Şöyle derler: "Vay başımıza gelene! Kim bizi diriltip mezarımızdan çıkardı? Bu, Rahman'ın vaad ettiği şeydir. Peygamberler doğru söylemişler."
قَالُوا يَاوَيْلَنَا مَنْ بَعَثَنَا مِنْ مَرْقَدِنَا هٰذَا مَا وَعَدَ الرَّحْمٰنُ وَصَدَقَ الْمُرْسَلُونَ
ḳālū yā veylenā men beǎṧenā min merḳadinā hāƶā mā veǎde r-raHmānu ve Sadeḳa l-murselūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve demişlerdir ki: Yazıklar olsun bize, kim kaldırdı bizi uyuduğumuz yerden; bu, rahmânın bize vaadettiği şey ve peygamberler gerçek söylemişler.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ve demişlerdir ki: Yazıklar olsun bize, kim kaldırdı bizi uyuduğumuz yerden; bu, rahmânın bize vaadettiği şey ve peygamberler gerçek söylemişler.
Adem Uğur
(İşte o zaman:) Eyvah, eyvah! Bizi kabrimizden kim kaldırdı? Bu, Rahmân'ın vâdettiğidir. Peygamberler gerçekten doğru söylemişler! derler.
Ahmed Hulusi
(O vakit) dediler ki: "Vay bize! (Dünya) uykumuzdan kim bizi yeni bir yaşam boyutuna geçirdi? Bu, Rahman'ın vadettiğidir ve Rasuller doğru söylemiştir. " (Hadis: İnsanlar uykudadır, ölümü tadınca uyanırlar!)
Ahmet Tekin
Onlar: 'Vah, eyvah başımıza gelenlere! Ölüm uykumuzdan bizi kim dirilterek uyandırdı? Rahman olan Allah’ın va’dettiği tehdidi bu imiş, özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere gönderilen peygamberler de doğru söylemişler.' derler.
Ahmet Varol
Derler ki: 'Eyvah bize! Bizi uyuduğumuz yerden kim diriltti? Bu Rahman'ın vaad ettiğidir. Demek ki peygamberler doğru söylemişler.'
Ali Bulaç
Demişlerdir ki: "Eyvahlar bize, uykuya bırakıldığımız yerden bizi kim diriltip kaldırdı? Bu, Rahman (olan Allah)ın va'dettiğidir, (demek ki) gönderilen (elçi)ler doğru söylemiş".
Ali Fikri Yavuz
“-Eyvah başımıza gelenlere!...Kim kaldırdı bizi uyuduğumuz yerden? İşte bu, O Rahman’ın vaad buyurduğu (kıyamet)...Doğru imiş, o gönderilen peygamberler.” derler.
Ali Rıza Safa
"Vay başımıza gelene!" derler; "Mezarımızdan, bizi kim kaldırdı?" "Bağışlayanın bize sözünü verdiği, işte budur; gönderilenler, doğruyu söylemişler!"
Bayraktar Bayraklı
İşte o zaman, "Vah bize, kim bizi bulunduğumuz yerden kaldırdı? Rahman'ın vaad ettiği buymuş. Peygamberler doğru söylemiş" derler.
Bekir Sadak
«ah halimize! Yattigimiz yerden bizi kim kaldirdi?» derler. Onlara: «Iste Rahman olan Allah'in vadettigi budur, peygamberler dogru soylemislerdi» denir.
Celal Yıldırım
Eyvah bize ! Kim bizi uyuduğumuz yerden kaldırdı ? derler. (Onlara :) Bu, Rahman (olan Allah'ın) va'dettiği ve peygamberlerin doğru söylediği (gündür, denilir.)
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Derler ki: “Vay başımıza gelenler! Bizi yattığımız yerden kim diriltip kaldırdı? Rahmânın vaad ettiği işte bu! Peygamberler gerçekten doğru söylemişler!”
Diyanet İşleri
Şöyle derler: "Vay başımıza gelene! Kim bizi diriltip mezarımızdan çıkardı? Bu, Rahman'ın vaad ettiği şeydir. Peygamberler doğru söylemişler."
Diyanet İşleri (eski)
'Vah halimize! Yattığımız yerden bizi kim kaldırdı?' derler. Onlara: 'İşte Rahman olan Allah'ın vadettiği budur, peygamberler doğru söylemişlerdi' denir.
