Kendisi de bakar ve onu cehennemin ortasında görür.
فَاطَّلَعَ فَرَاٰهُ فِي سَوَاءِ الْجَحِيمِ
fe TTaleǎ fe rāhu fī sevā'i l-ceHīmi
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (80 / 80 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Derken kendisi bakıp görür ki o, cehennemin ta ortasında.
Abdulkadir Gölpınarlı
Derken kendisi bakıp görür ki o, cehennemin ta ortasında.
Adem Uğur
İşte o zaman konuşan baktı, arkadaşını cehennemin ortasında gördü.
Ahmed Hulusi
İşte şimdi onu yaşadılar; üstelik onu cehennemin tam ortasında gördü.
Ahmet Tekin
Derken, arkadaşı bakınır, onu kaynayıp köpüren Cehennem’in ta ortasında görür.
Ahmet Varol
Bakar ve onu cehennemin ortasında görür.
Ali Bulaç
Derken, bakıverdi, onu 'çılgınca yanan ateşin' tam ortasında gördü.
Ali Fikri Yavuz
Derken (bizzat kendisi) bakmış, onu tâ cehennemin ortasında görmüştür.
Ali Rıza Safa
Baktığında, onu, cehennemin ortasında görür.
Bayraktar Bayraklı
Etrafına bakınıp, birden onu cehennemin ortasında görecek.
Bekir Sadak
Bir bakar onu cehennemin ortasinda gorur.
Celal Yıldırım
(54-55) Bir diğeri, «onun ne durumda olduğunu bilir misiniz» Derken bakar da onu Cehennem'in ortasında görür.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Sonra kendisi dönüp bakar ve arkadaşını cehennemin ortasında görür.
Diyanet İşleri
Kendisi de bakar ve onu cehennemin ortasında görür.
Diyanet İşleri (eski)
Bir bakar onu cehennemin ortasında görür.
Diyanet Vakfi
(54-55) (O zât, dünyâda geçmiş olan hâdiseyi bu şekilde anlattıktan sonra Allah Teâlâ orada bulunanlara:) Siz işin gerçeğine vâkıf mısınız? dedi. İşte o zaman konuşan baktı, arkadaşını cehennemin ortasında gördü.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Derken bakınır ve onu cehennemin ta ortasında görür.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Derken bakmış, onu cehennemin ta ortasında görmüş.
Elmalılı Hamdi Yazır
Derken bakmış onu ta Cehennemin ortasında görmüştür
Erhan Aktaş
Derken yakından tanık oldu. Onu Cehennem'in ortasında gördü.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Derken yakından tanık oldu. Onu Cehennem'in ortasında gördü.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Derken yakından tanık oldu. Onu Cehennem'in ortasında gördü.
Fizilal-il Kuran
Bir bakar, onu cehennemin ortasında görür.
Gültekin Onan
Derken, bakıverdi, onu 'çılgınca yanan ateşin' tam ortasında gördü.
Hamdi Döndüren
Baktı ve o arkadaşını cehennemin ortasında gördü.
Hasan Basri Çantay
Derken o (bizzat) bakıb bunu o çılgın ateşin ta ortasında gördü.
Hasib Asutay
Derken baktı onu cehennemin ortasında gördü.
Hayrat Neşriyat
Derken baktı da onu Cehennemin ortasında gördü.
İbni Kesir
Bir bakar ve onu cehennemin ortasında görmüştür.
Mehmet Okuyan
(Ardından) bakıp arkadaşını cehennemin ortasında görecektir.
Muhammed Esed
Bunun üzerine dönüp bakar ve o (arkadaşı)nı yanan ateşin ortasında görür;
Mustafa İslamoğlu
Bunun üzerine bakar ve onu dehşet verici bir ateşin göbeğinde görür.
Ömer Nasuhi Bilmen
Derken kendisi bakar, onu (O arkadaşını) cehennemin ortasında görür.
Ömer Öngüt
Baktı ve onu cehennemin ortasında gördü.
Suat Yıldırım
(54-57) "Şimdi ister misiniz onu size göstereyim?" Onlar da arzu edince, derhal bir tarama yapıp onu cehennemin tam ortasında bulur. "Vallahi, nerdeyse beni de düştüğün o helâke sürükleyecektin! Rabbimin hidâyet nimeti yetişmeseydi, eli kolu kelepçeli getirilip o azaba atılanlardan olacaktım!"
