Ey iman edenler! Allah'a, Peygamberine, Peygamberine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba iman edin. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkar ederse, derin bir sapıklığa düşmüş olur.

يَاأَيُّهَا الَّذِينَ اٰمَنُٓوا اٰمِنُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِهِ وَالْكِتَابِ الَّذِي نَزَّلَ عَلٰى رَسُولِهِ وَالْكِتَابِ الَّذِي اَنْزَلَ مِنْ قَبْلُ وَمَنْ يَكْفُرْ بِاللّٰهِ وَمَلٰٓئِكَتِهِ وَكُتُبِهِ وَرُسُلِهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ فَقَدْ ضَلَّ ضَلَالًا بَعِيدًا

yā eyyuhā (e)lleƶīne āmenū āminū bi(a)llahi ve rasūlihi ve l-kitābi elleƶī nezzele ǎlā rasūlihi ve l-kitābi elleƶī enzele min ḳablu ve men yekfur bi(a)llahi ve melāiketihi ve kutubihi ve rusulihi ve l-yevmi l-āḣiri fe ḳad Delle Delālen beǐyden

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1يَاأَيُّهَاyā eyyuhāEY/HEY/AH SİZ!
2الَّذِينَ(e)lleƶīnekimseler
3اٰمَنُٓواāmenūا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaninanan(lar)
4اٰمِنُواāminūا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaninanın
5بِاللّٰهِbi(a)llahiAllah'a
6وَرَسُولِهِve rasūlihiر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risaleve Elçisine
7وَالْكِتَابِve l-kitābiك ت بyazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey, kayıt/defter/belge, kutsal kitap, yazar/katip/sekreter, ordu/asker kuvveti, kuvvetve Kitaba
8الَّذِيelleƶīo ki
9نَزَّلَnezzeleن ز لinmek, aşağı gelmek, olaylara rastlamak, bir yere inip konmak, bir yerde konakmak. indirmek, gönderme. Bir misafir için hazırlanan şey, ikametgah, hediye. Konak, mevki. Aşağı indirmek, göndermek. Aşağı inme, vahiy, düzenli derleme, kademeli vahiy.indirdi
10عَلٰىǎlā
11رَسُولِهِrasūlihiر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risaleElçisine
12وَالْكِتَابِve l-kitābiك ت بyazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey, kayıt/defter/belge, kutsal kitap, yazar/katip/sekreter, ordu/asker kuvveti, kuvvetve Kitaba (inanın)
13الَّذِيelleƶīo ki
14اَنْزَلَenzeleن ز لinmek, aşağı gelmek, olaylara rastlamak, bir yere inip konmak, bir yerde konakmak. indirmek, gönderme. Bir misafir için hazırlanan şey, ikametgah, hediye. Konak, mevki. Aşağı indirmek, göndermek. Aşağı inme, vahiy, düzenli derleme, kademeli vahiy.indirdi
15مِنْmin
16قَبْلُḳabluق ب لkabul etmek/almak/karşılamak/razı olmak, birisiyle karşılaşmak/buluşmak, karşı koymak/karşılaştırmak/dengelemek/tazmin etmek, ön taraf (12:26), onaylamak, lütfetmekdaha öncekilere
17وَمَنْve menve kim
18يَكْفُرْyekfurك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaretinkar ederse
19بِاللّٰهِbi(a)llahiAllah'ı
20وَمَلٰٓئِكَتِهِve melāiketihiم ل كHükmetmek/emretmek/saltanat sürmek, muktedir olmak/yapabilmek, kontrol etmek, güç/yetki/otorite, kral/hükümdar, krallık/hükümdarlık.ve meleklerini
21وَكُتُبِهِve kutubihiك ت بyazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey, kayıt/defter/belge, kutsal kitap, yazar/katip/sekreter, ordu/asker kuvveti, kuvvetve Kitaplarını
22وَرُسُلِهِve rusulihiر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risaleve onun resulleri
23وَالْيَوْمِve l-yevmiي و مGün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyecive gününü
24الْاٰخِرِl-āḣiriا خ رgeri çekilmek, gerilemek/geri dönmek/çekilmek, ertelemek/geciktirmek/ertelemek/ertelemek, son/arka kısımahiret
25فَقَدْfe ḳadmuhakkak
26ضَلَّDelleض ل لYanlış yola saptı, sapmış, yolunu şaşırmış. Doğru yoldan sapmış. Doğru yolu kaçırmış veya kaybetmiş. Bir şeyi kaybetmiş ve yerini bilmiyor. Şaşırmış ve doğru yolu görememiş.sapıtmıştır
27ضَلَالًاDelālenض ل لYanlış yola saptı, sapmış, yolunu şaşırmış. Doğru yoldan sapmış. Doğru yolu kaçırmış veya kaybetmiş. Bir şeyi kaybetmiş ve yerini bilmiyor. Şaşırmış ve doğru yolu görememiş.sapıklıkla
28بَعِيدًاbeǐydenب ع دsonra, ardından, ardından gelen, uzaklık, öteye, bir şeyin ardından, geçiş, uzak olmak, geçmek, gecikmeuzak bir