Diyanet Vakfi
(İşte o zaman:) Eyvah, eyvah! Bizi kabrimizden kim kaldırdı? Bu, Rahmân'ın vâdettiğidir. Peygamberler gerçekten doğru söylemişler! derler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Onlar: «Eyvah başımıza gelenlere! Mezarımızdan bizi kim kaldırdı? O Rahmân'ın vaad buyurduğu işte bu imiş. Gönderilen peygamberler de doğru söylemişler» derler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Eyvah başımıza gelenlere! Bizi uyuduğumuz yerden kim kaldırdı? O Rahmin'ın va'd buyurduğu işte buymuş. Gönderilen peygamberler doğru söylemişler derler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Eyvah, başımıza gelenlere derler: kim kaldırdı bizi uyuduğumuz yerden? Bu işte, o Rahmanın va'd buyurduğu, doğru imiş o gönderilen Resuller
Erhan Aktaş
"Eyvah bize! Yattığımız yerden bizi kim kaldırdı? Bu Rahman'ın uyardığı şeydir. Resuller doğru söylemişler." dediler.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
"Eyvah bize! Yattığımız yerden bizi kim kaldırdı? Bu Rahman'ın uyardığı şeydir. Resuller doğru söylemişler." dediler.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
"Eyvah bize! Yattığımız yerden bizi kim kaldırdı? Bu Rahman'ın uyardığı şeydir. Rasuller doğru söylemişler." dediler.
Fizilal-il Kuran
Dediler; «vah bize, bizi yattığımız yerden kim kaldırdı? İşte Rahman'ın vadettiği şey budur. Demek peygamber doğru söylemiş.»
Gültekin Onan
Demişlerdir ki: "Eyvahlar bize, uykuya bırakıldığımız yerden bizi kim diriltip kaldırdı? Bu, Rahmanın vaadettiğidir, (demek ki) gönderilen (elçi)ler doğru söylemiş".
Hamdi Döndüren
Onlar o anda, “Eyvah bize! Bizi bu yattığımız yerden kim kaldırdı? Bu, çok merhametli olan Allah’ın vaat ettiği gündür! Meğer elçiler doğru söylemişler!” derler.
Hasan Basri Çantay
(O zaman şöyle) demişlerdir: "Eyvah bize! Uyuduğumuz yerden bizi kim kaldırdı? Bu (Ba's) çok esirgeyici (Allah) ın va'd etdiği şey. Gönderilen (peygamber) ler (meğer) doğru söylemiş".
Hasib Asutay
Derler: 'Eyvah bize! Bizi yattığımız yerden kim kaldırdı? Bu, Rahman'ın va'dettiği şeydir. Peygamberler (meğer) doğru söylemişler! '
Hayrat Neşriyat
Derler ki: 'Eyvâh bize! Bizi yattığımız yerden kim kaldırdı? Bu, Rahmân’ın va'd ettiği şeydir; demek peygamberler doğru söylemiş!'
İbni Kesir
Derler ki: Yazıklar olsun bize, yattığımız yerden kim kaldırdı bizi? İşte bu, Rahman'ın vaadetmiş olduğudur. Ve peygamberler doğru söylemişlerdi.
Mehmet Okuyan
(Müşrikler) “Ah, eyvah, yazık bize! Bizi kabrimizden kim kaldırıp (uyandırdı)? Bu, Rahmân’ın vadettiği (gün)dür; (demek ki) elçiler gerçeği söylemiş!” diyecekler.
Muhammed Esed
"Eyvah!" diyecekler, "Kim bizi (ölüm) uykumuzdan uyandırdı?" (Bunun üzerine onlara şöyle denecek:) "İşte Rahman'ın vaad ettiği budur! Demek ki O'nun elçileri doğru söylemişlerdi!"
Mustafa İslamoğlu
"Eyvah! Bizi yattığımız yerden kim kaldırdı?" diyecek (ve cevabı kendileri verecek)ler: "Rahman'ın vaad ettiği bu olsa gerek; demek ki gönderilen elçiler doğru söylemişler!"
Ömer Nasuhi Bilmen
Demiş olurlar ki, «Eyvah bize! Bizi kim uyuduğumuz yerden kaldırdı? İşte bu, Rahmân'ın vaadettiğidir ve gönderilmiş olanlar, doğru söylemiş.»
Ömer Öngüt
Derler ki: "Eyvah bize! Yattığımız yerden bizi kim kaldırdı? Rahman olan Allah'ın vâdettiği işte budur. Demek peygamberler doğru söylemiş!"
Suat Yıldırım
"Eyvah bize! Kim kaldırdı bizi yatağımızdan?" diyorlar..."İşte Rahmân’ın vâdi: Resuller doğru söylerler!"
Süleyman Ateş
Dediler: "Vah bize, bizi yattığımız yerden kim kaldırdı? İşte Rahman'ın va'dettiği şey budur. Demek peygamberler doğru söylemiş!"
Süleymaniye Vakfı
"Vay halimize! Uyuduğumuz yerden bizi kim kaldırdı?[2] Demek ki Rahman'ın vaadettiği şey buymuş, elçiler doğru söylemiş!" derler.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
"Ey vah! … Yatağımızdan bizi kim kaldırdı?" diyeceklerdir. Denecek ki; "İşte Rahman'ın tehdit ettiği şey. Demek ki, elçiler doğru söylemişler."
