Zümer Suresi 50. Ayet — Elfaz
Bunu kendilerinden öncekiler de söylemişti ama kazandıkları şeyler onlara hiçbir yarar sağlamamıştı.
1قَدْḳadelbetteKesinlik Edatı
2قَالَهَاḳālehābunu demişlerdiMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele
3الَّذِينَ(e)lleƶīnekimselerİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
4مِنْminHarf-i Cer
5قَبْلِهِمْḳablihimonlardan öncekilerİsim+Zamirق ب لkabul etmek/almak/karşılamak/razı olmak, birisiyle karşılaşmak/buluşmak, karşı koymak/karşılaştırmak/dengelemek/tazmin etmek, ön taraf (12:26), onaylamak, lütfetmek
6فَمَاfe māama olmadıİsti'nafiye Edatı+Harf-i Nefi
7اَغْنٰىeğnāyararıMazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibغ ن يİhtiyaçlardan özgür, istekleri olmayan, yeterlilik veya zenginlik durumunda olan; ikamet etti, yaşadı; gelişti, kendine yeten, şarkı söyledi/ilahi okudu; övdü, hicvetti
8عَنْهُمْǎnhumkendilerineHarf-i Cer+Zamir
9مَاmāşeylerİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
10كَانُواkānūMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Gaibك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
11يَكْسِبُونَyeksibūnekazandıklarıMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Gaibك س بKazanmak, elde etmek, peşinden gitmek, toplamak (zenginlik), yapmak, işlemek, kazanç sağlamak. 'kas-a-b' kelimesi kurt anlamına gelir.