(70-71) Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakının ve doğru söz söyleyin ki, Allah sizin işlerinizi düzeltsin ve günahlarınızı bağışlasın. Kim Allah'a ve Resulüne itaat ederse, muhakkak büyük bir başarıya ulaşmıştır.

يَاأَيُّهَا الَّذِينَ اٰمَنُوا اتَّقُوا اللّٰهَ وَقُولُوا قَوْلًا سَدِيدًا يُصْلِحْ لَكُمْ اَعْمَالَكُمْ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْ وَمَنْ يُطِعِ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ فَقَدْ فَازَ فَوْزًا عَظِيمًا

yā eyyuhā (e)lleƶīne āmenū tteḳū (a)llahe ve ḳūlū ḳavlen sedīden / yuSliH lekum eǎ'mālekum ve yeğfir lekum ƶunūbekum ve men yuTiǐ (a)llahe ve rasūlehu fe ḳad fāze fevzen ǎZīmen

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1يَاأَيُّهَاyā eyyuhāEY/HEY/AH SİZ!
2الَّذِينَ(e)lleƶīnekimseler
3اٰمَنُواāmenūا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaninanan(lar)
4اتَّقُواtteḳūو ق يkorumak, kurtarmak, muhafaza etmek, uzak tutmak, kötülükten ve felaketten korunmak, güvende olmak, kalkan olarak kabul etmek, görev saymak. muttaki - kötülükten ve insanlara ve Allah'a karşı görevini ihlal eden şeylerden kaçınan kişikorkun
5اللّٰهَ(a)llaheAllah'tan
6وَقُولُواve ḳūlūق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveleve söyleyin
7قَوْلًاḳavlenق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelesöz
8سَدِيدًاsedīdenس د دDoğru yapmak, doğruya yöneltmek, isabet etmek, kapamak, tıkamak, engel olmak, düzeltmek, ödemek, borç ödemek, yardım etmekdoğru
1يُصْلِحْyuSliHص ل حdoğru/iyi/dürüst/sağlam/erdemli olmak, uygun olmak. aslaha - bir şeyi düzeltmek, reform etmek, iyi yapmak. saalihaat - iyi işler, uygun ve uygun eylemler, düzeltmeye yönelik iş yapmak. aslaha (vb. 4) - bütün sağlam yapmak, şeyleri doğru hale getirmek, bir anlaşma sağlamak, uygun hale getirmek. islaah - dürüstlük, uzlaşma, düzeltme, reform. muslihun - reformcu, doğru, erdemli, dürüst bir kişi, barışsever.düzeltsin
2لَكُمْlekumsizin
3اَعْمَالَكُمْeǎ'mālekumع م لiş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel, suistimal), mamul, muamele, teamül, imalatişlerinizi
4وَيَغْفِرْve yeğfirغ ف رkorumak, örtmek, gizlemek, siper etmek, miğfer, affetmek, bağışlamak, koruma/af dilemekve bağışlasın
5لَكُمْlekumsizin
6ذُنُوبَكُمْƶunūbekumذ ن بİzlemek, hikaye yapmak, ek eklemek, yakından takip etmek, benek oluşmaksuçlarınızı
7وَمَنْve menve kim
8يُطِعِyuTiǐط و عitaat etmek, izin vermek/onaylamak, itaat, gönüllü olarak yapmak, çaba göstererek bir eylem yapmak. yapabilmek - muktedir olmak, güce sahip olmak, yapabilir durumda olmak.ita'at ederse
9اللّٰهَ(a)llaheAllah'a
10وَرَسُولَهُve rasūlehuر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risaleve Resulüne
11فَقَدْfe ḳadelbette
12فَازَfāzeف و زBaşarmak, zafer kazanmak, hedefe ulaşmak, galip gelmek, sahip olmak, arzularını elde etmek, kaçmak, kurtuluş, güvenlik, edinmek, kazanmak. Güvenlik/sığınma/mutluluk/huzur yeri/zamanı, kaçış yeri.ermiş olur
13فَوْزًاfevzenف و زBaşarmak, zafer kazanmak, hedefe ulaşmak, galip gelmek, sahip olmak, arzularını elde etmek, kaçmak, kurtuluş, güvenlik, edinmek, kazanmak. Güvenlik/sığınma/mutluluk/huzur yeri/zamanı, kaçış yeri.bir başarıya
14عَظِيمًاǎZīmenع ظ مbüyük, önemli, büyük, dikkate almak, onur, muazzam, görkemli, önemli bir kişi, Her Şeye Kadir, Her Şeye Kadir, elim, cömert/bol, büyütmek/artırmak. hayretler uyandırmak - büyük hale getirmekbüyük

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ey inananlar, çekinin Allah'tan ve sözün düzünü, doğrusunu söyleyin.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ey inananlar, çekinin Allahʼtan ve sözün düzünü, doğrusunu söyleyin.