Şaban Piriş
-Eyvah bize, mezarımızdan bizi kim kaldırdı? Bu, Rahman'ın tehdididir. Demek ki elçiler doğru söylemiş, derler.
Tefhim-ul Kuran
Demişlerdir ki: «Eyvahlar bize, uykuya bırakıldığımız yerden bizi kim diriltip kaldırdı? Bu, (öyle oluyor ki) Rahman (olan Allah)ın va'dettiğidir, (demek ki) gönderilen (peygamber)ler de doğru söylemiş.»
Ümit Şimşek
'Eyvah bize!' derler. 'Kim kaldırdı bizi kabirlerimizden? İşte bu Rahmân'ın vaad ettiği şey; demek peygamberler doğru söylüyormuş!'
Yaşar Nuri Öztürk
Şöyle diyecekler: "Vay başımıza gelene! Kim kaldırdı bizi mezarımızdan? Rahman'ın vaat ettiği işte bu! Peygamberler doğru söylemişler."
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Onlar deyəcəklər: “Vay halımıza! Bizi yatdığımız yerdən kim qaldırdı? Bu, Mərhəmətli Allahın vəd etdiyi qiyamətdir. Elçilər doğru deyirlərmiş”.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Onlar deyəcəklər: ″Vay halımıza! Bizi yatdığımız yerdən (qəbir evindən) kim qaldırdı? (Onlara belə deyiləcək:) ″Bu, Rəhmanın məxluqata buyurduğu vəʼddir (qiyamət günüdür). Peyğəmbərlər doğru deyirlərmiş!″
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Sie sagen: ʺWehe uns! Wer hat uns von unserer Ruhestätte auferweckt?ʺ Das ist die Verheißung des Barmherzigen. Die Gesandten haben doch die Wahrheit verkündet.
Almanca — Der Edle Quran
Sie sagen: ʺO wehe uns! Wer hat uns von unserer Schlafstätte auferweckt? Das ist, was der Allerbarmer versprochen hat, und die Gesandten haben die Wahrheit gesagt.ʺ
Almanca — M. A. Rassoul
Sie werden sagen: ʺO wehe uns! Wer hat uns von unserer Liegestelle erweckt? Das ist es, was der Allerbarmer (uns) verheißen hatte, und die Gesandten sagten doch die Wahrheit.ʺ
Almanca — Muhammad Zaidan
Sie sagten: ʺUnser Untergang! Wer erweckte uns von unserer Liegestätte auf?! Dies ist, was Der Allgnade Erweisende androhte. Und die Gesandten waren wahrhaftig.ʺ
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Wherefore they exclaim: "woe betide us! Who has awakened us from our resting site?" This is, they are told, "what Allah had promised and the verity which the truthful Messengers had related".
Abdul Haleem
They will say, ‘Alas for us! Who has resurrected us from our resting places?’ [They will be told], ‘This is what the Lord of Mercy promised, and the messengers told the truth.’
Abdullah Yusuf Ali
They will say: "Ah! Woe unto us! Who hath raised us up from our beds of repose?"... (A voice will say:) "This is what (Allah) Most Gracious had promised. And true was the word of the messengers!"
Abul A'la Maududi
(nervously) exclaiming. "Alas for us! Who roused us out of our sleeping-place?" “This is what the Merciful One had promised, and what (His) Messengers had said was true.”
Aisha Bewley
They will say, ‘Alas for us! Who has raised us from our resting-place? This is what the All-Merciful promised us. The Messengers were telling the truth.’
Al-Hilali & Khan
They will say: "Woe to us! Who has raised us up from our place of sleep." (It will be said to them): "This is what the Most Gracious (Allâh) had promised, and the Messengers spoke truth!"
Ali Quli Qarai
They will say, ‘Woe to us! Who raised us from our place of sleep?’ ‘This is what the All-beneficent had promised, and the apostles had spoken the truth!’
Amatul Rahman Omar
They will say (to one an other), `O woe be on us! Who has aroused us from our sleeping place?' `This is the same thing as the Most Gracious (God) had promised and the Messengers (of God) did indeed speak the truth' (will be the reply they receive).
Arthur John Arberry
They say, 'Alas for us! Who roused us out of our sleeping place? This is what the All-merciful promised, and the Envoys spoke truly. '
Bijan Moeinian
They will say: "Pity on us; indeed the word of God was nothing but the truth. He roused up from our sleeping place; indeed the Prophets were truthful in warning us."
E. Henry Palmer
They shall say, 'O, woe is us! who has raised us up from our sleeping-place? this is what the Merciful promised, and the apostles told the truth!'
