Onlar, Allah'ın kalplerindekini bildiği kimselerdir. Öyleyse onlara aldırma. Onlara öğüt ver ve onlara, kendileri hakkında etkili ve güzel söz söyle.

اُو۬لٰٓئِكَ الَّذِينَ يَعْلَمُ اللّٰهُ مَا فِي قُلُوبِهِمْ فَاَعْرِضْ عَنْهُمْ وَعِظْهُمْ وَقُلْ لَهُمْ فِي اَنْفُسِهِمْ قَوْلًا بَلِيغًا

ulāike (e)lleƶīne yeǎ'lemu (a)llahu mā fī ḳulūbihim fe eǎ'riD ǎnhum ve ǐZhum ve ḳul lehum fī enfusihim ḳavlen belīğan

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اُو۬لٰٓئِكَulāikeişte
2الَّذِينَ(e)lleƶīneonlar ki
3يَعْلَمُyeǎ'lemuع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebilir
4اللّٰهُ(a)llahuAllah
5مَاolanı
6فِي
7قُلُوبِهِمْḳulūbihimق ل بkalp, gönül, değişme, dönme, tersine çevirme, yön değiştirme, kalbin hali, karara dönüşme. Türkçe'ye geçen türevler: inkılap (münkalip), kalpazan, kılaptan, kulponların kalblerinde
8فَاَعْرِضْfe eǎ'riDع ر ضGerçekleşmek, olmak, teklif etmek, sunmak, göstermek, öne sürmek, önüne koymak, ipucu vermek, karşı gelmek, önermek, maruz bırakmak, (askerleri) gözden geçirmek, görüntülemek, hazırlamak. aruDa - geniş olmak, genişletilmek. arDun - mallar, genişlik. irDun - onur. urDatun - niyet, hedef, amaç. a'raD - uzaklaşmak, geri dönmek, kaymak, (bulut) üzerinden geçmek. 'ariiDz - uzatılmış, çok, birçok. UrDzatun - ama, mazeret.aldırma
9عَنْهُمْǎnhumonlara
10وَعِظْهُمْve ǐZhumو ع ظÖğüt vermek, nasihat etmek, vaaz vermek, tavsiyede bulunmak, uyarmak, ödül veya ceza bahsederek kalbi yumuşatması gereken şeyleri hatırlatmak, iyi tavsiye veya öğüt vermek, işlerin sonucunu hatırlatmak, tövbe ve ıslaha yönlendiren öğütler vermek.ve onlara öğüt ver
11وَقُلْve ḳulق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveleve söyle
12لَهُمْlehumonların
13فِي
14اَنْفُسِهِمْenfusihimن ف سnefs, öz, benlik, kişilik, yüksek derecede değer verildi, değerli ve istenen, çekicilik gören, sevilen veya saygı değer bulunaniçlerine işleyecek
15قَوْلًاḳavlenق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelebir söz
16بَلِيغًاbelīğanب ل غUlaşmak, erişmek, varmak, yetişmek, olgunlaşmak, büluğa ermek, bir haberi iletmek, tebliğ etmek, bildirmek, duyurmak, tesir etmek, izlenimde bulunmakgüzel

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Onlar, öyle kişilerdir ki Allah bilir kalplerinde olanı, yüz çevir onlardan, öğüt ver onlara, kendi hallerine dair tesirli, dokunaklı sözler söyle onlara.

Abdulkadir Gölpınarlı

Onlar, öyle kişilerdir ki Allah bilir kalplerinde olanı, yüz çevir onlardan, öğüt ver onlara, kendi hallerine dair tesirli, dokunaklı sözler söyle onlara.

Adem Uğur

Onlar Allah'ın, kalplerindekini bildiği kimselerdir; onlara aldırma, kendilerine öğüt ver ve onlara, kendileri hakkında tesirli söz söyle.

