(32-33) "Ey kavmim! Gerçekten sizin için, o bağrışıp çağrışma gününden, arkanıza dönüp kaçmaya çalışacağınız günden korkuyorum. (O gün) sizi, Allah'(ın azabın)dan kurtaracak kimse yoktur. Allah, kimi saptırırsa artık onu doğru yola iletecek de yoktur."

ويَاقَوْمِ اِنِّٓي اَخَافُ عَلَيْكُمْ يَوْمَ التَّنَادِ يَوْمَ تُوَلُّونَ مُدْبِرِينَ مَا لَكُمْ مِنَ اللّٰهِ مِنْ عَاصِمٍ وَمَنْ يُضْلِلِ اللّٰهُ فَمَا لَهُ مِنْ هَادٍ

ve yā ḳavmi innī eḣāfu ǎleykum yevme t-tenādi / yevme tuvellūne mudbirīne mā lekum mine (a)llahi min ǎāSimin ve men yuDlili (a)llahu fe mā lehu min hādin

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1ويَاقَوْمِve yā ḳavmiق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhve EY/HEY/AH kavmim
2اِنِّٓيinnīgerçekten ben
3اَخَافُeḣāfuخ و فKorkmak, korkmak/ürkmek/dehşete düşmek, birine korku vermek, azaltmak veya eksiltmek veya almak, bir şeyden azar azar almak, bir şeyin kenarlarından almak, katletmek veya savaşmakkorkuyorum
4عَلَيْكُمْǎleykumsizin için
5يَوْمَyevmeي و مGün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyecigününden
6التَّنَادِt-tenādiن د وİlan etmek, çağırmak, çağrıda bulunmak, davet etmek, herhangi birine bir şey iletmek için çağırmak, selamlamak, sesli çağırmak, sesi yükseltmek, toplantıo çağırma
1يَوْمَyevmeي و مGün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyecio gün
2تُوَلُّونَtuvellūneو ل يyakın olmak, yanında olmak, takip etmek, kadar olmakarkanızı dönüp
3مُدْبِرِينَmudbirīneد ب رArkasını dönmek, kaçmak, peşinden gitmek, arkada olmak, yaşlanmak, bir şeyi almak/götürmek, batı rüzgarına doğru yönelmek, (gün, gece) geçmek, saygıyla takip etmek.kaçarsınız
4مَاama yoktur
5لَكُمْlekumsizin için
6مِنَmine-tan
7اللّٰهِ(a)llahiAllah-
8مِنْminhiç
9عَاصِمٍǎāSiminع ص مKorumak/savunmak/muhafaza etmek/sakınmak/kurtarmak, birini kötülükten güvende tutmak, engellemek/önlemek, sıkıca tutmak, resmi olarak sığınmak. İsmatun - savunma, vesayet, önleme, koruma, muhafaza, günahtan muafiyet, erdem, iffet.kurtaracak kimse
10وَمَنْve menve kimi
11يُضْلِلِyuDliliض ل لYanlış yola saptı, sapmış, yolunu şaşırmış. Doğru yoldan sapmış. Doğru yolu kaçırmış veya kaybetmiş. Bir şeyi kaybetmiş ve yerini bilmiyor. Şaşırmış ve doğru yolu görememiş.şaşırtırsa
12اللّٰهُ(a)llahuAllah
13فَمَاfe māartık olmaz
14لَهُlehuona
15مِنْminhiçbir
16هَادٍhādinه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.yol gösteren

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve ey kavmim, ben, o feryâdü figan, o boşuna bağırıp söylenme günündeki hâlinizden korkuyorum.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve ey kavmim, ben, o feryâdü figan, o boşuna bağırıp söylenme günündeki hâlinizden korkuyorum.

Adem Uğur

Ey kavmim! Gerçekten sizin için o bağrışıp çağrışma gününden, korkuyorum.

Ahmed Hulusi

(O iman eden adam dedi ki): "Ey kavmim. . . Gerçekten ben, sizin üzerinize o endişeyle haykırışma sürecinin gelmesinden korkuyorum. "

Ahmet Tekin

'Ey kavmim, ben sizin adınıza, feryad-ü figan edilecek bir vâveylâ gününden korkuyorum.'

Ahmet Varol

Ey kavmim! Ben sizin hakkınızda o çağrışma gününden korkuyorum.

Ali Bulaç

"Ve ey kavmim, doğrusu ben sizin için o feryat (edeceğiniz kıyamet) gününden korkuyorum."

Ali Fikri Yavuz

Ey Kavmim! Gerçekten ben, başınıza gelecek çağrışma gününden (imdad için birbirinizi yardıma çağıracağınız kıyamet gününden) korkuyorum.

Ali Rıza Safa

"Ey toplumum! Aslında, sizin için, Haykırış Günü'nden korkarım!"

