Kendi işledikleri yüzünden başlarına bir musibet geldiği, sonra da "Biz iyilik etmek ve uzlaştırmaktan başka bir şey istememiştik" diye Allah'a yemin ederek sana geldikleri zaman halleri nasıl olur?
فَكَيْفَ اِذَٓا اَصَابَتْهُمْ مُصِيبَةٌ بِمَا قَدَّمَتْ اَيْدِيهِمْ ثُمَّ جَٓاؤُ۫كَ يَحْلِفُونَ بِاللّٰهِ اِنْ اَرَدْنَٓا اِلَّٓا اِحْسَانًا وَتَوْفِيقًا
fe keyfe iƶā eSābethum muSībetun bimā ḳaddemet eydīhim ṧumme cā'ūke yeHlifūne bi(a)llahi in eradnā illā iHsānen ve tevfīḳan
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Elleriyle hazırladıkları bir felâkete uğrayınca da halleri nice olur? Sonra sana gelirler Allah'a yemin ederek ve biz, ancak iyilik etmek, ara bulmak istedik diyerek.
Abdulkadir Gölpınarlı
Elleriyle hazırladıkları bir felâkete uğrayınca da halleri nice olur? Sonra sana gelirler Allahʼa yemin ederek ve biz, ancak iyilik etmek, ara bulmak istedik diyerek.
Adem Uğur
Elleriyle yaptıkları yüzünden başlarına bir felâket gelince hemen, biz yalnızca iyilik etmek ve arayı bulmak istedik, diye yemin ederek sana nasıl gelirler!
Ahmed Hulusi
Nasıl da, elleriyle yaptıkları yüzünden kendilerine musibet geldiğinde, hemen "Billahi bizim iyilikten ve tevfikten başka amacımız yoktu" derler.
Ahmet Tekin
Daha önce yaptıkları kötülükler, işledikleri günahlar yüzünden başlarına bir felâket gelince, cezaya maruz kaldıklarında, nasıl da sana gelirler. Allah’a yeminler ederek: 'Biz sadece iyilik etmek, müslümanlara hizmette bulunmak ve uyum sağlamak istedik' derler.
Ahmet Varol
Kendi elleriyle işlediklerinden dolayı başlarına bir bela geldiğinde nasıl oluyor da sana gelip: 'Biz iyilik ve uzlaştırmadan başka bir şey amaçlamamıştık' diye Allah'a yemin ediyorlar?
Ali Bulaç
Öyleyse, nasıl olur da, kendi ellerinin sundukları sonucu, onlara bir musibet isabet eder, sonra sana gelerek: "Kuşkusuz, biz iyilikten ve uzlaştırmaktan başka bir şey istemedik" diye Allah'a yemin ederler?
Ali Fikri Yavuz
Ellerinin yaptığı (kötü âmel) yüzünden başlarına bir musibet geldiği vakit halleri nasıl olur? Sonra (özür dilemek veya Ömer’in öldürdüğü münafık’ın diyetini istemek için) sana gelip Allah’a yemin ederler ki: “-Bizim maksadımız ancak güzel bir şekilde iki hasmın arasını uzlaştırmaktı.”
Ali Rıza Safa
Bundan sonra, kendi yaptıkları yüzünden başlarına bir yıkım geldiğinde nasıl olacak? Sonra, sana gelip, "İyilikten ve uzlaştırmaktan başka bir şey istemedik!" diyerek, Allah'ın üzerine yemin ediyorlar.
Bayraktar Bayraklı
Elleriyle yaptıkları yüzünden başlarına bir felaket gelince hemen, "Biz yalnızca iyilik etmek ve arayı bulmak istedik" diye yemin ederek, sana nasıl gelirler!
Bekir Sadak
Baslarina kendi islediklerinden oturu bir musibet cattiginda sana gelip: Biz, «Iyilik etmek ve uzlastirmaktan baska bir sey istemedik» diye de nasil Allah'a yemin ederler?
Celal Yıldırım
işlediklerinin karşılığı olarak kendilerine bir musîbet dokununca nasıl da çok geçmeden sana gelip iyilik etmekten ve ara bulmaktan başka bir şey istemedik, diye Allah ile yemin ederler.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Öyleyse nasıl olur da önceden yapıp ettikleri yüzünden başlarına bir felâket gelince hemen “Biz yalnızca iyilik etmek ve arayı bulmak istedik” diye yemin ederek sana gelirler!