Ahmed Hulusi

İşte onlar, Allah'ın kalplerindekini bildiği kişilerdir. Onun için sen söylediklerine aldırma ve onlara öğüt ver ve nefsleri hakkında içlerine işleyecek açıklıkta söz söyle.

Ahmet Tekin

Onlar, Allah’ın kalplerindeki, akıllarındaki asıl niyetlerini bildiği kimselerdir. Onların mazeretlerini kabul etme, onların faaliyetlerine karşı tedbir al. Onlara öğüt ver, sorumluluklarıyla ilgili uyarılarda bulun. Onlara, kendileriyle ilgili ruhlarına tesir edecek, etkili, açık sözler söyle.

Ahmet Varol

Bunlar Allah'ın kalplerinde olanı bildiği kimselerdir. Sen onlardan yüz çevir, onlara öğüt ver ve kendi haklarında açık ve etkileyici söz söyle!

Ali Bulaç

İşte bunların, Allah kalplerinde olanı bilmektedir. O halde sen, onlardan yüz çevir, onlara öğüt ver ve onlara nefislerine ilişkin açık ve etkileyici söz söyle.

Ali Fikri Yavuz

Onlar öyle kimselerdir ki, kalblerinde olanı ve yalan yere yeminlerini Allah bilir. Onun için özürlerini kabulden yüz çevir ve nifakı terk etmeleri için kendilerine öğüt ver. Onlara, kendilerine dair tesirli söz söyle.

Ali Rıza Safa

İşte onlar, yüreklerindeki her şeyi Allah'ın bildiği kimselerdir. Artık, onlara aldırış etme. Öğüt ver ve içlerine işleyecek güzel söz söyle.

Bayraktar Bayraklı

Ama Allah, onların kalplerindeki her şeyi bilir; o halde onları kendi hallerinde bırak; kendilerine öğüt ver ve onlara kendileri hakkında etkili söz söyle!

Bekir Sadak

Iste bunlarin kalblerinde olani Allah bilir. Onlardan yuz cevir, onlara ogut ver, kendilerine tesirli sozler soyle.

Celal Yıldırım

İşte bunlar öyle kimselerdir ki, Allah kalblerinde olanı çok iyi bilir. Onlardan yüzçevir, onlara öğüt ver, onlara kendileriyle ilgili çok te'sirli açık-seçik söz söyle.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Onlar, kalplerindekini Allah’ın bildiği kimselerdir. Onlara aldırma, kendilerine öğüt ver ve onlara durumları hakkında tesirli söz söyle.

Diyanet İşleri

Onlar, Allah'ın kalplerindekini bildiği kimselerdir. Öyleyse onlara aldırma. Onlara öğüt ver ve onlara, kendileri hakkında etkili ve güzel söz söyle.

Diyanet İşleri (eski)

İşte bunlarin kalblerinde olanı Allah bilir. Onlardan yüz çevir, onlara öğüt ver, kendilerine tesirli sözler söyle.

Diyanet Vakfi

Onlar Allah'ın, kalplerindekini bildiği kimselerdir; onlara aldırma, kendilerine öğüt ver ve onlara, kendileri hakkında tesirli söz söyle.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Onlar, Allah'ın kalblerindekini bildiği kimselerdir; Onlara aldırma, onlara öğüt ver ve onların içlerine tesir edecek güzel söz söyle!

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlar öyle kimselerdir ki kalplerinde olanı Allah bilir. Onun için sen onlara aldırma da kendilerine öğüt ver ve nefisleri hakkında dokunaklı sözler söyle.

Elmalılı Hamdi Yazır

Onlar öyle kimseler ki kalblerinde olanı Allah bilir, onun için sen onlara aldırma da kendilerine va'zet ve nefisleri hakkında kendilerine beliğ müessir söz söyle

Erhan Aktaş

Allah, bu kimselerin kalplerinde olanı biliyor. Onlara aldırma, onlara öğüt ver ve onlara kendilerini etkileyici söz söyle.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah, bu kimselerin kalplerinde olanı biliyor. Onlara aldırma, onlara öğüt ver ve onlara kendilerini etkileyici söz söyle.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah, bu kimselerin kalplerinde olanı biliyor. Onlara aldırma, onlara öğüt ver ve onlara etkileyici söz söyle.

