Göklerin ve yerin anahtarları O'nundur. Dilediğine rızkı bol verir ve (dilediğine) kısar. Şüphesiz O, her şeyi hakkıyla bilendir.

لَهُ مَقَالِيدُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ يَبْسُطُ الرِّزْقَ لِمَنْ يَشَاءُ وَيَقْدِرُ اِنَّهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيمٌ

lehu meḳālīdu s-semāvāti ve l-erDi yebsuTu r-rizḳa li men yeşā'u ve yeḳdiru innehu bi kulli şey'in ǎlīmun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1لَهُlehuO'nundur
2مَقَالِيدُmeḳālīduق ل دBir şeyi, ipi, kolyeyi, çelengi, tasma/yakayı, bileziği bükmek/sarmak, (örneğin kılıcı kemere) asmak, deri parçası, sandalet.anahtarları
3السَّمٰوَاتِs-semāvātiس م وyüce/yüksek olmak, yükseltilmiş, çatı, tavan; isim, sıfat, nitelik; semavat - yükseklikler/gökler/yağmur, yağmur bulutları. ism - Bir şeyin/nesnenin ayırt edici işareti Türkçe’ye girmiş türevler : sema, semavat, alaimsema, isim, bismillah (besmele), esami, esma, tesmiye (müsemma)göklerin
4وَالْاَرْضِve l-erDiا ر ضyer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin karşıtı olarak dünya, ve yerkürenin toprak yüzeyi anlamında, üzerinde yürüdüğümüz, oturduğumuz, uzandığımız yer. İyi arazi. Kalan, sabit, yerde beklenti içinde oyalanmak. Ağır, yavaş, halsiz, eğimli, veya yere doğru eğilimli olmak. Itaatkâr. Rahat bir durumdan kaynaklanan ürperme, baş dönmesi. Türkçe’ye girmiş türevler : arz, arazi, ardiyeve yerin
5يَبْسُطُyebsuTuب س طYaymak, sermek, döşemek, genişletmek, uzatmak, açmak, neşelendirmek, ferahlatmak, sevindirmek, yayılmak, uzanmak, genişlemek, bollaşmak, açılmak, sevinmek, ferahlamak, mutlu olmakaçar
6الرِّزْقَr-rizḳaر ز قsağlamak, vermek, bahşetmek, lütfetmek, geçim kaynağı. turzaqan - ikisine de rızk/bahşiş verilecek. rizq - nimet, bağış, pay. raziq - sağlayan, veren. razzaq - büyük sağlayıcı/bahşeden.rızkı
7لِمَنْli menkimse niçin
8يَشَاءُyeşā'uش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafişdilediği
9وَيَقْدِرُve yeḳdiruق د رölçmek/kararlaştırmak/belirlemek/sınırlamak/daraltmak, güce sahip olmak, muktedir olmak, bir ölçü, araç, yetenek, bir süre/karar, kader, yazgı, ölçülü, kararlaştırılmışve kısar
10اِنَّهُinnehuşüphesiz O
11بِكُلِّbi kulliك ل ل1. Tüm, bütün, tamlık, bütünlük 2. babasını ve çocuğunu kaybetmek, doğrudan mirasçısı bulunmamak, bitkin düşmek, yorgun, zayıf olmak; sadece uzak ilişkileri bulunmak Türkçe’ye girmiş türevler : küllî, külli yevmin, külliyat, külliye, külliyen, külliyet, külliyetliher
12شَيْءٍşey'inش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafişşeyi
13عَلِيمٌǎlīmunع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebilendir

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Onundur göklerin ve yeryüzünün kilitleri, dilediğine bol bol rızık verir, dilediğinin rızkını daraltır; şüphe yok ki o, her şeyi bilir.

Abdulkadir Gölpınarlı

Onundur göklerin ve yeryüzünün kilitleri, dilediğine bol bol rızık verir, dilediğinin rızkını daraltır; şüphe yok ki o, her şeyi bilir.