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ey inananlar, inanın Allah'a ve Peygamberine ve Peygamberine indirdiği kitaba ve evvelce inen kitaba ve kim Allah'a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine ve âhiret gününe inanmazsa şüphe yok ki doğru yoldan pek uzak kalmış, tamamıyla sapıtmış gitmiştir.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ey inananlar, inanın Allahʼa ve Peygamberine ve Peygamberine indirdiği kitaba ve evvelce inen kitaba ve kim Allahʼa, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine ve âhiret gününe inanmazsa şüphe yok ki doğru yoldan pek uzak kalmış, tamamıyla sapıtmış gitmiştir.

Adem Uğur

Ey iman edenler! Allah'a, Peygamberine, Peygamberine indirdiği Kitab'a ve daha önce indirdiği kitaba iman (da sebat) ediniz. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve kıyamet gününü inkâr ederse tam manasıyle sapıtmıştır.

Ahmed Hulusi

Ey iman edenler, "B" harfinin işaret ettiği anlam ile iman edin Allah'a, O'nun Rasulüne, Rasulüne inzal ettiği (El Esma mertebesinden bilincine) gibi daha öncekilere de inzal etmiş olduğu hakikat bilgisine. . . Kim Esma'sıyla her şeyi yaratmış olan Allah'a, O'nun melaikesine (Esma'nın işaret ettiği manaların açığa çıkan kuvvelerine), O'nun Kitaplarına (inzal etmiş olduğu hakikat bilgisine), O'nun Rasullerine ve gelecekteki sonsuz yaşam sürecine kafirlik ederse (inkar ederse), gerçekten çok uzak bir inanç bozukluğuna sapmıştır.

Ahmet Tekin

Ey iman nimetine kavuşanlar, Allah’a, Rasûlüne, Rasûlüne bölüm bölüm indirdiği kitaba, Kur’ân’a, daha önce indirdiği kitaplara hakkıyla iman edin. Kim Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, Rasullerini, son günü, âhiret gününü inkâr ederse, tamamen başına buyruk hareket ederek büsbütün hak yoldan uzaklaşmış, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercih etmiş olur.

Ahmet Varol

Ey iman edenler! Allah'a, peygamberine, peygamberine indirmiş olduğu Kitab'a ve daha önce indirmiş olduğu Kitab'a iman edin. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkar ederse uzak bir sapıklığın içine düşmüştür.

Ali Bulaç

Ey iman edenler, Allah'a, elçisine, elçisine indirdiği kitaba ve bundan önce indirdiği kitaba iman edin. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, elçilerini ve ahiret gününü inkar ederse, şüphesiz uzak bir sapıklıkla sapıtmıştır.

