"Siz de Allah'tan başka dilediğiniz şeylere ibadet edin!" De ki: "Şüphesiz hüsrana uğrayanlar, kıyamet gününde kendilerini ve ailelerini hüsrana sokanlardır. İyi bilin ki bu, apaçık hüsranın ta kendisidir."
فَاعْبُدُوا مَا شِئْتُمْ مِنْ دُونِهِ قُلْ اِنَّ الْخَاسِرِينَ الَّذِينَ خَسِرُوا اَنْفُسَهُمْ وَاَهْلِيهِمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ اَلَا ذٰلِكَ هُوَ الْخُسْرَانُ الْمُبِينُ
fe ǎ'budū mā şi'tum min dūnihi ḳul inne l-ḣāsirīne (e)lleƶīne ḣasirū enfusehum ve ehlīhim yevme l-ḳiyāmeti elā ƶālike huve l-ḣusrānu l-mubīnu
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Artık siz, onu bırakıp dilediğinize kulluk edin. De ki: şüphe yok, ziyana düşenler, o kişilerdir ki kıyamet günü, kendilerini ve kendileriyle ilgisi olanları ziyana sokarlar; bilin ki budur apaçık ziyan.
Abdulkadir Gölpınarlı
Artık siz, onu bırakıp dilediğinize kulluk edin. De ki: şüphe yok, ziyana düşenler, o kişilerdir ki kıyamet günü, kendilerini ve kendileriyle ilgisi olanları ziyana sokarlar; bilin ki budur apaçık ziyan.
Adem Uğur
(Ey Allah'a eş koşanlar!): Siz de O'ndan başka dilediğinize tapın! De ki: Gerçekten hüsrana uğrayanlar, kıyamet günü hem kendilerini, hem de ailelerini ziyana sokanlardır. Bilesiniz ki, bu apaçık hüsrandır.
Ahmed Hulusi
"Siz de O'nun dununda dilediğinize tapının!" De ki: "Gerçek şudur ki; kıyamet sürecinde hüsranı yaşayacak olanlar, hem nefslerini (bilinçlerini/kendilerini) hem de ehillerini (o günkü eşi olan bedenini) hüsrana uğratacak şekilde yönlendirenlerin ta kendileridir! Dikkat edin! İşte o apaçık bir hüsranın ta kendisidir!"
Ahmet Tekin
'Ey Allah’a şirk koşanlar! Siz de Allah’ın sünnetinin, düzeninin yasaları ve iradesinin tecellisi içinde, kendi iradeniz ve tercihinizle, O’nun dışında, yarattıklarından, dilediğinize tapın.' de. 'Kıyamet günü, asıl hüsrana uğrayanlar, dünyada birbirlerini, kendilerini, ailelerini, vatandaşlarını, milletlerini hak yoldan uzaklaştırarak zarar ve ziyana sokan liderler, güç ve iktidar sahipleridir. Bilesiniz ki, işte kıyas kabul etmeyecek zarar budur.'
Ahmet Varol
Artık O'ndan başka dilediğinize ibadet edin.' De ki: 'Gerçekte ziyana uğrayanlar, kıyamet günü kendilerini de ailelerini de ziyana sokanlardır. İyi bilin ki, bu apaçık bir kayıptır.'
Ali Bulaç
"Siz, O'nun dışında dilediklerinize ibadet edin." De ki: "Gerçekten hüsrana uğrayanlar, kıyamet günü hem kendilerini, hem yakınlarını hüsrana uğratanlardır. Haberiniz olsun; bu apaçık olan hüsranın kendisidir."
Ali Fikri Yavuz
Artık siz de O’ndan başka dilediğinize tapın.” De ki: “- Asıl hüsrana düşenler, kıyamet günü hem kendilerini, hem de kendilerine bağlı olanları hüsrana düşürenlerdir.” İyi bilin ki, apaçık ziyan işte budur.