Adem Uğur

Göklerin ve yerin anahtarları O'nundur. Dilediğine rızkı bol verir, dilediğinden de kısar. O, her şeyi bilendir.

Ahmed Hulusi

Semaların ve arzın anahtarları (özellikleri açığa çıkaran kuvveler) O'nundur! Yaşam gıdasını dilediğine göre yayar, genişletir veya daraltır! Muhakkak ki O, Bi-külli şey'in (Esma'sıyla şey'i meydana getirmiş olan olarak) Aliym'dir (bilen).

Ahmet Tekin

Göklerin ve yerin hazinelerinin anahtarları, şifreleri O’nun tasarrufundadır. Rızkı ve serveti, sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak, iradesinin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumlu varlıklara bol bol da verir; ölçüyle kısarak da verir. Her şey, O’nun ilmi, planı, iradesi dahilinde gerçekleşmektedir.

Ahmet Varol

Göklerin ve yerin anahtarları O'nundur. Dilediğine rızkı genişletir ve daraltır. O her şeyi bilendir.

Ali Bulaç

Göklerin ve yerin anahtarları O'nundur. O, dilediğine rızkı genişletip yayar ve kısar da. Çünkü O, her şeyi bilendir.

Ali Fikri Yavuz

Göklerin ve yerin (hazine) anahtarları O’nundur. Rızkı dilediğine yayar ve kısar. Çünkü O, her şeyi kemal üzre bilendir.

Ali Rıza Safa

Göklerin ve yeryüzünün anahtarları, O'nun gözetimindedir. Dilediğinin geçimini hem genişletir hem de daraltır. Kuşkusuz, O, her şeyi Bilendir.

Bayraktar Bayraklı

Göklerin ve yerin anahtarları/yönetim sistemi O'nundur. Dilediğine rızkı bol verir, dilediğine de kısar. O her şeyi bilendir.

Bekir Sadak

Goklerin ve yerin kilitleri O'nundur. Diledigine rizki yayar ve isterse kisar, bir olcuye gore verir. Dogrusu O herseyi bilendir.

Celal Yıldırım

Göklerin ve yerin hazinelerinin anahtarları O'nundur. Rızkı dilediğine genişletip yayar ve kısıp daraltır. Şüphesiz ki O, her şeyi bilir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Göklerin ve yerin anahtarları O’nundur. Rızkı dilediğine bol verir, dilediğine de kısar. Çünkü O her şeyi bilmektedir.

Diyanet İşleri

Göklerin ve yerin anahtarları O'nundur. Dilediğine rızkı bol verir ve (dilediğine) kısar. Şüphesiz O, her şeyi hakkıyla bilendir.

Diyanet İşleri (eski)

Göklerin ve yerin kilitleri O'nundur. Dilediğine rızkı yayar ve isterse kısar, bir ölçüye göre verir. Doğrusu O herşeyi bilendir.

Diyanet Vakfi

Göklerin ve yerin anahtarları O'nundur. Dilediğine rızkı bol verir, dilediğinden de kısar. O, her şeyi bilendir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Göklerin ve yerin kilitleri O'na aittir. O dilediğine rızkı genişletir ve daraltır. Şüphesiz ki O, her şeyi hakkıyla bilir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Göklerin ve yerin kilitleri O'nun. Rızkı dilediğine açar ve kısar; çünkü O, herşeyi bilir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Göklerin, Yerin kilidleri onun, rızkı dilediğine açar ve kısar, çünkü o her şey'i bilir

Erhan Aktaş

Göklerin ve yeryüzünün kilitleri yalnızca O'nundur. O, dilediği kimse için rızkı genişletir ve takdir eder. O, Her Şeyi En İyi Bilen'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Göklerin ve yeryüzünün kilitleri yalnızca O'nundur. O, dilediği kimse için rızkı genişletir ve takdir eder. O, Her Şeyi En İyi Bilen'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Göklerin ve yeryüzünün kilitleri yalnızca O'nundur. O, dilediği kimse için rızkı genişletir ve takdir eder. O, Her Şeyi En İyi Bilen'dir.

