Şüphesiz ki, peygamberlerimize ve iman edenlere dünya hayatında ve şahitlerin şahitlik edecekleri günde yardım ederiz.

اِنَّا لَنَنْصُرُ رُسُلَنَا وَالَّذِينَ اٰمَنُوا فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَيَوْمَ يَقُومُ الْاَشْهَادُ

innā le nenSuru rusulenā ve(e)lleƶīne āmenū fī l-Hayāti d-dunyā ve yevme yeḳūmu l-eşhādu

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اِنَّاinnāelbette biz
2لَنَنْصُرُle nenSuruن ص رyardım etmek/destek olmak, imdada yetişmek, korumakyardım ederiz
3رُسُلَنَاrusulenāر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risaleresullerimiz
4وَالَّذِينَve(e)lleƶīneve kimselere
5اٰمَنُواāmenūا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaninanan(lara)
6فِي
7الْحَيٰوةِl-Hayātiح ي يYaşamak, hayatta olmak, utanmak, geceyi uyanık geçirmek, toprağı gübrelemek/verimli hale getirmek, birini hayatta tutmak, birini sağ bırakmak, ihtiyatlılığı/ölçülülüğü/utangaçlığı kaldırmak, ölçüsüz/arsız yapmak, iyi durumda olmak, geçim araçlarına sahip olmak, belirgin/açık olmak, uzun ömürlü olmak, kötülük ve zarardan uzak olmak, egemenlik sahibi olmak, onurlandırılmak, fayda görmek, selamlamak, canlandırmak/diriltmek/hayat vermek, beslemek, canlandırmak/yeniden canlandırmak/diriltmek/hayata döndürmek, yaşam vermek/canlandırmak, (toprak için) işlenmek ve verimli hale getirilmek, uyanık kalmak, bir şeyden kaçınmak, sakınmak, utanç/çekingenlik/mahcubiyet hissetmek veya duymak, bir şeyi yapmaktan utanmak/çekinmek, bir şeyi küçümsemek veya hor görmek, bir şeyden kaçınmak/yapmayı reddetmekhayatında
8الدُّنْيَاd-dunyāد ن وYakın olmak, yaklaşmak veya alçalmak, indirmek, benzer olmakdünya
9وَيَوْمَve yevmeي و مGün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyecive günde
10يَقُومُyeḳūmuق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâh(şahidliğe) duracakları
11الْاَشْهَادُl-eşhāduش ه دtanıklık etmek/bilgi vermek, görmek/şahit olmak, hazır bulunmak, kanıt/ifade vermek, şahitlik etmek. mushhad - hazır bulunma veya kanıt verme ya da dinleme zamanı veya yeri, buluşma yeri. mashhuud - şahit olunan şey.şahidlerin

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Şüphe yok ki biz, elbette peygamberlerimize ve inananlara, dünyâ yaşayışında da yardım ederiz, tanıkların getirileceği günde de.

Abdulkadir Gölpınarlı

Şüphe yok ki biz, elbette peygamberlerimize ve inananlara, dünyâ yaşayışında da yardım ederiz, tanıkların getirileceği günde de.

Adem Uğur

Şüphesiz peygamberlerimize ve iman edenlere, hem dünya hayatında, hem şahitlerin şahitlik edecekleri günde yardım ederiz.

Ahmed Hulusi

Muhakkak ki biz Rasullerimize ve iman edenlere, dünya hayatında da şahitlerin kıyam ettiği günde de yardım edeceğiz.

Ahmet Tekin

Biz, Rasullerimize ve iman edenlere dünya hayatında ve şâhitlerin, önderlerin, peygamberlerin, âlimlerin, meleklerin açık açık konuşarak şâhitlik edecekleri günde mutlaka yardım ederiz.

Ahmet Varol

Şüphesiz biz peygamberlerimize ve iman edenlere dünya hayatında da şahitlerin duracakları günde de yardım ederiz.

Ali Bulaç

Şüphesiz biz elçilerimize ve iman edenlere, dünya hayatında ve şahidlerin (şahidlik için) duracakları gün elbette yardım edeceğiz.

Ali Fikri Yavuz

Muhakkak ki biz, peygamberlerimizi ve iman edenleri hem dünya hayatında, hem de meleklerin şahid duracağı gün (kıyamette) muzaffer kılacağız.

