De ki: "Sizden herhangi bir ücret istemişsem, o sizin olsun. Benim ücretim ancak Allah'a aittir. O, her şeye hakkıyla şahittir."

قُلْ مَا سَاَلْتُكُمْ مِنْ اَجْرٍ فَهُوَ لَكُمْ اِنْ اَجْرِيَ اِلَّا عَلَى اللّٰهِ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ شَهِيدٌ

ḳul mā seeltukum min ecrin fe huve lekum in ecriye illā ǎlā (a)llahi ve huve ǎlā kulli şey'in şehīdun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قُلْḳulق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelede ki
2مَا
3سَاَلْتُكُمْseeltukumس ا لakmak, dökülmek, sızmak, akıtmak, soruşturmak, sormak, dilenmekben sizden istemedim
4مِنْminhiçbir
5اَجْرٍecrinا ج رödül/tazminat/karşılık, hizmet için ücret/ödeme/maaş, karücret
6فَهُوَfe huveo
7لَكُمْlekumsizindir
8اِنْin
9اَجْرِيَecriyeا ج رödül/tazminat/karşılık, hizmet için ücret/ödeme/maaş, karbenim ücretim
10اِلَّاillāyalnız
11عَلَىǎlāaittir
12اللّٰهِ(a)llahiAllah'a
13وَهُوَve huveve O
14عَلٰىǎlāüzerine
15كُلِّkulliك ل ل1. Tüm, bütün, tamlık, bütünlük 2. babasını ve çocuğunu kaybetmek, doğrudan mirasçısı bulunmamak, bitkin düşmek, yorgun, zayıf olmak; sadece uzak ilişkileri bulunmak Türkçe’ye girmiş türevler : küllî, külli yevmin, külliyat, külliye, külliyen, külliyet, külliyetliher
16شَيْءٍşey'inش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafişşey
17شَهِيدٌşehīdunش ه دtanıklık etmek/bilgi vermek, görmek/şahit olmak, hazır bulunmak, kanıt/ifade vermek, şahitlik etmek. mushhad - hazır bulunma veya kanıt verme ya da dinleme zamanı veya yeri, buluşma yeri. mashhuud - şahit olunan şey.şahiddir

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

De ki: Sizden bir ücret, bir mükâfat da istemiyorum, sizin olsun o. Benim ecrim, ancak Allah'a âit ve o, her şeye tanık.

Abdulkadir Gölpınarlı

De ki: Sizden bir ücret, bir mükâfat da istemiyorum, sizin olsun o. Benim ecrim, ancak Allahʼa âit ve o, her şeye tanık.

Adem Uğur

De ki: Ben sizden bir ücret istemişsem, o sizin olsun. Ücretim yalnız Allah'a aittir. O, her şeye şahittir.

Ahmed Hulusi

De ki: "Sizden bir karşılık istemişsem, o sizin olsun. . . Benim ecrim ancak Allah üzerinedir. . . "HU" her şeye Şehiyd'dir. "

Ahmet Tekin

'Ben sizden bir ücret, bir mükâfat istemedim. İstemişsem eğer, o sizin olsun. Benim ücretim, mükâfatım, yalnızca Allah’a aittir. O açık-gizli her şeyi her an denetliyor ve her şeye şâhittir.' de.

Ahmet Varol

De ki: 'Ben sizden bir ücret istemişsem o sizin olsun. Benim ecrim ancak Allah'a aittir. O, her şeye şahittir.'

Ali Bulaç

De ki: "Ben sizden bir ücret istemişsem, artık o sizin olsun. Benim ecrim (ücretim), yalnızca Allah'a aittir. O, her şeye şahid olandır."

Ali Fikri Yavuz

(Ey Rasûlüm, onlara) de ki: “- (Tebliğimden dolayı) sizden bir ücret istemedim; ücret sizin olsun. Benim mükâfatım ancak Allah’a aiddir. O, her şeye (bütün yaptıklarınıza) şahiddir.”

Ali Rıza Safa

De ki: "Sizden bir karşılık istemedim; o sizin olsun. Benim ödülümü, ancak Allah verir. Çünkü O, her şeye Tanıktır!"

Bayraktar Bayraklı

De ki: "Ben sizden bir karşılık istemiyorum; o, sizin olsun, benim karşılığım ancak Allah'a aittir. O her şeye tanıktır."

