Kendilerine Kitap'tan bir nasip verilmiş olanları görmüyor musun? Onlar "cibt"e ve "tağut"a inanıyorlar. İnkar edenler için de, "Bunlar, iman edenlerden daha doğru yoldadır" diyorlar.

اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذِينَ اُو۫تُوا نَصِيبًا مِنَ الْكِتَابِ يُؤْمِنُونَ بِالْجِبْتِ وَالطَّاغُوتِ وَيَقُولُونَ لِلَّذِينَ كَفَرُوا هٰٓؤُ۬لَٓاءِ اَهْدٰى مِنَ الَّذِينَ اٰمَنُوا سَبِيلًا

e lem tera ilā (e)lleƶīne ūtū neSīben mine l-kitābi yu'minūne bi l-cibti ve T-Tāğūti ve yeḳūlūne li(e)lleƶīne keferū hā'ulā'i ehdā mine (e)lleƶīne āmenū sebīlen

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اَلَمْe lem
2تَرَteraر ا يgörmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir). tara'ni - tara fiili ve ni zamirinden oluşan bileşik kelime - sen beni görürsün. badi al-ra'yi - yüzeysel görüş sahibi, dış görünüş, ilk düşünce, görünüşte, uygun değerlendirme olmadan. ra'yal'ain - çıplak gözle görmek, görsel yargı. ri'yun - dış görünüş, gösteriş yapmak. ru'ya - görüntü rüya. a'lam tara - işte! bak! ri'aun - ikiyüzlülük, gösteriş, görünmek için. tara'a - birbirini görmek, değerlendirmek, birbirinin görüş alanına girmek. yura'una - ikiyüzlüce aldatırlar, sahte bir görünüm takınarak.görmedin mi?
3اِلَىilā
4الَّذِينَ(e)lleƶīnekendilerine
5اُو۫تُواūtūا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmekverilenleri
6نَصِيبًاneSībenن ص بSabitlemek, yükseltmek/kurmak/tesis etmek, düşmanlık/husumetle hareket etmek, bir şeyi yere koymak, yorgun/bitkin, zorluk/sıkıntı/üzüntü çekmek, nasiba - özen göstermek, çalışmak/emek vermek, ısrarlı olmak.bir pay
7مِنَmine-tan
8الْكِتَابِl-kitābiك ت بyazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey, kayıt/defter/belge, kutsal kitap, yazar/katip/sekreter, ordu/asker kuvveti, kuvvetKitap-
9يُؤْمِنُونَyu'minūneا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaninanıyorlar
10بِالْجِبْتِbi l-cibtiج ب تPut/tapılan nesne/put adı. Bir putun adı. Allah yerine tapılan her şey. İçinde hiçbir hayır olmayan şey/kimse. Falcı/büyücü/şeytan/iblis. Şeytandan.cibt'e: Allah'tan başka ibadet edilen şeylere (kahinlere, mabudlara, putlara, ...vs. bâtıl olan her şeye)
11وَالطَّاغُوتِve T-Tāğūtiط غ يaşmak, taşmak, yayılmak, yörüngesinden çıkmak, sınırı aşmak, başıboş, yükselmek, taşmak, kudurmuş olmak, sapmak, meraklı olmamak, yaramaz, dinsiz, zorba, aşırı, isyankâr, aşırı derecede fena, kabalık, haksızlık, dinsizlik, isyan, şiddetli gök gürültüsü ve şimşek fırtınası, patlama, kötülük güçleri, kötülüğe sürüklemek, çok cesur olmak, inatçı direniş, aşırı derecede itaatsiz, ölçüsüz, yozlaşmış, dağın tepesi veya üst kısmı, put/şeytan, kötülüğün kaynağıve tağut'a
12وَيَقُولُونَve yeḳūlūneق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveleve diyorlar
13لِلَّذِينَli(e)lleƶīneiçin
14كَفَرُواkeferūك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaretinkar edenler
15هٰٓؤُ۬لَٓاءِhā'ulā'ibunlar
16اَهْدٰىehdāه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.daha doğru
17مِنَmine-den
18الَّذِينَ(e)lleƶīnekimseler-
19اٰمَنُواāmenūا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaninanan(lar)
20سَبِيلًاsebīlenس ب لyol, yöntem, araç, vesile, geçit, patika, yollar, çare, olanak, sebepyol, yol bulma, yolda(dırlar)

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Görmez misin, kendilerine kitaptan bir pay verilenler, puta, şeytan'a inanırlar da kâfirler için bunlar derler, inananlara nispetle daha doğru yolda.

