Bak, Allah'a karşı nasıl yalan uyduruyorlar. Apaçık bir günah olarak bu yeter.

اُنْظُرْ كَيْفَ يَفْتَرُونَ عَلَى اللّٰهِ الْكَذِبَ وَكَفٰى بِهِ اِثْمًا مُبِينًا

unZur keyfe yefterūne ǎlā (a)llahi l-keƶibe ve kefā bihi iṧmen mubīnen

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اُنْظُرْunZurن ظ رgörmek, bakmak, göz atmak, gözlemlemek, seyretmek, düşünmek, değerlendirmek, dinlemek, sabırlı olmak, beklemek, tefekkür etmek, mühlet vermek, ertelemek, incelemek, nezaket göstermek, araştırmak, derinlemesine bakmak, şefkat göstermek. nazara - sevgiyle bakmak, şaşırtmak, göz kamaştırmakbak
2كَيْفَkeyfeك ي فNasıl, ne şekilde, ne suretle, ne biçimde, ne tarzda, ne durumda, ne haldenasıl
3يَفْتَرُونَyefterūneف ر يKesmek/bölmek/yarmak, iftira atmak, (yalan) uydurmak.uyduruyorlar
4عَلَىǎlākarşı
5اللّٰهِ(a)llahiAllah'a
6الْكَذِبَl-keƶibeك ذ بYalan söylemek, gerçek olmayan şeyleri söylemek, uydurma bir yalan söylemek, bir yalan ileri sürmek, bir yalan anlatmak, bir yalan söylemek, yanlış olmak, kesilmek, aldatmak, beklentileri boşa çıkarmak.yalan
7وَكَفٰىve kefāك ف يYeterli olmak, yetmek.ve yeter
8بِهِbihibu (onlara)
9اِثْمًاiṧmenا ث مSuç/günah işlemek veya yalan söylemek. İsm - günah, suç, suçluluk, kötülük, yalan, iyi davranışları engelleyen her şey, zararlı, kişiyi cezaya müstahak kılan her şey, zihni kötü bir şey olarak rahatsız eden her şey, yasadışı. Asam - kötülüğün cezası, karşılık. Asim - kötülük yapan, günah işleyen. Asim - kötü kişi. Te'sim - suç isnadıbir günah olarak
10مُبِينًاmubīnenب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübinapaçık

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Hele bak, Allah'a nasıl iftirâ ediyor, ona yalan isnat ediyorlar ve yeter bu apaçık suç onlara.

Abdulkadir Gölpınarlı

Hele bak, Allahʼa nasıl iftirâ ediyor, ona yalan isnat ediyorlar ve yeter bu apaçık suç onlara.

Adem Uğur

Bak, nasıl da Allah üzerine yalan uyduruyorlar; apaçık bir günah olarak bu (onlara) yeter!

Ahmed Hulusi

Bak nasıl yalanla Allah'a iftira ediyorlar! Bundan daha açık suç olmaz!

Ahmet Tekin

İbret nazarıyla bak, nasıl da, Allah adına yalan uyduruyorlar. Bile bile işlenmiş âşikâr bir günah olarak bu onlara yeter.

Ahmet Varol

Onların Allah'a karşı nasıl yalan uydurduklarına bak! Bu, apaçık bir günah olarak yeter.

Ali Bulaç

Allah'a karşı nasıl yalan uyduruyorlar, bir bak. Bu, apaçık bir günah olarak yeter.

Ali Fikri Yavuz

Bak! Allah’a karşı nasıl yalan uyduruyorlar! Bu yanlış inançları, açık bir günah olarak (onlara) yeter.

Ali Rıza Safa

Allah hakkında yalanlar söyleyerek, nasıl iftira ediyorlar bak? Apaçık bir suç olarak bu yeter.

Bayraktar Bayraklı

Bak, nasıl da Allah üzerine yalan uyduruyorlar; iğrenç bir günah olarak bu onlara yeter!

Bekir Sadak

Allah'a nasil yalan yere iftira ettiklerine bir bak. Bu, apacik bir gunah olarak yeter. *

Celal Yıldırım

Bak, Allah'a karşı nasıl yalan uyduruyorlar! Açık günah olarak bu yeter.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Bak, nasıl da Allah üzerine yalan uyduruyorlar! Apaçık bir günah olarak bu yeter.