Ali Fikri Yavuz

Ey mü’minler! Allah’a, Peygamberine ve Peygamberine indirdiği Kur’an’a, daha önce indirdiği kitaplara olan imanınızda devamlı bulunun. Kim Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve âhiret gününü inkâr ederse, muhakkak hidayetten uzak bir sapıklığa düşmüştür.

Ali Rıza Safa

Ey inanca çağırılanlar! Allah'a, O'nun elçisine, elçisine indirdiği Kitap'a ve daha önce indirdiği Kitap'a inanın. Allah'ı, O'nun meleklerini, O'nun kitaplarını, O'nun elçilerini ve Sonsuz Yaşam Günü'nü kim inkar ederse, olmadık bir sapkınlıkla sapmıştır.

Bayraktar Bayraklı

Ey iman edenler! Allah'a, Peygamberi'ne, ona indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba iman ediniz. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve kıyamet gününü inkar ederse tam anlamıyla sapıtmıştır.

Bekir Sadak

Ey Inananlar! Allah'a, Peygamberine, peygamberine indirdigi Kitap'a ve daha once indirdigi Kitap'a inanmakta sebat gosterin. Kim Allah'i, meleklerini, kitablarini, peygamberlerini ve ahiret gununu inkar ederse, suphesiz derin bir sapikliga sapmistir.

Celal Yıldırım

Ey imân edenler! Allah'a, Peygamberine, Peygambere indirdiği Kitab'a, daha önce indirdiği Kitab'a imân edin (imânınızda sabit ve dâim kalın). Kim Allah'ı, meleklerini, kitabını, peygamberlerini, Âhiret gününü inkâr edip (tanımazlıkta bulunursa), gerçekten uzak bir sapmayla (doğru yoldan) sapmıştır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Ey iman edenler! Allah’a, peygamberine, peygamberine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba iman edin. Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve âhiret gününü inkâr eden kimse iyice sapıtmıştır.

Diyanet İşleri

Ey iman edenler! Allah'a, Peygamberine, Peygamberine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba iman edin. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkar ederse, derin bir sapıklığa düşmüş olur.

Diyanet İşleri (eski)

Ey İnananlar! Allah'a, Peygamberine, Peygamberine indirdiği Kitap'a ve daha önce indirdiği Kitap'a inanmakta sebat gösterin. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününu inkar ederse, şüphesiz derin bir sapıklığa sapmıştır.

Diyanet Vakfi

Ey iman edenler! Allah'a, Peygamberine, Peygamberine indirdiği Kitab'a ve daha önce indirdiği kitaba iman (da sebat) ediniz. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve kıyamet gününü inkâr ederse tam manasıyle sapıtmıştır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ey iman edenler! Allah'a, Peygamberine, Peygamberine indirdiği Kitab'a, ve daha önce indirdiği kitaba iman edin. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkâr ederse sapıklığın en koyusuna düşmüş olur.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ey iman edenler, Allah'a, peygamberine, peygamberine indirdiği kitaba, daha önce indirdiği kitaba da iman edin! Kim Allah'a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine ve ahiret gününe inanmazsa, pek derin bir sapıklığa saplanıp gitmiştir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ey o bütün iyman edenler! Allaha ve Resulüne de, Resulüne tenzil buyurduğu kitaba da, daha evvel inzal buyurduğu kitaba da iyman getirin, her kim Allaha ve meleklerine ve kitablarına ve resullerine ve ahiret gününe kafirlik ederse uzak pek uzak bir dalal ile sapmış, sapmış gitmiştir.

Erhan Aktaş

Ey İman Edenler! Allah'a, Resul'üne ve Resul'üne indirdiği Kitap'a ve daha önce indirilmiş Kitaplara iman edin. Kim, Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, resullerini ve ahiret gününü küfrederse; o, çok derin bir sapkınlığa düşmüştür.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ey iman edenler! Allah'a, Resul'üne ve Resul'üne indirdiği Kitap'a ve daha önce indirilmiş kitaplara iman edin. Kim, Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, resullerini ve Ahiret Günü'nü küfrederse; o, çok derin bir sapkınlığa düşmüştür.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ey iman edenler! Allah'a, Rasul'üne ve Rasul'üne indirdiği Kitap'a ve daha önce indirilmiş kitaplara inanın. Kim, Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, rasullerini ve Ahiret Günü'nü inkar ederse; o, çok derin bir sapkınlığa düşmüştür.