Diyanet İşleri
Kendi işledikleri yüzünden başlarına bir musibet geldiği, sonra da "Biz iyilik etmek ve uzlaştırmaktan başka bir şey istememiştik" diye Allah'a yemin ederek sana geldikleri zaman halleri nasıl olur?
Diyanet İşleri (eski)
Başlarına kendi işlediklerinden ötürü bir musibet çattığında sana gelip: 'Biz, iyilik etmek ve uzlaştırmaktan başka bir şey istemedik' diye de nasıl Allah'a yemin ederler?
Diyanet Vakfi
Elleriyle yaptıkları yüzünden başlarına bir felâket gelince hemen, biz yalnızca iyilik etmek ve arayı bulmak istedik, diye yemin ederek sana nasıl gelirler!
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Ya nasıl, elleriyle yaptıkları yüzünden başlarına bir felaket gelince, hemen sana geldiler de: «Biz sadece iyilik etmek ve arayı bulmak istedik.» diye Allah'a yemin ediyorlar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ya kendi yaptıkları yüzünden başlarına bir felaket geldiği zaman durumları nasıl olur? Sonra gelmişler bir de sana: "Vallahi, muradımız sırf bir iyilik yapmak ve ara bulmaktan ibaretti." diye yemin ediyorlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ya ellerinin yaptığı yüzünden başlarına bir musıbet geldiği zaman nasıl? sonra gelmişler de sana "billahi muradımız sırf bir iyilik yapmak ve ara bulmaktan ibaret idi" diye yemin ediyorlar
Erhan Aktaş
Kendi elleriyle yaptıklarından dolayı, onlara bir musibet isabet edince, sana gelerek: "Biz yalnızca iyilik etmek ve arayı bulmaktan başka bir şey istemedik." diye nasıl da Allah'a yemin ediyorlar.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Kendi elleriyle yaptıklarından dolayı, onlara bir musibet isabet edince, sana gelerek: "Biz yalnızca iyilik etmek ve arayı bulmaktan başka bir şey istemedik." diye nasıl da Allah'a yemin ediyorlar.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Kendi elleriyle yaptıklarından dolayı, onlara bir bela isabet edince, sana gelerek: "Biz yalnızca iyilik etmek ve arayı bulmaktan başka bir şey istemedik." diye nasıl da Allah'a yemin ediyorlar.
Fizilal-il Kuran
Peki, nasıl oluyor da kendi elleri ile işledikleri kötülük yüzünden başlarına bir musibet gelince sana koşarak 'Biz sadece iyilik yapmak, uzlaşma sağlamak istemiştik' diye Allah adına yemin ederler.
Gültekin Onan
Öyleyse, nasıl olur da, kendi ellerinin sundukları sonucu, onlara bir musibet isabet eder, sonra sana gelerek "Kuşkusuz, biz iyilikten ve uzlaştırmaktan başka bir şey istemedik" diye Tanrı'ya yemin ederler?
Hamdi Döndüren
Başlarına, kendi yaptıklarından dolayı bir musibet gelince de sana gelip, “Biz, iyilik etmekten ve uzlaştırmaktan başka bir şey istememiştik!” diyerek, nasıl da Allah’a yemin ediyorlar!
Hasan Basri Çantay
Önce elleriyle (ihtiyarlariyle) yapdıkları (fenalıklar) yüzünden onlara bir bela çatdığı zaman (halleri) nice olur? (Onlar böyle bir felakete uğradıkdan) sonra "Biz iyilikden ve ara bulmakdan başka bir şey arzu etmedik" diye, Allaha andederek, sana geleceklerdir.
Hasib Asutay
Elleriyle yaptıklarından ötürü kendilerine bir musibet gelince halleri nice olur? Sonra da sana gelip 'Biz iyilik etmek ve uzlaştırmaktan başka bir şey istemedik' diye Allah'a yemin ederler.
Hayrat Neşriyat
Peki ellerinin evvelce işlediği (günahlar) yüzünden başlarına bir musîbet geldiği zaman (hâlleri) nasıl olacak? Sonra (bir de) sana gelip: '(Biz) ancak iyilik etmek ve arayı bulmak istedik' diye Allah’a yemîn ediyorlar!