Bekir Sadak

De ki: «Ben sizden bir ucret istersem, o sizin olsun; benim ecrim Allah'a aittir. O her seye sahiddir.»

Celal Yıldırım

De ki: Sizden bir ücret istediysem, o size olsun. Benim ücretim ancak Allah'a aittir. O, her şeye şâhiddir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

De ki: “Sizden isteyebileceğim bir karşılık varsa o da sizin olsun; benim mükâfatımı verecek olan yalnız Allah’tır. O her şeye tanıktır.”

Diyanet İşleri

De ki: "Sizden herhangi bir ücret istemişsem, o sizin olsun. Benim ücretim ancak Allah'a aittir. O, her şeye hakkıyla şahittir."

Diyanet İşleri (eski)

De ki: 'Ben sizden bir ücret istersem, o sizin olsun; benim ecrim Allah'a aittir. O her şeye şahiddir.'

Diyanet Vakfi

De ki: Ben sizden bir ücret istemişsem, o sizin olsun. Ücretim yalnız Allah'a aittir. O, her şeye şahittir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

De ki: «Ben sizden herhangi bir ücret istemem, O sizin içindir. Benim ecrim ancak Allah'a aittir. O, her şeye şahittir.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

De ki: "Ben, sizden herhangi bir ücret istersem, o sizin olsun. Benim mükafatım ancak Allah'a aittir ve Allah, herşeye şahittir."

Elmalılı Hamdi Yazır

De ki: ben sizden ücrete dair bir şey istersem o sırf sizin kendiniz içindir, benim ecrim ancak Allaha aiddir ve Allah her şey'e şahiddir

Erhan Aktaş

De ki: "Sizden bir karşılık beklemiyorum. Sizden bir beklentim yok. Benim ücretim, yalnızca Allah'a aittir. Ve O, Her Şeye Tanık'tır."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

De ki: "Sizden bir karşılık beklemiyorum. Sizden bir beklentim yok. Benim ücretim, yalnızca Allah'a aittir. Ve O, Her Şeye Tanık'tır."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

De ki: "Sizden, sizin doğru yolu bulmanızdan başka bir karşılık beklemiyorum. Benim ücretim, yalnızca Allah'a aittir. Ve O, Her Şeye Tanık'tır."

Fizilal-il Kuran

De ki; «Sizden hiçbir ücret istemiyorum. Ücretiniz sizin olsun. Benim ücretimi Allah verecektir. O her şeyin tanığıdır.»

Gültekin Onan

De ki: "Ben sizden bir ücret istemişsem, artık o sizin olsun. Benim ecrim (ücretim) yalnızca Tanrı'ya aittir. O, her şeye şahid olandır."

Hamdi Döndüren

De ki: “Ben sizden bir ücret istemişsem o sizin olsun. Bilin ki benim ücretim yalnız Allah’a aittir. O, her şeye tanıktır.”

Hasan Basri Çantay

De ki: "Benim sizden (inzar ve tebliğımdan dolayı) istediğim her hangi bir ücret (varsa) o, sizin olsun! Benim mükafatım Allahdan başkasına aid değil. O her şey'e hakkıyle şahiddir".

Hasib Asutay

De ki: Sizden bir ücret istemişsem, o sizin olsun. Ücretim yalnız Allah'a aittir. O, her şeye şahittir.

Hayrat Neşriyat

De ki: 'Sizden bir ücret istemişsem, o hâlde o sizin olsun! Benim ücretim ancak Allah’a âiddir. O ise, herşeye hakkıyla şâhiddir.'

İbni Kesir

De ki: Sizden bir ücret istersem eğer, o sizin olsun. Benim ücretim, ancak Allah'a aittir. Ve O, her şeye şahid'dir.

Mehmet Okuyan

De ki: “Ben sizden herhangi bir ücret istemişsem o sizin olsun. Ücretim yalnızca Allah’a aittir. O her şeye şahittir.”

Muhammed Esed

De ki: "Sizden herhangi bir karşılık istemiş değilim. Benim (hak ettiğim) karşılığı ancak Allah verir ve O her şeye şahittir!"

Mustafa İslamoğlu

De ki: "Sizden hiçbir ücret talep etmiş değilim; o sizin olsun! Benim ücretimi takdir etmek sadece Allah'a düşer: zira O her şeye fazlasıyla tanıktır."