Ali Rıza Safa
"Artık, siz, O'ndan başka ayrıca, istediğinize de hizmet edin!" De ki: "Gerçekten yitime uğrayanlar, Yeniden Yaratılış Günü'nde, hem kendilerini hem de ailelerini yitime uğratanlardır. İyi bilin ki, apaçık yitik, işte budur!"
Bayraktar Bayraklı
"Siz de O'ndan başka dilediğinize kulluk ediniz!" De ki: "Gerçekten iflas edenler, kıyamet günü kendilerini ve ailelerini zarara uğratanlardır. Dikkat ediniz, apaçık kayıp işte budur."
Bekir Sadak
«Ey Allah'a es kosanlar! Siz de O'ndan baska dilediginize kulluk edin.» De ki: «Kiyamet gunu kendilerini ve ailelerini husrana ugratanlar elbette onlar husrandadirlar.» Dikkat edin, iste apacik husran budur.
Celal Yıldırım
(Ey putperestler!) Siz de Allah'tan başka dilediğinize ibâdet edin. De ki: Gerçek anlamda hüsrana uğrayanlar. Kıyamet günü hem kendilerini, hem ailelerini zarara uğratanlardır. Dikkat edin ki, en acık zarar da budur!
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
“Artık siz de O’nun dışında dilediğinize tapın bakalım!” Ve ekle: “Kesin olan şu ki, asıl kaybedenler, kıyamet gününde hem kendilerini hem de yakınlarını ziyan edecek olanlardır. Bilesiniz ki kesin hüsran işte budur!”
Diyanet İşleri
"Siz de Allah'tan başka dilediğiniz şeylere ibadet edin!" De ki: "Şüphesiz hüsrana uğrayanlar, kıyamet gününde kendilerini ve ailelerini hüsrana sokanlardır. İyi bilin ki bu, apaçık hüsranın ta kendisidir."
Diyanet İşleri (eski)
Ey Allah'a eş koşanlar! Siz de O'ndan başka dilediğinize kulluk edin.' De ki: Hüsrana uğrayanlar kıyamet günü kendilerini ve ailelerini hüsrana sokanlardır. Dikkat edin, işte apaçık hüsran budur.
Diyanet Vakfi
(Ey Allah'a eş koşanlar!): Siz de O'ndan başka dilediğinize tapın! De ki: Gerçekten hüsrana uğrayanlar, kıyamet günü hem kendilerini, hem de ailelerini ziyana sokanlardır. Bilesiniz ki, bu apaçık hüsrandır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
«Siz de O'ndan başka dilediğinize kul olun.» De ki: «Asıl hüsrana düşenler, kıyamet günü kendilerine ve mensuplarına ziyan edenlerdir. Evet, işte asıl açık hüsran budur.»
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
siz de O'ndan başka dilediğinize kul olun." De ki: "Asıl hüsrana düşenler, kıyamet günü kendilerine ve mensuplarına ziyan verenlerdir. Evet, işte asıl açık hüsran budur."
Elmalılı Hamdi Yazır
siz de onun berisinden dilediğinize kul olun, de ki: asıl husrana düşenler Kıyamet günü kendilerine ve mensublarına ziyan edenlerdir. Evet, odur işte asıl açık husran.
Erhan Aktaş
"Siz de O'nun yanı sıra istediğinize kulluk edin." De ki: "Asıl kaybedenler, kıyamet gününde kendilerini ve yakınlarını kayba uğratacak olanlardır." Dikkat edin! İşte apaçık kayıp budur.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
"Siz de O'nun yanı sıra istediğinize kulluk edin." De ki: "Asıl kaybedenler, Kıyamet Günü'nde kendilerini ve yakınlarını kayba uğratacak olanlardır." Dikkat edin! İşte apaçık kayıp budur.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Siz de O'ndan başka istediğinize kulluk edin. De ki: "Asıl kaybedenler, Kıyamet Günü'nde kendilerini ve yakınlarını kayba uğratacak olanlardır." Dikkat edin! İşte apaçık kayıp budur.
