) Kur’an’a vâris kılınan ehl-i kitab da ondan muhakkak endişe veren bir şübhe içindedirler.
Ali Rıza Safa
Kendilerine bilgi geldikten sonra, aralarındaki çekemezlik yüzünden ayrılığa sürüklendiler. Belirlenmiş bir süreye dek, Efendinden verilmiş bir söz olmasaydı, aralarında kesin yargı verilirdi. Aslında, onlardan sonra Kitap'a kalıtçı olanlar da Onun hakkında, gerçekten derin bir kuşkuya kapıldılar.
Bayraktar Bayraklı
Kendilerine ilim geldikten sonra ihtilafa düşmeleri, sırf aralarındaki kıskançlıktan dolayıdır. Eğer Rabbin tarafından belirli bir süreye kadar önceden verilmiş bir söz olmasaydı, kesinlikle aralarında hüküm verilecekti. Onlardan sonra kendilerine kitap verilenler de kesinlikle o din hakkında aşırı şüphe içerisindedirler.
Bekir Sadak
Kendilerine ilim geldikten sonra ayriliga dusmeleri, ancak, biribirini cekememekten oldu. Eger belirli bir sure icin Rabbinin verilmis bir sozu olmasaydi, aralarinda hemen hukmedilirdi. Arkalarindan Kitaba varis kilinanlar da ondan suphe ve endise icindedirler.
Celal Yıldırım
Onlar ancak kendilerine (Allah, Kitap, Peygamber ve Âhiret'le ilgili) bilgi geldikten sonra —sırf aralarındaki kin ve ihtiras yüzünden— tefrikaya düştüler. Eğer Rabbından belirlenmiş vakte kadar verilmiş bir söz geçmeseydi, elbette aralarında hükmedilerek iş bitirilmiş olurdu. Onlardan sonra Kitab'a vâris olanlar da kitaptan yana tam bir şüphe içindeydiler.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Onlar (peygamberlerin muhatapları), özellikle kendilerine dine dair bilgi geldikten sonra aralarındaki kıskançlık yüzünden bölünüp parçalandılar. Rabbin tarafından belirli bir süre tanıma sözü verilmemiş olsaydı, aralarında hemen hüküm verilir, iş bitirilirdi. Onlardan sonra kitaba vâris kılınanlar da onun hakkında derin bir şüphe içine düşmüşlerdir.
Diyanet İşleri
Onlar, kendilerine bilgi geldikten sonra, aralarındaki kıskançlık yüzünden ayrılığa düştüler. Eğer (azabın) belli bir süreye kadar (ertelenmesi ile ilgili olarak) Rabbinden bir söz geçmiş olmasaydı, aralarında hemen hüküm verilirdi. Onlardan sonra Kitab'a mirasçı kılınanlar da, onun hakkında derin bir şüphe içindedirler.
Diyanet İşleri (eski)
Kendilerine ilim geldikten sonra ayrılığa düşmeleri, ancak, birbirini çekememekten oldu. Eğer belirli bir süre için Rabbinin verilmiş bir sözü olmasaydı, aralarında hemen hükmedilirdi. Arkalarından Kitaba varis kılınanlar da ondan şüphe ve endişe içindedirler.