Ömer Nasuhi Bilmen

De ki: «Ben sizden ücret namına bir şey istersem, o, sizin içindir. Benim mükâfaatım ise ancak Allah'a aittir ve O, her şey üzerine şahittir.»

Ömer Öngüt

Resulüm! Onlara de ki: "Ben sizden bir ücret istersem eğer, o ücret sizin olsun. Benim ücretim ancak Allah'a âittir. O her şeye şâhittir. "

Suat Yıldırım

De ki: "Sizden bu hizmetim için hiçbir ücret istemiyorum, (ücret sizin olsun!) Benim ücretim yalnız Allah’a aittir ve O, her şeye şahittir."

Süleyman Ateş

De ki: "Ben sizden bir ücret istemişsem, o sizin olsun. Benim ücretim yalnız Allah'a aittir. O her şeye şahiddir."

Süleymaniye Vakfı

De ki: "Sizden herhangi bir ücret istediysem o sizin olsun. Benim ücretim sadece Allah'a aittir. O her şeye şahittir."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

De ki: "Ben sizden bir ücret istediysem, o sizindir; benim ücretimi Allah üstlenmiştir. O her şeye şahittir."

Şaban Piriş

De ki: -Ben sizden bir ücret istemiyorum. O, sizin olsun. Benim ücretim ancak, her şeye şahid olan Allah'a aittir.

Tefhim-ul Kuran

De ki: «Ben sizden bir ücret istemişsem, artık o sizin olsun. Benim ecrim (ücretim), yalnızca Allah'a aittir. O, her şeye şahid olandır.»

Ümit Şimşek

De ki: Sizden istediğim bir ücret varsa o sizin olsun. Benim ücretim Allah'a aittir. O ise herşeye şahittir.

Yaşar Nuri Öztürk

De ki: "Ben sizden herhangi bir ücret istemedim; o sizin olsun. Benim ödülüm yalnız Allah'tandır. Ve O, her şey üzerinde bir Şehid, gerçek bir tanık..."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

De: “Mən sizdən bir haqq istəmişəmsə, onu sizin üçün istəmişəm. Mənim haqqım ancaq Allahdan olacaqdır. O, hər şeyə Şahiddir”.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

De: ″Mən (bunun müqabilində) sizdən heç bir muzd (mükafat) istəmirəm, o sizin olsun. Mənim mükafatım ancaq Allaha aiddir. O, hər şeyə şahiddir!″

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sprich: ʺIch fordere von euch keinen Lohn, es sei denn, daß ihr euch Gutes tut. Für meinen Lohn kommt Gott allein auf. Er ist der beste Zeuge für alles.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Sag: Was auch immer an Lohn ich von euch hätte verlangen können, das gehört euch. Mein Lohn obliegt nur Allah. Und Er ist über alles Zeuge.

Almanca — M. A. Rassoul

Sprich: ʺlch habe von euch keinen Lohn verlangt; denn dieser (Lohn) kommt euch zugute. Mein Lohn ist allein bei Allah; und Er ist der Zeuge aller Dinge.

Almanca — Muhammad Zaidan

Sag: ʺSollte ich von euch Belohnung verlangt haben, so gehört dies euch. Denn meine Belohnung obliegt nur ALLAH. Und ER ist über alles ein Zeuge.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And say to them: "I never asked of you a price, my advice to you is entirely in your own interest while my reward rests in the hands of Allah Who is Shahidun (Who witnesses all things)".

Abdul Haleem

Say, ‘If I have asked you for any reward, you can keep it. It is God alone who will reward me: He is witness to everything.’

Abdullah Yusuf Ali

Say: "No reward do I ask of you: it is (all) in your interest: my reward is only due from Allah: And He is witness to all things."

Abul A'la Maududi

Say to them: "Whatever recompense I might ask of you, it shall be yours. My recompense is with Allah, and He is witness over everything."

Aisha Bewley

Say: ‘I have not asked you for any wage – it is all for you. My wage is the responsibility of Allah alone. He is witness of everything.’

Al-Hilali & Khan

Say (O Muhammad صلى الله عليه وسلم): "Whatever wage I might have asked of you is yours. My wage is from Allâh only, and He is a Witness over all things."

Ali Quli Qarai

Say, ‘Whatever reward I may have asked you is for your own good. My [true] reward lies only with Allah, and He is witness to all things.’

Amatul Rahman Omar

Say, `Whatever reward I might have asked of you (for my this exhortation) you can keep it with you. (I claim) my reward only from Allâh for He is the Witness over all things.'

