(2-4) (Ey Muhammed!) Hikmet dolu Kur'an'a andolsun ki, sen elbette dosdoğru bir yol üzere (peygamber) gönderilenlerdensin.

وَالْقُرْاٰنِ الْحَكِيمِ اِنَّكَ لَمِنَ الْمُرْسَلِينَ عَلٰى صِرَاطٍ مُسْتَقِيمٍ

ve l-ḳurāni l-Hakīmi / inneke le mine l-murselīne / ǎlā SirāTin musteḳīmin

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَالْقُرْاٰنِve l-ḳurāniق ر اOkumak; derlemek, biriktirmek, yığmak, biriktirip dağıtmak; anlatmak, açıklamak, izah etmek, nakletmek; araştırmak, soruşturmak, incelemek. Türkçe’ye girmiş türevler : kari, kuran, kıraat, kıraathaneKur'an'a andolsun
2الْحَكِيمِl-Hakīmiح ك مEngellemek, yetki kullanmak, emir vermek, hüküm vermek, yargılamak, bilge olmak. Bir kişiyi kötü veya yozlaşmış bir şekilde davranmaktan alıkoymak/engellemek/men etmek, yargılamak veya hüküm vermek, karar vermek, adli yetkiyi/yargı yetkisini/kuralı/egemenliği/yönetimi uygulamak, bir şeyi emretmek veya düzenlemek veya karara bağlamak, bilge olmak, sağlam muhakeme yeteneğine sahip olmak, bilgi veya bilim ve hikmet sahibi olmak, beceri kullanarak bir şeyi sağlam/kararlı/kusursuz/eksikliklerden arınmış hale getirmek.hikmetli
1اِنَّكَinnekekuşkusuz sen
2لَمِنَle mine
3الْمُرْسَلِينَl-murselīneر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risalekastedilen/bilinen gönderilenler
1عَلٰىǎlāüzerinde
2صِرَاطٍSirāTinص ر طDüz, yeteri kadar geniş ve zorluk çekilmeden yürünebilen bir patika/yol. Bir yol/güzergah/patika, uzun kılıç.bir yol
3مُسْتَقِيمٍmusteḳīminق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhdosdoğru

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Şüphe yok ki sen, gönderilenlerdensin.

Abdulkadir Gölpınarlı

Şüphe yok ki sen, gönderilenlerdensin.

Adem Uğur

Sen şüphesiz peygamberlerdensin.

Ahmed Hulusi

Kesinlikle sen Rasullerdensin.

Ahmet Tekin

Şüphesiz sen, özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere Rasulluk görevi ile gönderilenlerdensin.

Ahmet Varol

Sen elbette gönderilmiş peygamberlerdensin.

Ali Bulaç

Gerçekten sen, gönderilen (elçi)lerdensin.

Ali Fikri Yavuz

Muhakkak ki sen (Ey Rasûlüm, tarafımızdan elçi olarak kullarıma) gönderilen peygamberlerdensin.

Ali Rıza Safa

Kuşkusuz, sen, gönderilenler arasındasın.

Bayraktar Bayraklı

Kesinlikle sen gönderilmiş peygamberlerdensin.

Bekir Sadak

(2-4) Kuran'i Hakim'e and olsun ki, sen dogru yol uzere gonderilmis peygamberlerdensin.

Celal Yıldırım

Sen elbette gönderilen peygamberlerdensin.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(2-3-4) Hikmet dolu Kur’an’a andolsun ki, sen kesinlikle dosdoğru bir yolda yürümek üzere gönderilmiş peygamberlerden birisin.

Diyanet İşleri

(2-4) (Ey Muhammed!) Hikmet dolu Kur'an'a andolsun ki, sen elbette dosdoğru bir yol üzere (peygamber) gönderilenlerdensin.

Diyanet İşleri (eski)

(2-4) Kuran'ı Hakim'e and olsun ki, sen doğru yol üzere gönderilmiş peygamberlerdensin.

Diyanet Vakfi

Sen şüphesiz peygamberlerdensin.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

(2-3) Ey Muhammed! Hikmetli Kur'ân'a andolsun ki, sen risâlet görevi verilmiş peygamberlerdensin.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Emin ol ki sen, o elçilikle gönderilen peygamberlerdensin!

Elmalılı Hamdi Yazır

Emin ol ki sen o risaletle gönderilen Peygamberlerdensin

Erhan Aktaş

Kuşkusuz sen, gönderilmiş elçilerdensin.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kuşkusuz sen, gönderilmiş elçilerdensin.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Kuşkusuz sen, gönderilmiş elçilerdensin.

Fizilal-il Kuran

Sen elbette gönderilmiş peygamberlerdensin.