Abdulkadir Gölpınarlı

Görmez misin, kendilerine kitaptan bir pay verilenler, puta, şeytanʼa inanırlar da kâfirler için bunlar derler, inananlara nispetle daha doğru yolda.

Adem Uğur

Kendilerine Kitap'tan nasip verilenleri görmedin mi? Putlara ve bâtıla (tanrılara) iman ediyorlar, sonra da kâfirler için: "Bunlar, Allah'a iman edenlerden daha doğru yoldadır" diyorlar!

Ahmed Hulusi

Kendilerine hakikat bilgisinden bir nasip verilenleri görüyor musun? Cibt'e (kendisinde kuvvet vehmedilen put) ve Tağut'a (şeytani güçler) iman ediyorlar ve hakikati inkar edenlere, "Bunlar iman edenlerden daha doğru yolda" diyorlar.

Ahmet Tekin

Bu mükemmel kutsal kitaptaki bir kısım emir ve hükümleri uygulamakla sorumlu tutulan ehl-i kitap âlimlerini görmüyor musun? Putlaştırılmış, hiçbir hayrı olmayan heykellere; putlaştırılmış, zalim, azgın diktatörlere, idarelere şeytanî güçlere, tağuta inanıyorlar. Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, kâfirler için: 'Bunlar, iman edenlerden, mü’minlerden daha doğru yoldadırlar' diyorlar.

Ahmet Varol

Kendilerine Kitap'tan bir nasip verilenleri görmüyor musun ki, saçmalığa ve puta inanıyorlar ve inkar edenler hakkında: 'Bunlar, iman edenlerden daha doğru yoldadırlar' diyorlar.

Ali Bulaç

Kendilerine kitaptan bir pay verilenleri görmedin mi? Onlar, tağuta ve cibt'e inanıyorlar ve diğer inkar edenler için: "Bunlar, iman edenlerden daha doğru bir yoldadır" diyorlar.

Ali Fikri Yavuz

Şu, kendilerine okuyup yazmaktan biraz nasib verilenlere bakmaz mısın? Kendileri, ruhlu ve ruhsuz putlara inanıyorlar da küfredenler için: “- Bunlar iman edenlerden daha doğru bir yoldadır” diyorlar.

Ali Rıza Safa

Kitaptan bir pay verilenleri görmedin mi? Kutsallaştırdıkları kişileresimgelere ve katışıksız dini kirletmek için uğraşanlara inanıyorlar ve nankörlük edenler için, "Bunlar, inananlardan daha doğru yoldalar!" diyorlar.

Bayraktar Bayraklı

Kendilerine kitabın/Tevrat'ın bilgisi verilenleri görmedin mi? Putlara ve batıla iman ediyorlar; sonra da kafirler için, "Bunlar, Allah'a iman edenlerden daha doğru yoldadır" diyorlar.

Bekir Sadak

Kendilerine kitap verilmis olanlarin, puta ve seytana kanip, inkar edenlere: «Bunlar, inananlardan daha dogru yoldadirlar» dediklerini gormedin mi?

Celal Yıldırım

Şu kendilerine kitaptan azçok bir pay verilenleri görmedin mi? Cibt ve Tâğût (put ve benzeri bâtıl tanrılarla inanıyorlar ve inkarcılar için de, «Bunlar şu imân eden (Müslüman mü'min)lerden yolca daha doğrudurlar!» diyorlar.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Kendilerine kitaptan nasip verilenleri görmedin mi? Putlara ve bâtıla iman ediyorlar, sonra da kâfirler için “Bunlar Allah’a iman edenlerden daha doğru yoldadır” diyorlar.

Diyanet İşleri

Kendilerine Kitap'tan bir nasip verilmiş olanları görmüyor musun? Onlar "cibt"e ve "tağut"a inanıyorlar. İnkar edenler için de, "Bunlar, iman edenlerden daha doğru yoldadır" diyorlar.