Arthur John Arberry

Say: 'I have asked no wage of you; that shall be yours. My wage falls only upon God; and He is witness over everything.'

Bijan Moeinian

Say: "I am not asking for a wage [for my teaching you the truth]; you can keep it. My reward is with God Who witnesses everything [and values my sincerity in accomplishing my mission.]

E. Henry Palmer

Say, 'I do not ask you for it a hire; that is for yourselves; my hire is only from God, and He is witness over all. '

Edip-Layth

Say, "I have not asked you for any wage; you can keep it. My wage is from God, and He is witness over all things."

George Sale

Say, I ask not of you any reward for my preaching; it is your own, either to give or not: My reward is to be expected from God alone; and he is witness over all things.

Hamid S. Aziz

Say, "I exhort you only to one thing that you awake for Allah's sake (or stand up before Allah) in twos or singly, then ponder: there is no madness in your companion (or comrade, fellow-citizen); he is only a Warner to you before a severe doom.

Mahmoud Ghali

Say, "Whatever reward I ask of you, then it is for you (i. e., for benefit and your guidance) Decidedly my reward (falls) upon none except Allah, and He is an Ever - Present Witness over everything."

Marmaduke Pickthall

Say: Whatever reward I might have asked of you is yours. My reward is the affair of Allah only. He is Witness over all things.

Mohamed Ahmed - Samira

Say: "The reward I ask is for yourself. My reward is due from none but God; and He is witness over everything."

Muhammad Asad

Say: "No reward have I ever asked of you [out of anything] that is yours: my reward rests with none but God, and He is witness unto everything!"

Mustafa Khattab

Say, "If I had ever asked you for a reward, you could keep it. My reward is only from Allah. And He is a Witness over all things."

Progressive Muslims

Say: "I have not asked you for any wage; you can keep it. My wage is from God, and He is witness over all things."

Sahih International

Say, "Whatever payment I might have asked of you - it is yours. My payment is only from Allah, and He is, over all things, Witness."

Sam Gerrans

Say thou: “What I might have asked of you of reward, it is yours. My reward is only upon God; and He is witness over all things.”

Shabbir Ahmed

Say, "Whatever reward do I ask you, it is yours. My reward rests with none but Allah, and He is Witness unto everything."

Syed Vickar Ahamed

Say: "Whatever reward I might have asked from you is yours: My reward is only to come from Allah; And He is a Witness (Shaheed) over all things. "

Taqi Usmani

Say, "If I had ever claimed any reward from you, then it is yours. My reward is with none but Allah. And He is witness over every thing."

The Monotheist Group

Say: "I have not asked you for any wage; for it will be your own. My wage is from God, and He is witness over all things."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Dis: ʺCe que je vous demande comme salaire, cʹest pour vous-mêmes. Car mon salaire nʹincombe quʹà Allah. Il est Témoin de toute choseʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Bibêje: Min (li ser teblîxa îslamê) tu heqek ji we nexwestiye; vêca malê we yê we ye. Padaşa min her li Xwedê ye û ew li ser her tiştî şahid e.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zeg: ʺIk vraag jullie geen loon; het is in jullie eigen voordeel. Slechts God is belast met mijn loon; Hij is van alles getuige.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zeg: Ik vraag geenerlei belooning van u voor mijne prediking. Het is u overgelaten, al of niet te geven. Ik verwacht mijn belooning alleen van God, en hij is getuige van alle dingen.

Hollandaca — Siregar

Zeg: ʺIk heb jullie niet om een beloning gevraagd; die is voor jullie zelf Mijn beloning is slechts bij Allah en Hij is Getuige over alle zaken.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Скажи (Пророк) (неверующим): «То, что я прошу у вас как награду, то она для вас (самих) [я не прошу у вас за доведение до вас Истины ничего, а лишь, чтобы вы приняли ее и последовали по ней]. (А) награда моя лишь у Аллаха, (ведь) Он – свидетель всему [видит и знает все]!»

Rusça — Osmanov

Скажи: ʺЯ не требую от вас вознаграждения, пусть оно останется у вас: вознаградит меня лишь Аллах. Ведь Он - свидетель всему сущемуʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Säg: ʺJag begär ingen lön av er; (behåll) det som är ert! Min lön får jag av min Herre, och Han är vittne till allt som sker.ʺ