Adem Uğur

Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve doğru söz söyleyin.

Ahmed Hulusi

Ey iman edenler! Allah'tan (yaptıklarınızın sonucunu yaşatacak olan sisteminden) korunun ve sağlam söz söyleyin!

Ahmet Tekin

Ey iman nimetine kavuşanlar, Allah’a sığının, emirlerine yapışın, günahlardan arınıp, azaptan korunun, doğru, yol gösterici, aydınlatıcı, güven telkin edici söz söyleyin.

Ahmet Varol

Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve doğru söz söyleyin.

Ali Bulaç

Ey iman edenler, Allah'tan sakının ve sözü doğru söyleyin.

Ali Fikri Yavuz

Ey iman edenler! Allah’dan korkun (emirlerine bağlanın, yasaklarından sakının) ve doğru söz söyleyin,

Ali Rıza Safa

Ey inanca çağırılanlar! Allah'a yönelik sorumluluk bilinci taşıyın ve doğruyu söyleyin.

Bayraktar Bayraklı

Ey iman edenler! Allah'a saygı gösterin ve doğru söz söyleyin!

Bekir Sadak

(70-71) Ey inananlar! Allah'tan sakinin, durust soz soyleyin de Allah islerinizi kendinize yararli kilsin ve gunahlarinizi size bagislasin. kim Allah'a ve Peygamber'ine itaat ederse, suphesiz buyuk bir kurtulusa ermis olur.

Celal Yıldırım

Ey imân edenler! Allah'tan korkun (Peygamberi incitmekten) sakının ve hep doğru söz söyleyin ki,

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(70-71)Ey iman edenler! Allah’a itaatsizlikten sakının ve doğru söz söyleyin ki, Allah sizin işlerinizi düzeltsin, günahlarınızı bağışlasın.Kim Allah’a ve resulüne itaat ederse gerçekten büyük bir kazanç elde eder.

Diyanet İşleri

(70-71) Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakının ve doğru söz söyleyin ki, Allah sizin işlerinizi düzeltsin ve günahlarınızı bağışlasın. Kim Allah'a ve Resulüne itaat ederse, muhakkak büyük bir başarıya ulaşmıştır.

Diyanet İşleri (eski)

(70-71) Ey inananlar! Allah'tan sakının, dürüst söz söyleyin de Allah işlerinizi kendinize yararlı kılsın ve günahlarınızı size bağışlasın. Kim Allah'a ve Peygamber'ine itaat ederse, şüphesiz büyük bir kurtuluşa ermiş olur.

Diyanet Vakfi

Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve doğru söz söyleyin.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve sağlam söz söyleyin,

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ey iman edenler, Allah'tan korkun ve sağlam söz söyleyin

Elmalılı Hamdi Yazır

Ey o bütün iyman edenler Allahdan korkun ve sağlam söz söyleyin

Erhan Aktaş

Ey İman Edenler! Allah'a takvalı davranın ve daima doğruyu söyleyin;

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ey iman edenler! Allah'a takvalı davranın ve daima doğruyu söyleyin;

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ey iman edenler! Allah'a takvalı davranın ve daima doğruyu söyleyin;

Fizilal-il Kuran

Ey inananlar! Allah'tan korkun ve doğru söz söyleyin.

Gültekin Onan

Ey inananlar, Tanrı'dan sakının ve sözü doğru söyleyin.

Hamdi Döndüren

Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve doğru söz söyleyin.

Hasan Basri Çantay

Ey iman edenler, Allahdan korkun ve sözü doğru söyleyin.

Hasib Asutay

Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve doğru söz söyleyin.

Hayrat Neşriyat

Ey îmân edenler! Allah’dan sakının ve doğru söz söyleyin!

İbni Kesir

Ey iman edenler; Allah'tan korkun ve doğru söz söyleyin.

Mehmet Okuyan

Ey iman edenler! Allah’a karşı takvâlı (duyarlı) olun ve doğru söz söyleyin!

Muhammed Esed

Siz ey iman etmiş olanlar! Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun ve (her zaman) hakkı ve doğruyu konuşun;

Mustafa İslamoğlu

Siz ey iman edenler! Allah'a karşı sorumlu davranın ve sözü yerinde ve dosdoğru söyleyin!

Ömer Nasuhi Bilmen

Ey mü'minler zümresi! Allah'tan korkun ve doğru söz söyleyin.

Ömer Öngüt

Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve doğru söz söyleyin.

Suat Yıldırım

(70-71) Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve hep doğru söz söyleyin ki Allah da işlerinizi ve hallerinizi düzeltsin, günahlarınızı affetsin. Kim Allah’a ve Resulüne itaat ederse, pek büyük bir mutluluk ve başarıya nail olur.

Süleyman Ateş

Ey inananlar, Allah'tan korkun ve doğru söz söyleyin.