Fizilal-il Kuran

Allah onların kalplerindeki kötü duyguları iyi bilir. Onlara aldırış etme, öğüt ver, kendileri hakkında içlerine işleyecek etkili sözler söyle onlara.

Gültekin Onan

İşte bunların, Tanrı kalplerinde olanı bilmektedir. O halde sen onlardan yüz çevir, onlara öğüt ver ve onlara nefslerine ilişkin açık ve etkileyici söz söyle.

Hamdi Döndüren

İşte bunlar, kalplerindekini Allah’ın bildiği kimselerdir. O halde, sen onları kendi başlarına bırak; ama yine de kendilerine, etkileyici söz söyleyerek öğüt ver!

Hasan Basri Çantay

İşte bunlar! Allah öyle kimselerin kalblerinde olanı bilir. Artık onlardan yüz çevir, onlara öğüd ver, onlara kendilerine dair çok müessir söz (ler) söyle.

Hasib Asutay

(Resulüm!) Onlar Allah'ın kalplerindekini bildiği kimselerdir. Onlara aldırma, (28) kendilerine öğüt ver (29), onlara kendileri hakkında etkili söz(ler) söyle. (28. Laflarına inanma.) (29. Böyle iki yüzlülük yapmamaları hakkında.)

Hayrat Neşriyat

İşte onlar, Allah’ın kalblerinde olan (nifâk)ı bildiği kimselerdir; öyleyse onlardan yüz çevir, kendilerine nasîhat et ve onlara kendileri hakkında te’sirli söz söyle!

İbni Kesir

Onlar öyle kimsler ki; kalblerindekini Allah bilir. Sen onlara aldırma da öğüt ver. Haklarında te'sirli sözler söyle.

Mehmet Okuyan

Onlar, kalplerindekini Allah’ın bildiği kişilerdir. Onlardan yüz çevir! Kendilerine öğüt ver ve onlara, kendileri hakkında etkili söz söyle!

Muhammed Esed

Ama Allah onların kalplerindeki her şeyi bilir; o halde kendi hallerine bırak onları, öğüt ver ve onlarla durumları hakkında etraflıca konuş!

Mustafa İslamoğlu

Ama Allah, onların kalplerindeki her şeyi bilir. Şu halde onları kendi hallerine bırak; onlara öğüt ver ve içine düştükleri durumu net bir biçimde açıkla.

Ömer Nasuhi Bilmen

Onlar o kimselerdir ki, Allah Teâlâ onların kalplerinde ne olduğunu bilir. Artık onlardan çekin ve onlara öğüt ver ve onlara nefisleri hakkında müessir söz söyle.

Ömer Öngüt

Onlar Allah'ın, kalplerindekini bildiği kimselerdir. Onlara aldırma, kendilerine öğüt ver ve içlerine tesir edecek güzel sözler söyle.

Suat Yıldırım

Allah onların kalplerinde ne var, ne yok pek iyi biliyor. Onun için sen onlara aldırma, fakat kendilerine öğüt ver ve onlara kendilerine dair, içlerine işleyecek beliğ sözler söyle.

Süleyman Ateş

Allah onların kalblerinde olanı bilir. Onlara aldırma, onlara öğüt ver ve onların içlerine işleyecek güzel söz seyle!

Süleymaniye Vakfı

Onlar var ya onlar! Onların kalplerinde olanı Allah bilir. Onlara karşı mesafeli ol, ama yine de öğüt ver. Onların içlerine işleyecek etkili sözler söyle.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlar var ya onlar! Onların kalplerinde olanı Allah bilir. Onlara karşı dikkatli ol, öğüt ver. Onların içlerine işleyecek etkili sözler söyle.