Fizilal-il Kuran

Ey müminler, Allah'a, peygamberine, peygamberine indirmiş olduğu kitaba ve daha önce indirilmiş kitaba inanmaya devam ediniz. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkar ederse koyu bir sapıklığa düşmüş olur.

Gültekin Onan

Ey inananlar, Tanrı'ya, elçisine, elçisine indirdiği kitaba ve bundan önce indirdiği kitaba inanın. Kim Tanrı'ya, meleklerine, kitaplarına, elçilerine ve ahiret gününe küfrederse, şüphesiz uzak bir sapıklıkla sapıtmıştır.

Hamdi Döndüren

Ey iman edenler! Allah’a, Peygamberine, Peygamberine indirmiş olduğu Kitab’a ve daha önce indirmiş olduğu kitaba iman ediniz! Kim Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkâr ederse, kuşkusuz o, derin bir sapıklığa düşmüş olur.

Hasan Basri Çantay

Ey iman edenler, Allaha, Onun peygamberine ve gerek o peygamberine ayet ayet indirdiği kitaba, gerek daha evvel indirdiği kitaba iman (da sebat) edin. Kim Allahı, meleklerini, kitablarını, peygamberlerini, ahiret gününü inkarederek kafir olursa o, muhakkak ki (doğru yoldan) uzak bir sapıklıkla sapıb gitmişdir.

Hasib Asutay

Ey iman edenler! Allah'a, peygamberine, peygamberine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba iman edin. (55) Kim Allah'ı meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve âhiret gününü inkâr ederse, şüphesiz ki o derin bir sapkınlığa düşmüştür. (55. Âyette 'Ey inananlar!' denildikten sonra 'Allah'a iman edin' denilmesi, 'imanda sebat edin ve devam edin' anlamındadır.)

Hayrat Neşriyat

Ey îmân edenler! Allah’a, Resûlüne ve peygamberine indirdiği Kitâb’a(Kur’ân’a) ve daha önce indirdiği kitab(lar)a îman(da sebât) edin! Kim de Allah’ı, meleklerini, kitablarını, peygamberlerini ve âhiret gününü inkâr ederse, o takdirde doğrusu(haktan) uzak bir dalâlet ile sapmış olur.

İbni Kesir

Ey iman edenler; Allah'a, peygamberine, peygamberine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba inanın. Kim, Allah'ı, meleklerini, kitablarını, peygamberlerini, ve ahiret gününü inkar ederse; şüphesiz derin bir sapıklığa düşmüştür.

Mehmet Okuyan

Ey iman edenler! Allah’a, Elçisine, Elçisine indirdiği Kitaba ve daha önce indirdiği kitaba (vahiylere) iman edin (güvenin)! Kim Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, elçilerini ve son günü (ahiret gününü) inkâr ederse elbette uzak bir sapma ile sapmıştır.

Muhammed Esed

Siz ey imana ermiş olanlar! Sımsıkı sarılın Allaha ve Peygambere olan inancınıza ve Onun Peygamberine safha safha indirdiği vahye: Zira Allahı, meleklerini, vahiyleri, peygamberleri ve Ahiret Gününü inkar eden, gerçekten şiddetli bir sapıklığa düşmüştür.

Mustafa İslamoğlu

Siz ey iman edenler! İman edin Allah'a, O'nun Elçisi'ne, O'nun Peygamberi'ne peyderpey indirdiği ilahi kelama ve daha önce indirdiği mesaja! Zira kim Allah'ı, meleklerini, vahiylerini, peygamberlerini ve Ahiret Günü'nü inkar ederse, işte o derin bir sapıklığı boylamış olur.

