Nisa Suresi 93. Ayet — Elfaz
Kim bir mü'mini kasten öldürürse, cezası, içinde ebedi kalacağı cehennemdir. Allah, ona gazap etmiş, lanet etmiş ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır.
1وَمَنْve menher kimİsti'nafiye Edatı+Şart Edatı
2يَقْتُلْyeḳtulöldürürseMuzari FiilFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Gaibق ت لöldürmek, idam etmek, suçlanmak, katletmek/öldürmek/boğazlamak/kesip biçmek, öldürmeye teşebbüs etmek, kişiyi öldürülmüş gibi göstermek, savaşmak/çarpışmak/mücadele etmek, ustalaşmak, mücadele etmek/dövüşmek, ölümcül, bir şeyi tamamen/iyi bilmek, bir şeyle tanışık olmak
3مُؤْمِنًاmu'minenbir mü'miniİsimا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elaman
5فَجَزَاؤُهُfe cezā'uhuonun cezasıSonuç Edatı+İsim+Zamirج ز يTatmin etmek/vermek, yeterli kılmak, borç ödemek, mücadele etmek, karşılığını ödemek/telafi etmek, ödüllendirmek
6جَهَنَّمُcehennemucehennemdirÖzel İsim
8فِيهَاfīhāiçindeHarf-i Cer+Zamir
9وَغَضِبَve ğaDibeve gazabetmiştirBağlaç+Mazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibغ ض بöfke/gazap/sertlik, hoşnutsuzluk, kızgınlık, çabuk sinirlenen, tutku, yoğun/derin kızarıklık
10اللّٰهُ(a)llahuAllahLafza-i Celal
11عَلَيْهِǎleyhionaHarf-i Cer+Zamir
12وَلَعَنَهُve leǎnehuve la'net etmiştirBağlaç+Mazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibل ع نKovmak, lanetlemek, merhamet ve nimetlerden mahrum bırakmak, mahkum etmek, beddua etmek.
13وَاَعَدَّve eǎddeve hazırlamıştırBağlaç+Mazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaib · İf'âl Bâbıع د دSaymak, numaralandırmak, hesaplamak, nüfus sayımı yapmak. Addun - sayı, hesaplama, belirlenmiş sayı. Adadun - sayı. İddatun - sayı, belirlenmiş süre, sayma, saymak, boşanmış veya dul kalmış bir kadının yeniden evlenebilmesi için beklemesi gereken yasal süre. A'dd - hazırlamak, hazır etmek. Addina - sayanlar. Ma'dudun - sayılmış olan.
14لَهُlehuonun içinHarf-i Cer+Zamir
15عَذَابًاǎƶābenbir azabİsimع ذ بcezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel, erişilemez olmak, önlemek. adhb - lezzetli, tatlı (genellikle su), ör: 25:53, 35:12