Diyanet Vakfi
Onlar kendilerine ilim geldikten sonra, sadece aralarındaki çekememezlik yüzünden ayrılığa düştüler. Eğer belli bir süreye kadar Rabbinden bir (erteleme) sözü geçmiş olmasaydı, aralarında hemen hüküm verilirdi. Onlardan sonra kitaba vâris kılınanlar da onun hakkında derin bir şüphe içindedirler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Onlar kendilerine bilgi geldikten sonra, ancak aralarındaki, çekememezlik yüzünden ayrılığa düştüler. Eğer Rabbin tarafından azabın ertelendiğine dair bir söz geçmemiş olsaydı aralarında mutlaka hüküm verilirdi. Kendilerinden sonra Kitab'a vâris kılınan kitap ehli de Kur'ân hakkında bir şüphe ve tereddüt içindedirler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Kendilerine bilgi geldikten sonra ayrılığa düşmeleri sadece aralarındaki düşmanlık ve ihtirastan dolayıdır. Eğer Rabbin tarafından "belirli bir vakte kadar" şeklinde bir söz geçmemiş olsaydı aralarında verilen hüküm mutlaka yerine getirilir ve (iş) bitirilirdi. Kendilerinden sonra Kitab'a mirasçı kılınanlar da ondan kuşkulu bir şüphe içindedirler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Tefrikaya düşmeleri ise kendilerine ılim geldikten sonra sırf aralarında Bağy-ü ıhtırastan dolayıdır ve eğer rabbından müsemma bir ecele kadar diye bir kelime geçmiş olmasa idi, aralarında hukmi kaza mutlak icra edilir bitirilirdi, arkalarından kitaba varis kılınanlar da ondan işkilli bir şekk içindedirler
Erhan Aktaş
Onların, kendilerine ilim geldikten sonra anlaşmazlığa düşmelerinin nedeni kıskançlık ve ihtiraslarıdır. Eğer Rabb'inden, "belirlenmiş bir süreye kadar" sözü verilmemiş olunsaydı, aralarında hemen hüküm gerçekleştirilirdi. Onların ardından Kitap'a mirasçı olanlar, tam bir ikilem ve kaygı içindedirler.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Onların, kendilerine ilim geldikten sonra anlaşmazlığa düşmelerinin nedeni kıskançlık ve ihtiraslarıdır. Eğer Rabb'inden, "belirlenmiş bir süreye kadar" sözü verilmemiş olunsaydı, aralarında hemen hüküm gerçekleştirilirdi. Onların ardından Kitap'a mirasçı olanlar, tam bir ikilem ve kaygı içindedirler.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Onların, kendilerine ilim geldikten sonra anlaşmazlığa düşmelerinin nedeni kıskançlık ve ihtiraslarıdır. Eğer Rabb'inden, "belirlenmiş bir süreye kadar" sözü verilmemiş olunsaydı, aralarında hemen hüküm gerçekleştirilirdi. Onların ardından Kitap'a mirasçı olanlar, derin bir kuşku içindedirler.
Fizilal-il Kuran
Onlar, kendilerine ilim geldikten sonra sadece aralarındaki çekememezlik yüzünden ayrılığa düştüler. Eğer belli bir süre için Rabb'inin verilmiş sözü olmasaydı, aralarında hemen hükmedilirdi. Onlardan sonra Kitab'a varis kılınanlar da ondan kuşku duymaktadırlar.
Gültekin Onan
Onlar, kendilerine ilim geldikten sonra, yalnızca aralarındaki 'tecavüz ve haksızlık' dolayısıyla ayrılığa düştüler. Eğer rabbinden adı konulmuş bir ecele kadar geçmiş (verilmiş) bir söz olmasaydı, muhakkak aralarında hüküm verilmiş (iş bitirilmiş)ti. Şüphesiz onların ardından Kitaba mirasçı olanlar ise, her halde ona karşı kuşku verici bir tereddüt içindedirler.
Hamdi Döndüren
Onlar, kendilerine ilim geldikten sonra, ancak aralarındaki çekemezlik yüzünden ayrılığa düştüler. Eğer Rabbinden, belli bir süreye kadar yaşatma sözü geçmiş olmasaydı, aralarında hemen hüküm verilirdi. Onlardan sonra, kitaba mirasçı olanlar da, Kur’an hakkında, derin bir kuşku içindedirler.
Hasan Basri Çantay
Onlar ancak kendilerine ilim geldikden sonradır ki, aralarındaki ihtiraas yüzünden, ayrılığa düşdüler. Eğer Rabbinden ad verilmiş bir va'deye kadar bir söz geçmiş olmasaydı aralarında muhakkak hukum verilmiş (her şey olub bitirilmişdi) bile. Onlardan sonra kitaba mirascı yapılanlar da ondan mutlak şübheci bir tereddüd içindedirler.
