Sad Suresi 79. Ayet — Elfaz
İblis, "Ey Rabbim! Öyle ise bana insanların diriltilecekleri güne kadar mühlet ver" dedi.
1قَالَḳāledediMazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele
2رَبِّrabbiRabbimİsim+Zamirر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyük
3فَاَنْظِرْنِٓيfe enZirnīöyleyse bana süre verİsti'nafiye Edatı+Emir Fiil+ZamirEmir · Müfred Müzekker Muhatab · İf'âl Bâbıن ظ رgörmek, bakmak, göz atmak, gözlemlemek, seyretmek, düşünmek, değerlendirmek, dinlemek, sabırlı olmak, beklemek, tefekkür etmek, mühlet vermek, ertelemek, incelemek, nezaket göstermek, araştırmak, derinlemesine bakmak, şefkat göstermek. nazara - sevgiyle bakmak, şaşırtmak, göz kamaştırmak
4اِلٰىilākadarHarf-i Cer
6يُبْعَثُونَyub'ǎṧūneyeniden dirilecekleriMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Gaibب ع ثGöndermek, yollamak, diriltmek, uyandırmak, yeniden canlandırmak, harekete geçirmek, tahrik etmek, yola çıkarmak, yola koymak, dirilmek, uyanmak, ayaklanmak, gönderilmek