Bayraktar Bayraklı

- "Ey kavmim! Gerçekten sizin için o bağırışıp çağırışma gününden, arkanıza dönüp kaçacağınız günden korkuyorum. Sizi Allah'tan kurtaracak kimse yoktur. Allah kimi saptırırsa, artık onu doğru yola iletecek de yoktur."

Bekir Sadak

«Ey milletim! Ahu figan gununden sizin hesabiniza korkuyorum.»

Celal Yıldırım

«Ey milletim ! Doğrusu ben sizin için bağrış-çağrış (seslerinin yükseldiği bir) günden korkuyorum.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Ey kavmim! İnsanların çığrışacağı günde başınıza gelecek olanlardan korkuyorum.

Diyanet İşleri

(32-33) "Ey kavmim! Gerçekten sizin için, o bağrışıp çağrışma gününden, arkanıza dönüp kaçmaya çalışacağınız günden korkuyorum. (O gün) sizi, Allah'(ın azabın)dan kurtaracak kimse yoktur. Allah, kimi saptırırsa artık onu doğru yola iletecek de yoktur."

Diyanet İşleri (eski)

'Ey milletim! Ahu figan gününden sizin hesabınıza korkuyorum.'

Diyanet Vakfi

(32-33) «Ey kavmim! Gerçekten sizin için o bağrışıp çağrışma gününden, arkanıza dönüp kaçacağınız günden korkuyorum. Sizi Allah'tan (O'nun azabından) kurtaracak kimse yoktur. Allah kimi saptırırsa, artık onu doğru yola iletecek de yoktur.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

«Ey kavmim! Ben size gelecek o çağrışma gününden (kıyamet gününden) korkuyorum.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve ey kavmim, ben sizin için o çağrışma gününden korkuyorum.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem ey kavmım! hakıkaten ben size o çığrışma gününden korkarım

Erhan Aktaş

"Ey halkım! Ben sizin için o feryat gününden korkuyorum."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Ey halkım! Ben sizin için o feryat gününden korkuyorum."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Ey halkım! Ben sizin için o feryat gününden korkuyorum."

Fizilal-il Kuran

Ey kavmim, sizin için insanların korku ve dehşetten bağırıp birbirlerinden yardım isteyecekleri o çağırma gününden korkuyorum.

Gültekin Onan

"Ve ey kavmim, doğrusu ben sizin için o feryat (edeceğiniz kıyamet) gününden korkuyorum."

Hamdi Döndüren

(32-33) Ey kavmim! Ben sizin için, o bağrışıp çağrışma gününden, arkanızı dönüp kaçacağınız günden korkuyorum. Çünkü sizi Allah’a karşı koruyacak kimse yoktur. Allah kimi saptırırsa, artık ona doğru yolu gösteren kimse olmaz!”

Hasan Basri Çantay

"Ey kavmim, hakıykat ben size karşı o bağrışıb çağırışma gününden endişe etmekdeyim".

Hasib Asutay

Ey kavmim! Gerçekten ben sizin için o bağrışıp çağrışma gününden (11) korkuyorum. (11. Kıyamet gününden.)

Hayrat Neşriyat

(32-33) 'Ey kavmim! Doğrusu ben sizin için bağrışıp çağrışma gününden (kıyâmet gününden, hesab yerine) arkanızı dönen kimseler olarak (Cehenneme) gideceğiniz günden korkuyorum. (O gün) sizi Allah’(ın azâbın)dan kurtaracak hiçbir kimse yoktur. Bununla berâber Allah kimi (isyanındaki inadı yüzünden) dalâlete atarsa, artık onu hidâyete erdirecek hiçbir kimse yoktur.'

İbni Kesir

Ey kavmim; doğrusu ben, sizin için o feryad gününden endişe ediyorum.

Mehmet Okuyan

Ey kavmim! Şüphesiz ki sizin için o bağrışıp çağrışma gününden korkuyorum.

Muhammed Esed

Ey kavmim! Sizin için, (sıkıntıyla) birbirinizi çağıracağınız Gün(ün, Hesap Günü'nün gelmesin)den korkuyorum;

Mustafa İslamoğlu

"Ey Kavmim! Ben, herkesin birbirinden imdat dilediği o günün aleyhinize sonuçlanmasından korkuyorum.

Ömer Nasuhi Bilmen

«Ve ey kavmim! Ben sizin üzerinize o feryâd ü figan edilecek günden korkuyorum.»

Ömer Öngüt

"Ey kavmim! Âh-u figân gününden sizin hesabınıza korkuyorum. "

Suat Yıldırım

"Ey benim milletim! Ben sizin hakkınızda o feryad u figan gününden, birbirinizden imdad isteyeceğiniz günden endişe ediyorum."

Süleyman Ateş

Ey kavmim, sizin için o (Yüce Divana) çağırma (yahut feryad etme) gününden korkuyorum.