Hasib Asutay
Onlar, kendilerine ilim (4) geldikten sonra, sadece aralarındaki çekememezlik yüzünden ayrılığa düştüler. Eğer belli bir süreye (5) kadar Rabbinden bir söz geçmiş olmasaydı aralarında hemen hüküm verilirdi. Şüphesiz onlardan sonra kitaba (6) varis kılınanlar da (7) ondan kuşku veren bir şüphe içindedirler. (4. Hz. Peygamberin gönderileceği haberi.) (5. Kıyamet gününe.) (6. Kur'an'a.) (7. Hz. Peygamber döneminde yaşayan Yahudi ve Hıristiyanlar.)
Hayrat Neşriyat
(Ehl-i kitab) ancak kendilerine ilim geldikten sonra aralarında haddi aşmaktan (ve hasedden) dolayı ayrılığa düştüler. Hâlbuki Rabbinden belirli bir vakte kadar (azâbın te’hîrine dâir) önceden (söylenmiş) bir söz olmasaydı, elbette aralarında hüküm verilmiş olurdu.Doğrusu kendilerinden sonra kitâba vâris kılınanlar da, ondan, (kendilerine) kuşku veren ciddî bir şübhe içindedirler.
İbni Kesir
Onlar; kendilerine ilim geldikten sonra aralarındaki ihtiras yüzünden ayrılığa düştüler. Şayet belirli bir süre için Rabbından bir söz geçmiş olmasaydı, aralarında hüküm verilirdi. Onlardan sonra kitaba varis kılınanlar da ondan mutlak bir şüphe ve tereddüt içindedirler.
Mehmet Okuyan
(Müşrikler) kendilerine bilgi geldikten sonra, sadece aralarındaki kıskançlık yüzünden ayrılığa düştüler. Belirli bir süreye kadar Rabbinden bir söz geçmemiş olsaydı, elbette aralarında hüküm verilirdi. Onlardan sonra kitaba vâris kılınanlar (Mekkeliler) de şüphesiz ki ondan (Kur’an’dan) kuşkulandıran bir şüphe içindedir.
Muhammed Esed
(Geçmiş vahiylerin mensuplarına gelince,) onlar (hakikati) tanıyıp öğrendikten sonra, aralarındaki kıskançlık ve çekişmelerden dolayı bütünlükten uzaklaştılar; ve Rabbinden (O'nun koyduğu) belli bir vadeye kadar (bütün hükümleri iptal eden) bir hüküm gelmemiş olsaydı, onlar arasında (baştan) her şey karara bağlanmış olurdu. İşte bakın, öncekilerden ilahi kelamı devralanlar (şimdi) onun öğretileri hakkında şüpheye varan büyük bir tereddüt içindeler.
Mustafa İslamoğlu
Onlar, hakikatin bilgisi kendilerine ulaştıktan sonra, sırf aralarındaki kıskançlık yüzünden birbirlerine düştüler: Ve eğer Rabbin tarafından daha önceden belirli bir vadeye kadar ertelendiğne dair bir yasa konmasaydı, haklarındaki hüküm hemen infaz edilirdi. İşte onların ardından gelen (eski) vahyin (son) varisleri de, bu (vahiy)den dolayı tereddütle karışık bir şüphe içindedirler.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve tefrikaya düşmediler, ancak kendilerine bilgi geldikten sonra, mücerret aralarında haddi tecavüz etmekten dolayı (tefrikaya düştüler). Ve eğer Rabbinden bir muayyen ecele kadar sebk etmiş bir kelime bulunmasa idi elbette aralarında hükmolunurdu. Ve muhakkak o kimseler ki, onlardan sonra kitaba vâris oldular, elbette ondan mütehayyirâne bir şekk içindedirler.