Diyanet İşleri

Bak, Allah'a karşı nasıl yalan uyduruyorlar. Apaçık bir günah olarak bu yeter.

Diyanet İşleri (eski)

Allah'a nasıl yalan yere iftira ettiklerine bir bak. Bu, apaçık bir günah olarak yeter.

Diyanet Vakfi

Bak, nasıl da Allah üzerine yalan uyduruyorlar; apaçık bir günah olarak bu (onlara) yeter!

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Bak nasıl da Allah'a yalan uyduruyorlar. Apaçık bir günah olarak bu yeter.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bak, Allah'a karşı nasıl yalan uyduruyorlar! Bu apaçık bir günah olarak yeter!

Elmalılı Hamdi Yazır

Bak Allaha karşı nasıl yalan uyduruyorlar, açık günah da bu yeter

Erhan Aktaş

Bak! Nasıl Allah adına yalan uyduruyorlar. Apaçık bir günah olarak bu yeter.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bak! Nasıl Allah adına yalan uyduruyorlar. Apaçık bir günah olarak bu yeter.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bak! Nasıl Allah adına yalan uyduruyorlar. Apaçık bir günah olarak bu yeter.

Fizilal-il Kuran

Baksana Allah'a karşı nasıl yalan uyduruyorlar? Bu tek başına yeterli bir apaçık günahtır.

Gültekin Onan

Tanrı'ya karşı nasıl yalan uyduruyorlar, bir bak. Bu, apaçık bir günah olarak yeter.

Hamdi Döndüren

Allah hakkında nasıl yalan uydurduklarına bir bak! Bu, ona apaçık bir günah olarak yetmez mi?

Hasan Basri Çantay

Bak, Allaha karşı nasıl olmadık yalan düzüyorlar? Bu, apaçık bir günah olmak bakımından, (onlara) yeter.

Hasib Asutay

Bak! Allah'a karşı nasıl yalan uyduruyorlar! Apaçık bir günâh olarak bu (onlara) yeter.

Hayrat Neşriyat

Bak, nasıl Allah’a karşı yalan uyduruyorlar! Hâlbuki apaçık bir günah olarak bu(onlara) yeter!

İbni Kesir

Bir bak; Allah'a karşı nasıl yalan uyduruyorlar? Apaçık bir günah olarak bu, yeter.

Mehmet Okuyan

Bak, nasıl da Allah’a yalan uyduruyorlar! Apaçık bir günah olarak bu (onlara) yeter!

Muhammed Esed

Bak, kendi uydurduklarını nasıl da Allaha isnat ediyorlar? Bundan daha açık bir günah olamaz.

Mustafa İslamoğlu

Bak, kendi uydurduklarını nasıl da Allah'a atıyorlar? (Onların pek de temiz olmadıklarına) bu aşikar günah yeter.

Ömer Nasuhi Bilmen

Bak Allah Teâlâ'ya karşı nasıl yalan uyduruyorlar. Bu açık bir günah olmak için kâfidir.

Ömer Öngüt

Bak! Nasıl da Allah'a yalan yere iftira ediyorlar. Apaçık bir günah olarak bu yeter!

Suat Yıldırım

Bak nasıl da Allah adına yalan uydurup O’na iftira ediyorlar! Bu da, onlara belli bir günah olarak fazlasıyla yeter!

Süleyman Ateş

Bak nasıl Allah'a yalan uyduruyorlar. Apaçık bir günah olarak bu (onlara) yeter.

Süleymaniye Vakfı

Baksana o yalanı /şirki nasıl da Allah'a mal ediyorlar! Açık bir günah olarak bu onlara yeter.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Baksana, kendi yalanlarını nasıl da Allah'a mal ediyorlar! Açık bir günah olarak bu onlara yeter.

Şaban Piriş

Allah'a karşı nasıl yalan uydurduklarına bak, bu, apaçık bir günah olarak yeter.

Tefhim-ul Kuran

Allah'a karşı nasıl yalan düzüp uyduruyorlar, bir bak. Bu, apaçık bir günah olarak yeter.

Ümit Şimşek

Bir bak, nasıl da Allah adına yalan uyduruyorlar! Bu kadarı, apaçık bir günah olarak onlara yeter.