İbni Kesir
Kendi işledikleri yüzünden başlarına bir musibet geldiğinde, nasıl hemen sana geldiler de; gayemiz sadece bir iyilik etmek ve ara bulmaktan ibaret idi, diye yemin ediyorlar.
Mehmet Okuyan
Elleriyle yaptıkları yüzünden başlarına bir musibet gelince, “Sadece iyilik ve uzlaştırma istedik.” diye (yalan yere) Allah'a yemin ederek nasıl da hemen sana gelirler!
Muhammed Esed
Fakat bu dünyada yaptıkları yüzünden (Hesap Günü) başlarına felaket geldiğinde ne olacak (onların hali); o zaman sana gelip Allaha yeminle, "Bizim niyetimiz, iyilik yapmak ve uyum sağlamaktan başka bir şey değildi" (diyecekler)?
Mustafa İslamoğlu
Fakat, önceden yaptıkları yüzünden başlarına öngöremedikleri bir musibet gelirse ne olacak halleri? Sonra sana gelecekler, Allah adına yeminle "bizim amacımız sadece iyilik yapmak ve uyumu sağlamaktı" (diyecekler).
Ömer Nasuhi Bilmen
Ya onlara kendi ellerinin evvelce yaptığı şey sebebiyle bir musibet isabet ettiği zaman (halleri) nasıl olacak? Sonra da sana gelirler, «Biz başka değil, ancak iyilik etmek ve ara bulmak istedik,» diye Allah Teâlâ'ya yemin ederler
Ömer Öngüt
Ellerinin yaptığının cezası olarak başlarına bir felaket gelince, (onların halleri) nice olur? Sonra sana gelirler de: “Biz yalnızca iyilik etmek ve arayı bulmak istedik. ” diye Allah'a yemin ederler.
Suat Yıldırım
Fakat işlediklerinin cezası olarak başlarına bir musîbet geldiği zaman ne olur? Onlar hemen sana gelir, yemin billah ederek "Vallahi maksadımız sırf iyilik yapmak ve ara bulmaktan ibaret idi." derler.
Süleyman Ateş
Ya nasıl, elleriyle yaptıkları (kötülükler) yüzünden başlarına bir felaket gelince, hemen sana gelirler: "Biz sadece iyilik etmek ve uzlaştırmak istedik." diye Allah'a yemin ederler?
Süleymaniye Vakfı
Kendi elleriyle yaptıkları yüzünden başlarına bir iş geldiğinde halleri ne olur? O zaman sana gelip Allah'a yemin ederek "Biz sadece iyilik yapmak ve arayı bulmak istemiştik." derler.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Kendi elleriyle yaptıkları yüzünden başlarına bir iş geldiğinde halleri ne olacak? O zaman sana gelip Allah'a yemin ederek diyecekler ki "Biz sadece iyilik etmek ve arayı bulmak istemiştik."
Şaban Piriş
Öyleyse, nasıl olur da, kendi elleriyle işlediklerine karşılık bir musibete uğrayınca sana gelip Allah'a yemin ederek "Biz, iyilikten ve uyum sağlamaktan başka bir şey istemedik." diyorlar?
Tefhim-ul Kuran
Öyleyse, nasıl olur da, kendi ellerinin sundukları sonucu, onlara bir musibet isabet eder, sonra sana gelerek: «Kuşkusuz, biz iyilikten ve uzlaştırmaktan başka bir şey istemedik» diyen Allah'a yemin ederler?
Ümit Şimşek
Fakat kendi elleriyle hazırladıkları bir belâ başlarına geldiği zaman, nasıl oluyor da sana gelip 'Bizim iyilik edip ara bulmaktan başka bir maksadımız yoktu' diye Allah'a yemin ediyorlar?
Yaşar Nuri Öztürk
Peki, nasıl oluyor da ellerinin hazırladıkları yüzünden başlarına bir musibet çöktüğünde, sana gelip, "Biz sadece iyilik yapmak, barıştırmak istedik!" diye Allah'a yeminler ediyorlar!