Ömer Öngüt
Onlar kendilerine ilim geldikten sonra, birbirlerini çekememezlik yüzünden ayrılığa düştüler. Eğer belirli bir süre için Rabbinin verilmiş bir sözü olmasaydı aralarında hemen hükmedilerek iş bitirilmiş olurdu. Onlardan sonra Kitab'a vâris kılınanlar da onun hakkında derin bir şüphe içindedirler.
Suat Yıldırım
Geçmiş ümmetler, ancak kendilerine buna (tefrikanın haram olduğuna) dair bilgi ulaştıktan sonra, sırf aralarındaki ihtiras ve haset yüzünden, bölündüler. Daha önce Rabbin tarafından yürürlüğe konulan vaad, yani cezayı belirli süreye, kıyamete kadar erteleme sözü olmasaydı, onların işleri çoktan bitmişti bile! Ehl-i kitaptan sonra kitaba vâris kılınanlar (Mekke müşrikleri) onun hakkında derin bir şüphe içindedirler.
Süleyman Ateş
Onlar, kendilerine ilim geldikten sonra sadece aralarındaki çekememezlik yüzünden ayrılığa düştüler. Eğer Rabbinden belli bir süreye kadar yaşatma sözü geçmiş olmasaydı, aralarında hüküm verilir (işleri bitirilir)di. Onlardan sonra Kitaba varis kılınanlar ondan, kuşku veren bir şüphe içindedirler.
Süleymaniye Vakfı
Kendilerine bu bilgi geldikten sonra sadece, birbirlerine üstünlük kurma gayretlerinden dolayı ayrılığa düştüler. Rabbinin, belirlenmiş ecellerine kadar onları bırakma sözü olmasaydı aralarında mutlaka hüküm verilirdi (de işleri bitirilirdi). Onlardan sonra Kitaba mirasçı olanlar ise Kitap'tan yana tam bir ikilemde bırakan şüphe içine düştüler.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Ayrılığa düşmeleri, kendilerine bu bilgi geldikten sonra, birbirlerini kıskanmalarından dolayı oldu. Sahibinin, o belirlenmiş ecellerine kadar özgür bırakma sözü olmasaydı hemen yargılanırlardı. Onlardan sonra Kitaba mirasçı olanlar ise kuşku içinde bocalayıp dururlar.
Şaban Piriş
Kendilerine ilim geldikten sonra, sadece aralarındaki "haksız tecavüz" sebebiyle gruplara ayrıldılar. Eğer Rabbin'den belirlenmiş bir süreye kadar bir söz olmasaydı, derhal aralarında hüküm verilmiş olurdu. Onların ardından kitaba mirasçı olanlar da elbette ondan bir şüphe ve tereddüt içindedirler.
Tefhim-ul Kuran
Onlar, kendilerine ilim geldikten sonra, yalnızca aralarındaki 'tecavüz ve haksızlık' dolayısıyla ayrılığa düştüler. Eğer senin Rabbinden, adı konulmuş bir ecele kadar geçmiş (verilmiş) bir söz olmasaydı, muhakkak aralarında hüküm verilmiş (iş bitirilmiş)ti. Şüphesiz onların ardından Kitaba mirasçı olanlar ise, herhalde ona karşı kuşku verici bir tereddüt içindedirler.
Ümit Şimşek
Onlar ise, kendilerine ilim geldikten sonra, sırf aralarındaki kıskançlık yüzünden ayrılığa düştüler. Eğer belirlenmiş bir vakte dair Rabbin tarafından daha önce verilmiş bir söz olmasaydı, aralarında hüküm çoktan verilirdi. Onlardan sonra kitaba vâris olanlar da hâlâ kitap hakkında derin bir şüphe içindeler.
