(18-19) Kendisiyle birlikte tesbih etsinler diye biz, dağları ve toplanıp gelen kuşları Davud'un emrine verdik. Onların her biri Allah'a yönelmişlerdi.
اِنَّا سَخَّرْنَا الْجِبَالَ مَعَهُ يُسَبِّحْنَ بِالْعَشِيِّ وَالْاِشْرَاقِ وَالطَّيْرَ مَحْشُورَةً كُلٌّ لَهُ اَوَّابٌ
innā seḣḣarnā l-cibāle meǎhu yusebbiHne bi l-ǎşiyyi ve l-'işrāḳi / ve T-Tayra meHşūraten kullun lehu evvābun
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve kuşlar da toplanmıştı, hepsi de ona itâat ederdi.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ve kuşlar da toplanmıştı, hepsi de ona itâat ederdi.
Adem Uğur
Kuşları da toplu halde onun emri altına vermiştik. Hepsi de ona uyarak zikir ve tesbih ederlerdi.
Ahmed Hulusi
Toplanmış kuşları da (kendisine iman etmiş kimseler). . . Hepsi Ona evvab (hakikatini yaşayan) idi.
Ahmet Tekin
Toplu halde kuşları da onun emrine verdik. Hepsi de Dâvûd’a uyarak zikir ve tesbih ederlerdi.
Ahmet Varol
Toplanıp gelen kuşları da. Hepsi ona dönerlerdi. [3]
Ali Bulaç
Ve toplanıp gelen kuşları da. Hepsi onunla (Allah'ı tesbih etmede uyum içinde) yönelip dönmekte olanlar idi.
Ali Fikri Yavuz
Kuşları da toplu olarak onun emrine bağlı kıldık. (Dağlardan ve kuşlardan) her biri onun tesbihi sebebiyle devamlı tesbih ediyordu.
Ali Rıza Safa
Toplanıp gelen kuşlar da öyle. Tümü, Ona katılırdı.
Bayraktar Bayraklı
Kuşları da onun emrine topladık. Hepsi Allah'a yönelmektedirler.
Bekir Sadak
(18-19) Dogrusu Biz, aksam sabah onunla beraber tesbih eden daglari, kuslari da toplu halde onun buyrugu altina vermistik. Herbiri ona yonelmekteydi.
Celal Yıldırım
Kuşları da toplu halde ona boyun eğdirdik. Hepsi de ona yönelip uyum içinde bulunurlardı.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
(18-19) Dağları onun emrine verdik. Sabah akşam yaratıcılarını tesbih ederlerdi. Toplu halde kuşları da (emrine verdik). Hepsi de Allah’a yönelmişlerdi.
Diyanet İşleri
(18-19) Kendisiyle birlikte tesbih etsinler diye biz, dağları ve toplanıp gelen kuşları Davud'un emrine verdik. Onların her biri Allah'a yönelmişlerdi.
Diyanet İşleri (eski)
(18-19) Doğrusu Biz, akşam sabah onunla beraber tesbih eden dağları, kuşları da toplu halde onun buyruğu altına vermiştik. Her biri ona yönelmekteydi.
Diyanet Vakfi
(18-19) Doğrusu biz akşam sabah onunla beraber tesbih eden dağları, toplu halde kuşları onun emri altına vermiştik. Hepsi O'na yönelmiştir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Kuşları da toplu olarak onun emrine vermiştik. Hepsi de ona uyarak zikir ve tesbih ederlerdi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Kuşları da toplu olarak (onun emrine vermiştik). Hepsi onun için terci yapardı (ona uyarak ahenkle içli zikir ve tesbih ederlerdi).
Elmalılı Hamdi Yazır
Kuşları da toplu olarak, hepsi onun için terci' yapar (evvab) idi
Erhan Aktaş
Kuşların tamamı toplu halde ona yönelmişlerdi.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Kuşların tamamı toplu halde ona yönelmişlerdi.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Kuşların tamamı toplu olarak ona yönelmişlerdi.
Fizilal-il Kuran
Her taraftan toplanıp gelen kuşları da onun buyruğu altına vermiştik. Her biri ona yönelmekteydi.
Gültekin Onan
Ve toplanıp gelen kuşları da. Onların hepsi [Tanrı'yı tesbih etmede uyum içinde] yönelip dönmekte (evvab) idiler.
Hamdi Döndüren
Her yandan toplanıp gelen kuşları (ona bağladık). Her biri Allah’a yönelmişti.
Hasan Basri Çantay
(Her yandan ona doğru) toplanıb gelen kuşları da (kendisine ram etdik). (Gerek o dağlardan, gerek bu kuşlardan) herbiri (itaatle ona) dönücü idi.
Hasib Asutay
Kuşları da toplu olarak (ona tâbi kıldık). Hepsi de ona (Allah'a) yönelmiştir.
Hayrat Neşriyat
Kuşları da toplanmış olarak (ona itâat ettirdik)! Hepsi onun (zikrine katılmak) için dönüp gelici idiler.
İbni Kesir
Kuşları da toplu olarak. Her biri ona yönelmişti.
Mehmet Okuyan
Toplanıp gelen kuşları da (emrine vermiştik). Hepsi de O’na (Allah’a) çok yönelicilerdi.
Muhammed Esed
ve (aynı şekilde) bölük bölük kuşları da. Bunlar (hep birlikte) O'na, (kendilerini yaratmış olana,) tekrar tekrar yönelirlerdi.
Mustafa İslamoğlu
katar katar dizilmiş kuşlar da: bunların hepsi her daim O'na yönelmişlerdi!