Ömer Nasuhi Bilmen

İmân etmiş olanlar! Allah Teâlâ'ya ve O'nun Peygamberine ve Peygamberine indirmiş olduğu kitaba ve daha evvel indirmiş olduğu kitaba imân ediniz. Ve her kim Allah Teâlâ'yı ve meleklerini ve kitaplarını ve peygamberlerini ve ahiret gününü inkar ederse muhakkak ki pek uzak bir dalâletle sapıklığa düşmüş olur.

Ömer Öngüt

Ey iman edenler! Allah'a, Peygamber'ine, Peygamber'ine indirdiği Kitab'a ve daha önce indirdiği Kitab'a iman ediniz. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkâr ederse, şüphesiz ki o, uzak bir sapıklığa düşmüştür.

Suat Yıldırım

Ey iman edenler! Allah’a, Resulüne, gerek Resulüne indirdiği, gerek daha önce indirdiği kitaplara imanınızda sebat edin. Kim Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, resullerini ve âhiret gününü inkâr ederse hakikatten iyice uzaklaşmış, sapıklığın en koyusuna dalmış olur.

Süleyman Ateş

Ey inananlar, Allah'a, Elçisine, Elçisine indirdiği kitaba ve daha önce indirmiş bulunduğu kitaba inanın. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, elçilerini ve ahiret gününü inkar ederse o, uzak bir sapıklığa düşmüştür.

Süleymaniye Vakfı

Ey inanıp güvenenler! Allah'a, elçisine, elçisine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaplara inanıp güvenin. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, elçilerini ve ahiret gününü inkar eder/ görmezden gelirse derin bir sapıklığa düşmüş olur.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ey inanıp güvenenler! Allah'a, Elçisine, o Elçi'ye indirdiği Kitaba ve daha önce indirdiği Kitaplara inanıp güvenin. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, elçilerini ve ahiret gününü görmezlik eder de kafir olursa işte o, gerçekten iyice sapıtmış demektir.

Şaban Piriş

-Ey iman edenler, Allah'a, peygamberine, peygamberine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba iman ediniz. Kim, Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü tanımaz/inkar ederse, muhakkak derin bir sapıklığa düşmüştür.

Tefhim-ul Kuran

Ey iman edenler, Allah'a, Resulüne, Resulüne indirdiği Kitaba ve bundan önce indirdiği kitaba iman edin. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkâr ederse, kuşkusuz uzak bir sapıklıkla sapıtmıştır.

Ümit Şimşek

Ey iman edenler! Allah'a, Peygamberine, Peygamberine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaplara iman edin. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve kıyamet gününü inkâr ederse, pek derin bir sapıklığa düşmüş olur.

Yaşar Nuri Öztürk

Ey iman edenler! Allah'a, onun resulüne, resulüne indirmiş olduğu Kitap'a, daha önce indirmiş olduğu Kitap'a inanın. Kim Allah'ı, O'nun meleklerini, kitaplarını, resullerini ve ahiret gününü inkar ederse geri dönüşü olmayan bir sapıklığa gömülmüş olur.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Ey iman gətirənlər! Allaha, Onun Elçisinə və Elçisinə nazil etdiyi Kitaba və ondan əvvəl nazil etdiyi kitablara iman gətirin! Allahı, Onun mələklərini, kitablarını, elçilərini və Axirət gününü inkar edən şəxs dərin bir azğınlığa düşmüşdür.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Ey iman gətirənlər! Allaha və Peyğəmbərinə, Onun Öz Peyğəmbərinə endirdiyi Kitaba (Qurʼana) və ondan əvvəl nazil etdiyi kitablara iman gətirin! Allaha, onun mələklərinə, kitablarına, peyğəmbərlərinə və axirət gününə inanmayan şəxs, şübhəsiz ki, (doğru yoldan) çox azmışdır.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Ihr Gläubigen! Glaubt an Gott, Seinen Gesandten, das Buch, das Er ihm herabgesandt hat und an die davor offenbarte Schrift! Wer Gott, Seine Engel, Seine Bücher, Seine Gesandten und den Jüngsten Tag leugnet, der ist weit abgeirrt.