Yaşar Nuri Öztürk
Kendilerine ilim geldikten sonra, sadece aralarındaki kıskançlık ve azgınlık yüzünden fırkalara bölündüler. Eğer belli bir süreye kadar erteleme sözü Rabbinden gelmiş olmasaydı, aralarında iş mutlaka bitirilirdi. Onların ardından Kitap'a mirasçı olanlar da onun hakkında, işkillendiren bir kuşku içindedirler.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Onlara məhz elm gəldikdən sonra, öz aralarındakı paxıllıq ucbatından, ixtilafa düşdülər. Əgər Rəbbindən, müəyyən bir vaxtadək Söz verilmiş olmasaydı, onların arasında artıq hökm çıxarılmış olardı. Onlardan sonra Kitaba varis olanlar da onun barəsində anlaşılmaz bir şübhə içindədirlər.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Onlar yalnız özlərinə (tövhid haqqında) elm gəldikdən sonra aralarındakı ədavət (həsəd) üzündən ayrılığa düşdülər. Əgər (cəzanın) müəyyən bir vaxtadək (qiyamət gününə qədər təʼxirə salınması barədə) öncə Rəbbindən bir söz olmasaydı, aralarında dərhal hökm verilərdi (hamısı elə dünyada əzaba düçar edilər, bununla da iş, yəʼqin ki bitmiş olardı). Onlardan sonra kitaba varis olanlar da (yəhudilər, xaçpərəstlər və ya özlərinə Qurʼan göndərilmiş müşriklər də) onun (Qurʼnın, peyğəmbər əleyhissəlamın) barəsində dərin (başqalarını da şübhəyə salan) bir şəkk içindədirlər.
Almanca (3)
Almanca — Der Edle Quran
Und sie spalteten sich erst, nachdem das Wissen zu ihnen gekommen war - aus Mißgunst untereinander. Und wenn es nicht ein früher ergangenes Wort von deinem Herrn auf eine festgesetzte Frist gäbe, so wäre wahrlich zwischen ihnen entschieden worden. Gewiß, diejenigen, denen die Schrift nach ihnen zum Erbe gegeben wurde, sind darüber in starkem Zweifel.
Almanca — M. A. Rassoul
Und sie zerfielen erst dann in Spaltung, nachdem das Wissen zu ihnen gekommen war; denn unter ihnen (entstand) selbstsüchtiger Neid. Und wäre nicht bereits ein Wort von deinem Herrn über eine bestimmte Frist ergangen wäre gewiß zwischen ihnen entschieden worden. Wahrlich, jene, denen nach ihnen das Buch zum Erbe gegeben wurde, befinden sich in bedenklichem Zweifel darüber.
Almanca — Muhammad Zaidan
Und sie spalteten sich nicht, außer nachdem das Wissen zu ihnen gekommen war - aus Übertretung einander gegenüber. Und gäbe es kein von deinem HERRN bereits gefälltes Wort bis zu einer festgelegten Frist, würde unter ihnen bestimmt 3 gerichtet. Und gewiß, diejenigen, denen die Schrift nach ihnen vererbt wurde, haben über sie doch einen Verdacht schleichenden Zweifel.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Yet they only became divided into sects and factions, through envy and enmity, each with a belief cherished in their minds after their acquaintance with facts and intellectual perception of the truth. And had it not been for Allah's word proclaimed beforehand to put punishment in respite to a determined point of time, their Hereafter would have been planted in the now. And now your contemporaries, the successors who have inherited the Book AL-Tawrah (the Torah) are in perplexity about it on account of its present Intricate character
Abdul Haleem
They divided, out of rivalry, only after knowledge had come to them, and, if it had not been for a decree already passed by your Lord to reprieve them until an appointed time, they would already have been judged. Those after them, who inherited the Scripture, are in disquieting doubt about it.
Abdullah Yusuf Ali
And they became divided only after Knowledge reached them,- through selfish envy as between themselves. Had it not been for a Word that went forth before from thy Lord, (tending) to a Term appointed, the matter would have been settled between them: But truly those who have inherited the Book after them are in suspicious (disquieting) doubt concerning it.