Ali Rıza Safa

Kuşkusuz, dünya yaşamında ve tanıkların hazır bulunacakları günde, hem elçilerimize hem de inananlara kesinlikle yardım ederiz.

Bayraktar Bayraklı

Şüphesiz, peygamberlerimize ve iman edenlere, hem dünya hayatında, hem şahitlerin şahitlik edeceği günde yardım ederiz.

Bekir Sadak

Dogrusu Biz, peygamberlerimize ve inananlara dunya hayatind a ve sahidlerin sahidlik edecekleri gunde yardim ederiz.

Celal Yıldırım

Şüphesiz ki biz, peygamberlerimize ve imân edenlere, Dünya hayatında ve şâhidliklerin yeraldığı günde elbette yardım ederiz.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Elbette biz, hem dünya hayatında hem de şahitlerin hazır bulunacağı günde elçilerimize ve inanmış kişilere yardım ederiz.

Diyanet İşleri

Şüphesiz ki, peygamberlerimize ve iman edenlere dünya hayatında ve şahitlerin şahitlik edecekleri günde yardım ederiz.

Diyanet İşleri (eski)

Doğrusu Biz, peygamberlerimize ve inananlara dünya hayatında ve şahidlerin şahidlik edecekleri günde yardım ederiz.

Diyanet Vakfi

Şüphesiz peygamberlerimize ve iman edenlere, hem dünya hayatında, hem şahitlerin şahitlik edecekleri günde yardım ederiz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Biz peygamberimize ve inananlara hem dünya hayatında hem de şahitlerin şahitlik edecekleri günde (kıyamette) elbette yardım ederiz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Elbette Biz peygamberlerimize ve iman edenlere hem dünya hayatında, hem de şahitlerin dikileceği günde yardım edeceğiz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Elbette biz Resullerimizi ve iyman edenleri mansur kılacağız hem Dünya hayatta hem de şahidler dikileceği gün

Erhan Aktaş

Biz, Resullerimize ve iman edenlere dünya hayatında ve tanıkların tanıklık edecekleri günde kesinlikle yardım ederiz.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Biz, resullerimize ve inanan kimselere dünya hayatında ve tanıkların tanıklık edecekleri günde kesinlikle yardım ederiz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Biz, rasullerimize ve inanan kimselere dünya hayatında ve tanıkların, tanıklık edecekleri günde kesinlikle yardım ederiz.

Fizilal-il Kuran

Elbette biz, peygamberlerimize ve inananlara dünya hayatında ve şahitlerin şahitlik edecekleri günde yardım ederiz.

Gültekin Onan

Şüphesiz biz elçilerimize ve inananlara, dünya hayatında ve şahidlerin (şahidlik için) duracakları gün elbette yardım edeceğiz.

Hamdi Döndüren

Biz elçilerimize ve inananlara, hem dünya hayatında hem de tanıkların tanıklık edecekleri günde elbette yardım ederiz.

Hasan Basri Çantay

Şübhesiz biz peygamberlerimize ve iman edenlere hem dünya hayatında, hem şahidlerin dikileceği gün herhalde yardım edeceğiz.

Hasib Asutay

Şüphesiz biz peygamberlerimize ve iman edenlere, hem dünya hayatında, hem şahitlerin şahitlik edecekleri günde elbette yardım ederiz. (20) (20. Şahitler meleklerdir. Çünkü melekler, peygamberlerin ahkâmı tebliğ ettiklerine, kâfirlerin ise bunları yalanladıklarına şahitlik edecekler.)

Hayrat Neşriyat

Şübhesiz ki biz, peygamberlerimize ve îmân edenlere, hem dünya hayâtında, hem şâhidlerin (ameller için şâhidlik etmek üzere) ayağa kalkacakları o günde elbette yardım ederiz.

İbni Kesir

Şüphesiz ki Biz; peygamberlerimize ve iman etmiş olanlara hem dünya hayatında, hem de şahidlerin şehadet edecekleri günde mutlaka yardım ederiz.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki biz elçilerimize ve iman edenlere hem dünya hayatında hem de şahitlerin (şahitliğe) duracakları günde yardım edeceğiz.

Muhammed Esed

Bakın, Biz, elçilerimizi ve imana ermiş olanları (hem) bu dünya hayatında, hem de bütün şahitlerin hazır bulunacağı Gün'de koruyacağız.