Fizilal-il Kuran

Göklerin ve yerin anahtarları Allah'ındır. Dilediğine rızkı bol verir, dilediğinden de kısar. O, herşeyi bilendir.

Gültekin Onan

Göklerin ve yerin anahtarları O'nundur. O, dilediğine rızkı genişletir / yayar veya kısar / daraltır / kısıtlar. Çünkü O her şeyi bilendir.

Hamdi Döndüren

Göklerin ve yerin anahtarları O’nundur. O, dilediğine rızkı bol verir, dilediğinden de kısar. O, her şeyi çok iyi bilendir.

Hasan Basri Çantay

Göklerin ve yerin anahtarları Onundur. Kimi dilerse onun rızkını yayar, (dilediğininkini de) kısar. Çünkü O, her şey'i çok iyi bilendir.

Hasib Asutay

Göklerin ve yerin anahtarlan O'nundur. (3) Dilediğine rızkı açar ve (dilediğine) kısar. Şüphesiz O, her şeyi bilendir. (3. Yağmur, bitki vb. nimetlerin anahtarları.)

Hayrat Neşriyat

Göklerin ve yerin anahtarları O’nundur. Dilediğine rızkı genişletir ve daraltır. Şübhesiz ki O, herşeyi hakkıyla bilendir.

İbni Kesir

Göklerin ve yerin anahtarları O'nundur. Dilediğinin rızkını genişletir, ve kısar. Muhakkak ki O; her şeyi bilendir.

Mehmet Okuyan

Göklerin ve yerin kilitleri (anahtarları) yalnızca O’nun (katında)dır. (Allah) rızkı dilediğine açarak (bol) da verebilir, kısarak (dar) da. Şüphesiz ki O her şeyi bilendir.

Muhammed Esed

Göklerin ve yerin anahtarları O'nundur; O, dilediğine bol rızık verir, dilediğine az. Çünkü O her şeyi bilendir.

Mustafa İslamoğlu

Göklerin ve yerin anahtarları O'na aittir: O dilediğine rızkı bol verir, dilediğine sınırlandırır: çünkü O her şeyi her yönüyle bilendir.

Ömer Nasuhi Bilmen

Göklerin ve yerin anahtarları O'nundur. Dilediği kimse için rızkı bolca yapar ve kısar. Şüphe yok ki, her bir şeyi bilicidir.

Ömer Öngüt

Göklerin ve yerin anahtarları O'nundur. Dilediğine rızkı bol verir, dilediğinden de kısar. Şüphesiz ki O her şeyi bilendir.

Suat Yıldırım

Göklerin ve yerin hazinelerinin anahtarları O’nun yanındadır. Dilediğinin nasibini bollaştırır, dilediği kimsenin nasibini daraltır. Çünkü O, her şeyi bildiği gibi her duruma en uygun olanı da bilir.

Süleyman Ateş

Göklerin ve yerin anahtarları O'nundur. Dilediğine rızkı açar ve kısar. O, her şeyi bilendir.

Süleymaniye Vakfı

Göklerin ve yerin anahtarları onun elindedir. O, tercih ettiği kişi için rızkı genişletir de daraltır da. Şüphesiz o, her şeyi bilendir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Göklerin ve yerin kilitleri O'nun elindedir. O, doğru tercihte bulunan ve gerekli güce sahip olan için rızkı yayar. Herşeyi bilen O'dur.

Şaban Piriş

Göklerin ve yerin anahtarları O'nundur. O, dilediğine rızkını bol bol verir ve dilediğine de bir ölçüyle. Çünkü O, her şeyi bilendir.

Tefhim-ul Kuran

Göklerin ve yerin anahtarları O'nundur. O, dilediğine rızkı genişletip yayar ve kısar da. Çünkü O, her şeyi bilendir.