Almanca — Der Edle Quran

O die ihr glaubt, glaubt an Allah und Seinen Gesandten und das Buch, das Er Seinem Gesandten offenbart und die Schrift, die Er zuvor herabgesandt hat. Wer Allah, Seine Engel, Seine Schriften, Seine Gesandten und den Jüngsten Tag verleugnet, der ist fürwahr weit abgeirrt.

Almanca — M. A. Rassoul

O ihr, die ihr gläubig geworden seid, glaubt an Allah und Seinen Gesandten und an das Buch, das Er auf Seinen Gesandten herabgesandt hat, und an die Schrift, die Er zuvor herabsandte. Und wer nicht an Allah und Seine Engel und Seine Bücher und Seine Gesandten und an den Jüngsten Tag glaubt, der ist wahrlich weit irregegangen.

Almanca — Muhammad Zaidan

Ihr, die den Iman bekundet habt! Verinnerlicht den Iman an ALLAH, an Seinen Gesandten, an die Schrift, die ER Seinem Gesandten nach und nach hinabsandte und an die Schrift, die ER vorher hinabsandte. Und wer Kufr betreibt ALLAH, Seinen Engeln, Seinen Schriften, Seinen Gesandten und dem Jüngsten Tag gegenüber, der ist bereits weit in die Irre gegangen.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

O you who have conformed to Islam: Believe in Allah with hearts impressed with the image of religious and spiritual virtues, and acknowledge His Messenger and give credence to the Book He has sent down to him- the Quran- and to the Book He sent down before. And he, who denies Allah, His angels, His Books, His Messengers and the Day of Resurrection, shall have erred and strayed far deep in the maze of error.

Abdul Haleem

You who believe, believe in God and His Messenger and in the Scripture He sent down to His Messenger, as well as what He sent down before. Anyone who does not believe in God, His angels, His Scriptures, His messengers, and the Last Day has gone far, far astray.

Abdullah Yusuf Ali

O ye who believe! Believe in Allah and His Messenger, and the scripture which He hath sent to His Messenger and the scripture which He sent to those before (him). Any who denieth Allah, His angels, His Books, His Messengers, and the Day of Judgment, hath gone far, far astray.

Abul A'la Maududi

Believers! Believe in Allah and His Messenger and in the Book He has revealed to His Messenger, and in the Book He revealed before. And whoever disbelieves in Allah, in His angels, in His Books, in His Messengers and in the Last Day, has indeed strayed far away.

Aisha Bewley

You who have iman! have iman in Allah and His Messenger and in the Book He sent down to His Messenger, and the Books He sent down before. Anyone who rejects Allah and His angels and His Books and His Messengers and the Last Day has gone very far astray.

Al-Hilali & Khan

O you who believe! Believe in Allâh, and His Messenger (Muhammad صلى الله عليه وسلم), and the Book (the Qur’ân) which He has sent down to His Messenger, and the Scripture which He sent down to those before (him); and whosoever disbelieves in Allâh, His Angels, His Books, His Messengers, and the Last Day, then indeed he has strayed far away.

Ali Quli Qarai

O you who have faith! Have faith in Allah and His Apostle and the Book that He has sent down to His Apostle and the Book He had sent down earlier. Whoever disbelieves in Allah and His angels, His Books and His apostles and the Last Day, has certainly strayed into far error.

Amatul Rahman Omar

O you who believe! maintain faith in Allâh and in His Messenger and in this perfect Book which He has revealed to His perfect Messenger and in the Scripture He revealed before. And whoso denies Allâh and His angels and His Books and His Messengers and the Last Day, he has indeed strayed far away (from the truth).