Süleymaniye Vakfı

Ey inanıp güvenenler! Allah'a karşı yanlış yapmaktan sakının, dosdoğru sözler söyleyin.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ey inanmış kimseler! Allah'tan çekinin ve doğru söz söyleyin

Şaban Piriş

-Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve doğru söyleyin.

Tefhim-ul Kuran

Ey iman edenler, Allah'tan korkup sakının ve sözü doğru olarak söyleyin.

Ümit Şimşek

Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve sözün doğrusunu söyleyin.

Yaşar Nuri Öztürk

Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve sağlam söz söyleyin!

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Ey iman gətirənlər! Allahdan qorxun və doğru söz danışın ki,

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Ey iman gətirənlər! Allahdan qorxun və doğru söz söyləyin!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

O ihr Gläubigen! Fürchtet Gott und sagt nur, was sich ziemt!

Almanca — Der Edle Quran

O die ihr glaubt, fürchtet Allah und sagt treffende Worte,

Almanca — M. A. Rassoul

O ihr, die ihr glaubt! Fürchtet Allah und sprecht aufrichtige Worte

Almanca — Muhammad Zaidan

Ihr, die den Iman verinnerlicht habt! Handelt Taqwa gemäß ALLAH gegenüber und sagt ein zutreffendes Wort,

English (26)

Abdel Khalek Himmat

O you who have conformed to Islam: Fear Allah and entertain the profound reverence dutiful to Him. When you express your thoughts in words and when you make a statement or a declaration, do see that your words are a disclosure of facts, apposite, appropriate, relevant and to the point,

Abdul Haleem

Believers, be mindful of God, speak in a direct fashion and to good purpose,

Abdullah Yusuf Ali

O ye who believe! Fear Allah, and (always) say a word directed to the Right:

Abul A'la Maududi

Believers, fear Allah and speak the truth:

Aisha Bewley

You who have iman! have taqwa of Allah and speak words which hit the mark.

Al-Hilali & Khan

O you who believe! Keep your duty to Allâh and fear Him, and speak (always) the truth.

Ali Quli Qarai

O you who have faith! Be wary of Allah, and speak upright words.

Amatul Rahman Omar

Believers! take Allâh as a shield and say the right thing in a straight forward words that hits the mark (and is devoid of hidden meanings).

Arthur John Arberry

O believers, fear God, and speak words hitting the mark,

Bijan Moeinian

God hereby orders the believers to say the right thing.

E. Henry Palmer

O ye who believe! fear God and speak a straightforward speech.

Edip-Layth

O you who acknowledge, be aware of God and speak only the truth.

George Sale

O true believers, fear God, and speak words well-directed;

Hamid S. Aziz

O you who believe! Be not like those who spoke evil things of Moses, but Allah cleared him of what they said, and he was worthy of regard with Allah.

Mahmoud Ghali

O you who have believed, be pious to Allah, and speak befitting words. (Literally: say a befitting saying)

Marmaduke Pickthall

O ye who believe! Guard your duty to Allah, and speak words straight to the point;

Mohamed Ahmed - Samira

O you who believe, obey the commands of God, and say straightforward things

Muhammad Asad

O you who have attained to faith! Remain conscious of God, and [always] speak with a will to bring out [only] what is just and true -

Mustafa Khattab

O  believers! Be mindful of Allah, and say what is right.

Progressive Muslims

O you who believe, be aware of God and speak only the truth.

Sahih International

O you who have believed, fear Allah and speak words of appropriate justice.

Sam Gerrans

O you who heed warning: be in prudent fear of God, and speak an apposite word.

Shabbir Ahmed

O You who have chosen to be graced with belief! Be mindful of Allah and speak words straight to the point.

Syed Vickar Ahamed

O you who believe! Fear Allah, and always speak words straight (to the point).

Taqi Usmani

O you who believe, fear Allah, and speak in straightforward words.

The Monotheist Group

O you who believe, be aware of God and speak only the truth.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

O vous qui croyez! Craignez Allah et parlez avec droiture,

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Gelî bawermendan! Xwe ji (bêemriya) Xwedê biparêzin û gotina rast û durist bibêjin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Jullie die geloven! Vreest God en spreekt passende woorden,

Hollandaca — Salomo Keyzer

O ware geloovigen! vreest God en laat de waarheid uwe woorden besturen.

Hollandaca — Siregar

O jullie die geloven, vreest Allah en spreekt het ware woord.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

О те, которые уверовали! Остерегайтесь (гнева) Аллаха [выполняйте Его повеления и отстраняйтесь от Его запретов] и говорите (во всех случаях) слово прямое [то, что соответствует истине].

Rusça — Osmanov

О вы, которые уверовали! Бойтесь Аллаха и говорите правое слово.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Troende! Frukta Gud, var rättframma (i ert tal) och håll er till sanningen;