Gültekin Onan

Gerçekten sen, gönderilen (elçi)lerdensin.

Hamdi Döndüren

Kuşkusuz sen, gönderilmiş elçilerdensin.

Hasan Basri Çantay

Sen (Habibim) hiç şübhesiz (Hak canibinden) gönderilen (peygamber) lerdensin.

Hasib Asutay

Şüphesiz sen peygamberlerdensin.

Hayrat Neşriyat

Şübhesiz ki sen, elbette peygamberlerdensin.

İbni Kesir

Sen, elbette gönderilmiş peygamberlerdensin,

Mehmet Okuyan

Şüphesiz sen (hepsi) doğru yol üzerinde olan elçilerdensin.

Muhammed Esed

Gerçek şu ki, sen Allah'ın elçilerinden birisin,

Mustafa İslamoğlu

ki sen elbette gönderilen elçilerden birisin.

Ömer Nasuhi Bilmen

(2-3) Kur'an-ı Hakim'e yemin ederim. Şüphe yok ki, sen, elbette (Peygamber) gönderilmiş olanlardansın.

Ömer Öngüt

Muhakkak ki sen gönderilmiş peygamberlerdensin.

Suat Yıldırım

Sen elbette gönderilen resullerdensin.

Süleyman Ateş

Kuşkusuz sen gönderilmiş elçilerdensin.

Süleymaniye Vakfı

(Ey Muhammed!) Sen kesinlikle elçilerimdensin.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sen Allah'ın elçilerindensin,

Şaban Piriş

Sen peygamberlerdensin.

Tefhim-ul Kuran

Gerçekten sen, gönderilen (peygamber)lerdensin.

Ümit Şimşek

Hiç kuşku yok ki, sen peygamberlerdensin.

Yaşar Nuri Öztürk

Hiç kuşkusuz, sen, gönderilen elçilerdensin;

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Həqiqətən, sən göndərilmiş elçilərdənsən,

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Sən, həqiqətən, (Allah tərəfindən göndərilmiş, şəriət sahibi olan) peyğəmbərlərdənsən!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Du bist einer der Gesandten

Almanca — Der Edle Quran

du bist wahrlich einer der Gesandten

Almanca — M. A. Rassoul

du bist wahrlich einer der Gesandten

Almanca — Muhammad Zaidan

Gewiß, du bist doch einer der Gesandten

English (26)

Abdel Khalek Himmat

You Muhammad are indeed one of the Messengers chosen to relate Allah’s divine message.

Abdul Haleem

you [Muhammad] are truly one of the mes-sengers sent

Abdullah Yusuf Ali

Thou art indeed one of the messengers,

Abul A'la Maududi

you are truly among the Messengers,

Aisha Bewley

Truly you are one of the Messengers

Al-Hilali & Khan

Truly, you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) are one of the Messengers,

Ali Quli Qarai

you are indeed one of the apostles,

Amatul Rahman Omar

(That) you are indeed one of the Messengers,

Arthur John Arberry

thou art truly among the Envoys

Bijan Moeinian

Most surely You are one of the Messengers.

E. Henry Palmer

verily, thou art of the apostles

Edip-Layth

You are one of the messengers.

George Sale

that thou art one of the messengers of God,

Hamid S. Aziz

I swear by the Quran full of wisdom

Mahmoud Ghali

Surely you are indeed of the Emissaries.

Marmaduke Pickthall

Lo! thou art of those sent

Mohamed Ahmed - Samira

That you are indeed one of those sent

Muhammad Asad

verily, thou art indeed one of God’s message-bearers,

Mustafa Khattab

You ˹O Prophet˺ are truly one of the messengers

Progressive Muslims

You are one of the messengers.

Sahih International

Indeed you, [O Muúammad], are from among the messengers,

Sam Gerrans

(Thou art among the emissaries

Shabbir Ahmed

Verily, you are one of the Messengers.

Syed Vickar Ahamed

Truly, (O Prophet!), you are one of the messengers,

Taqi Usmani

You are truly one of the messengers of Allah,

The Monotheist Group

You are one of the messengers.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Bêguman tu (ey Muhemmed) ji pêxemberan î.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Jij behoort tot de gezondenen,

Hollandaca — Salomo Keyzer

Dat gij een der gezanten van God zijt.

Hollandaca — Siregar

Voorwaar, jij (Mohammed) behoort zeker tot de gezanten.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

что ты [[Аллах Всевышний клянется в Своей Книге о том, что Мухаммад является пророком, указывая на его великое и славное место среди пророков.]] (о, Мухаммад), однозначно, из (числа) посланных (которых Аллах направил с откровением к Своим рабам)

Rusça — Osmanov

Воистину, ты - из числа посланников

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Du (Muhammad) är i sanning en av Guds utsända