Arthur John Arberry

O believers, believe in God and His Messenger and the Book He has sent down on His Messenger and the Book which He sent down before. Whoso disbelieves in God and His angels and His Books, and His Messengers, and the Last Day, has surely gone astray into far error.

Bijan Moeinian

As a believer, you must believe in God, His Prophet, this Qur’an which is revealed to your Prophet and the Scriptures which was revealed to the previous Prophets. The one who denies God, His angles, His Books His Prophets and the Day of Judgment is indeed in absolute darkness.

E. Henry Palmer

O ye who believe! believe in God and His apostles, and the Book which He hath revealed to His Apostle, and the Book which He sent down before; for whoso disbelieves in God, and His angels, and His Apostle, and the last day, has erred a wide error.

Edip-Layth

O you who acknowledge; acknowledge God and His messenger, and the book which was sent down to His messenger, and the books that were sent before. Whoever rejects God, and His controllers, and His book, and His messengers, and the Last day; then he has strayed a far straying.

George Sale

O true believers, believe in God and his apostle, and the book which he hath caused to descend unto his apostle, and the book which He hath formerly sent down. And whosoever believeth not in God, and his angels, and his scriptures, and his apostles, and the last day, he surely erreth in a wide mistake.

Hamid S. Aziz

O you who believe! Believe in Allah and His Messengers, and the Book (Scripture) which He hath revealed to His Messenger, and the Book (Scripture) which He sent down before you; for whoever disbelieves in Allah, and His angels, and His Messenger, and the last day, has strayed far into error.

Mahmoud Ghali

O you who have believed, believe in Allah and His Messenger, and the Book which He has been sending down on His Messenger, and the Book which He sent down earlier. And whoever disbelieves in Allah, and His Angels, and His Books, and His Messengers, and the Last Day, then he has readily erred into far error.

Marmaduke Pickthall

O ye who believe! Believe in Allah and His messenger and the Scripture which He hath revealed unto His messenger, and the Scripture which He revealed aforetime. Whoso disbelieveth in Allah and His angels and His scriptures and His messengers and the Last Day, he verily hath wandered far astray.

Mohamed Ahmed - Samira

O believers, believe in God and His Messenger and the Book He has revealed to His Apostle, and the Books revealed before. But he who believes not in God and His angels and the Books and the prophets and the Last Day, has wandered far away.

Muhammad Asad

O you who have attained to faith! Hold fast unto your belief in God and His Apostle, and in the divine writ which He has bestowed from on high upon His Apostle, step by step, as well as in the revelation which He sent down aforetime: for he who denies God, and His angels, and His revelations, and His apostles, and the Last Day, has indeed gone far astray.

Mustafa Khattab

O believers! Have faith in Allah, His Messenger, the Book He has revealed to His Messenger, and the Scriptures He revealed before. Indeed, whoever denies Allah, His angels, His Books, His messengers, and the Last Day has clearly gone far astray.

Progressive Muslims

O you who believe; believe in God and His messenger, and the Scripture which was sent down to His messenger, and the Scripture that was sent before. And whoever rejects God, and His Angels, and His Scriptures, and His messengers, and the Last Day; then he has strayed a far straying.

Sahih International

O you who have believed, believe in Allah and His Messenger and the Book that He sent down upon His Messenger and the Scripture which He sent down before. And whoever disbelieves in Allah, His angels, His books, His messengers, and the Last Day has certainly gone far astray.

Sam Gerrans

O you who heed warning: believe in God and His messenger and the Writ that He has sent down upon His messenger, and the Writ that He sent down before; and whoso denies God and His angels, and His Writs, and His messengers, and the Last Day: he has strayed far away.

Shabbir Ahmed

O You who have chosen to be graced with belief! (and call yourselves Muslims)! Believe in Allah and His Messenger, and the Book He has revealed to His Messenger, and ( the fact that He revealed) the Scripture before. (Belief to the point of Conviction can only be attained through reason and not as a birth right (12:108)). One who denies Allah, and His Angels, and His Books, and His Messengers, and the Last Day, has gone far astray.