Fizilal-il Kuran
Ey müşrikler, siz de Allah'dan başka dilediğinize kulluk edin. De ki: «Ziyana uğrayanlar, kıyamet günü hem kendilerini, hem de ailelerini ziyana sokanlardır. Dikkat edin, işte bu, apaçık bir ziyandır.»
Gültekin Onan
"Siz, O'nun dışında dilediklerinize ibadet edin." De ki: "Gerçekten hüsrana uğrayanlar, kıyamet günü hem kendilerini, hem ehlini (yakınlarını) hüsrana uğratanlardır. Haberiniz olsun, bu apaçık olan hüsranın kendisidir."
Hamdi Döndüren
“O halde siz de O’ndan başka, dilediğinize tapın!” De ki: “Gerçekten ziyana uğrayanlar, kıyamet gününde hem kendilerini, hem de ailelerini ziyana sokacak olanlardır. Dikkat edin! İşte apaçık ziyan budur!”
Hasan Basri Çantay
"Artık siz de Onu bırakıb dilediğinize tapın"! De ki: Hakıykat hüsrana düşenler, kıyamet günü kendilerini de, mensublarını da hüsrana uğratanlardır. Dikkat et ki bu, apaçık hüsranın ta kendisidir".
Hasib Asutay
Siz de O'ndan başka dilediğinize kulluk edin. (7) (Resulüm!) De ki: Ziyana uğrayanlar kıyamet günü hem kendilerini hem de ailelerini ziyana sokarlar. Bilesiniz ki, bu apaçık (bir) ziyandır. (7. Bu kâfirlere bir tehdittir.)
Hayrat Neşriyat
'Artık (siz) O’ndan başka neye isterseniz tapın!' De ki: 'Asıl hüsrâna uğrayanlar, kıyâmet günü hem kendilerini, hem de âilelerini hüsrâna uğratanlardır.' Dikkat edin! İşte o apaçık hüsran budur!
İbni Kesir
Artık siz de O'ndan başka dilediğinize tapın. De ki: Hüsrana uğrayanlar; kıyamet gününde kendilerini de, ailelerini de hüsrana uğratanlardır. İyi bilin ki; apaçık hüsran işte budur.
Mehmet Okuyan
Siz de O’nun peşi sıra dilediğinize tapın (bakalım)! De ki: “Şüphesiz ki kaybedenler, kıyamet günü kendilerine ve ailelerine (destekçilerine) yazık edenlerdir. Dikkat edin! Asıl apaçık kayıp işte budur.
Muhammed Esed
(Siz de, ey günahkarlar,) O'nun dışında dilediğinize kulluk ed(ip etmemeniz kendi elinizdedir)!" De ki: "(Gerçekten) hüsrana uğrayanlar, Kıyamet Günü hem kendilerini, hem de dost ve akrabalarını kaybedecek olanlardır: bu (ap)açık bir kayıp değil midir?
Mustafa İslamoğlu
Artık siz de, O'nu bıraktıktan (sonra) neyi dilerseniz onu kulluk edin!" Uyar: "Gerçek şu ki, asıl hüsrana uğrayanlar, Kıyamet Günü hem kendilerini hem de yakınlarını hüsrana uğratanlardır: bakın bu, işte bu değil midir açık kayıp?
Ömer Nasuhi Bilmen
«Artık siz de onun ötesinde dilediklerinize ibadet ediniz!» De ki: «Şüphe yok hüsrâna düşenler o kimselerdir ki, kendi nefislerini ve kendi mensuplarını Kıyamet gününde helâke düşürmüş olurlar. Agâh olunuz! İşte en apaçık helâk da ondan ibarettir.»
Ömer Öngüt
Siz de O'ndan başka dilediğinize tapın. De ki: "Asıl hüsrana uğrayanlar, kıyamet gününde hem kendilerini hem de âilelerini (mensuplarını) ziyana sokanlardır. İyi bilin ki işte apaçık hüsran budur!"