Diyanet İşleri (eski)

Kendilerine kitap verilmiş olanların, puta ve şeytana kanıp, inkar edenlere: 'Bunlar, inananlardan daha doğru yoldadırlar' dediklerini görmedin mi?

Diyanet Vakfi

Kendilerine Kitap'tan nasip verilenleri görmedin mi? Putlara ve bâtıla (tanrılara) iman ediyorlar, sonra da kâfirler için: «Bunlar, Allah'a iman edenlerden daha doğru yoldadır» diyorlar!

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

«Şu kendilerine kitaptan (okuma yazmadan) bir nasib verilmiş olanları görmüyor musun! Onlar puta ve şeytana inanıyorlar. Ve Allah'ı tanımayanlara, «Bunlar, müminlerden daha doğru yoldadır.» diyorlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Şu kendilerine okuyup yazmaktan biraz nasip verilmiş olanları görmüyor musun? Put ve şeytanlara inanıyorlar da Allah'ı tanımayanlara: "Bunlar, müminlerden daha doğru yoldalar." diyorlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bakmaz mısın şu kendilerine okuyub yazmaktan biraz nasıb verilmiş olanlara? Cibt-ü taguta inanıyorlar da Allahı tanımıyanlara bunlar mü'minlerden yolca daha doğru diyorlar

Erhan Aktaş

Kendilerine Kitap'tan bir pay verilenleri görmüyor musun? Cipte ve Tağuta inanıyorlar ve Kafirler için: "Bunlar, İman Edenlerden daha doğru yoldadırlar." diyorlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kendilerine kitaptan bir pay verilenleri görmüyor musun? Cipte ve Tağuta inanıyorlar ve Kafirler için: "Bunlar, iman edenlerden daha doğru yoldadırlar." diyorlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Kendilerine kitaptan bir pay verilenleri görmüyor musun? Cipte ve Tağuta inanıyorlar ve gerçeği yalanlayan nankörler için: "Bunlar, iman edenlerden daha doğru yoldadırlar." diyorlar.

Fizilal-il Kuran

Şu kendilerine kitaptan bir pay verdiklerimizi görmüyor musun? Bunlar puta ve tağut'a (şeytana) inanırlar ve kâfirler hakkında 'Bunların yolu müminlerin yolundan daha doğrudur' derler.

Gültekin Onan

Kendilerine kitaptan bir pay verilenleri görmedin mi? Onlar tağuta ve cibte inanıyorlar ve diğer kafirler için: "Bunlar inananlardan daha doğru bir yoldadır" diyorlar.

Hamdi Döndüren

Kendilerine kitaptan pay verilenleri görmedin mi? Putlara ve batıla (taguta) iman ediyorlar, sonra da kâfirler için, “Bunlar, Allah’a iman edenlerden daha doğru yoldadır.” diyorlar!

Hasan Basri Çantay

Bakmadın mı şu kendilerine kitabdan biraz nasıyb verilenlere? kendileri haça, şeytana inanıyorlar, diğer küfredenler için de: "Bunlar iman edenlerden daha doğru bir yoldadır" diyorlar.

Hasib Asutay

Kendilerine kitaptan bir pay verilenleri görmedin mi? Puta ve tağuta (25) inanıyorlar ve inkâr edenler için 'Bunlar müminlerden daha doğru yoldadır' diyorlar. (25. Tağut, put ve şeytana dendiği gibi, Allah'ın hükmünü tanımayanlara da denir.)

Hayrat Neşriyat

Kendilerine kitabdan bir nasib verilenleri görmedin mi? Putlara ve tâğûta (Allah’ın yerine koydukları şeylere) inanıyorlar ve inkâr edenler için: 'Bunlar îmân edenlerden daha doğru bir yoldadır' diyorlar.

İbni Kesir

Kendilerine kitab verilmiş olanların puta ve tağut'a inanıp, küfredenlere: Bunlar mü'minlerden daha doğru yoldadırlar, dediklerini görmedin mi?

Mehmet Okuyan

Kitaptan kendilerine bir pay verilenleri (kitap ehlini) görmedin mi? Putlara ve tâğûta (sahte ilahlara) iman ediyorlar ve kâfir olanlar için “Bunlar, (Allah’a) iman edenlerden daha doğru yoldadır.” diyorlar!