Mustafa İslamoğlu

Şüphe yok ki Biz rasullerimize ve iman eden kimselere, hem bu dünya hayatında hem de şahitlerin dinleneceği günde (hasımlarına karşı) elbette yardım edeceğiz.

Ömer Nasuhi Bilmen

Şüphe yok ki, Biz elbette resûllerimize ve imân edenlere dünya hayatında ve şahitlerin kâim olacakları günde yardım ederiz.

Ömer Öngüt

Şüphesiz ki biz peygamberlerimize ve iman edenlere, hem dünya hayatında, hem de şâhitlerin dikildiği günde yardım ederiz.

Suat Yıldırım

Biz resullerimize ve iman edenlere, hem dünya hayatında, hem de şahitlerin çağırılıp dinlendiği günde, elbette yardım ederiz.

Süleyman Ateş

Elbette biz elçilerimize ve inananlara hem dünya hayatında hem, şahidlerin (şahidliğe) duracakları günde yardım ederiz.

Süleymaniye Vakfı

Elçilerimize ve inanıp güvenenlere hem dünya hayatında hem de şahitlerin getirileceği günde, kesinlikle yardım ederiz.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Elçilerimize ve inanıp güvenenlere, hem dünya hayatında hem şahitlerin getirileceği günde, elbette yardım edeceğiz.

Şaban Piriş

Biz, peygamberlerimize ve iman edenlere dünya hayatında da, şahitlerin ayağa kalkacağı kıyamet günü de zafer vereceğiz/yardım edeceğiz.

Tefhim-ul Kuran

Hiç şüphesiz biz peygamberlerimize ve iman edenlere, dünya hayatında da, şahidlerin (şahidlik için) duracakları gün de elbette yardım edeceğiz.

Ümit Şimşek

Biz elçilerimize de, iman edenlere de hem dünya hayatında, hem de şahitlerin getirildiği günde yardım edeceğiz.

Yaşar Nuri Öztürk

Şu bir gerçek ki, biz, resullerimize ve iman edenlere, hem dünya hayatında hem de tanıkların ayağa kalkacakları gün mutlaka yardım edeceğiz.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Şübhəsiz ki, Biz Öz elçilərimizə və möminlərə həm dünya həyatında, həm də şahidlərin şəhadət verəcəyi gün yardım edəcəyik.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Şübhəsiz ki, Biz öz peyğəmbərlərimizə və iman gətirənlərə həm dünyada, həm də şahidlərin şəhadət verəcəyi gündə (qiyamət günündə) yardım edəcəyik!

Almanca (3)

Almanca — Der Edle Quran

Wahrlich, Wir helfen Unseren Gesandten und denjenigen, die glauben, im diesseitigen Leben und am Tag, da die Zeugen auftreten,

Almanca — M. A. Rassoul

Wahrlich, helfen werden Wir Unseren Gesandten und denen, die gläubig sind, im diesseitigen Leben und an dem Tage, wo die Zeugen vortreten werden

Almanca — Muhammad Zaidan

Gewiß, WIR stehen doch bei Unseren Gesandten und denjenigen, die den Iman verinnerlichten sowohl in diesem diesseitigen Leben als auch am Tag, wenn die Zeugen auferstehen.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Indeed and as a matter of certainty, We will make victory Sit on Our Messengers helm and on the helm of those whose hearts have been impressed with the image of religious and spiritual virtues, both here and, on the Day when the Messengers, the actions, the faculties and the senses are called as witnesses.

Abdul Haleem

We support Our messengers and the believers, in the present life and on the Day when witnesses arise.

Abdullah Yusuf Ali

We will, without doubt, help our messengers and those who believe, (both) in this world's life and on the Day when the Witnesses will stand forth,-

Abul A'la Maududi

Surely We shall help Our Messengers and the believers in the life of this world and on the Day when witnesses will rise to testify,

Aisha Bewley

We will certainly help Our Messengers and those who have iman both in the life of this world and on the Day the witnesses appear,

Al-Hilali & Khan

Verily, We will indeed make victorious Our Messengers and those who believe (in the Oneness of Allâh - Islâmic Monotheism) in this world’s life and on the Day when the witnesses will stand forth, (i.e. Day of Resurrection) -

Ali Quli Qarai

Indeed We shall help Our apostles and those who have faith in the life of the world and on the day when the witnesses rise up

Amatul Rahman Omar

Be assured that We do help Our Messengers and those who believe (in them) in the present life and (shall help them) on the day when witnesses will stand forth (to give evidence).