Abul A'la Maududi
They did not split up except after knowledge had come to them, and then only because they wished to commit excesses against each other. Had your Lord not already decreed that judgement would be made later at an appointed time, the matter between them would surely have been decided once and for all. Indeed those who were later made the heirs of the Book are in disquieting doubt about it.
Aisha Bewley
They only split up after knowledge came to them, tyrannising one another. And were it not for a prior decree from your Lord for a specified term, the judgement between them would already have been made. Those who inherited the Book after them are indeed in grave doubt about it.
Al-Hilali & Khan
And they divided not till after knowledge had come to them, through (selfish) transgression between themselves. And had it not been for a Word that went forth before from your Lord for an appointed term, the matter would have been settled between them. And verily, those who were made to inherit the Scripture [i.e. the Taurâh (Torah) and the Injeel (Gospel)] after them (i.e. Jews and Christians) are in grave doubt concerning it (i.e. Allâh’s true religion - Islâm or the Qur’ân).
Ali Quli Qarai
They did not divide [into sects] except after the knowledge had come to them, out of envy among themselves; and were it not for a prior decree of your Lord [granting them reprieve] until a specified time, decision would have been made between them. Indeed those who were made heirs to the Book after them are surely in grave doubt concerning it.
Amatul Rahman Omar
And these (rejecters of the faith) split themselves into factions only after (true) knowledge (of the fundamental principles of faith) had come to them (and that too) out of jealousy among themselves and to spite one another. But for the word (of promise) already gone forth from your Lord, (that they would be given respite) for a fixed term, the judgment upon these (disbelievers) would surely have long been passed (by their complete annihilation). As for those who have been made to inherit the Scripture after these (Prophets) they are in a disquieting and grave doubt about this (Qur'ân).
Arthur John Arberry
They scattered not, save after knowledge had come to them, being insolent one to another; and but for a Word that preceded from thy Lord until a stated term, it had been decided between them. But those to whom the Book has been given as an inheritance after them, behold, they are in doubt of it disquieting.
Bijan Moeinian
[Ironically, the followers of the scriptures] broke up into sects after the knowledge was revealed to them, in account of jealousy between themselves! If God had not made a pre-determined decision to take care of them on the Day of Judgment, He would have settled the matter immediately. The fact of the matter is that the followers of the Scriptures have inherited nothing but a bunch of doubts.
E. Henry Palmer
But they did not part into sects until after the knowledge had come to them, through mutual envy; and had it not been for thy Lord's word already passed for an appointed time, it would surely have been decided between them; but, verily, those who have been given the Book as an inheritance after them, are in hesitating doubt concerning it.
Edip-Layth
They only divided after the knowledge had come to them, due to resentment among themselves. Had it not been for a predetermined decision from your Lord, they would have been judged immediately. Indeed, those who inherited the book after them are full of doubts.
George Sale
Those who lived in times past were not divided among themselves, until after that the knowledge of God's unity had come unto them; through their own perverseness: And unless a previous decree had passed from thy Lord, to bear with them till a determined time, verily the matter had been decided between them, by the destruction of the gain-sayers. They who have inherited the scriptures after them, are certainly in a perplexing doubt concerning the same.
Hamid S. Aziz
And they did not become divided until after knowledge had come to them out of rivalry among themselves; and had not a Word already gone forth from your Lord for an appointed term, certainly judgment would have been given between them; and those who were made to inherit the Book after them are most surely in hopeless (or suspicious, disturbing) doubt concerning it.
Mahmoud Ghali
And in no way were they disunited except even after knowledge had come to them, being inequitable among themselves; and had it not been for a Word that had gone before from your Lord until a stated term, indeed it would have been decreed between them. And surely the ones who were made to inherit the Book even after them are indeed in doubt of it, causing suspicion.