Muhammed Esed

Kendilerine ilahi kelamdan bir pay verildiği halde (şimdi) asılsız muammalara ve şeytani güçlere inananların ve hakikati inkara şartlanmış olanların, müminlerden daha doğru yolda olduklarını iddia edenleri görmüyor musun?

Mustafa İslamoğlu

Kendilerine vahiyden bir pay verilenleri görmüyor musun? Eşya ve olaylarda uğur ve uğursuzluk olduğuna ve tağuta inanıyorlar ve kafirlerin mü'minlerden daha doğru yolda olduğunu iddia ediyorlar.

Ömer Nasuhi Bilmen

Görmedin mi o kendilerine kitaptan bir nâsip verilmiş kimseleri ki, Cibt ve Tâğût'a imân ediyorlar ve kâfirler için, «Bunlar mü'minlerden daha doğru bir yoldadırlar,» deyiveriyorlar.

Ömer Öngüt

Kendilerine kitap verilmiş olanları görmedin mi? Bâtıl ilâhlara ve Tâğut'a inanıyorlar. Sonra da kâfirler için: “Bunlar inananlardan daha doğru yoldadır. ” diyorlar.

Suat Yıldırım

Baksana o kendilerine kitaptan bir nasip verilenlere! Putlara, kâhinlere, şeytanlara, ne kadar batıl varsa hepsine iman ediyorlar ve yetmezmiş gibi, bir de kalkıp kâfirler hakkında "Onlar, Müslümanlardan daha doğru yoldadır" diyorlar!

Süleyman Ateş

Kendilerine Kitaptan bir pay verilenleri görmedin mi? (Baksana onlar) cibt ve tağut'a inanıyorlar ve inkar edenler için: "Bunlar, inananlardan daha doğru yoldadır" diyorlar.

Süleymaniye Vakfı

Allah'ın kitabından nasiplendirilmiş (bilgi verilmiş) olanları görmedin mi? Hayırsızlara ve tağutlara inanıp güveniyor, kafirler için de şöyle diyorlar: "Bunların yolu, müminlerin yolundan daha doğrudur."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah'ın Kitabı'ndan bilgi sahibi olanları görmedin mi? Putlara ve azgınlara güveniyorlar da ayetleri görmezlikte direnenleri (kafirleri) memnun etmek için "Bunların yolu, müslümanların yolundan daha doğrudur." diyorlardı.

Şaban Piriş

Kitaptan bir nasip verilenleri görmüyor musun? Cibt ve tağuta inanıyorlar da kafirler için şöyle diyorlar: "Onlar, iman edenlerden daha doğru bir yoldadır."

Tefhim-ul Kuran

Kendilerine Kitap'tan bir pay verilenleri görmedin mi? Onlar cibt ve tağuta inanıyorlar ve inkâr edenlere: «Bunlar inananlardan daha doğru yoldadır» diyorlar.

Ümit Şimşek

Görmedin mi kendilerine kitaptan bir nasip verilenleri ki, bâtıl ilâhlara ve tâğuta iman ediyorlar; bir de, inkâr edenler için, 'Bunlar iman edenlerden daha doğru bir yolda' diyorlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Görmedin mi şu kendilerine Kitap'tan bir pay verilmiş olanları? Puta, tağuta inanıyorlar; küfre batmışlar için, "Bunlar inananlardan daha doğru yoldadır!" diyorlar.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Kitabdan pay verilmiş kəsləri görmədinmi? Özləri cibtə və tağuta inanmaqla yanaşı hələ bir kafirlər üçün də: “Bunlar möminlərdən daha doğru yoldadırlar”– deyirlər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ya Rəsulum!) Kitabdan (Tövratdan və ya yazıb-oxumaqdan) bir pay (az bir şey) verilənləri (yəhudiləri) görmürsənmi? Onlar Cibt və Tağuta (bu adda iki bütə, yaxud Cibt adlı bütə və Tağut deyilən Şeytana) inanır və kafirlər üçün də: ″Bunlar möʼminlərdən daha doğru yoldadırlar″, - deyirlər.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wie seltsam sind die Menschen, denen etwas von der Schrift zugekommen ist und die trotzdem an Hexerei und den Bösen glauben und meinen, die Ungläubigen seien rechtgeleiteter als die Gläubigen.