Suat Yıldırım
Siz O’ndan başka dilediğinize kulluk edin! Asıl ziyan edenler, asıl hüsrana uğrayanlar, büyük duruşma günü olan kıyamette hem kendilerini hem de ailelerini hüsrana uğratanlardır. Unutmayın ki besbelli hüsran budur!
Süleyman Ateş
"Siz de O'ndan başka dilediğinize kulluk edin." De ki: "Ziyana uğrayanlar kıyamet günü hem kendilerini, hem de ailelerini ziyan edenlerdir. Dikkat edin, işte bu, apaçık bir ziyandır!"
Süleymaniye Vakfı
Siz de Allah'ın dışında dilediğinize kulluk edin." Onlara şunu da söyle: "Asıl hüsrana uğrayanlar, kıyamet /mezardan kalkış günü kendini ve ailesini hüsrana uğratanlardır. Bilin ki apaçık hüsran işte budur."
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Haydi, Allah'tan önce neyi tercih ediyorsanız ona kulluk edin." De ki "Asıl kaybedenler, (mezardan) kalkış günü kendini ve ailesini kaybedenlerdir." Bilin ki apaçık hüsran işte budur.
Şaban Piriş
Siz de, ondan başka dilediğinize kulluk edin. De ki: -Hüsrana uğrayacaklar, kıyamet günü hem kendilerini hem de ailelerini hüsrana uğratanlardır. Dikkat edin, apaçık hüsran işte budur!
Tefhim-ul Kuran
«Siz, O'nun dışında dilediklerinize ibadet edin.» De ki: «Gerçekten hüsrana uğrayanlar, kıyamet günü hem kendilerini, hem de yakınlarını hüsrana uğratanlardır. Haberiniz olsun; bu apaçık olan hüsranın kendisidir.»
Ümit Şimşek
Siz Ondan başka kime isterseniz kulluk ededurun. De ki: Asıl hüsranda olanlar, kıyamet gününde kendilerini ve ailelerini hüsrana düşürmüş olanlardır. Apaçık hüsran işte budur.
Yaşar Nuri Öztürk
"Siz O'nun dışında dilediğinize kulluk/ibadet edin." De ki: "Hüsrana uğrayanlar, kıyamet günü hem kendilerini hem de ailelerini hüsrana atanlardır. Dikkat edin! Apaçık hüsranın ta kendisi işte budur."
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Siz də Ondan başqa istədiyinizə ibadət edin”. De: “Şübhəsiz ki, ziyan çəkənlər Qiyamət günü özlərini və ailələrini ziyana uğradanlardır. Açıq-aşkar ziyan da elə budur!”
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Siz də Ondan başqa istədiyinizə ibadət edin!″ De: ″Əsl ziyan çəkənlər (axirəti əldən verənlər) qiyamət günü özlərini və ailələrini (özlərinə bağlı olanları) ziyana uğradanlardır. Bax, açıq-aşkar ziyan budur!″
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Ihr könnt anstatt Seiner anbeten, was ihr wollt. Sprich: ʺDie wirklichen Verlierer sind die, die sich selbst und ihre Angehörigen am Jüngsten Tag verlieren. Das ist der offenkundig schlimmste Verlust.
Almanca — Der Edle Quran
So dient nun, wem ihr wollt, anstatt Seiner. Sag: Die (wahren) Verlierer sind diejenigen, die am Tag der Auferstehung sich selbst und ihre Angehörigen verlieren. Sicherlich, das ist der deutliche Verlust.
Almanca — M. A. Rassoul
Verehrt statt Ihm nur, was ihr wollt.ʺ Sprich: ʺWahrlich, die Verlierenden werden jene sein, die sich selbst und die Ihren am Tage der Auferstehung verlieren.ʺ Wahrlich, das ist ein offenkundiger Verlust.