Süleyman Ateş
Baktı onu cehennemin ortasında gördü.
Süleymaniye Vakfı
Onunla ilgili bilgiye ulaşır, daha sonra onu yakıcı ateşin ortasında görür.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Yukarıdan bakar ve onu cehennemin tam ortasında görür.
Şaban Piriş
Bir de bakar ki onun ateşin ortasında olduğunu görür.
Tefhim-ul Kuran
Derken, bakıverdi, onu 'çılgınca yanan ateşin' tam ortasında gördü.
Ümit Şimşek
Bakar ve onu Cehennemin ortasında görür.
Yaşar Nuri Öztürk
Araştırdı, nihayet onu cehennemin ta ortasında gördü.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
O özü baxıb yoldaşını Cəhənnəmin ortasında görəcək
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
O özü baxıb onu (yoldaşını) Cəhənnəmin ortasında görəcək
Almanca (3)
Almanca — Der Edle Quran
Er schaut selbst hin und sieht ihn mitten im Höllenbrand.
Almanca — M. A. Rassoul
Dann wird er schauen und ihn inmitten der Gahim sehen.
Almanca — Muhammad Zaidan
Dann schaute er hin, dann sah er ihn inmitten der Hölle.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
And he looks, only to see him -his companion in life- in the abyss of Hell.
Abdul Haleem
He will look down and see him in the midst of the Fire,
Abdullah Yusuf Ali
He looked down and saw him in the midst of the Fire.
Abul A'la Maududi
Then he will look downwards, and will see him in the depths of Hell.
Aisha Bewley
So he will look down and see him in the midst of the Blazing Fire
Al-Hilali & Khan
So he looked down and saw him in the midst of the Fire.
Ali Quli Qarai
Then he will take a look and sight him in the middle of hell.
Amatul Rahman Omar
Then as he will have a look (at his companion) he will find him right in the midst of Hell.
Arthur John Arberry
Then he looks, and sees him in the midst of Hell.
Bijan Moeinian
He will see his friend at the bottom of the Hell.
E. Henry Palmer
and he shall look down and see him in the midst of hell.
Edip-Layth
So when he looked, he saw him in the midst of hell.
George Sale
And he shall look down, and shall see him in the midst of hell:
Hamid S. Aziz
Then he looked down and saw him in the midst of hell.
Mahmoud Ghali
So he views (him), and then sees him in the (deepest) level of the Hell-Fire.
Marmaduke Pickthall
Then looketh he and seeth him in the depth of hell.
Mohamed Ahmed - Samira
He looked down and saw (his friend) in the midst of Hell.
Muhammad Asad
and then he looks and sees that [companion of his] in the midst of the blazing fire,
Mustafa Khattab
Then he ˹and the others˺ will look and spot him in the midst of the Hellfire.
Progressive Muslims
So when he looked, he saw him in the midst of Hell.
Sahih International
And he will look and see him in the midst of the Hellfire.
Sam Gerrans
Then will he look and see him in the midst of Hell.
Shabbir Ahmed
And then he looks and finds his companion in the midst of the blazing fire.
Syed Vickar Ahamed
So he looked down and saw him (the questioner) in the middle of the Fire.
Taqi Usmani
So he will look and will see him in the middle of Jahannam.
The Monotheist Group
So when he looked, he saw him in the midst of Hell.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Alors il regardera dʹen haut et il le verra en plein dans la Fournaise,
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Vêca wî çavê xwe li dojehê gerand, wî dît ku (hevalê wî) di nîvê dojehê de ye.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Dan kijkt hij naar beneden en ziet hem midden in het hellevuur.
Hollandaca — Salomo Keyzer
En zij zullen nederzien en hem in het midden der hel ontwaren.
Hollandaca — Siregar
Toen keek hij en zag hem in het midden van Djahîm (de Hel).
Rusça (1)
Rusça — Ebu Adel
И взглянул он и увидел его [не верившего в воскрешение] в середине Геенны [Ада].
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Och när han ser ned, ser han (vännen) mitt i Elden