Almanca — Der Edle Quran

Siehst du nicht jene, denen ein Teil der Schrift gegeben wurde? Sie glauben an Zauberei und falsche Götter und sagen von denen, die ungläubig sind: ʺDiese da sind eher auf dem rechten Weg geleitet als die Gläubigen.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Hast du nicht jene gesehen, denen ein Teil der Schrift gegeben wurde? Sie glauben an Zauberei und Götzen, und sie sagen von den Ungläubigen: ʺSie sind in der Lehre besser geleitet als die Gläubigen.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Hast du etwa nicht diejenigen gesehen, denen ein Teil der Schrift gegeben wurde, wie sie den Iman an Adsch-dschibt und At-taghut bekunden und zu denjenigen, die Kufr betrieben haben, sagen: ʺDiese sind rechtgeleiteter in der Lebensweise als diejenigen, die den Iman verinnerlicht haben.ʺ?!

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Have you not seen O Muhammad into the irreverent disposition of those who had their share of the Book and of divine knowledge -Ahl AL-Kitab- how they are strongly disposed to believe in falsehood rendering idolatrous worship to idols, priests, necromancers and to the Devil, and regard the infidels with admiration and consider them the guide - posts of faith when compared to those who took Providence their guide!

Abdul Haleem

Do you not see how those given a share of the Scripture, [evidently] now believe in idols and evil powers? They say of the disbelievers, ‘They are more rightly guided than the believers.’

Abdullah Yusuf Ali

Hast thou not turned Thy vision to those who were given a portion of the Book? they believe in sorcery and Evil, and say to the Unbelievers that they are better guided in the (right) way Than the believers!

Abul A'la Maududi

Have you not seen those to whom a portion of the Book was given? They believe in baseless superstitions and taghut (false deities), and say about the unbelievers that they are better guided than those who believe.

Aisha Bewley

Do you not see those who were given a portion of the Book having iman in idols and false gods and saying to those who are kafir, ‘These people are better guided on their path than the muminun’?

Al-Hilali & Khan

Have you not seen those who were given a portion of the Scripture? They believe in Jibt and Tâghût [1] and say to the disbelievers that they are better guided as regards the way than the believers (Muslims).

Ali Quli Qarai

Have you not regarded those who were given a share of the Book believing in idols and the Rebels and saying of the pagans: ‘These are better guided on the way than the faithful’?

Amatul Rahman Omar

Have you not considered the case of those who were given a portion of the Scripture? They believe in nonsense things devoid of good and follow those who transgress, and they say of those who disbelieve, `These are better guided in the (right) way than those who believe (in Islam). '

Arthur John Arberry

Hast thou not regarded those who were given a share of the Book believing in demons and idols, and saying to the unbelievers, 'These are more rightly guided on the way than the believers'?

Bijan Moeinian

Have you noticed how those who have got only a portion of the Divine Book believe in sorcery and magic? Such people then declare that disbelievers are better than the believers (The Jewish rabies had declared that the idol worshippers of the time were better than the Muslims!)

E. Henry Palmer

Do ye not see those to whom a portion of the Book has been given? They believe in Gibt and Taghut, and they say of those who misbelieve, 'These are better guided in the way than those who believe. '

Edip-Layth

Did you not see those who were given a portion of the book, they trust superstition and aggression, and they say of the ingrates, "Those are better guided than these who acknowledged the path."

George Sale

Hast thou not considered those to whom part of the scripture hath been given? They believe in false gods and idols, and say of those who believe not, these are more rightly directed in the way of truth, than they who believe on Mohammed.

Hamid S. Aziz

Do you not see those to whom a portion of the Book has been given? They believe in Gibt and Taghut (Idols and False Deities, vain things, sorcery, superstition), and they say of those who disbelieve, "These are better guided in the way than those who believe. "

Mahmoud Ghali

Have you not regarded (how) the ones to whom was brought an assignment of the Book believe in Jibt and Taghût (Two idols that were worshiped by the pagan Arabs) and say to (the ones) who have disbelieved, "These are more (rightly) guided on the way than the ones who have believed. "

Marmaduke Pickthall

Hast thou not seen those unto whom a portion of the Scripture hath been given, how they believe in idols and false deities, and how they say of those (idolaters) who disbelieve: "These are more rightly guided than those who believe"?