Almanca — Muhammad Zaidan
So dient, wem ihr wollt, anstelle von Ihm!ʺ Sag: ʺGewiß, die wirklichen Verlierer sind diejenigen, die sich selbst und ihre Familie am Tag der Auferstehung verlieren. Ja! Dies ist das wahre Verlieren.ʺ
English (26)
Abdel Khalek Himmat
"Whereas you are free to worship whom you please or whom you choose besides Him" And say to them: "The big losers in Day of Judgement shall he those who had lost their own souls as well as their own people and evidently shall this be the irretrievable loss. "
Abdul Haleem
you may serve whatever you please beside Him.’ Say, ‘The true losers are the ones who will lose themselves and their people on the Day of Resurrection: that is the most obvious loss.
Abdullah Yusuf Ali
"Serve ye what ye will besides him." Say: "Truly, those in loss are those who lose their own souls and their People on the Day of Judgment: Ah! that is indeed the (real and) evident Loss!
Abul A'la Maududi
So serve, apart from Him, whomsoever you please." Say: "Behold, the real losers shall be those who will have lost their own selves and their kith and kin on the Day of Resurrection. Behold, that is the obvious loss.
Aisha Bewley
so worship anything you will apart from Him!’ Say: ‘The real losers are those who lose themselves and their families on the Day of Rising. ’ Is not that clear loss?
Al-Hilali & Khan
So worship what you like besides Him. Say (O Muhammad صلى الله عليه وسلم): "The losers are those who will lose themselves and their families on the Day of Resurrection. Verily, that will be a manifest loss!"
Ali Quli Qarai
You worship whatever you wish besides Him. ’ Say, ‘Indeed the losers are those who ruin themselves and their families on the Day of Resurrection.’ Look! That is a manifest loss!
Amatul Rahman Omar
`Again, (as for you) you may go and worship whomsoever you please apart from Him. ' Say, `The true losers are those who ruin their own souls and their families on the Day of Resurrection.' Beware! surely that is the manifest loss!
Arthur John Arberry
so serve what you will apart from Him. ' Say: 'Surely the losers are they who lose themselves and their families on the Day of Resurrection; is not that the manifest loss?
Bijan Moeinian
As for you, you may worship whoever you choose. Say: "The real losers are those who find their souls, as well as their families’ souls, lost on the Day of Judgment. Know that this is real failure"
E. Henry Palmer
serve then what ye will beside Him!' Say, 'Verily, the losers are those who lose themselves and their families on the resurrection day. Aye, that is the obvious loss.'
Edip-Layth
Therefore, serve whatever you wish besides Him." Say, "The losers are those who lose themselves, and their families, on the day of resurrection. Indeed, such is the real loss."
George Sale
But do ye worship that which ye will, besides Him. Say verily they will be the losers, who shall lose their own souls, and their families, on the day of resurrection: Is not this manifest loss?
Hamid S. Aziz
"Serve you what you like besides Him. " Say, "The losers surely are those who shall have lost their own souls and their people on the Day of Resurrection; now surely that is the real (or manifest) loss."
Mahmoud Ghali
So worship whatever you decide on, apart from Him. " Say, "Surely the losers are they who lose their (own) selves and their own families on the Day of the Resurrection. Verily that is the evident, all-deserved loss."
Marmaduke Pickthall
Then worship what ye will beside Him. Say: The losers will be those who lose themselves and their housefolk on the Day of Resurrection. Ah, that will be the manifest loss!
Mohamed Ahmed - Samira
You may worship what you will apart from Him. " Say: "Surely the greatest losers will be those who will lose their own selves and their people on the Day of Resurrection." Remember, this will be an all-too-evident loss.
Muhammad Asad
and [it is up to you, O sinners, to] worship whatever you please instead of Him!" Say: "Behold, the [true] losers will be they who shall have lost their own selves and their kith and kin on Resurrection Day: for is not this, this, the [most] obvious loss?