Arthur John Arberry

Surely We shall help Our Messengers and those who have believed, in the present life, and upon the day when the witnesses arise,

Bijan Moeinian

Be assured that I (God) will give the final victory to My Prophets and those who believed in this world as well as the Day that the witnesses will be summoned.

E. Henry Palmer

Verily, we will help our apostles, and those who believe, in the life of this world and on the day when the witnesses shall stand up:

Edip-Layth

We will indeed grant victory to Our messengers and to those who acknowledged the worldly life, and on the day when the witnesses will rise.

George Sale

We will surely assist our apostles, and those who believe, in this present life, and on the day whereon the witnesses shall stand forth:

Hamid S. Aziz

Most surely We help Our messengers, and those who believe, in the life of this world and on the Day when the witnesses arise,

Mahmoud Ghali

Surely We indeed vindicate Our Messengers and the ones who have believed in the present life (Literally: lowly life, i. e., the life of this world) and upon the Day when the (noble) Witnesses rise up,

Marmaduke Pickthall

Lo! We verily do help Our messengers, and those who believe, in the life of the world and on the day when the witnesses arise,

Mohamed Ahmed - Samira

We will certainly help Our messengers and those who believe, in this world, and on the day the witnesses take their stand,

Muhammad Asad

BEHOLD, We shall indeed succour Our apostles and those who have attained to faith, [both] in this world’s life and on the Day when all the witnesses shall stand up

Mustafa Khattab

We certainly help Our messengers and the believers, ˹both˺ in this worldly life and on the Day the witnesses will stand forth ˹for testimony˺—

Progressive Muslims

We will indeed grant victory to Our messengers and to those who believed in the worldly life, and on the Day when the witnesses will rise.

Sahih International

Indeed, We will support Our messengers and those who believe during the life of this world and on the Day when the witnesses will stand -

Sam Gerrans

We will help Our messengers and those who heed warning in the life of this world and the day the witnesses stand,

Shabbir Ahmed

Behold, We verily do help Our Messengers and those who truly attain belief, in this world and also on the Day when the witnesses shall stand up. (On the Resurrection Day the humans will have a newly awakened consciousness within themselves witnessing the Truth).

Syed Vickar Ahamed

Without doubt, We will make victors, Our messengers and those who believe, (both) in the life of the world and in the Day when the witnesses will stand forth—

Taqi Usmani

Surely, We do help Our messengers and the believers, in the worldly life, as well as (we will help them) on the day in which witnesses will stand (to give their testimony)-

The Monotheist Group

We will indeed grant victory to Our messengers and to those who believed in the worldly life, and on the Day when the witnesses will rise.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Nous secourrons, certes, Nos Messagers et ceux qui croient, dans la vie présente tout comme au jour où les témoins (les Anges gardiens) se dresseront (le Jour du Jugement),

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Bêguman em ê di jiyana vê cîhanê de û roja ku şahid radibin (ku roja qiyametê ye) arîkariya pêxemberên xwe bikin û arîkariya wan ên ku bawerî anîne jî.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Wij helpen Onze gezanten en hen die geloven in het tegenwoordige leven en op de dag dat de getuigen opstaan,

Hollandaca — Salomo Keyzer

Wij zullen zekerlijk onze profeten en hen die gelooven, in dit tegenwoordige leven helpen, en op den dag waarop de getuigen zullen opstaan.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Поистине Мы, обязательно, поможем Нашим посланникам и тем, которые уверовали, в земной жизни и в тот день [в День Суда], когда предстанут свидетели [когда ангелы, пророки и верующие будут свидетельствовать против тех общин, которые отвергли посланников Аллаха], –

Rusça — Osmanov

Воистину, Мы окажем помощь Нашим посланникам и тем, кто уверовал в этом мире, а также в тот день, когда выступят свидетели (т. е. в День воскресения);

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

VI SKALL helt visst ge Våra sändebud och de troende (Vår) hjälp både i detta liv och den Dag då vittnena reser sig (för att vittna),