Mohamed Ahmed - Samira

Have you not seen those who were given a portion of the Book, who believe in false deities and evil powers, and say of unbelievers: "These are better guided than those who believe. "

Muhammad Asad

Art thou not aware of those who, having been granted their share of the divine writ, [now] believe in baseless mysteries and in the powers of evil, and maintain that those who are bent on denying the truth are more surely guided than those who have attained to faith?

Mustafa Khattab

Have you ˹O Prophet˺ not seen those who were given a portion of the Scriptures yet believe in idols and false gods and reassure the disbelievers[1] that they are better guided than the believers?

Progressive Muslims

Did you not see those who were given a portion of the Scripture, they believe in witchcraft and evil, and they say to those who disbelieved: "You are better guided than those who believed the path. "

Sahih International

Have you not seen those who were given a portion of the Scripture, who believe in superstition and false objects of worship and say about the disbelievers, "These are better guided than the believers as to the way"?

Sam Gerrans

Hast thou not considered those given a portion of the Writ, believing in fictions and idols, and saying of those who ignore warning: “These are better guided in the path than those who heed warning”?

Shabbir Ahmed

Are you not aware of those who after receiving their share of the Book (Qur'an) believe in JIBT (baseless mysteries, magic, future-telling, astrology, clairvoyance, evil eye, good and bad omens, amulets, dreams and prophecies, palm-reading, soothsaying, superstitions of all kind, jinn-possession of people, exorcism, blowing verses and senseless words on people or in food and drink, counting names on rosaries) and they believe in TAGHOOT (the evil humans who try to play God with their tyranny or with their religious exploitation as priests and monks, mullahs and sufis of any religion)? And then they claim that they, the deniers (of the Qur'an) are better guided than the believers in the Book!

Syed Vickar Ahamed

Have you not taken a look at those who were given a portion of the Book? They believe in magic and evil, and say to the disbelievers that they are better guided in the (right) way than the believers!

Taqi Usmani

Have you not seen those who have been given a share from the Book? They believe in Jibt and Tāghūt and say concerning those who disbelieve, "They are better guided in their way than those who believe."

The Monotheist Group

Did you not see those who were given a portion of the Book, they believe in sorcery and evil, and they say to those who rejected: "You are better guided than those who believed the path."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Nʹas-tu pas vu ceux-là, à qui une partie du Livre a été donnée, avoir foi à la magie (gibt) et au Tâghhoût, et dire en faveur de ceux qui ne croient pas: ʺCeux-là sont mieux guidés (sur le chemin) que ceux qui ont cruʺ?

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ma tu li wan ên ku parek ji kitêbê ji wan re hatiye dayîn nanêrî ku bi cipt û taxûtî (çi qas kesên serxweveçûyî) baweriyê tînin û ji yên kafir re dibêjin: Ha (hûn) ev ên ha ji wan ên ku bawerî anîne rasterêtir in!

Hollandaca (2)

Hollandaca — Salomo Keyzer

Hebt gij hen niet opgemerkt, die, na een deel van de schrift te hebben ontvangen, aan valsche goden en afgoden gelooven, en die den ongetrouwen zeggen, dat zij een meer waren weg dan de geloovigen volgen.

Hollandaca — Siregar

Heb jij degenen niet gezien die een gedeelte van de Schrift gegeven was? Zij geloven in de Djibt en de Thaghôet en zij zeggen tegen degenen die ongelovig zijn (over zichzelf): ʺZij zijn degenen die een betere Weg volgen dan degenen die geloven.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Разве ты (о, Пророк) не видел тех, которым дарована часть из Писания [иудеев, у которых лишь только часть знания из настоящей Торы], – они веруют в идола и лжебога [сатане и тем, кому поклоняются помимо Аллаха] и говорят о тех, которые стали неверующими: «Эти – вернее путем, чем те, которые уверовали».

Rusça — Osmanov

Разве ты не думал о тех, которым дана часть Писания? Они веруют в Джибта и Тагута и говорят о неверующих, что они на более верном пути, чем те, которые следуют по истинному пути.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Har du inte lagt märke till hur de som (tidigare) fått ta emot något av uppenbarelsen nu tror på allehanda mysterier och trolldom och hyllar ondskans makter? De säger att de som förnekar sanningen har fått bättre vägledning än de troende.