Syed Vickar Ahamed

O you who believe! Believe in Allah and His Messenger (Muhammad), and the Book (the Quran) that He has sent down to His Messenger (Muhammad) and the Scripture (the Message) that He sent down to those before (him). Any (person) who denies Allah, His angels, His Books, His messengers, and the Day of Judgment, then indeed he has gone far, far astray.

Taqi Usmani

O you who believe, do believe in Allah and His Messenger and in the Book He has revealed to His Messenger and in the Books He has revealed earlier. Whoever disbelieves in Allah and His angels and His Books and His Messengers and the Last Day has indeed gone far astray.

The Monotheist Group

O you who believe; believe in God and His messenger, and the Book which was sent down to His messenger, and the Book which was sent before. And whoever rejects God, and His angels, and His Books, and His messengers, and the Last Day; then he has strayed a far straying.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

O les croyants! Soyez fermes en votre foi en Allah, en Son messager, au Livre quʹIl a fait descendre sur Son messager, et au Livre quʹIl a fait descendre avant. Quiconque ne croit pas en Allah, en Ses anges, en Ses Livres, en Ses messagers et au Jour dernier, sʹégare, loin dans lʹégarement.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Gelî yên ku bawerî anîne! Li ser baweriya bi Xwedê û Pêxemberê Wî, li ser baweriya bi kitêba ku ji pêxemberê xwe re şandîye û bi wan kitêbên ku berê şandine berdewam bin. Kî bi Xweda, melaîketên Wî, kitêbên Wî, pêxemberên Wî û roja dawiyê (qiyametê) baweriyê neyîne û kafir bibe; vêca bi rastî ew bi şaşiyeke şaş ji rê ketiye.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Jullie die geloven! Gelooft in God, in Zijn gezant, in het boek dat Hij heeft neergezonden tot Zijn gezant en in het boek dat Hij vroeger al heeft neergezonden. Maar wie geen geloof hecht aan God, Zijn engelen, Zijn boeken, Zijn gezanten en de laatste dag, die is ver afgedwaald.

Hollandaca — Salomo Keyzer

O ware geloovigen! gelooft aan God en zijn gezant, en het boek dat hij door zijn gezant heeft nedergezonden, en het boek dat hij vroeger nederzond. En hij die niet in God gelooft, en zijne engelen, en zijne geschriften; en zijne gezanten, en den jongsten dag, doolt zeker op een breeden dwaalweg.

Hollandaca — Siregar

O jullie die geloven! Gelooft in Allah en Zijn Boodschapper en in wat Hij aan Zijn Boodschapper openbaarde en in de Schrift die Hij vroeger openbaarde. En wie ongelovig is aan Allah en Zijn Engelen en Zijn Boeken en Zijn Boodschappers on de Laatste Dag: hij is waarlijk ver weg gedwaald.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

О вы, которые уверовали! Веруйте в Аллаха и Его посланника, и (в) Писание, которое Он низвел Своему посланнику [в Коран], и Писание [книги], которое Он низвел раньше [прежним пророкам]. А кто станет неверующим в Аллаха и Его ангелов, и Его писания, и Его посланников, и в Последний День [День Суда], тот (значит) заблудился далеким (от Истины) заблуждением.

Rusça — Osmanov

О вы, которые уверовали! Веруйте в Аллаха, Его Посланника, Писание, которое Он ниспослал Своему Посланнику, а также в писание, которое Он ниспослал прежде. Тот, кто не верует в Аллаха, Его ангелов, Его писания, Его посланников и в Судный день, впал в глубокое заблуждение.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Troende! Håll (fast vid) er tro på Gud och Hans Sändebud och på den Skrift som Han har uppenbarat för Sitt Sändebud och på det som uppenbarades i äldre tid; (tänk på att) den som förnekar Gud och Hans änglar och Hans uppenbarelser och Hans sändebud och Domens dag har drivit synden till dess yttersta gräns.