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Öz əlləri ilə törətdikləri əməllərə görə onlara müsibət üz verdikdən sonra sənin yanına gəlib: “Biz ancaq yaxşılıq etmək və mübahisə edənləri barışdırmaq istədik!”– deyə Allaha and içdikdə onların halı necə olacaq?
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Bəs etdikləri əməllərin cəzası olaraq başlarına bir müsibət gəldiyi zaman (onların halı) necə olacaq? Sonra onlar sənin yanına gəlib: ″Biz yalnız yaxşılıq etmək və (iddiaçılar arasında) barışıq yaratmaq istədik″, - deyərək Allaha and içəcəklər.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Wie würde es ihnen ergehen, wenn eine Plage sie wegen ihrer Untaten heimsuchte? Sie würden dich dann aufsuchen und dir bei Gott schwören: ʺWir wollten nichts anderes als das Gute und das Versöhnliche.ʺ
Almanca — Der Edle Quran
Aber wie (ist es), wenn sie ein Unglück trifft für das, was ihre Hände vorausgeschickt haben, und sie hierauf zu dir kommen und bei Allah schwören: ʺWir wollten (es) ja nur gut machen und Einklang herstellenʺ?
Almanca — M. A. Rassoul
Aber wie, wenn ein Unheil sie trifft für die früheren Werke ihrer Hände, dann kommen sie zu dir und schwören bei Allah: ʺWir wollten es ja nur gut machen und (zwischen ihnen) schlichten.ʺ
Almanca — Muhammad Zaidan
Und wie wird es sein, wenn ein Unglück sie heimsucht aufgrund dessen, was sie eigenhändig getan haben, dann sie zu dir kommen und schwören im Namen ALLAHs: ʺWir wollten nichts anderes außer Gutem und Versöhnlichemʺ?!
English (26)
Abdel Khalek Himmat
And so, how will it be if and when they are befallen with a misfortune or wedded to a calamity in consequence of what their wrongful and unclean hands. have committed! There and then they shall betake themselves to you making a solemn declaration with an appeal to Allah that they meant nothing but peace upon earth and concord and good will unto men.
Abdul Haleem
If disaster strikes them because of what they themselves have done, then they will come to you, swearing by God, ‘We only wanted to do good and achieve harmony.’
Abdullah Yusuf Ali
How then, when they are seized by misfortune, because of the deeds which they hands have sent forth? Then their come to thee, swearing by Allah: "We meant no more than good-will and conciliation!"
Abul A'la Maududi
But what happens when some misfortune visits them because of their own misdeeds? Then, they come to you swearing by Allah, saying: 'We wanted nothing but to do good and to bring about conciliation (between the two parties)'.
Aisha Bewley
How will it be when a disaster strikes them because of what they have done, and then they come to you swearing by Allah: ‘We desired nothing but good and reconciliation’?
Al-Hilali & Khan
How then, when a catastrophe befalls them because of what their hands have sent forth, they come to you swearing by Allâh, "We meant no more than goodwill and conciliation!"
Ali Quli Qarai
But how will it be when an affliction visits them because of what their hands have sent ahead? Then they will come to you, swearing by Allah: ‘We desired nothing but benevolence and comity. ’
Amatul Rahman Omar
Then how is it that when a calamity befalls them because of their own misdoings they come to you swearing by Allâh (saying), `We meant nothing but to do good and (to effect) concord and reconciliation?'
Arthur John Arberry
How shall it be, when they are visited by an affliction for what their own hands have forwarded, then they come to thee swearing by God, 'We sought only kindness and conciliation'?
Bijan Moeinian
When they are afflicted by a distress, caused by their own deeds, they come to you swear by God that [by not obeying the Lord’s laws and referring to none-Devine source of references] they had the best intention of the world!
E. Henry Palmer
How then when there befalls them a mischance through what their hands have sent on before? then will they come to you, and swear by God, 'We meant naught but good and concord. '
Edip-Layth
Why then, when a tragedy befalls them for what their hands have brought forth do they come to you swearing by God that they only wanted to do good and reconcile?
George Sale
But how will they behave when a misfortune shall befall them, for that which their hands have sent before them? Then will they come unto thee, and swear by God, saying, if we intended any other, than to do good, and to reconcile the parties.