Ömer Nasuhi Bilmen
Kuşları da toplanmış olarak (O'na tâbi kıldık). Hepsi de O'na rücu ediciler idi.
Ömer Öngüt
Kuşları da toplu halde ona boyun eğdirdik. Her biri ona yönelmekteydi.
Suat Yıldırım
(18-19) Biz sabah akşam kendisiyle zikir ve ibadet etmeleri için dağları, toplu haldeki kuşları onun hizmetine vermiştik. Her biri onun âhengine katılır, beraber zikrederlerdi.
Süleyman Ateş
Toplanıp gelen kuşları da (ona ram etmiştik). Hepsi onun nağmesine katılır (beraber tesbih ederler)di.
Süleymaniye Vakfı
Toplanmış haldeki kanatlı canlıları da (boyun eğdirdik). Hepsi daima Allah'a yönelirdi.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Kuşlar da (hizmetindeydi, onunla) toplu halde ibadet ederlerdi. Hepsi ona pek saygılıydı.
Şaban Piriş
Bütün kuşları da... Hepsi de ona hizmet ediyorlardı.
Tefhim-ul Kuran
Ve toplanıp gelen kuşları da. Hepsi de onunla (Allah'ı tesbih etmede uyum içinde) yönelip dönmekte olanlar idi.
Ümit Şimşek
Kuşları da toplu halde onun emrine vermiştik; hepsi birden ona yönelirdi.
Yaşar Nuri Öztürk
Kuşlar da toplu halde onunla beraberdi. Hepsi, onun tespih nağmelerine katılırdı.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Biz quşları da toplum halda ona ram etmişdik. Hamısı daima Allaha üz tutardı.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Biz quşları da toplu halda (onun ixtiyarına vermişdik), hamısı ona tərəf yönəlməkdə idi.
Almanca (3)
Almanca — Der Edle Quran
und auch die (in Scharen) versammelten Vögel. Alle waren immer wieder zu ihm umkehrbereit.ʹ
Almanca — M. A. Rassoul
Und die Vögel in Scharen - alle waren sie ihm gehorsam.
Almanca — Muhammad Zaidan
Auch die Vögel waren versammelt, alle waren zu Ihm umkehrend.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
And the birds were inspired to throng unto him, each and all at his command and each and all to play the echo to his praises of Allah and join him in repenting their temerities; if any.
Abdul Haleem
and the birds, too, in flocks, all echoed his praise.
Abdullah Yusuf Ali
And the birds gathered (in assemblies): all with him did turn (to Allah).
Abul A'la Maududi
and the birds, too, in their flocks, and turn again and again to celebrating Allah's glory.
Aisha Bewley
And also the birds, flocking together, all of them turned to Him.
Al-Hilali & Khan
And (so did) the birds assembled: all obedient to him [Dâwûd (David)] [i.e. they came and glorified Allâh’s Praises along with him]. (Tafsir Al-Qurtubi ).
Ali Quli Qarai
and the birds [as well], mustered [in flocks], all echoing him [in a chorus].
Amatul Rahman Omar
And (We made) the birds and the people (who were) full of dislike for habitations to flock together (to him). All of them were always turning in obedience (to God) on his account.
Arthur John Arberry
and the birds, duly mustered, every one to him reverting;
Bijan Moeinian
The birds too would join him in praise.
E. Henry Palmer
and the birds too gathered together, each one would oft return to him;
Edip-Layth
The birds were gathered; all were obedient to him.
George Sale
and also the birds, which gathered themselves together unto him: All of them returned frequently unto him for this purpose.
Hamid S. Aziz
And the birds gathered together; all joined in singing with him.
Mahmoud Ghali
And the birds, mustered all to him a constant resorter.
Marmaduke Pickthall
And the birds assembled; all were turning unto Him.
Mohamed Ahmed - Samira
And the levied Tair. They were all obedient to him.
Muhammad Asad
and [likewise] the birds in their assemblies: [together] they all Would turn again and again unto Him [who had created them].
Mustafa Khattab
And ˹We subjected˺ the birds, flocking together. All turned to him ˹echoing his hymns˺.
Progressive Muslims
And the birds were gathered; all were obedient to him.
Sahih International
And the birds were assembled, all with him repeating [praises].
Sam Gerrans
And the birds assembled, all turning in repentance to Him.
Shabbir Ahmed
And the nomad riders of the Ta'er Tribe were all obedient to him. (21:79), (27:16), (34:10).
Syed Vickar Ahamed
And all the birds gathered (in flocks), did turn (to Allah) with him (Dawood).
Taqi Usmani
and the birds as well, mustered together. All were turning to Allah with him.
The Monotheist Group
And the birds were gathered; all were obedient to him.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
de même que les oiseaux assemblés en masse, tous ne faisant quʹobéir à lui (Allah).
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Me teyr jî stuxwarkirin ku ew komdibin û ev hemî bi bal Wî ve, vedigerin.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
en ook de verzamelde vogels; alles wendde zich schuldbewust tot Hem.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Alsook de vogelen die zich tot hem verzamelen, en die allen dikwijls met dat doel bij hem terug keerden.
Hollandaca — Siregar
En (ook) de verzamelde vogels, allen wendden zich voortdurend tot Hem.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
и (подчинили ему) птиц, собранными вместе. Все (они) [и горы и птицы] к нему обращаются [подчиняются пророку Дауду].
Rusça — Osmanov
а также всех птиц. И все они обращаются [со славословием к Аллаху].
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
liksom fåglarnas skaror, som alla lydigt återvände (till honom).