Şaban Piriş

İşte bunlar, Allah'ın kalplerinde ne olduğunu bildiği kimselerdir. Öyleyse, onlardan yüz çevir, onlara öğüt ver ve onlara içlerinde olanla ilgili açık ve etkileyici söz söyle.

Tefhim-ul Kuran

İşte bunların, Allah kalplerinde olanı bilmektedir. O halde sen, onlardan yüz çevir, onlara öğüt ver ve onlara nefislerine ilişkin açık ve etkileyici söz söyle.

Ümit Şimşek

Onların kalplerinde olanı Allah biliyor. Sen onlara aldırma, onlara öğüt ver ve kendileri hakkında, durumlarına uygun ve anlayabilecekleri şekilde etkili söz söyle.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah bunların kalplerindekini biliyor. Artık aldırma onlara; öğüt ver kendilerine ve öz benlikleri hakkında etkili sözler söyle onlara.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlar o kəslərdir ki, Allah onların qəlblərində olanı bilir. Elə isə onlardan üz döndər, onlara öyüd-nəsihət ver və özləri barədə onlara təsir göstərə biləcək söz söylə.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onlar elə şəxslərdir ki, Allah onların ürələrindəkini (yaxşı) bilir. (Ya Rəsulum!) Sən onlardan üz çevir, onlara öyüd ver və onlara özləri haqqında təʼsirli söz de!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Gott weiß, was diese Menschen in ihren Herzen verbergen. Kümmere dich nicht um ihr Gerede! Belehre sie und rede mit Worten auf sie ein, die sie erreichen!

Almanca — Der Edle Quran

Das sind diejenigen, von denen Allah weiß, was in ihren Herzen ist. So wende dich von ihnen ab, ermahne sie und sag zu ihnen über sie selbst eindringliche Worte.

Almanca — M. A. Rassoul

Diese sind es, von denen Allah wohl Bescheid weiß, was in ihren Herzen ist. So wende dich von ihnen ab und ermahne sie und sprich zu ihnen über sie selbst ein eindringliches Wort.

Almanca — Muhammad Zaidan

Diese sind diejenigen, über deren Herzen ALLAH Bescheid weiß, so wende dich von ihnen ab, ermahne sie und sage ihnen bezogen auf sie selbst aufrüttelnde Worte!

English (26)

Abdel Khalek Himmat

These and such persons are they upon whom wickedness prevails; Allah is 'Alimun of the irreverence mustering to their hearts. Therefore, disregard O Muhammad what they say and exhort them and discourse them on practical divinity by words piercing their ears, their hearts and their feelings and touching their innermost being.

Abdul Haleem

God knows well what is in the hearts of these people, so ignore what they say, instruct them, and speak to them about themselves using penetrating words.

Abdullah Yusuf Ali

Those men,-Allah knows what is in their hearts; so keep clear of them, but admonish them, and speak to them a word to reach their very souls.

Abul A'la Maududi

As for them, Allah knows what is in their hearts. Leave them alone, admonish them, and say to them penetrating words about themselves.

Aisha Bewley

Allah knows what is in such people’s hearts so turn away from them and warn them and speak to them with words that take effect.

Al-Hilali & Khan

They (hypocrites) are those of whom Allâh knows what is in their hearts; so turn aside from them (do not punish them) but admonish them, and speak to them an effective word (i.e. to believe in Allâh, worship Him, obey Him, and be afraid of Him) to reach their innerselves.

Ali Quli Qarai

They are the ones whom Allah knows as to what is in their hearts. So let them alone, and advise them, and speak to them concerning themselves far-reaching words.

Amatul Rahman Omar

It is they of whom Allâh knows what is in their hearts. So turn aside from them, and admonish them and speak to them with regard to their ownselves an effective word.