Mustafa Khattab
Worship then whatever ˹gods˺ you want instead of Him." Say, "The ˹true˺ losers are those who will lose themselves and their families on Judgment Day. That is indeed the clearest loss.”
Progressive Muslims
"Therefore, serve whatever you wish besides Him. " Say: "The losers are those who lose their souls, and their families, on the Day of Resurrection. Indeed, such is the real loss."
Sahih International
So worship what you will besides Him. " Say, "Indeed, the losers are the ones who will lose themselves and their families on the Day of Resurrection. Unquestionably, that is the manifest loss."
Sam Gerrans
“So serve what you will besides Him.” Say thou: “The losers will be those who lose themselves and their families on the Day of Resurrection.” Is that not the clear loss?
Shabbir Ahmed
You may worship whatever you wish besides Him. " Say, "The real losers are those who lose their "Selves" and their families on the Day of Resurrection. Ah, that is without doubt the obvious loss." ('Mubin' = Obvious without any doubt).
Syed Vickar Ahamed
"So you worship whatever you will besides Him. " Say: "Truly, those in loss (now) are those who (will) lose their own souls and their people on the Day of Judgment: Verily! That is truly the (greatest and) real Loss!"
Taqi Usmani
So, worship what you wish other than Him." Say, "Indeed, the losers are those who (will) lose their selves and their people on the Day of Judgment. Beware, that is really the obvious loss.”
The Monotheist Group
"Therefore, serve whatever you wish besides Him." Say: "The losers are those who lose their souls, and their families, on the Day of Resurrection. Indeed, such is the real loss."
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Adorez donc, en dehors de Lui, qui vous voudrez!ʺ - Dis: ʺLes perdants sont ceux qui, au Jour de la Résurrection, auront causé la perte de leurs propres âmes et celles de leurs famillesʺ. Cʹest bien cela la perte évidente.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
(Gelî pûtperestan!) Vêca hûn ji bilî Xwedê kê divên jê re îbadet bikin! Bibêje: Bi rastî yên xesirîne ew in ku roja qiyametê xwe û malbata xwe li zerarê dane. Agahdar bin! Ha xesarkirina aşkera ev bi xwe ye.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
En dient maar wat jullie willen in plaats van Hem.ʺ Zeg: ʺDe verliezers zijn zij die zichzelf en hun families verliezen op de opstandingsdag. Is dat niet het duidelijke verlies?ʺ
Hollandaca — Salomo Keyzer
Maar gij aanbidt, buiten hem, wat gij wilt. Zeg: Waarlijk, zij zullen de verliezers zijn, die op den dag der opstanding hunne eigene zielen en hunne gezinnen zullen verliezen; is dit geen duidelijk verlies?
Hollandaca — Siregar
Aanbidt den maar naast Hem wat jullie willen.ʺ Zeg: ʺVoorwaar, de verliezers zijn degenen die zichzelf en hun familie (door hun slechte bestemming) verlies toebrengen op de Dag der Opstanding. Weet dat dat het duidelijke verlies is.ʺ
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Поклоняйтесь же (о, многобожники), чему желаете помимо Него (и затем вы узнаете, насколько плохо это вам обернется в тот день, когда вы встретите вашего Господа)!» Скажи (им) (о, Посланник): «Поистине, (по настоящему) потерпевшие убыток – это те, которые нанесли убыток самим себе (войдя в Ад) и своим семьям [потеряли свои семьи] в День Воскресения. О, да! Вот это (и есть) явный убыток!
Rusça — Osmanov
Вы же поклоняйтесь помимо Него, кому пожелаетеʺ. Скажи: ʺТе, кто нанес убыток себе и своим семьям, понесут урон в День воскресения. О да! Именно это и есть явный убыток!
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
dyrka vad ni vill i Hans ställe!ʺ Säg: ʺFörlorarna är de som på Uppståndelsens dag (finner att de) har förverkat sina själar och skilts från alla som stod dem nära; är inte detta det stora nederlaget?-