Edip-Layth
They will say, "Woe to us. Who has resurrected us from our resting place? This is what the Gracious had promised. The messengers were truthful!"
George Sale
They shall say, alas for us! Who hath awakened us from our bed? This is what the Merciful promised us; and his apostles spoke the truth.
Hamid S. Aziz
They shall say, "O woe to us! Who has raised us up from our sleeping-place? This is what the Beneficent Allah promised and the messengers told the truth. "
Mahmoud Ghali
They will say, "oh woe to us! Who has made us rise again from our sleeping- place?" (Literally: tying-place) "This is what The All-Merciful promised, and the Emissaries (have spoken) sincerely.
Marmaduke Pickthall
Crying: Woe upon us! Who hath raised us from our place of sleep? This is that which the Beneficent did promise, and the messengers spoke truth.
Mohamed Ahmed - Samira
Saying: "Ah woe, who has roused us from our sleep?" This is what Ar-Rahman had promised, and whose truth the apostles had affirmed.
Muhammad Asad
They will say: "Oh, woe unto us! Who has roused us from our sleep [of death]?" [Whereupon they will be told:] “This is what the Most Gracious has promised! And His message-bearers spoke the truth!”
Mustafa Khattab
They will cry, "Woe to us! Who has raised us up from our place of rest? This must be what the Most Compassionate warned us of; the messengers told the truth!"
Progressive Muslims
They will Say: "Woe to us. Who has resurrected us from our resting place This is what the Almighty had promised. The messengers were truthful!"
Sahih International
They will say, "O woe to us! Who has raised us up from our sleeping place?" [The reply will be], "This is what the Most Merciful had promised, and the messengers told the truth. "
Sam Gerrans
They will say: “Woe is us! Who has raised us from our sleeping place?” — “This is what the Almighty promised! And the emissaries spoke truth!”
Shabbir Ahmed
They will exclaim, "Oh, woe unto us! Who has awakened us from our beds of sleep? This is what the Beneficent promised, and the Messengers spoke the truth. " (The concept of punishment in the grave is non-Qur'anic and, hence, wrong).
Syed Vickar Ahamed
They will say: "Ah! Sorrow to us! Who has raised us up from our place of sleep?" (A voice will say:) "This is what (Allah, Ar-Rahmán) the Most Gracious had promised, and the word of the messengers was (really) true?"
Taqi Usmani
They will say, "Woe to us! Who has raised us from our sleeping place? “This is what RaHmān (the All-Merciful Allah) had promised, and the messengers had told the truth.
The Monotheist Group
They will say: "Woe to us! Who has resurrected us from our resting place? This is what the Almighty had promised; and the messengers were truthful!"
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
en disant: ʺMalheur à nous! Qui nous a ressuscités de là où nous dormions?ʺ Cʹest ce que le Tout Miséricordieux avait promis; et les Messagers avaient dit vrai.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Ha wê çaxê (yên kafir) dibêjin; hey wax li halê me be! Kê ji tirbên me em vejandine? (Ji wan re tê gotin) Ev, ya ku Xweda yê Rehman soz pê dabû û pêxemberan jî jê rast xeber dabû!
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Zij zeggen: ʺWee ons! Wie heeft ons uit deze rustplaats van ons laten opstaan? Dit is wat de Erbarmer ons aangezegd had; de gezondenen hadden gelijk.ʺ
Hollandaca — Salomo Keyzer
Zij zullen zeggen: Wee over ons! wie heeft ons van ons bed gewekt? Dit is wat de Barmhartige ons heeft beloofd, en zijne gezanten spraken de waarheid.
Hollandaca — Siregar
Zij zeggen: ʺWee ons! Wie heeft ons van onze rustplaatsen doen opstaan? Dat is wat de Barmhartige heeft aangezegd, en de Gezondenen hebben de waarheid gesproken.ʺ
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Они [неверующие] будут говорить (одни другим) (во время воскрешения): «О, горе [погибель] нам! Кто воскресил нас из места нашего упокоения [могилы]?» {Они не уверовали в воскрешение, поэтому будут очень удивлены этому.} (И будет сказано им в ответ): «Это [воскрешение умерших] (которое вы сейчас видите) – то, что обещал Милостивый (Аллах) (Своим рабам), и правду говорили посланные [пророки и посланники]!»
Rusça — Osmanov
Они воскликнут: ʺО горе нам! Кто поднял нас с ложа, где [мы] покоились? Ведь это - то, что обещал Милостивый, и посланцы, оказывается, говорили правдуʺ.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
och de skall jämra sig och ropa: ʺVem har väckt oss ur vår djupa sömn?ʺ (Och änglarna skall svara:) ʺDetta är vad den Nåderike har lovat - budbärarna sade sanningen.ʺ