Ümit Şimşek

Göklerin ve yerin anahtarları Ona aittir. O dilediği kimsenin rızkını genişletir, dilediğininkini daraltır. O herşeyi hakkıyla bilir.

Yaşar Nuri Öztürk

Göklerin ve yerin kilitleri/anahtarları O'nundur. Rızkı, dilediğine açıp bol bol verir. Kısarak, ölçüyle de verir. Gerçek şu ki, O herşeyi en iyi biçimde bilmektedir.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Göylərin və yerin açarları Ona məxsusdur. O, istədiyinin ruzisini bol edər, istədiyininkini də azaldar. O, hər şeyi Biləndir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Göylərin və yerin açarları (ixtiyarı) Onun əlindədir. O, istədiyinin ruzisini bol, (istədiyininkini də) qıt edər. O, hər şeyi biləndir!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Er herrscht über die Himmel und die Erde. Er gibt dem einen mehr an Lebensunterhalt, dem anderen weniger. Sein Wissen umfaßt alles.

Almanca — Der Edle Quran

Ihm gehören die Schlüssel der Himmel und der Erde. Er gewährt die Versorgung großzügig, wem Er will, und bemißt auch. Gewiß, Er weiß über alles Bescheid.

Almanca — M. A. Rassoul

Sein sind die Schlüssel der Himmel und der Erde. Er erweitert und beschränkt dem die Mittel zum Unterhalt, dem Er will. Wahrlich, Er ist der Allwissende aller Dinge.

Almanca — Muhammad Zaidan

Ihm gehören die Schlüssel der Himmel und der Erde. ER gewährt viel Rizq, wem ER will, und ER gewährt wenig. Gewiß, ER ist über alles allwissend.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

To Him is attributed the authority and control over the known and the unknown and the mysterious schemes and systems which hold and structure together, in harmonic relations, all that exists in the heavens and on earth. He gives livelihood generously and confers support gratuitously on whom He Will and He also gives with restraint and by measure to whom He will; He is indeed AL- Alim (the Omniscient) of all things.

Abdul Haleem

The keys of the heavens and the earth are His; He provides abundantly or sparingly for whoever He will; He has full knowledge of all things.

Abdullah Yusuf Ali

To Him belong the keys of the heavens and the earth: He enlarges and restricts. The Sustenance to whom He will: for He knows full well all things.

Abul A'la Maududi

His are the keys of the heavens and the earth. He enlarges and straitens the sustenance of whomsoever He pleases. Surely He has knowledge of everything.

Aisha Bewley

The Keys of the heavens and earth belong to Him. He expands the provision of anyone He wills or restricts it. He has knowledge of all things.

Al-Hilali & Khan

To Him belong the keys of the heavens and the earth. He enlarges provision for whom He wills, and straitens (it for whom He wills). Verily He is the All-Knower of everything.

Ali Quli Qarai

To Him belong the keys of the heavens and the earth: He expands the provision for whomever He wishes, and tightens it [for whomever He wishes]. Indeed He has knowledge of all things.’

Amatul Rahman Omar

The things encircling the heavens and the earth belong to Him. He multiplies the means of livelihood for such of them as He will, and makes them scant (for such of them as He will). He has indeed full-knowledge of each and everything.

Arthur John Arberry

To Him belong the keys of the heavens and the earth. He outspreads and straitens His provision to whom He will; surely He has knowledge of everything.

Bijan Moeinian

God alone owns the key to the treasure of the heavens and earth. [In his absolute wisdom, ] He gives to some more and to some less. God is the Most Knowledgeable.

E. Henry Palmer

His are the keys of the heavens and the earth, He extends provision to whom He will, or doles it out; verily, He knows everything.

Edip-Layth

To Him belongs the possessions of the heavens and the earth. He spreads out the provision for whomever He wills, and He measures it. He is fully aware of all things.

George Sale

His are the keys of heaven and earth: He bestoweth provision abundantly on whom He pleaseth, and He is sparing unto whom He pleaseth; for He knoweth all things.