Hamid S. Aziz
How then when there befalls them a misfortune through their own actions? Then will they come to you, and swear by Allah, "We meant naught but good and concord (harmony, reconciliation). "
Mahmoud Ghali
So (how will it be) when an affliction alights upon (Literally: afflicts) them for what their hands have forwarded? Thereafter they come to you swearing by Allah, " "Decidedly we willingly intend (nothing) except fairness and successful conciliation.
Marmaduke Pickthall
How would it be if a misfortune smote them because of that which their own hands have sent before (them)? Then would they come unto thee, swearing by Allah that they were seeking naught but harmony and kindness.
Mohamed Ahmed - Samira
How shall it be when they suffer misfortunes for their own misdeeds? Then they will come to you swearing by God and saying: "We wish for nothing but good and amity. "
Muhammad Asad
But how [will they fare] when calamity befalls them [on the Day of Judgment] because of what they have wrought in this world - whereupon they will come to thee, swearing by God, "Our aim was but to do good, and to bring about harmony"?
Mustafa Khattab
How ˹horrible˺ will it be if a disaster strikes them because of what their hands have done, then they come to you swearing by Allah, "We intended nothing but goodwill and reconciliation."
Progressive Muslims
Why then, when a tragedy befalls them for what their hands have brought forth do they come to you swearing by God that they only wanted to do good and reconcile
Sahih International
So how [will it be] when disaster strikes them because of what their hands have put forth and then they come to you swearing by Allah, "We intended nothing but good conduct and accommodation. "
Sam Gerrans
How will it be when calamity befalls them because of what their hands have sent ahead? Then will they come to thee, swearing by God: “We intended only good conduct and success!”
Shabbir Ahmed
They feel ashamed when wrong decisions and judgments hurt them for their own doings. Then they come to you (O Messenger), swearing that they went to others with good and noble intentions.
Syed Vickar Ahamed
How then, when they are seized by misfortune, because of the deeds which are the acts of their own hands? Then they come to you, swearing by Allah: "We only meant good-will and conciliation!"
Taqi Usmani
But, how (apologetic) they are when they suffer a calamity because of the acts of their own hands, and they come to you swearing by Allah, "We meant nothing but to promote good and bring about harmony."
The Monotheist Group
Why then, when disaster befalls them for what their hands have delivered, do they come to you swearing by God that they only wanted to do good and reconcile?
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Comment (agiront-ils) quand un malheur les atteindra, à cause de ce quʹils ont préparé de leurs propres mains? Puis ils viendront alors près de toi, jurant par Allah: ʺNous nʹavons voulu que le bien et la réconciliationʺ.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Êdî ma çawa tu li wan şaş namînî? Dema musîbetek bi sedema kirinên wan tê serê wan, di cih de têne cem te û (ji te re) bi Xwedê sond dixwin û dibêjin ku me her qencî û lihevhatin xwestiye!
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
En hoe is het dan als hen onheil treft voor wat hun handen tevoren gedaan hebben en als zij dan tot jou komen, terwijl zij bij God zweren: ʺWij wensten alleen maar goed te doen en gunstig te stemmenʺ?
Hollandaca — Salomo Keyzer
Maar wat zullen zij doen, aan welke, als een gevolg van het werk hunner eigen handen, een groot ongeluk zal overkomen? Zij zullen tot u komen en bij God zweren, dat zij slechts het goede en de eendracht verlangen.
Hollandaca — Siregar
En hoe is het dan wanneer een ramp hen trof door wat hun handen gedaan hebben? Dan komen zij naar jou toe, zij zweren bij Allah: ʺWij wilden slechts goed doen en een goede verzoening!ʺ
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
А как же бывает, когда постигает их [тех лицемеров] несчастье за то, что уготовали их руки [за содеянные грехи], а потом они приходят к тебе (о, Пророк), (оправдываясь и) клянясь Аллахом: «Мы (этим поступком) хотели только благого и примирение (между спорящими)?»
Rusça — Osmanov
А как они ведут себя, когда их постигает беда за то, что совершили они собственными руками? Они после этого приходят к тебе, клянутся Аллахом [и говорят]: ʺМы хотели только добра и согласияʺ.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Och om de drabbas av en motgång på grund av sina (egna) handlingar, kommer de till dig och försäkrar vid Gud: ʺVi ville bara göra gott och jämka samman (olika åsikter)ʺ.