Süleymaniye Vakfı

Ey halkım! Feryat figan edilecek o günden sizin için korkuyorum;

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ey halkım! Karşılıklı bağrışmaların olacağı günden, sizin adınıza endişeleniyorum.

Şaban Piriş

-Ey halkım, ben sizin için feryat gününden korkuyorum.

Tefhim-ul Kuran

«Ve ey kavmim, doğrusu ben sizin için o feryat (edeceğiniz kıyamet) gününden korkuyorum.»

Ümit Şimşek

'Ey kavmim! Ben sizin hakkınızda o feryat ve figan gününden korkuyorum.

Yaşar Nuri Öztürk

"Ey toplumum, sizin adınıza o bağırıp-çağrışma gününden korkuyorum."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Ey xalqım! Mən başınıza gələcək fəryad qoparacağınız gündən qorxuram.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Ey qövmüm! Mən sizə üz verəcək vaveyla günündən qorxuram!

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

O mein Volk! Ich fürchte für euch den Tag der gegenseitigen Zurufe,

Almanca — Der Edle Quran

O mein Volk, gewiß, ich fürchte für euch den Tag des gegenseitigen Zurufens,

Almanca — M. A. Rassoul

O mein Volk, ich fürchte für euch den Tag der gegenseitigen Hilferufe

English (26)

Abdel Khalek Himmat

"O people", he added, "I fear for you the Day of discourse and interchange of thoughts and words. "

Abdul Haleem

My people, I fear for you on the Day you will cry out to one another,

Abdullah Yusuf Ali

"And O my people! I fear for you a Day when there will be Mutual calling (and wailing),-

Abul A'la Maududi

My people, I fear that you will encounter a day when there will be much wailing and you will cry out to one another for help,

Aisha Bewley

My people! I fear for you the Day of Calling Out,

Al-Hilali & Khan

"And, O my people! Verily, I fear for you the Day when there will be mutual calling (between the people of Hell and of Paradise)."

Ali Quli Qarai

O my people! Indeed I fear for you a day of mutual distress calls,

Amatul Rahman Omar

`My people! I fear lest you should have to suffer on the day of calling one another (for help in frightful distress);

Arthur John Arberry

O my people, I fear for you the Day of Invocation,

Bijan Moeinian

"O’ my people, I hate to see you [how shameful and sorry you are] on the Day that you will be summoned to meet your Lord. "

E. Henry Palmer

O my people! verily, I fear for you the day of crying out,-

Edip-Layth

"And, O my people, I fear for you the day of mutual blaming."

George Sale

O my people, verily I fear for you the day whereon men shall call unto one another;

Hamid S. Aziz

"And, O my people! I fear for you the Day of Summoning,

Mahmoud Ghali

And O my people, surely I fear for you the Day of Summoning.

Marmaduke Pickthall

And, O my people! Lo! I fear for you a Day of Summoning,

Mohamed Ahmed - Samira

O my people, what I fear for you is the day of gathering, crying and calling,

Muhammad Asad

"And, O my people, I fear for you [the coming of] that Day of [Judgment - the Day when you will be] calling unto one another [in distress] –

Mustafa Khattab

O  my people! I truly fear for you the Day all will be crying out ˹to each other˺—

Progressive Muslims

"And, O my people, I fear for you the Day of mutual blaming. "

Sahih International

And O my people, indeed I fear for you the Day of Calling -

Sam Gerrans

“And O my people: I fear for you the Day of Calling,

Shabbir Ahmed

O My people! Behold, I fear for you a Day when you will cry unto one another in distress.

Syed Vickar Ahamed

"And, O my people! Verily, I fear for you a Day when there will be calling one another (in sorrow)—

Taqi Usmani

And O my people, I fear for you a day in which people will call one another,

The Monotheist Group

"And, O my people, I fear for you the Day of mutual blaming."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

ʺO mon peuple, je crains pour vous le jour de lʹAppel Mutuel,

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Gelî miletê min! Bi rastî ez ji bo we ji (ezabê) roja gazî û hawarê ditirsim.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Salomo Keyzer

O mijn volk! waarlijk, ik vrees voor u den dag, waarop de menschen elkander zullen aanroepen.

Hollandaca — Siregar

(Môesa zei:) ʺO, mijn volk, voorwaar, ik vrees voor jullie de Dag van het wederzijds geroep (om hulp).

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

О, народ мой! Поистине, я боюсь для вас (наказания) Дня взаимного обращения [Дня Суда, когда одни люди будут обращаться к другим],

Rusça — Osmanov

О мой народ! Я опасаюсь за вас в тот день, когда люди будут взывать [друг к другу о помощи],

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och - egyptier! - jag bävar vid tanken på (det som väntar er) den Dag då ni skall ropa till varandra under klagan och jämmer,