Marmaduke Pickthall
And they were not divided until after the knowledge came unto them, through rivalry among themselves; and had it not been for a Word that had already gone forth from thy Lord for an appointed term, it surely had been judged between them. And those who were made to inherit the Scripture after them are verily in hopeless doubt concerning it.
Mohamed Ahmed - Samira
Yet they did not differ about it until knowledge came to them, through rivalries among themselves. If the Word of your Lord, (staying) it for a time ordained, had not preceded it, the matter would have been settled among them. But those who came to inherit the Book after them are also in doubt and disturbed about it.
Muhammad Asad
And [as for the followers of earlier revelation, ] they broke up their unity, out of mutual jealousy, only after they had come to know [the truth]. And had it not been for a decree that had already gone forth from thy Sustainer, [postponing all decision] until a term set [by Him], all would indeed have been decided between them [from the outset]. As it is, behold, they who have inherited their divine writ from those who preceded them are [now] in grave doubt, amounting to suspicion, about what it portends.
Mustafa Khattab
They did not split ˹into sects˺ out of mutual envy until knowledge came to them.[1] Had it not been for a prior decree from your Lord for an appointed term,[2] the matter would have certainly been settled between them ˹at once˺. And surely those who were made to inherit the Scripture[3] after them are truly in alarming doubt about this ˹Quran˺.
Progressive Muslims
And they only divided after the knowledge had come to them, due to resentment among themselves. And had it not been for a predetermined decision from your Lord, they would have been judged immediately. Indeed, those who inherited the Scripture after them are full of doubts.
Sahih International
And they did not become divided until after knowledge had come to them - out of jealous animosity between themselves. And if not for a word that preceded from your Lord [postponing the penalty] until a specified time, it would have been concluded between them. And indeed, those who were granted inheritance of the Scripture after them are, concerning it, in disquieting doubt.
Sam Gerrans
And they became divided only after knowledge came to them, through sectarian zealotry between them. And were it not for a word that preceded from thy Lord to a stated term, it would have been concluded between them. And those who were caused to inherit the Writ after them are in sceptical doubt concerning it.
Shabbir Ahmed
And they became sects for no reason but through rivalry among themselves, after the Knowledge had come to them. Had it not been for a Word that has already gone forth from your Lord for an appointed term, all matters would have been decided among them. (The Word = The Law of free will, in this context). Behold, the later generations who inherited the Scripture of the old still keep harboring doubts about it.
Syed Vickar Ahamed
And they (to whom you call) became divided only after knowledge came to them— Through selfish transgression and envy between themselves. If it was not for a Word that reached them before from your Lord, (regarding) a period (for repentance) appointed, the matter would have been settled between them. And truly, those (the Jews and Christians) who have inherited the Book (of Message, Torah and Gospel) after them are in (uneasy and) suspicious doubt about it (the Quran).
Taqi Usmani
And they were not divided, in jealousy with each other, but after the knowledge had come to them. Had it not been for a word that had come forth earlier from your Lord (and was effective) until a specified time, the matter would have been decided between them. And those who were made to inherit the Book after them are in confounding doubt about it.