Yaşar Nuri Öztürk

Bir bak, nasıl yalan düzüp iftira ediyorlar Allah'a! Açık günah olarak bu yeter.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Bax, necə də Allaha qarşı yalan uydururlar. Bu, açıq-aşkar günah sayılmaq üçün kifayət edər!

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Sən onların Allaha qarşı necə yalan uydurduqlarına bax! Bu, açıq-aşkar bir günah olaraq kifayətdir!

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Sieh, wie sie sich Lügen gegen Gott erlauben! Das ist fürwahr eine offenkundige Sünde.

Almanca — Der Edle Quran

Schau, wie sie gegen Allah Lügen ersinnen! Das (allein schon) genügt als deutliche Sünde.

Almanca — M. A. Rassoul

Schau, wie sie Lügen gegen Allah erdichten. Und das allein genügt als offenkundige Sünde.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Look how they forge lies against Allah and criminally relate to Him falsehood which is enough to be sin personified.

Abdul Haleem

See how they invent lies about God, this in itself is a flagrant sin!

Abdullah Yusuf Ali

Behold! how they invent a lie against Allah! but that by itself is a manifest sin!

Abul A'la Maududi

See how they forge lies about Allah! This in itself is a manifest sin.

Aisha Bewley

Look how they invent lies against Allah. That suffices as an outright felony.

Al-Hilali & Khan

Look, how they invent a lie against Allâh, and enough is that as a manifest sin.

Ali Quli Qarai

Look, how they fabricate lies against Allah! That suffices for a flagrant sin.

Amatul Rahman Omar

Behold! how they forge lies against Allâh, and sufficient is that as a very flagrant sin (to prove their sinfulness).

Arthur John Arberry

Consider how they forge falsehood against God; and that suffices for a manifest sin;

Bijan Moeinian

See how they fabricate lies about God (by saying that they are chosen and blessed by God). This sine is enough to show what kind of sinners they are.

E. Henry Palmer

Behold, how they devise against God a lie, and that is manifest sin enough.

Edip-Layth

See how they invent upon God the lies; is that not enough as a clear sin?

George Sale

Behold, how they imagine a lie against God; and therein is iniquity sufficiently manifest.

Hamid S. Aziz

Behold, how they devise lies against Allah, and that is manifest sin enough.

Mahmoud Ghali

Look how they fabricate lies against Allah, and that suffices for an evident vice.

Marmaduke Pickthall

See, how they invent lies about Allah! That of itself is flagrant sin.

Mohamed Ahmed - Samira

See how they fabricate lies about God, which is a clear sin.

Muhammad Asad

Behold how they attribute their own lying inventions to God - than which there is no sin more obvious.

Mustafa Khattab

See how they fabricate lies against Allah—this alone is a blatant sin.

Progressive Muslims

See how they invent upon God the lies; is that not enough as a clear sin

Sahih International

Look how they invent about Allah untruth, and sufficient is that as a manifest sin.

Sam Gerrans

See thou how they invent lies about God; and it suffices as an obvious sin.

Shabbir Ahmed

See, how the claimants to spiritual purity deceive people by inventing lies against Allah. That is sufficient to flagrantly drag them down in humanity.

Syed Vickar Ahamed

Look! How they invent a lie against Allah! But that by itself is clearly a sin!

Taqi Usmani

See how they fabricate a lie against Allah, and it is enough to be an open sin.

The Monotheist Group

See how they invent lies about God! And that is enough as a clear sin.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Regarde comme ils inventent le mensonge à lʹencontre dʹAllah. Et çà, cʹest assez comme péché manifeste!

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Ya Muhemmed!) De binêre, çawa li ser (navê) Xwedê bi derewî bêbextiyan dikin û ev gunehkariya aşkera besî wan e.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Kijk hoe zij over God leugens verzinnen; dat is genoeg als duidelijke zonde.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Ziet, hoe zij een leugen tegen God bedenken. Dat is genoeg voor een duidelijke zonde,

Hollandaca — Siregar

Ziet hoe zij de leugen tegen Allah verzinnen, on (dat) is op zichzelf genoeg als een duidelijke zonde.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Посмотри (о, Пророк), как они измышляют на Аллаха ложь! И довольно в этом (измышлении) явного греха!

Rusça — Osmanov

Посмотри, как они возводят поклеп на Аллаха! И нет явного греха больше этого!

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Se hur de sätter ihop lögner om Gud - detta är i sig en uppenbar synd.