Arthur John Arberry

Those -- God knows what is in their hearts; so turn away from them, and admonish them, and say to them penetrating words about themselves.

Bijan Moeinian

God exactly knows what their true belief is. Keep distance from them but continue inviting them to the right path may they be guided.

E. Henry Palmer

These, God knows what is in their hearts. Turn thou away from them and admonish them, and speak to them into their souls with a searching word.

Edip-Layth

These are a people whom God knows what is in their hearts, so do not mind them; advise them, and speak to their persons with a clear saying.

George Sale

God knoweth what is in the hearts of these men; therefore let them alone, and admonish them, and speak unto them a word which may affect their souls.

Hamid S. Aziz

These people - Allah knows the secrets of their heart. Turn you away from them and admonish them, and speak to them words to reach their souls (or about their souls).

Mahmoud Ghali

Those (are they) whom Allah knows whatever is in their hearts; so veer away from them, and admonish them, and say to them consummate words (Literally: saying) about themselves.

Marmaduke Pickthall

Those are they, the secrets of whose hearts Allah knoweth. So oppose them and admonish them, and address them in plain terms about their souls.

Mohamed Ahmed - Samira

The secrets of the hearts of these people are well known to God. So leave them alone, and counsel them and speak to them eloquent words that would touch their very souls.

Muhammad Asad

As for them - God knows all that is in their hearts; so leave them alone, and admonish them, and speak unto them about themselves in a gravely search­ing manner:

Mustafa Khattab

˹Only˺ Allah knows what is in their hearts. So turn away from them, caution them, and give them advice that will shake their very souls.

Progressive Muslims

These are a people whom God knows what is in their hearts, so turn away from them and advise them, and speak to their souls with a clear saying.

Sahih International

Those are the ones of whom Allah knows what is in their hearts, so turn away from them but admonish them and speak to them a far-reaching word.

Sam Gerrans

Those are they of whom God knows what is in their hearts; turn thou away from them; but admonish thou them, and speak thou to them concerning their souls an effective word.

Shabbir Ahmed

Allah knows what is in their hearts. Ignore their attitude, enlighten them and speak to them in plain terms with full understanding of their viewpoints.

Syed Vickar Ahamed

Those men— (the hypocrites) are the ones whom Allah knows what is in their hearts; So keep away from them, but warn them, and speak to them a word that reaches their very souls.

Taqi Usmani

Those are the ones Allah knows what is in their hearts. So, ignore them, and give them good counsel, and speak to them about themselves in appealing words.

The Monotheist Group

These are a people whom God knows what is in their hearts, so turn away from them and advise them, and say to them in their souls a clear saying.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ha ew, ên ku Xwedê bi ya di dilê wan de dizane, êdî guhê xwe nede wan, li wan şîret bike û ji wan re di kûrahiya nefsa wan de gotineke bi tesîr bibêje.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Dat zijn zij van wie God weet wat er in hun harten is. Wend je van hen af en vermaan hen en zeg doeltreffende woorden tot hen over henzelf.

Hollandaca — Salomo Keyzer

God weet, wat in de harten dier menschen is verborgen; laat hen daarom alleen. Waarschuw hen en richt een woord tot hen, opdat hunne zielen daarvan worden doordrongen.

Hollandaca — Siregar

Zij zijn diegenen waarvan Allah weet zich wat in hun harten bevindt. Wendt je van hun (zonden) af en onderricht hen en spreekt tot hen indrukwekkende woorden.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Такие, это – те, о которых знает Аллах, что у них в сердцах [о лицемерии, которое они скрывают]. Отвернись же (о, Пророк) от них и увещай их [предупреждай об опасности того, чего они придерживаются], и говори им о них самих слово убедительное!

Rusça — Osmanov

Аллах знает, что у них в сердцах. Так остерегайся их, но увещевай и обращай к ним убедительные речи.