Hamid S. Aziz

His are the treasures of the heavens and the earth; He expands or restricts the means of subsistence for whom He wills; verily, He is Aware of all things.

Mahmoud Ghali

To Him belong the prerogatives of the heavens and the earth. He outspreads provision to whomever He decides and estimates (it). Surely He is Ever-Knowing of everything.

Marmaduke Pickthall

His are the keys of the heavens and the earth. He enlargeth providence for whom He will and straiteneth (it for whom He will). Lo! He is Knower of all things.

Mohamed Ahmed - Samira

He holds the keys of the heavens and the earth. He increases or decreases the provision of any one He will. He has knowledge of everything.

Muhammad Asad

His are the keys of the heavens and the earth: He grants abundant sustenance, or gives it in scant measure, unto whomever He wills: for, behold, He has full knowledge of everything.

Mustafa Khattab

To Him belong the keys ˹of the treasuries˺ of the heavens and the earth. He gives abundant or limited provisions to whoever He wills. Indeed, He has ˹perfect˺ knowledge of all things.

Progressive Muslims

To Him belongs the possessions of the heavens and the Earth. He spreads out the provision for whomever He wills, and He measures it. He is fully aware of all things.

Sahih International

To Him belong the keys of the heavens and the earth. He extends provision for whom He wills and restricts [it]. Indeed He is, of all things, Knowing.

Sam Gerrans

To Him belong the keys of the heavens and the earth. He expands provision for whom He wills, and He straitens; He knows all things.

Shabbir Ahmed

His are the Keys of the heavens and the earth. He grants abundant provision, or gives it in scant measure according to His Laws (of Economics given in the Qur'an. Mankind can open His Treasures only with His Keys (7:96), (28:77), (41:10)). Behold, He is the Knower of all things.

Syed Vickar Ahamed

To Him belong the keys of the heavens and of the earth: He increases and reduces the livelihood of anyone He wills: Surely, He is the All Knowing (Al-Aleem) of every thing.

Taqi Usmani

To Him belong the keys of the heavens and the earth. He extends provision for whomsoever He wills, and straitens (it for whomsoever He wills). Surely He is All-Knowing in respect of every thing.

The Monotheist Group

To Him belong the possessions of the heavens and the earth. He spreads out the provision for whoever He wills, and He measures it. He is fully aware of all things.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Il possède les clefs (des trésors) des cieux et de la terre. Il attribue Ses dons avec largesse, ou les restreint à qui Il veut. Certes, Il est Omniscient.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Kilîdên (xezîneyên) asîmanan û erdê yên Xwedê ne. Ew kê bivê risqê wî fireh dike, kê jî bivê (rizqê wî) teng dike. Bêguman Ew bi her tiştî zana ye.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Hij heeft de sleutels van de hemelen en de aarde. Hij voorziet ruimschoots in het levensonderhoud van wie Hij wil en ook met mate. Hij is alwetend.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Hem behooren de sleutels van hemel en aarde; hij geeft overvloedigen voorraad aan wien hem behaagt, en hij is spaarzaam naar zijn welbehagen: want hij kent alle dingen.

Hollandaca — Siregar

Aan Hem behoren de sleutels van de hemelen en de aarde, Hij verruimt de voorzieningen voor wie Hij wil en Hij beperkt. Voorwaar, Hij is Alwetend over alle zaken.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Ему принадлежат ключи небес и земли [ключи милосердия и удела творений]; Он уширяет [увеличивает] удел, кому пожелает (из числа Своих рабов), и ограничивает (удел) (кому пожелает). Поистине, Он о всякой вещи [обо всем] знает!

Rusça — Osmanov

Ему принадлежат ключи небес и земли. Он увеличивает или уменьшает удел, кому пожелает. Воистину, Он ведает обо всем сущем.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Han har nycklarna till himlarnas och jordens (förrådshus). Han ger den Han vill riklig och (den Han vill) knappare utkomst. Han har full vetskap om allt.