The Monotheist Group
And they only divided after the knowledge had come to them, due to resentment among themselves. And had it not been for a predetermined decision from your Lord, they would have been judged immediately. Indeed, those who inherited the Book after them are full of doubts.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Ils ne se sont divisés quʹaprès avoir reçu la science et ceci par rivalité entre eux. Et si ce nʹétait une parole préalable de ton Seigneur pour un terme fixé, on aurait certainement tranché entre eux. Ceux à qui le Livre a été donné en héritage après eux sont vraiment à son sujet, dans un doute troublant.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Ew piştî ku zanîn ji wan re hatin, her ji çavnebariya xwe, di navbera xwe de ketin îxtilafê. Eger gotina Xwedayê te, bi paşdexistina cezayê wan heta roja qiyametê derbas nebûya dê di cih de di navbera wan de (bi helaka wan) hukim bihata kirin. Bi rastî ew ên ku piştî gelên xwe bûne wêrisê kitêbê, der barê Quranê de, di nava şik û gumanê de ne.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Zij splitsten zich uit onderlinge nijd pas nadat tot hen de kennis was gekomen in groepen op. En als er al niet eerder een woord van jouw Heer over een vastgestelde termijn gekomen was, dan was er tussen hen al een beslissing getroffen. Maar zij die na hen het boek als erfdeel hebben gekregen verkeren in hevige twijfel.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Zij, die in verleden tijden leefden, waren niet onder elkander verdeeld, dan nadat de kennis van Gods eenheid tot hen was gekomen, en dit was door hunne eigene verdorvenheid. Indien Gods woord, dat de straf op een vooraf bepaalden tijd uitstelde, niet vroeger ware uitgesproken, zou er reeds tusschen hen zijn beslist. Zij, die de schriften na hen hebben geërfd, verkeeren zekerlijk daaromtrent in een verwarden twijfel.
Hollandaca — Siregar
Zij raakten pas verdeeld toen de kennis tot hen kwam, elkaar onrecht aandoend. En als er niet een Woord (bevel) van jouw Heer was uitgegaan, tot een bepaalde tijd, den zouden zij al bestraft zijn. En voorwaar, degenen die de Schrift na hen erfden (de Joden en de Christenen), verkeren daarover zeker in vergaande twijfel.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И разделились они [многобожники] (на разные религии и толки) лишь только после того, как пришло к ним знание (от Аллаха, часть которого содержится в Его Книге и часть которого передал от Него Его Посланник), из злобной зависти между собой [[Аллах Всевышний объясняет причины, по которым люди впали в разногласия и разделились в вопросе Веры, хотя Он повелел им всем придерживаться только той Веры, которая исходит от Него. Они разделились между собой только после того, как узнали, что отделение от Истинной Веры является заблуждением. Но они все равно отделились: либо по своей злобной зависти, либо желая власти над людьми, либо из-за своей надменности и либо из-за слепой любви к тому, на чем находится их народ. Каждая такая партия следует своим путем и призывает других к нему, ругая при этом другую веру. И если бы Аллах не обещал, что им дается отсрочка в расчете и в воздаянии до Дня Суда, то Он наказал бы их уже в этом мире. Те, которые унаследовали Тору и Евангелие от своих предшественников, находятся в сомнении о тех писаниях, которые у них, потому что они не уверовали в них [в писания] истинной верой. Они просто следуют за своими предшественниками без никаких доводов и доказательств, и это также является причиной беспокоящих их сомнений и растерянности.]]. А если бы не слово от твоего Господа [обещание об отсрочке наказания] на определенный срок [до Дня Суда], которое было дано раньше, то, непременно, (уже в этом мире) было бы решено между ними [Он наказал бы неверующих из них и спас бы верующих]. И поистине, те, которые унаследовали Писание [Тору и Евангелие] после них [после тех, которые впали в разногласия относительно Истины], – они, однозначно, (пребывают) во ввергающем в растерянность сомнении об этом [об Истинной Вере и Законе].
Rusça — Osmanov
Они разошлись [во мнениях] лишь после того, как к ним пришло знание, из зависти друг к другу. И если бы не было прежде предопределено Господом твоим [отложить наказание] на определенное время, то [спор] между ними был бы решен. Воистину, те, которые унаследовали после них писание, находятся относительно него в сильном сомнении.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
De (bland efterföljarna av äldre uppenbarelser som har söndrats i sekter) splittrades först efter att ha fått all kunskap och av ovilja och avund mot varandra. Och om inte din Herre redan hade beslutat att (låta det anstå) till en tid fastställd (av Honom) hade allt varit avgjort mellan dem. Men hos dem som har ärvt Skriften efter sina föregångare, kvarstår tvivlet och misstankarna om denna (uppenbarelse).